2008-07-31 - 14:00
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu, hastanede tedavisi gereken tutuklu ya da hükümlülere sağlık hizmetlerinin gereği gibi verilebilmesi için ''hapishane hastanesi'' kurulmasını önerecek.
Komisyon, Hrant Dink cinayetini araştırmak üzere kurulan alt komisyonun,
geçen hafta üst komisyona sunduğu raporunu görüşmek üzere toplandı.
Toplantının ardından AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Üskül, bu
rapordan önce, tutuklu ve hükümlülerin cezaevlerinde yaşadıkları sağlık
sorunları konusunda gündemdışı genel görüşme yapıldığını söyledi.
Zafer Üskül, görüşmelerden sonra Adalet ve Sağlık Bakanlıklarına,
''Hapishane Hastanesi'' kurulması önerisinin götürülmesine karar
verildiğini belirterek, şunları kaydetti:
''Mutlak surette hastanede tedavisi gereken tutuklu ya da hükümlülere
sağlık hizmetlerinin gereği gibi verilebilmesini sağlamak üzere, belli
bölgelerde tam teşekküllü hastanelerin hapishane halinde düzenlenmesi ve
çeşitli tutukevi ve cezaevlerinde kalan tutuklu ve hükümlülerin,
hastanede yatması gerektiği durumlarda o hastane cezaevine
nakledilmelerinin uygun olacağı görüşü benimsendi.''
-ALT KOMİSYON RAPORU-
Üskül, daha sonra Hrant Dink Alt Komisyonu raporunu görüştüklerini
belirtti. Bazı üyelerin, çeşitli eksiklikler olduğunu ifade ederek
rapora itiraz ettiklerini kaydeden Üskül, eksiklik olduğu belirtilen
konularda, İstanbul ve Trabzon Bölge İdare Mahkemelerinin bazı kamu
görevlilerinin yargılanmalarına gerek olmadığı konusunda kararlar
verdiğinin hatırlatıldığını bildirdi.
''Alt komisyonumuzun yargı alanına girmesi, Anayasa gereği zaten
sözkonusu değildir'' diyen Üskül, ''Alt komisyonumuz idarenin
eksiklikleri olduğunu tespit etmiştir. Sonuç olarak alt komisyon raporu
komisyonumuzda oylandı ve oy çokluğu (CHP ve DTP muhalefet şerhi koydu)
ile kabul edildi'' diye konuştu.
Komisyon Başkanı Üskül, raporun, İçişleri ve Adalet bakanlıklarına
gereği yapılmak üzere gönderileceğini söyledi.
Zafer Üskül, ''Hrant Dink Alt Komisyonunun, iktidar partisinin
üyelerinin çoğunlukta olduğu bir alt komisyon olarak kurulmadığını''
dile getirerek, 5 üyenin 3'ünün muhalefet partilerinden, 2'sinin iktidar
partisinden seçildiğini bildirdi. Üskül, şöyle konuştu:
''Dolayısıyla eleştiriler, iktidar partisinden üyelere yönelik eleştiri
olarak kabul edilemez, algılanamaz. Üstelik, bu alt komisyonda CHP'li
üye de vardı. Ancak çalışmaların ortasında kendisi alt komisyondan
ayrıldı, yerine yeni bir üye de önermediler. CHP'li üye Çetin Soysal,
alt komisyondan, tam da raporun yazımı aşamasına geçileceği sırada
ayrıldı. Kalsaydı ve raporun yazımına katkıda bulunsaydı herhalde çok
daha iyi olurdu.''
''Raporda jandarmanın suçlandığı, Emniyetin suçlanmadığı yönünde
iddialar olduğunun'' hatırlatılması üzerine Üskül, ''Bu doğru değil.
Çünkü nerede bir görev ihmali görülmüşse, bu alt komisyon raporunda not
edilmiştir. Dikkatle okunduğu zaman bu gayet açık bir biçimde görülür''
dedi.
-CHP'DEN RAPORA ELEŞTİRİ-
Alınan bilgiye göre, toplantıda, CHP'li üyeler, Hrant Dink Alt
Komisyonunun çalışmaları ve rapora ilişkin eleştirilerde bulundu.
CHP İzmir Milletvekili Ahmet Ersin, 10 ay süren çalışma sonucunda
hazırlanan raporun, komisyona prestij kaybettirecek bir rapor olduğunu
ve ''başımızdan atalım da ne olursa olsun'' anlayışı ile hazırlandığını
öne sürdü.
Raporda, sadece resmi belgeler ve resmi kişilerin beyanlarının yer
aldığını ifade eden Ersin, ''Trabzon Jandarma Alay Komutanlığı, ihbar
geldiği halde işlem yapmamakla suçlandı. Oysaki aynı ihbar Trabzon ve
İstanbul emniyet müdürlüklerini de geldi, onlar hakkında neden işlem
yapılmadı? Bunu niye tespit etmediniz, raporda belirtmediniz? İstanbul
Emniyetine neden kimse dokunamıyor?'' dedi.
CHP İstanbul Milletvekili Çetin Soysal da bir TIR'da Türkiye üzerinden
Yunanistan'a geçmek isteyen 138 göçmenden 13'ünün havasızlıktan
boğularak ölmesi konusunu gündeme getirdi.
Yaşanan bu son kötü olay çerçevesinde, Türkiye'ye yasadışı gelen
göçmenlerle ilgili alt komisyon kurulması önerisinde bulunan Soysal, bu
sorunun bir an önce giderilmesi gerektiğini söyledi.
Komisyon Başkanı Üskül de Meclisin tatile gireceğini ifade ederek, bu
konunun gelecek dönemde ele alınabileceğini belirtti.
