2012-03-09 - 12:10
CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce: "Sayın Başbakan dün Mardin'de PKK'ya seslenerek" çekin ellerinizi çocuklarımızın üzerinden" dedi. Şimdi sayın Başbakan'a ve PKK'ya sesleniyorum. PKK'ya diyorum ki sayın Başbakan doğru söylüyor - çekin ellerinizi çocuklarımızın üzerinden.- Sayın Başbakan'a sesleniyorum. -Çekin elinizi çocuklarımızın üzerinden.- Sandıkta oyumuzu, deniz fenerinde paramızı, şimdi de çocuklarımızın geleceğini çalmak istiyorlar. "Türkiye'nin geleceği, çocuklarımızın geleceği Başbakanın intikam duygusuna kurban edilemez."
CHP Grup Başkanvekili İnce TBMM'de düzenlediği basın toplantısına, "Öncelikle Hükümet çevreleri medya aracılığı ile kamuoyunu yanlış bilgilendiriyorlar. Bu konuda değerli medya mensuplarından bizi de kamuoyu önünde tartışmalara davet etmelerini istiyorum. Örneğin Milli Eğitim Bakanı diyor ki: "Dünyanın neresinde kesintisiz eğitim var bunu anlatsınlar". Yorumcu da "CHP'liler böyle söyledi ama Milli Eğitim Bakanı da gayet mantıklı cevaplar verdi." diyor. Bu dünyanın hiçbir televizyonunda olmayacak bir şey.
Kendilerine Milli eğitim Bakanlığının kitabıyla cevap veriyorum: Kitabın ilk sayfasında Hüseyin Çelik'in fotoğrafı var. Ben Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer'e Bakanlığın kitabı ile cevap veriyorum: Çek Cumhuriyeti 6-15 yaş arası, Danimarka 7-17 yaş arası , Estonya 7-16 yaş arası , Fillandiya 7-17 yaş arası, İsveç 7-16 yaş arası, Litvanya 6-16 yaş arası, Macaristan 6-14 yaş arası, Portekiz 6-16 yaş arası kesintisiz eğitim, örnekler böyle devam ediyor. Millii Eğitim Bakanlığı'nın kendi kitabında dünyanın çeşitli ülkelerindeki kesintisiz eğitim anlatılıyor.
Ben şimdi Ömer Dinçer'e sesleniyorum. Dünyanın hangi ülkesinde 4+4+4 eğitim sistemi var? Bana bunun cevabını versin. Ben onun sorusunun cevabını Bakanlığın kitabı ile veriyorum. O da benim sorumun cevabını versin." açıklaması ile başladı.
İnce, 4+4+4 eğitim sitemiyle ilgili endişelerini dile getirirken, "Sayın Başbakan dün Mardin'de PKK'ya seslenerek" çekin ellerinizi çocuklarımızın üzerinden" dedi. Şimdi sayın Başbakan'a ve PKK'ya sesleniyorum. PKK'ya diyorum ki sayın Başbakan doğru söylüyor - çekin ellerinizi çocuklarımızın üzerinden-. Sayın Başbakan'a sesleniyorum. -Çekin elinizi çocuklarımızın üzerinden.- Sandıkta oyumuzu, deniz fenerinde paramızı, şimdi de çocuklarımızın geleceğini çalmak istiyorlar." şeklinde konuştu.
İnce sözlerini şöyle sürdürdü:
"Buna izin vermeyeceğiz. Türkiye'nin geleceği, çocuklarımızın geleceği Başbakanın intikam duygusuna kurban edilemez.
8 yıllık eğitim 28 Şubat ürünü değildir. 8 yıllık eğitimin altında araştırırsak rahmetli Erbakan'ı da görebiliriz.
Sayın Başbakan "bana hendek atlattılar" diyor. Bu doğru değil. O yıllarda, sayın Başbakan'ın üniversite sınavına hazırlandığı dönemde sadece İmam hatiplere özgü bir durum değildi bu. Sanat okulları vardı, ticaret liseleri vardı, polis koleji, bunların hepsinin, klasik lise mevzuatı görebilmek için fark derslerini vermesi gerekiyordu. İmam hatipler de bunlardan birisi. İmam hatiplere özel bir sorun yoktu. Duygu sömürüsüne gerek yok. Mağduriyet numaralarına da gerek yok."
''Hem saldırıyorlar hem de bağırıyorlar. Orada kürsüyü işgal etmedik. Bir gün önce 17 arkadaşın söz hakkı yok sayılınca, 'yapamazsın bunu' diye ayağı kalktık. Yaptığımız iş budur'' diyerek dün Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu'nda yaşanan gerginliğe değinen İnce, yaşanan kavganın çok üzücü olduğunu vurguladı.
Başbakan Erdoğan'ın, Mardin'deki konuşmasında, Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu'nun gerekirse hafta sonu da çalışılabileceğini söylediğini belirterek "Sayın Başbakan, yürütmenin başıdır ve böyle bir talimat veremez. Yasamanın başı Meclis Başkanıdır. Siz Mardin'den yasamaya talimat veremezsiniz. Sayın Çiçek'i göreve davet ediyorum bu konuda'' şeklinde konuştu.
Başbakan Erdoğan'ın, komisyonda 12 saat konuşan CHP'li milletvekilinin ne konuştuğunu, eğitimden anlamadığını söylediğini anımsatan İnce, "AK Parti Grup Başkanvekillerinin asıl eğitimden anlamadığını eğer anlıyorlarsa teklif üzerinde herhangi bir televizyon programında halkın sorularına da açık olacak şekilde kendileriyle tartışabileceğini söyledi.
Muharrem İnce, tutuklu milletvekillerinin maaşlarının ödenmesine karar verildikten sonra Merve Kavakçı'nın da geçmişe yönelik haklarıyla ilgili aynı talepte bulunduğuna yönelik sorulan soruya , Kavakçı'nın milletvekilliğinin, Bakanlar Kurulundan izin almadan ABD vatandaşı olduğu için düşürüldüğünü söyleyerek ''8 aydır milletvekilleri tutuklu, Cemil Çiçek'in maaşları ödemek şimdi mi aklına geldi- Ben tutuklu milletvekillerinin yerinde olsam Meclis Başkanı hakkında, 'neden benim maaşımı 8 aydır ödemiyorsun' diye dava açardım'' şeklinde cevap verdi.
''Savcıların, MİT Müsteşarının ifadesi için Başbakan'dan izin istemesinin' sorulması üzerine' İnce, ''Başbakan'ın izin vermeyeceği kesin, yoksa yasayı değiştirmezlerdi. Ama savcının da Danıştaya gitme hakkı var. Eğer savcı diretirse kendine yeni bir yer beğensin. Türkiye'de demokrasi artık böyle işliyor'' cevabını verdi.
İnce, ''Zorunlu eğitimin 12 yıla çıkarılmasına ilişkin teklifle ilgili Cumhurbaşkanı ile Başbakan arasında görüş farklılıkları olduğu görülüyor. Başbakan, '28 Şubatın son izini sileceğiz', Cumhurbaşkanı ise 'rövanş anlayışı yanlış' dedi. Nasıl değerlendiriyorsunuz-'' sorusunu ise şöyle cevapladı:
''Sayın Cumhurbaşkanından zaman zaman umutlanmak istiyorum. Sayın Abdullah Gül ile ilgili bir durum değil bu. Cumhurbaşkanlığı makamı ile ilgili bir durum. İçimden öyle geliyor. Cumhurbaşkanı'na saygı duymak istiyorum. O kişi kim olursa olsun. Parlamentoya geldiğinden gönül rahatlığı ile ayağa kalkmak istiyorum. Cumhurbaşkanlığı makamına duyduğum saygıdan dolayı ayağa kalkıyorum, içten bir sevgi ile kalkamıyorum. Bunun için umutlu değilim, iyi polis, kötü polis numaraları olabilir bunlar.'' (12:10)
Kendilerine Milli eğitim Bakanlığının kitabıyla cevap veriyorum: Kitabın ilk sayfasında Hüseyin Çelik'in fotoğrafı var. Ben Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer'e Bakanlığın kitabı ile cevap veriyorum: Çek Cumhuriyeti 6-15 yaş arası, Danimarka 7-17 yaş arası , Estonya 7-16 yaş arası , Fillandiya 7-17 yaş arası, İsveç 7-16 yaş arası, Litvanya 6-16 yaş arası, Macaristan 6-14 yaş arası, Portekiz 6-16 yaş arası kesintisiz eğitim, örnekler böyle devam ediyor. Millii Eğitim Bakanlığı'nın kendi kitabında dünyanın çeşitli ülkelerindeki kesintisiz eğitim anlatılıyor.
Ben şimdi Ömer Dinçer'e sesleniyorum. Dünyanın hangi ülkesinde 4+4+4 eğitim sistemi var? Bana bunun cevabını versin. Ben onun sorusunun cevabını Bakanlığın kitabı ile veriyorum. O da benim sorumun cevabını versin." açıklaması ile başladı.
İnce, 4+4+4 eğitim sitemiyle ilgili endişelerini dile getirirken, "Sayın Başbakan dün Mardin'de PKK'ya seslenerek" çekin ellerinizi çocuklarımızın üzerinden" dedi. Şimdi sayın Başbakan'a ve PKK'ya sesleniyorum. PKK'ya diyorum ki sayın Başbakan doğru söylüyor - çekin ellerinizi çocuklarımızın üzerinden-. Sayın Başbakan'a sesleniyorum. -Çekin elinizi çocuklarımızın üzerinden.- Sandıkta oyumuzu, deniz fenerinde paramızı, şimdi de çocuklarımızın geleceğini çalmak istiyorlar." şeklinde konuştu.
İnce sözlerini şöyle sürdürdü:
"Buna izin vermeyeceğiz. Türkiye'nin geleceği, çocuklarımızın geleceği Başbakanın intikam duygusuna kurban edilemez.
8 yıllık eğitim 28 Şubat ürünü değildir. 8 yıllık eğitimin altında araştırırsak rahmetli Erbakan'ı da görebiliriz.
Sayın Başbakan "bana hendek atlattılar" diyor. Bu doğru değil. O yıllarda, sayın Başbakan'ın üniversite sınavına hazırlandığı dönemde sadece İmam hatiplere özgü bir durum değildi bu. Sanat okulları vardı, ticaret liseleri vardı, polis koleji, bunların hepsinin, klasik lise mevzuatı görebilmek için fark derslerini vermesi gerekiyordu. İmam hatipler de bunlardan birisi. İmam hatiplere özel bir sorun yoktu. Duygu sömürüsüne gerek yok. Mağduriyet numaralarına da gerek yok."
''Hem saldırıyorlar hem de bağırıyorlar. Orada kürsüyü işgal etmedik. Bir gün önce 17 arkadaşın söz hakkı yok sayılınca, 'yapamazsın bunu' diye ayağı kalktık. Yaptığımız iş budur'' diyerek dün Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu'nda yaşanan gerginliğe değinen İnce, yaşanan kavganın çok üzücü olduğunu vurguladı.
Başbakan Erdoğan'ın, Mardin'deki konuşmasında, Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu'nun gerekirse hafta sonu da çalışılabileceğini söylediğini belirterek "Sayın Başbakan, yürütmenin başıdır ve böyle bir talimat veremez. Yasamanın başı Meclis Başkanıdır. Siz Mardin'den yasamaya talimat veremezsiniz. Sayın Çiçek'i göreve davet ediyorum bu konuda'' şeklinde konuştu.
Başbakan Erdoğan'ın, komisyonda 12 saat konuşan CHP'li milletvekilinin ne konuştuğunu, eğitimden anlamadığını söylediğini anımsatan İnce, "AK Parti Grup Başkanvekillerinin asıl eğitimden anlamadığını eğer anlıyorlarsa teklif üzerinde herhangi bir televizyon programında halkın sorularına da açık olacak şekilde kendileriyle tartışabileceğini söyledi.
Muharrem İnce, tutuklu milletvekillerinin maaşlarının ödenmesine karar verildikten sonra Merve Kavakçı'nın da geçmişe yönelik haklarıyla ilgili aynı talepte bulunduğuna yönelik sorulan soruya , Kavakçı'nın milletvekilliğinin, Bakanlar Kurulundan izin almadan ABD vatandaşı olduğu için düşürüldüğünü söyleyerek ''8 aydır milletvekilleri tutuklu, Cemil Çiçek'in maaşları ödemek şimdi mi aklına geldi- Ben tutuklu milletvekillerinin yerinde olsam Meclis Başkanı hakkında, 'neden benim maaşımı 8 aydır ödemiyorsun' diye dava açardım'' şeklinde cevap verdi.
''Savcıların, MİT Müsteşarının ifadesi için Başbakan'dan izin istemesinin' sorulması üzerine' İnce, ''Başbakan'ın izin vermeyeceği kesin, yoksa yasayı değiştirmezlerdi. Ama savcının da Danıştaya gitme hakkı var. Eğer savcı diretirse kendine yeni bir yer beğensin. Türkiye'de demokrasi artık böyle işliyor'' cevabını verdi.
İnce, ''Zorunlu eğitimin 12 yıla çıkarılmasına ilişkin teklifle ilgili Cumhurbaşkanı ile Başbakan arasında görüş farklılıkları olduğu görülüyor. Başbakan, '28 Şubatın son izini sileceğiz', Cumhurbaşkanı ise 'rövanş anlayışı yanlış' dedi. Nasıl değerlendiriyorsunuz-'' sorusunu ise şöyle cevapladı:
''Sayın Cumhurbaşkanından zaman zaman umutlanmak istiyorum. Sayın Abdullah Gül ile ilgili bir durum değil bu. Cumhurbaşkanlığı makamı ile ilgili bir durum. İçimden öyle geliyor. Cumhurbaşkanı'na saygı duymak istiyorum. O kişi kim olursa olsun. Parlamentoya geldiğinden gönül rahatlığı ile ayağa kalkmak istiyorum. Cumhurbaşkanlığı makamına duyduğum saygıdan dolayı ayağa kalkıyorum, içten bir sevgi ile kalkamıyorum. Bunun için umutlu değilim, iyi polis, kötü polis numaraları olabilir bunlar.'' (12:10)
