2022-04-22 - 16:15
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Nimetullah Erdoğmuş başkanlığında toplandı.
DEVA Partisi İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu "TBMM'nin açılışının 102. yılı ile 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı", CHP Hatay Milletvekili Serkan Topal "Hatay'ın sorunları", AK Parti Balıkesir Milletvekili Mustafa Canbey "sanal dünya metaverse" ile ilgili gündem dışı konuşma yaptı.
Son 20 yılda teknolojinin geldiği mesafenin baş döndürücü boyuta evrildiğini söyleyen Canbey, "Dijital dünyanın normal dünya ile iç içe geçtiği, sosyal medya platformlarının hayatın vazgeçilmez birer parçası haline geldiği günümüzde, bu platformların hukuki ve ahlaki açıdan sınır tanımayan yapıları bile tek başına bu alana ne kadar odaklanmamız gerektiğinin ispatı." dedi.
Metaversenin, gerçek dünyayı sanal ortama taşıma vaadiyle bugünlerin en çok konuşulan konularından olduğunu anlatan Canbey, hem altyapı hem de içerik üretimi yaparak bu teknolojinin yalnızca tüketicisi olmamayı, üreticisi de olmayı hedeflediklerini dile getirdi.
Genel Kurulda, yerlerinden söz alan milletvekilleri, TBMM'nin açılışının 102. yılı ile 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı tebrik ederek duygu ve düşüncelerini aktardı.
CHP Mersin Milletvekili Alpay Antmen, MHP Mersin Milletvekili Olcay Kılavuz'un, Mersin Büyükşehir Belediyesi için "Mersin bu derece rezil bir belediyeciliği hak etmiyor." dediğini hatırlatarak, sosyal belediyecilikte çığır açan Mersin Büyükşehir Belediyesine yapılan bu ithamı kabul etmediklerini söyledi.
Sataşmadan söz alan Kılavuz, Mersin Büyükşehir Belediyesinde çalışan ve vatanına, milletine samimiyetle bağlı olan 3 bin 500 kişinin işten çıkarıldığını, 6 bin 500'e yakın işçinin alındığını belirtti. Kılavuz, "Alınan işçilerin arasında terör örgütü PKK ve YPJ'nin paçavrasını paylaşıp şu an Mersin Büyükşehir Belediyesi'nde çalışanların olduğunu üzülerek paylaşmak istiyorum. Mersin'de birçok insanımızın ekmeğine kan doğrayan Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ve CHP zihniyetini kınıyorum." diye konuştu.
CHP Mersin Milletvekili Cengiz Gökçel'in Kılavuz'a tepki göstermesi üzerine CHP ile MHP milletvekilleri arasında gerginlik çıktı. Gerginliği araya giren diğer milletvekilleri yatıştırdı.
Daha sonra konuşan CHP'li Antmen, "Ayıp ediyorsunuz. Terörle iltisakı varsa bu kişinin belediyede çalışma imkan ve ihtimali yok. Varsa lütfen suç duyurusunda bulunun." dedi.
CHP ile MHP milletvekilleri arasında karşılıklı laf atmaların sürmesi üzerine TBMM Başkanvekili Nimetullah Erdoğmuş, birleşime ara verdi. Gerginlik verilen arada da bir süre devam etti.
Kılavuz'un, "PKK'nın paçavrasını paylaşan şahıs şu anda Mersin Büyükşehir Belediyesinde çalışıyor mu, çalışmıyor mu? Mersin Büyükşehir Belediyesinde PKK'lıları, memlekete kurşun sıkanları istihdam ediyorsunuz." demesi üzerine CHP ile MHP milletvekilleri arasında tekrar tartışma yaşandı.
TBMM Genel Kurulunda, gündem dışı konuşmalardan sonra grup başkanvekilleri yerlerinden söz aldı.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, asgari ücret düzenlemelerinin, üçer aylık periyotlar halinde ve enflasyona göre yapılmasını istedi.
Vatandaşların emeğinin enflasyona karşı korunması için hükümeti vazife almaya çağırdıklarını söyleyen Dervişoğlu, "Ülkemizde devlet yönetiminde ciddiyetsizliğin ve liyakatsizliğin hüküm sürdüğü, milletimizin göz göre göre enflasyona ezdirilip yoksulluğa terk edildiği bir gerçek. Ancak milletimiz şunu iyi bilsin ki bu kalıcı değil, çözülemeyecek bir problem de değil." diye konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, ABD Dışişleri Bakanlığınca 12 Nisan 2022'de yayımlanan 2021 İnsan Hakları Raporunun Türkiye kısmında asılsız itham ve karalama kampanyalarına yer verildiğini anımsattı.
"Yavuz hırsız ABD, ev sahibini bastırmaya tevessül etmiş, Türkiye'nin terörle mücadeledeki başarılı ve kararlı duruşunu hedef almıştır." diyen Akçay, ABD'nin, bağımsız ve tarafsız Türk mahkemeleri tarafından yürütülen yargılama süreçlerini hedef alarak Türkiye'yi uluslararası kamuoyu nezdinde itibarsızlaştırma hevesine düştüğünü söyledi.
Akçay, "ABD tarafından terör örgütlerinin siparişiyle yazılan, alenen Türkiye düşmanlığı güden, gerçeklerden tamamen uzak bu rapor ayaklarımızın altında. ABD, düzmece raporlarla Türkiye düşmanlığı gütmek yerine, Orta Doğu'da, Balkanlarda, Orta Asya'da, Afrika'da işlediği insanlık suçlarının hesabını vermeli ve karanlık siciliyle yüzleşmeli." dedi.
HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, "Ekonomi gündemimiz bitmiyor, en büyük çöküşlerden birinin içindeyiz. AKP iktidarı sorumlusu olduğu bu çöküşte suçu, hep kim olduklarını kendilerinin bile açıklayamadığı dış mihraklara atıyor." ifadelerini kullandı.
CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun evinde dün sabahtan bu yana elektriğin olmadığına işaret etti.
Kılıçdaroğlu'nun, 2021'de elektriği kesilen yaklaşık 4 milyona yakın abonenin haline ışık tutmak için bu eylemi yaptığını belirten Özkoç, "Bu milyonlarca abonenin kesintisi, Genel Başkanımızın protestosuna neden olan yeni yıldaki fahiş zamdan önce yapılan kesintilerdir. Çok daha ağır bir tabloyla karşı karşıyayız." diye konuştu.
Özkoç, son 4 ayda sanayi elektriğine gelen zammın yüzde 185 olduğunu, ticarethanelere ise yüzde 125'in üzerinde zam yapıldığını dile getirerek şöyle devam etti:
"Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı, Genel Başkanımızın yıllık verisini çarpıtarak algı yaratmaya çalışıncaya kadar 2022 Türkiyesi'nde karanlıkta kalan insanlarımızın elektriğini açmanın, onlara yardım götürmenin ve çare olmanın derdine düşmeli. İş yapmak için yol da gösteriyoruz. Genel Başkanımız, üç temel öneri sundu: Temel insan hakkı olan elektriğe ve diğer enerji kalemlerine yapılan zamları geri çekin. Enerjide KDV'yi sıfırlayın. Geliri asgari ücretten düşük olan abonelerin faturasını enerji çekleriyle karşılayın."
AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan ise huzur, barış ve refahı güçlendirme gayretini ortaya koyarken gönül coğrafyasında, Mavi Vatan'da istikrarı egemen kılmak için canla başla çalıştıklarını söyledi.
Bu coğrafyada devlet kurmanın, Türkiye'ye göz dikenlerle mücadele etmeyi de gerekli ve zorunlu kıldığına dikkati çeken Özkan, şunları kaydetti:
"Silahlı Kuvvetlerimiz her alanda başarılı olduğu gibi denizcilik alanında da güçlü olmak zorunda. Bunun için 20 yıldan beri Deniz Kuvvetlerimizi hem araç gereç hem de personel bakımından sürekli geliştirmeye, tahkim etmeye, güçlendirmeye devam ediyoruz. Vesayetten arındırılmış yerli ve milli silah sistemleriyle kahraman ordumuzu donattık. İHA'lar, SİHA'lar, kendi yerli ve milli fırkateynlerimiz, hava ve deniz araçlarımız dosta güven, düşmana korku veren bir nitelik kazandı. Dünyanın neresinde olursa olsun, Silahlı Kuvvetlerimiz başarılar ortaya koyarken tatbikatlarla da geleceğe hazırlanıyor."
Türkiye'nin, Kovid-19 salgınının sağlık üzerindeki etkilerinin üstesinden başarıyla geldiğini belirten Özkan, şunları ifade etti:
"Artık salgının sağlık üzerindeki etkilerinden ziyade ekonomi ve toplum üzerindeki etkilerini tüm dünyanın konuştuğu bir süreçten geçiyoruz. Bu anlamda salgının toplumsal ve ekonomik etkilerini bertaraf etmek üzere Cumhurbaşkanı'mız liderliğinde hükümetimiz ve Cumhur İttifakı olarak yine Meclis'te yaptığımız çalışmalarda milletimizin refahı ve selameti için peşi sıra ekonomi kalkanı paketleri açıklıyoruz. Hamdolsun, bugün salgının üstesinden geldiğimizi de Sağlık Bakanımızın açıklamasıyla, yani endemiyi ifade etmesiyle görüyoruz. Artık sağlık ocaklarına, şehir hastanelerine, devlet hastanelerine gelen Kovid-19 hastalarımızın hiçbirisinin ağır nitelikte rahatsızlık geçirmediklerini sevinçle görüyoruz."
Daha sonra Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonları Kanunu Teklifi'nin görüşmelerine geçildi.
TBMM Genel Kurulunda Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonları Kanunu Teklifi'nin ikinci bölümü üzerinde İYİ Parti Grubu adına konuşan Aksaray Milletvekili Ayhan Erel, AK Parti iktidarlarında nitelikli gençlerin yurt dışına gitmek zorunda bırakıldığını ve hayallerinin çalındığını iddia etti.
Türkiye'nin en iyi üniversitelerinden mezun olan gençlerin yurt dışında vasıfsız işlerde çalışmaya razı olduklarını söyleyen Erel, iktidarın, üniversiteleri "işsizliği dört yıl erteleyen kurumlara" dönüştürdüğünü ileri sürdü. Erel, "Bu ülkede gençler kendi mesleklerinde, uzmanlık alanlarında değil, kendisiyle ilgisi olmayan, katma değer üretmeyen motorlu kuryelik, kasiyerlik gibi meslek dallarına yönelmek zorunda kalıyor. Sayenizde dünyada en nitelikli, en eğitimli motorlu kuryeler Türk gençlerinden oluşmaktadır." ifadelerini kullandı.
HDP Mersin Milletvekili Rıdvan Turan, teklifin, sporu toplumsal boyutundan soyutladığını ve futbol merkezli bir açılıma sahip olduğunu, özerk yapıları merkezileşmeye yönlendirdiğini savundu.
Futbolda son 20 yılda finansallaşmanın etkisinin görüldüğünü söyleyen Turan, bu finansallaşmayla birlikte UEFA'dan İngiltere, Fransa, Almanya, İspanya ve İtalya'nın aslan payını almaya başladığını ifade etti.
Finansallaşmanın en tepesinde olan bu liglerin, merkez ligleri oluştururken bunların dışında kalan 50 ülkenin liglerinin perifer ligler haline geldiğini belirten Turan, "Çevre liglerden birinin Avrupa'da kupa kazanması, bir işçinin çalışarak patron olması kadar zor bir hale geldi ne yazık ki. Bizim kronik sorunumuz olan borçlanmanın da geri planında bu var. Bizim kulüplerimiz biraz öküze benzemeye çalışan kurbağa gibi, gelişmeye, daha iyi futbolcu almaya, daha iyi altyapıya parayı ancak borçlanarak bulabiliyor. Çünkü bu, yukarıdan aşağı, UEFA'nın bekçiliğini yaptığı bir sömürü sistemi ve bizim gibi ülkelerin takımlarına da borçlanmak dışında başka bir finansal araç kalmış durumda değil." sözlerini sarf etti.
CHP Yozgat Milletvekili Ali Keven, teklifle Gençlik ve Spor Bakanının federasyonların ana statülerini belirlemeye, federasyon genel sekreteri ile il temsilcilerini atamaya, spor dallarını belirlemeye, federasyon genel kurullarını yenilemeye, yönetimlerini görevden almaya yetkilendirildiğini dile getirerek şöyle devam etti:
"Sayın Bakan istediği kişiyi seçtirebilmek için federasyonların genel kuruluna delege gönderebiliyor, beğenmezse de genel kurulu yok sayabiliyor. Bu yetkiler tamamen federasyonlarımızın bağımsızlığına gölge düşürecektir. Olumlu olan birçok konunun yanında Sayın Bakana olağanüstü yetkilerin verilmesi, spor kuruluşlarını, özel yetkilerle donatılmış Cumhurbaşkanlığı yani tek adam sistemiyle uyumlu hale getirme projesi gibi görülüyor. Teklif yasalaştığında iyi yetişmiş spor yöneticileri bulmakta kulüpler zorlanacak. Bu yasayla amaç, profesyonel tüm federasyonların özerkliğini, bağımsızlığını ortadan kaldırarak tam bir baskı ve bağımlılık sistemi oluşturmaktadır."
MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Durmaz, Türk sporunun son yıllarda önemli merhalelerden geçtiğini, uluslararası arenada sporcuların göğüs kabartacak başarılara imza attığını söyledi.
Dünyada ve Türkiye'de futbola karşı ilgi ve destek her geçen gün artarken ve futbol gelirleri yükselirken ülkedeki futbol kulüplerinin borç batağında olmasının yaman bir çelişki olduğuna işaret eden Durmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bugün futbol kulüplerinin mali durumu, yapılandırmalarla, aflarla kurtulacak gibi değildir. Türk futbolunun 4 büyükleri olarak nitelendirilen Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor, son 9 aylık dönemde 1 milyar 121 milyon lira zarar ettiklerini açıklamışlardır. Kulüplerin Kamuoyu Aydınlatma Platformuna verdiği bilgiye göre bugün Fenerbahçe'nin 6,2 milyar, Beşiktaş'ın 4,8 milyar, Galatasaray'ın 4, Trabzonspor'un ise 2 milyardan fazla borcu bulunuyor. Yüz yılı devirmiş bu camiaların durumları kesinlikle sürdürülebilir değildir. En acısı, kulüplerimizin mevcut yapılarıyla söz konusu bu borçları ödeme kabiliyetleri de mümkün görünmemektedir."
MHP'li Durmaz, çift kontratlar ve kapalı kapılar ardında imzalanan anlaşmaların Türk futbolunun saygınlığına zarar verdiğine dikkati çekerek, teklifin yasalaşmasıyla Bakanlık yardımlarının kullanım alanlarının denetleneceğini, borç batağındaki kulüplerin mali iyileştirme sağlayana kadar kemer sıkacaklarını kaydetti.
Türkiye'nin futbolda marka olmak için öncelikle kulüplerin altyapı yatırımlarına önem vermesi ve altyapıdan çıkan gençleri takımlarında daha fazla süre alacakları bir zihniyetin hakim olması gerektiğini vurgulayan Durmaz, "Türk futbolunun yabancı cenneti haline dönüşmüş olması futbolumuza yapılmış ve yapılacak en büyük kötülüklerden birisidir. Bizce gençlerimizin hem kendi takımlarında hem de yurt dışında büyük futbol organizasyonlarında yer almamaları için hiçbir neden yoktur. Kimse bizim çocuklardan daha üstün değildir. Fırsat ve imkan verildiğinde bu toprakların çocuklarının neler yapabildiğine hepimiz şahidiz." diye konuştu.
Genel Kurulda teklifin maddelerinin görüşmeleri sürüyor.
Son 20 yılda teknolojinin geldiği mesafenin baş döndürücü boyuta evrildiğini söyleyen Canbey, "Dijital dünyanın normal dünya ile iç içe geçtiği, sosyal medya platformlarının hayatın vazgeçilmez birer parçası haline geldiği günümüzde, bu platformların hukuki ve ahlaki açıdan sınır tanımayan yapıları bile tek başına bu alana ne kadar odaklanmamız gerektiğinin ispatı." dedi.
Metaversenin, gerçek dünyayı sanal ortama taşıma vaadiyle bugünlerin en çok konuşulan konularından olduğunu anlatan Canbey, hem altyapı hem de içerik üretimi yaparak bu teknolojinin yalnızca tüketicisi olmamayı, üreticisi de olmayı hedeflediklerini dile getirdi.
Genel Kurulda, yerlerinden söz alan milletvekilleri, TBMM'nin açılışının 102. yılı ile 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı tebrik ederek duygu ve düşüncelerini aktardı.
CHP Mersin Milletvekili Alpay Antmen, MHP Mersin Milletvekili Olcay Kılavuz'un, Mersin Büyükşehir Belediyesi için "Mersin bu derece rezil bir belediyeciliği hak etmiyor." dediğini hatırlatarak, sosyal belediyecilikte çığır açan Mersin Büyükşehir Belediyesine yapılan bu ithamı kabul etmediklerini söyledi.
Sataşmadan söz alan Kılavuz, Mersin Büyükşehir Belediyesinde çalışan ve vatanına, milletine samimiyetle bağlı olan 3 bin 500 kişinin işten çıkarıldığını, 6 bin 500'e yakın işçinin alındığını belirtti. Kılavuz, "Alınan işçilerin arasında terör örgütü PKK ve YPJ'nin paçavrasını paylaşıp şu an Mersin Büyükşehir Belediyesi'nde çalışanların olduğunu üzülerek paylaşmak istiyorum. Mersin'de birçok insanımızın ekmeğine kan doğrayan Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ve CHP zihniyetini kınıyorum." diye konuştu.
CHP Mersin Milletvekili Cengiz Gökçel'in Kılavuz'a tepki göstermesi üzerine CHP ile MHP milletvekilleri arasında gerginlik çıktı. Gerginliği araya giren diğer milletvekilleri yatıştırdı.
Daha sonra konuşan CHP'li Antmen, "Ayıp ediyorsunuz. Terörle iltisakı varsa bu kişinin belediyede çalışma imkan ve ihtimali yok. Varsa lütfen suç duyurusunda bulunun." dedi.
CHP ile MHP milletvekilleri arasında karşılıklı laf atmaların sürmesi üzerine TBMM Başkanvekili Nimetullah Erdoğmuş, birleşime ara verdi. Gerginlik verilen arada da bir süre devam etti.
Kılavuz'un, "PKK'nın paçavrasını paylaşan şahıs şu anda Mersin Büyükşehir Belediyesinde çalışıyor mu, çalışmıyor mu? Mersin Büyükşehir Belediyesinde PKK'lıları, memlekete kurşun sıkanları istihdam ediyorsunuz." demesi üzerine CHP ile MHP milletvekilleri arasında tekrar tartışma yaşandı.
TBMM Genel Kurulunda, gündem dışı konuşmalardan sonra grup başkanvekilleri yerlerinden söz aldı.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, asgari ücret düzenlemelerinin, üçer aylık periyotlar halinde ve enflasyona göre yapılmasını istedi.
Vatandaşların emeğinin enflasyona karşı korunması için hükümeti vazife almaya çağırdıklarını söyleyen Dervişoğlu, "Ülkemizde devlet yönetiminde ciddiyetsizliğin ve liyakatsizliğin hüküm sürdüğü, milletimizin göz göre göre enflasyona ezdirilip yoksulluğa terk edildiği bir gerçek. Ancak milletimiz şunu iyi bilsin ki bu kalıcı değil, çözülemeyecek bir problem de değil." diye konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, ABD Dışişleri Bakanlığınca 12 Nisan 2022'de yayımlanan 2021 İnsan Hakları Raporunun Türkiye kısmında asılsız itham ve karalama kampanyalarına yer verildiğini anımsattı.
"Yavuz hırsız ABD, ev sahibini bastırmaya tevessül etmiş, Türkiye'nin terörle mücadeledeki başarılı ve kararlı duruşunu hedef almıştır." diyen Akçay, ABD'nin, bağımsız ve tarafsız Türk mahkemeleri tarafından yürütülen yargılama süreçlerini hedef alarak Türkiye'yi uluslararası kamuoyu nezdinde itibarsızlaştırma hevesine düştüğünü söyledi.
Akçay, "ABD tarafından terör örgütlerinin siparişiyle yazılan, alenen Türkiye düşmanlığı güden, gerçeklerden tamamen uzak bu rapor ayaklarımızın altında. ABD, düzmece raporlarla Türkiye düşmanlığı gütmek yerine, Orta Doğu'da, Balkanlarda, Orta Asya'da, Afrika'da işlediği insanlık suçlarının hesabını vermeli ve karanlık siciliyle yüzleşmeli." dedi.
HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, "Ekonomi gündemimiz bitmiyor, en büyük çöküşlerden birinin içindeyiz. AKP iktidarı sorumlusu olduğu bu çöküşte suçu, hep kim olduklarını kendilerinin bile açıklayamadığı dış mihraklara atıyor." ifadelerini kullandı.
CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun evinde dün sabahtan bu yana elektriğin olmadığına işaret etti.
Kılıçdaroğlu'nun, 2021'de elektriği kesilen yaklaşık 4 milyona yakın abonenin haline ışık tutmak için bu eylemi yaptığını belirten Özkoç, "Bu milyonlarca abonenin kesintisi, Genel Başkanımızın protestosuna neden olan yeni yıldaki fahiş zamdan önce yapılan kesintilerdir. Çok daha ağır bir tabloyla karşı karşıyayız." diye konuştu.
Özkoç, son 4 ayda sanayi elektriğine gelen zammın yüzde 185 olduğunu, ticarethanelere ise yüzde 125'in üzerinde zam yapıldığını dile getirerek şöyle devam etti:
"Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı, Genel Başkanımızın yıllık verisini çarpıtarak algı yaratmaya çalışıncaya kadar 2022 Türkiyesi'nde karanlıkta kalan insanlarımızın elektriğini açmanın, onlara yardım götürmenin ve çare olmanın derdine düşmeli. İş yapmak için yol da gösteriyoruz. Genel Başkanımız, üç temel öneri sundu: Temel insan hakkı olan elektriğe ve diğer enerji kalemlerine yapılan zamları geri çekin. Enerjide KDV'yi sıfırlayın. Geliri asgari ücretten düşük olan abonelerin faturasını enerji çekleriyle karşılayın."
AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan ise huzur, barış ve refahı güçlendirme gayretini ortaya koyarken gönül coğrafyasında, Mavi Vatan'da istikrarı egemen kılmak için canla başla çalıştıklarını söyledi.
Bu coğrafyada devlet kurmanın, Türkiye'ye göz dikenlerle mücadele etmeyi de gerekli ve zorunlu kıldığına dikkati çeken Özkan, şunları kaydetti:
"Silahlı Kuvvetlerimiz her alanda başarılı olduğu gibi denizcilik alanında da güçlü olmak zorunda. Bunun için 20 yıldan beri Deniz Kuvvetlerimizi hem araç gereç hem de personel bakımından sürekli geliştirmeye, tahkim etmeye, güçlendirmeye devam ediyoruz. Vesayetten arındırılmış yerli ve milli silah sistemleriyle kahraman ordumuzu donattık. İHA'lar, SİHA'lar, kendi yerli ve milli fırkateynlerimiz, hava ve deniz araçlarımız dosta güven, düşmana korku veren bir nitelik kazandı. Dünyanın neresinde olursa olsun, Silahlı Kuvvetlerimiz başarılar ortaya koyarken tatbikatlarla da geleceğe hazırlanıyor."
Türkiye'nin, Kovid-19 salgınının sağlık üzerindeki etkilerinin üstesinden başarıyla geldiğini belirten Özkan, şunları ifade etti:
"Artık salgının sağlık üzerindeki etkilerinden ziyade ekonomi ve toplum üzerindeki etkilerini tüm dünyanın konuştuğu bir süreçten geçiyoruz. Bu anlamda salgının toplumsal ve ekonomik etkilerini bertaraf etmek üzere Cumhurbaşkanı'mız liderliğinde hükümetimiz ve Cumhur İttifakı olarak yine Meclis'te yaptığımız çalışmalarda milletimizin refahı ve selameti için peşi sıra ekonomi kalkanı paketleri açıklıyoruz. Hamdolsun, bugün salgının üstesinden geldiğimizi de Sağlık Bakanımızın açıklamasıyla, yani endemiyi ifade etmesiyle görüyoruz. Artık sağlık ocaklarına, şehir hastanelerine, devlet hastanelerine gelen Kovid-19 hastalarımızın hiçbirisinin ağır nitelikte rahatsızlık geçirmediklerini sevinçle görüyoruz."
Daha sonra Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonları Kanunu Teklifi'nin görüşmelerine geçildi.
TBMM Genel Kurulunda Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonları Kanunu Teklifi'nin ikinci bölümü üzerinde İYİ Parti Grubu adına konuşan Aksaray Milletvekili Ayhan Erel, AK Parti iktidarlarında nitelikli gençlerin yurt dışına gitmek zorunda bırakıldığını ve hayallerinin çalındığını iddia etti.
Türkiye'nin en iyi üniversitelerinden mezun olan gençlerin yurt dışında vasıfsız işlerde çalışmaya razı olduklarını söyleyen Erel, iktidarın, üniversiteleri "işsizliği dört yıl erteleyen kurumlara" dönüştürdüğünü ileri sürdü. Erel, "Bu ülkede gençler kendi mesleklerinde, uzmanlık alanlarında değil, kendisiyle ilgisi olmayan, katma değer üretmeyen motorlu kuryelik, kasiyerlik gibi meslek dallarına yönelmek zorunda kalıyor. Sayenizde dünyada en nitelikli, en eğitimli motorlu kuryeler Türk gençlerinden oluşmaktadır." ifadelerini kullandı.
HDP Mersin Milletvekili Rıdvan Turan, teklifin, sporu toplumsal boyutundan soyutladığını ve futbol merkezli bir açılıma sahip olduğunu, özerk yapıları merkezileşmeye yönlendirdiğini savundu.
Futbolda son 20 yılda finansallaşmanın etkisinin görüldüğünü söyleyen Turan, bu finansallaşmayla birlikte UEFA'dan İngiltere, Fransa, Almanya, İspanya ve İtalya'nın aslan payını almaya başladığını ifade etti.
Finansallaşmanın en tepesinde olan bu liglerin, merkez ligleri oluştururken bunların dışında kalan 50 ülkenin liglerinin perifer ligler haline geldiğini belirten Turan, "Çevre liglerden birinin Avrupa'da kupa kazanması, bir işçinin çalışarak patron olması kadar zor bir hale geldi ne yazık ki. Bizim kronik sorunumuz olan borçlanmanın da geri planında bu var. Bizim kulüplerimiz biraz öküze benzemeye çalışan kurbağa gibi, gelişmeye, daha iyi futbolcu almaya, daha iyi altyapıya parayı ancak borçlanarak bulabiliyor. Çünkü bu, yukarıdan aşağı, UEFA'nın bekçiliğini yaptığı bir sömürü sistemi ve bizim gibi ülkelerin takımlarına da borçlanmak dışında başka bir finansal araç kalmış durumda değil." sözlerini sarf etti.
CHP Yozgat Milletvekili Ali Keven, teklifle Gençlik ve Spor Bakanının federasyonların ana statülerini belirlemeye, federasyon genel sekreteri ile il temsilcilerini atamaya, spor dallarını belirlemeye, federasyon genel kurullarını yenilemeye, yönetimlerini görevden almaya yetkilendirildiğini dile getirerek şöyle devam etti:
"Sayın Bakan istediği kişiyi seçtirebilmek için federasyonların genel kuruluna delege gönderebiliyor, beğenmezse de genel kurulu yok sayabiliyor. Bu yetkiler tamamen federasyonlarımızın bağımsızlığına gölge düşürecektir. Olumlu olan birçok konunun yanında Sayın Bakana olağanüstü yetkilerin verilmesi, spor kuruluşlarını, özel yetkilerle donatılmış Cumhurbaşkanlığı yani tek adam sistemiyle uyumlu hale getirme projesi gibi görülüyor. Teklif yasalaştığında iyi yetişmiş spor yöneticileri bulmakta kulüpler zorlanacak. Bu yasayla amaç, profesyonel tüm federasyonların özerkliğini, bağımsızlığını ortadan kaldırarak tam bir baskı ve bağımlılık sistemi oluşturmaktadır."
MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Durmaz, Türk sporunun son yıllarda önemli merhalelerden geçtiğini, uluslararası arenada sporcuların göğüs kabartacak başarılara imza attığını söyledi.
Dünyada ve Türkiye'de futbola karşı ilgi ve destek her geçen gün artarken ve futbol gelirleri yükselirken ülkedeki futbol kulüplerinin borç batağında olmasının yaman bir çelişki olduğuna işaret eden Durmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bugün futbol kulüplerinin mali durumu, yapılandırmalarla, aflarla kurtulacak gibi değildir. Türk futbolunun 4 büyükleri olarak nitelendirilen Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor, son 9 aylık dönemde 1 milyar 121 milyon lira zarar ettiklerini açıklamışlardır. Kulüplerin Kamuoyu Aydınlatma Platformuna verdiği bilgiye göre bugün Fenerbahçe'nin 6,2 milyar, Beşiktaş'ın 4,8 milyar, Galatasaray'ın 4, Trabzonspor'un ise 2 milyardan fazla borcu bulunuyor. Yüz yılı devirmiş bu camiaların durumları kesinlikle sürdürülebilir değildir. En acısı, kulüplerimizin mevcut yapılarıyla söz konusu bu borçları ödeme kabiliyetleri de mümkün görünmemektedir."
MHP'li Durmaz, çift kontratlar ve kapalı kapılar ardında imzalanan anlaşmaların Türk futbolunun saygınlığına zarar verdiğine dikkati çekerek, teklifin yasalaşmasıyla Bakanlık yardımlarının kullanım alanlarının denetleneceğini, borç batağındaki kulüplerin mali iyileştirme sağlayana kadar kemer sıkacaklarını kaydetti.
Türkiye'nin futbolda marka olmak için öncelikle kulüplerin altyapı yatırımlarına önem vermesi ve altyapıdan çıkan gençleri takımlarında daha fazla süre alacakları bir zihniyetin hakim olması gerektiğini vurgulayan Durmaz, "Türk futbolunun yabancı cenneti haline dönüşmüş olması futbolumuza yapılmış ve yapılacak en büyük kötülüklerden birisidir. Bizce gençlerimizin hem kendi takımlarında hem de yurt dışında büyük futbol organizasyonlarında yer almamaları için hiçbir neden yoktur. Kimse bizim çocuklardan daha üstün değildir. Fırsat ve imkan verildiğinde bu toprakların çocuklarının neler yapabildiğine hepimiz şahidiz." diye konuştu.
Genel Kurulda teklifin maddelerinin görüşmeleri sürüyor.
