2010-05-25 - 17:32
TBMM GENEL KURULU...
Zonguldak'taki grizu patlaması, TBMM Genel Kurulunda görüşüldü.
Zonguldak'taki grizu patlaması, TBMM Genel Kurulunda görüşüldü.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın konu hakkında gündemdışı
söz almasıyla parti gruplarına söz hakkı doğduğu için genel görüşme açıldı.

BDP Grubu adına konuşan Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, kazaların,
taşeronlaşma, özelleştirme, ucuz işgücü, sendikasızlaşma, para ve kar hırsından
kaynaklandığını söyledi.

Özel sektörün madencilik ve taş kömüründeki payının, 2002'de yüzde 3,2,
2005'te yüzde 25, 2006'da yüzde 34,3'e yükseldiğini belirten Kaplan, madencilikle
ilgili araştırma komisyonuyla Kanada'da yaptıkları incelemede, kurtarma
odalarında oksijen tüpleri, telefon, havalandırma ve su bulunduğunu gördüklerini
anlattı.

MHP grubunun görüşlerini açıklayan Bursa Milletvekili Necati Özensoy,
Bakan Yıldız'ın konuşmasının, tatmin edici, yüreklere su serpici olmadığını,
sadece mevcut durumu anlattığını söyledi.

''Bu iş üzerinden siyaset yapılmasın'' denildiğini, kendilerinin de buna
katıldığını ifade eden Özensoy, ''Bu olaylarda hiç mi siyasi sorumluluk yok?''
diye sordu.

TTK'da emekli mühendislerin yerine, mühendis alınmadığını, tecrübeli
mühendis eksiği bulunduğunu ifade eden Özensoy, bunun TTK'daki en büyük
sorunlardan birisi olduğunu söyledi. Özensoy, mevcut mühendislerin de aktif
şekilde görevlerini yapmadığını ifade etti.

Özensoy, madenlerdeki iş kazalarının araştırılması için Mecliste bir
komisyon kurulmasını da önerdi.

CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol, denetimlerin yeterli olmadığını öne
sürerek, ''Çalışanların gaz maskesi yok ama Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı,
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ortada yok. Kuranı Kerim'in birkaç yerinde
'her nefis ölümü tadacaktır' denir. Ölüm kaderdir ama ölüm ile kazayı karıştırmak
saçmalıktır. Kaza, kader değildir. Çocuğunuz doğduktan sonra hiçbir aşısını
yaptırmazsanız sonra çocuğunuz ölürse, 180 kilometre hız yapar, hatalı sollama
sonucu kaza olursa, bunlara kader diyemezsiniz'' diye konuştu.

Anadol, AB ülkelerinde işçilerin maskesiz olduğunun anlaşılması halinde,
başbakanların, enerji ve çalışma bakanlarının istifa edeceğini belirtti.

Bunun sorumluluğunu iktidarın yüklenmesini isteyen Anadol, ''Sorumlu
bakanları, gereğini yapmaya, istifaya çağırıyorum'' dedi.

AK Parti Grubu adına konuşan Zonguldak Milletvekili Fazlı Erdoğan da
1992'de 263 kişinin grizu patlaması sonucu öldüğünü belirterek, ''O dönemin
Çalışma Bakanı Mehmet Moğultay istifa etti mi? 30 kişi üzerinden, ajitasyonla
siyaset yapmayın'' dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Zonguldak'a giderek, sahip
çıktığını dile getiren Erdoğan, kendilerinin de sorumluluklarının gereğini
yaptığını söyledi.

Bağımsız Tunceli Milletvekili Kamer Genç de bunun, bir cinayet olduğunu,
Hükümetten en az bir bakanın istifa etmesi gerektiğini öne sürdü. Genç,
''Geçmişteki onursuzsa sen de mi onursuzsun'' dedi.

Konuşmaların ardından yeniden söz alan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı
Taner Yıldız, yıllar itibariyle yapılan denetimler ve ölenlerin sayısı hakkında
bilgi verdi.

Genç'in laf atmasına Yıldız, ''Onursuzca ve seviyesizce konuşmanıza yanıt
vermeyeceğim'' karşılığını verdi.

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, gelecek
eğitim ve öğretim yılında öğrencilerin kıyafetlerini serbestçe seçecekleri bir
yöntemi, şu anda tercih etmediklerini belirterek, ''Bu yöntemi benimseyecek
olursak, önümüzdeki yılda bu yöndeki çalışmalarımızı sürdürürüz. Zamanı
geldiğinde bunu açıklarız'' dedi.

TBMM Genel Kurulu'nda gündem dışı söz alan MHP Giresun Milletvekili Murat
Özkan, ilköğretim okullarında ve liselerde serbest kıyafet uygulamasına geçişe
ilişkin tartışmaları değerlendirdi. Uygulamanın, sosyal, ekonomik ve pedagojik
etkileri olacağını belirten Özkan, ilgili sektörde 3 milyar TL'lik stok
bulunduğunu, 1 milyon kişinin çalıştığına dikkati çekti.

Sosyal sınıflarda gelir farklılığının olduğu bir ortamda, serbest kıyafet
uygulamasının okullarda zengin-fakir ayrımını iyice ortaya çıkaracağını
vurgulayan Özkan, ayrıca disiplin ve eğitim kalitesinin de bozulacağını öne
sürdü.

Özkan, ayrıca, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu'nun, Sosyal Hizmetler ve
Çocuk Esirgeme Kurumundan sorumlu olduğu Devlet Bakanlığı döneminde çocuklara
''Tek tip kıyafet'' giydirmeye çalıştığını iddia etti.

Çubukçu, Hükümet adına gündem dışı konuşmayı yanıtladı ve Bakanlığı
tarafından okul üniformaları da dahil olmak üzere yeniden yapılanma çerçevesinde
birçok alanda çalışma yürütüldüğünü bildirdi.

İlköğretim okullarında, okul yönetimlerinin seçtiği ve belirlediği tipte
kıyafet uygulaması yapıldığını anımsatan Çubukçu, ''Fiili durum bu mu? Bu. 16
milyon öğrenciyi kapsayacak bir değişikliğin 1 günde ani bir kararla alınıp
uygulanması mümkün olmayacağı gibi bu konuda çalışma yürütürken de tüm kurum ve
kuruluşların, ilgili akademisyenlerin araştırma ekiplerinin, ilk kez öğrenci
velilerinin ve öğrencilerin de taleplerini aldık'' diye konuştu.

Eğitimle ilgili alacakları her kararda eğitimin paydaşı kabul ettikleri
kesimlerin taleplerini de dikkate almak istediklerini ifade eden Çubukçu, şöyle
konuştu:

''Konuya ilişkin 1 ay süreyle yapılan ankete 2 milyona yakın öğrenci ve
öğretmen katıldı. Bunları değerlendirdi. Elbette değerlendirmeyi birlikte
yapacağımız kesimlerden biri de tekstil sektörü olabilir ama kıyafet uygulaması
bir öğrencinin ne giyeceği, nasıl giyeceği, ne şekilde belirleneceği konusu
sadece tekstil firmalarını ilgilendiren bir konu asla değildir. Türkiye'de şu an
yürürlükte kılık kıyafet yönetmeliğine uygun olmayan bir durum vardır. Tekstil
firmaları da uygun olmayan o fiili durumu sürdürmektedir. Biz, Bakanlık olarak
fiili durumu mevzuata uygun hale getirme çalışmalarını yürütüyoruz. Ben, bu
konuda herhangi bir açıklama yapmadım. Bakın öncelikle bunu bir kez daha ifade
etmek istiyorum. Bir değerlendirme yapmadım. Bu konudaki nihai değerlendirmemi ve
sonuçlarını kamuoyuyla çok yakında yapacağım bir basın toplantısıyla
paylaşacağım. Şunu söylemek isterim ki; önümüzdeki eğitim ve öğretim yılında
tamamen öğrencilerin kıyafetlerini serbestçe seçecekleri bir yöntemi tercih
etmiyoruz. Bu yöntemi benimseyecek olursak önümüzdeki yıl da bu yöndeki
çalışmalarımızı sürdürürüz. Zamanı geldiğinde bunu açıklarız.''

Özkan'ın, çocuk bakımevlerine yönelik iddiasını da değinen Çubukçu,
''Doğrusu açık bir iftira. Bırakın tek tip kıyafet uygulamasını, çocukların
bireysel, psikolojik gelişmelerine büyük önem verdim. Bu çocukların artık yüzde
62'si üniversiteye yerleşiyor. Onlar, başarılı ve kendine güvenen bireyler olarak
yetiştiriliyorlar. Buradaki çelişkiye dikkat çekmek istiyorum. Hem okullarda
kıyafeti serbest bırakacağım hem de tek tip kıyafet uygulaması yapacağım. Bunun
ispatlanması gerekiyor'' diye konuştu.

MHP Giresun Milletvekili Özkan ise ''Bu kadar özgürlükçü bir yaklaşım
içerisinde böyle bir uygulama yapılmış ise bu daha vahim bir durumdur. Çıkalım
gezelim. İhale usulüyle alınan tek tip kıyafetler çocuklara zorla
giydirilmiştir'' dedi.

Milli Eğitim Bakanı Çubukçu da Özkan'ın iddialarının, ''iftira'' olduğunu
yineleyerek, ''Buradan size bir şans verildi konuyu ispatlamanız için ama siz
bilgi ve belge sunamadınız. Biz tek tip kıyafeti bırakın, çocukların bireysel
gelişimi için ikiz çocuklarına bile aynı kıyafetin giydirilmesini istemedik''
diye konuştu.

CHP Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu da gündemdışı
konuşmasında, spor kulüplerine şans oyunlarından elde edilen gelirden düşük
miktarda pay ayrılmasını eleştirdi.

Tütün ve alkol piyasasında öngörülen düzenleme konusunda Aslanoğlu, Efes
Pilsen Basketbol Takımının kapatılma tehlikesiyle karşı karşıya bulunduğunu
anımsattı.

Efes Pilsen'in, ülkenin dünya çapında bir markası olduğunu vurgulayan
Aslanoğlu, ''Bu takım, yıllarca çocuklara basketbol oynamayı öğretti. Şimdi
buraya devam eden çocuklar ayyaş mı oldu? Hani sınırsız özgürlükten yanaydık''
sorusunu yöneltti.

Bursa AK Parti Milletvekili Mehmet Emin Tutan ise Bursaspor atkısıyla
çıktığı kürsüde, Süper Lig tarihinde bir devrim yaşandığını söyledi. Tutan,
''Bursaspor şampiyon oldu. Fenerbahçeli ise son dakikadaki anons talihsizliğini
yaşadı. Futbol böyle bir şey. Aynı anda hem sevinip hem de üzülebiliyorsunuz.
Sanırım geçen bu bir haftada Fenerbahçelilerin üzüntüleri de hafiflemiştir'' diye
konuştu.

Tutan, konuşmasının ardından Bursaspor atkısını, birleşimi yöneten TBMM
Başkanvekili Meral Akşener'e hediye etti.
(17.32)