2008-07-24 - 15:07
TBMM İNSAN HAKLARINI İNCELEME KOMİSYONU...
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Zafer Üskül, Ergenekon soruşturması kapsamında cezaevinden tahliye edildikten bir süre sonra hayatını kaybeden Kuddusi Okkır'ın eşinin, Okkır'ın sağlık sorunları olduğunu belirterek 4 Haziranda komisyona başvurduğunu belirtti.
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Zafer Üskül,
''Sonuç bizleri üzmüştür. Bu derece hasta bir kişinin
tutukluluğunun sürmesi insan hakları bakımından sorunlu bir durumdur''
dedi.

Komisyon, AK Parti Mersin Milletvekili Üskül başkanlığında toplandı.

Basına kapalı yapılan toplantının ardından gazetecilere açıklamalarda
bulunan Üskül, Kuddusi Okkır ile ilgili olarak komisyon üyelerine bilgi
verdiğini söyledi.

Basında Okkır ile ilgili doğru olmayan haberler yayınlandığını belirten
Üskül, şöyle devam etti:

''Kuddusi Okkır'ın eşi, Okkır'ın sağlık sorunları olduğunu, yeterli ilgi
gösterilmediğini, tutukluluk halinin devam ettiğini ve yardım istediğini
belirterek 4 Haziranda komisyona başvurdu. CHP'li Ersin de dilekçe
vererek komisyonun ilgilenmesini istedi. Okkır ile ilgili bu dilekçeler
verildiğinde, kendisi Edirne Tıp Fakültesi Hastanesinde yoğun bakımda
tedaviye alınmıştı. Tutukluluğu konusunda yargıya anayasa çerçevesinde
müdahale edilmesi sözkonusu değil. Adalet Bakanlığından bilgi istedik.

Kuddusi Okkır, 15 kez cezaevi hekimi tarafından muayene edildi. 11 kez
de değişik hastanelere sevk edildi. Son olarak Edirne Tıp Fakültesi
Hastanesine sevk edildi. Yani tutuklu olduğu süre boyunca 26 kez doktor
kontrolünden geçti. Sonuç bizleri üzmüştür. Bu derece hasta bir kişinin
tutukluluğunun sürmesi de insan hakları bakımından sorunlu bir durumdur.
Ama tutukluluk mahkeme yetkisinde olduğundan dolayı komisyonun yargıya
müdahalesi sözkonusu değildir.''

Zafer Üskül, DTP Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal'ın, cezaevi
şikayetlerinin gündeme alınmasını istediğini söyledi.

-CEZAEVLERİNİN DURUMU-

Türkiye'de cezaevlerinin sorunsuz olmadığını, ancak komisyonun
cezaevlerinde yaptığı incelemeler sonucunda, cezaevlerinin fiziksel
koşullarının Avrupa koşullarında olduğunu gözlemlediklerini belirten
Üskül, sorunların giderilmesi için ilgili yerlere yazılar yazıldığını
bildirdi.

Üskül, Birdal'ın, dilekçelere yanıt verilmediği gerekçesiyle komisyonu
eleştirdiğini ifade ederek, ''Komisyon insan hakları ile ilgili
komisyon. Hiç bir ideolojik görüşün aleti olmak durumunda değildir. Bu
amaçla verilmiş dilekçeler, Dilekçe Kanununda yer alan şartları da
taşımadığı için komisyonca gündeme alınmamıştır'' dedi.

Hrant Dink cinayetine ilişkin alt komisyon raporunu, komisyon raporunu
dün teslim ettiği için inceleyemediklerini belirten Üskül, 31 Temmuz
Perşembe günü yapacakları toplantıda sadece Hrant Dink raporunu
görüşeceklerini söyledi.

-HOLLANDA ZİYARETİ-

Komisyon Başkanı Üskül, Hollanda ziyareti raporu hakkında da bilgi verdi.

Hollanda'nın yürürlüğe koyduğu uyum yasasının Türkleri yakından
ilgilendirdiğini dile getiren Üskül, Hollanda'nın, orada yaşayan
Türklere Hollandaca öğrenme ile 65 yaşına kadar uyum kurslarından ve
sınavdan geçmeleri zorunluluğu getirdiğini belirtti. Zafer Üskül, bunun
insan haklarına aykırı olduğunu ve ayrımcılık yapıldığını söylediklerini
ifade etti.

Zafer Üskül, uyumdan sorumlu Adalet Bakanı olmak üzere bir çok
yetkiliyle görüştüklerini belirterek, ''Hollanda'lı yetkililer kendi
pozisyonlarında direndiler. Ancak gezimizden bir hafta sonra Hollanda
mahkemesinin uyum yasasını, anayasaya aykırı bularak iptal ettiğini
öğrendik'' dedi.

Üskül, ''Umarım bu karar, Almanya, Avusturya, İsviçre, Belçika, Fransa
gibi benzeri uygulamaları gerçekleştiren ya da gerçekleştirmek isteyen
ülkeler için de örnek oluşturur'' diye konuştu.

Nevruzda yaşanan olaylarla ilgili alt komisyon raporunun henüz
hazırlanmamasının eleştirildiğini dile getiren Üskül, bölgede çok sayıda
görüşme yapıldığını ve raporu yazma aşamasına gelindiğini bildirdi.

Zafer Üskül, gizli dinlemeye ilişkin alt komisyonun, görüşmelerini
tamamladığını, yetkililerden bilgi aldığını ve raporunu yazma aşamasına
geçeceğini söyledi.

Üskül, İnsan Hakları Komisyonuna ilişkin kanun teklifinin, TBMM Anayasa
Komisyonunda görüşülerek kabul edildiğine işaret ederek, teklif kabul
edildiği zaman, komisyonun daha kurumsal bir yapıya kavuşacağını ve
insan hakları alanında daha olumlu çalışmalar yapabilecek duruma
geleceğini ifade etti.

-''RAPORLARI, UZMAN İNCELEYECEK''-

Gazetecilerin soruları da yanıtlayan Üskül, Ergenekon soruşturması
kapsamında cezaevinden tahliye edildikten bir süre sonra hayatını
kaybeden Kuddusi Okkır ile ilgili soru üzerine, Okkır ile ilgili alt
komisyon kurulmasına ihtiyaç olmadığını söyledi.

Alt komisyonun şu aşamada yapabileceği bir şey olmadığını, Türk Tabipler
Birliğinin yapacağı incelemenin sonucunu beklediklerini dile getiren
Üskül, birliğe bu konuda inceleme yapmalarına ilişkin bir yazı
yazdığını, birliğin de cevabi yazısında, incelemenin başlatıldığını,
tamamlandığında bilgi verileceğini ilettiğini bildirdi.

Zafer Üskül, konuya ilişkin hastanelerden raporlar da geldiğini söyledi.

''Okkır'ın hastalığı tespit edilememiş mi?'' sorusunu yanıtlayan Üskül,
hastaneden gelen raporlar ile Türk Tabipler Birliğinin raporunu,
komisyona çağıracakları yetkili bir uzmana incelettireceklerini belirtti.

-170 BİN DİLEKÇE-

''Akın Birdal'ın bahsettiği 170 bin dilekçe ne ile ilgiliydi'' sorusu
üzerine ise Üskül, sözkonusu 170 bin dilekçenin komisyona gelmediğini,
20-25 bin kadar dilekçenin geldiğini söyledi.

''Bunlar Abdullah Öcalan'ın durumu ile ilgili dilekçelerdi. Örgütlü
olarak gönderildiği anlaşılan dilekçeler'' diyen Üskül, dilekçeleri
uzman yardımcılarının incelediğini, kendisinin de rastgele seçerek 50-60
dilekçeyi incelediğini söyledi. Zafer Üskül, dilekçelerin hiçbirisinin
Dilekçe Kanununda öngörülen şartları taşımadığını, dilekçelerde adres
bulunmadığını ve bu yüzden de dilekçeleri işleme almalarının mümkün
olmadığını bildirdi.

Komisyon Başkanı Üskül, dilekçelerin belli bir siyasal, ideolojik,
organizasyonun ürünü olduğunu söyledi.

-''SİYASİ KAMPANYALARIN MUHATABI...''-

Komisyon Başkanvekili, MHP Yozgat Milletvekili Mehmet Ekici de
Türkiye'de ve dünyada kanunun öngördüğü insan hakları çerçeve
içerisindeki insan hakları ihlalleri ile ilgili komisyonun genel bir
görev alanı bulunduğunu ve komisyonun bu görev alanında çalışmakla
yükümlü olduğunu söyledi.

Ekici, ''Ancak siyaset anlamına gelebilecek, ideolojik bir vurgunun
yapılması anlamına gelebilen siyasi kampanyaların muhatabı olmak
durumunda değildir. Bu, komisyonumuzun da kabul ettiği genel bir
ilkedir'' dedi.