2009-02-25 - 13:20
AK Parti Adana Milletvekili Dengir Mir Mehmet Fırat parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, CHP Konya Milletvekili Atilla Kart'ın Gümrük Müsteşar Yardımcısı Hüsnü Güler'in kendisiyle hısım olduğuna yönelik iddialarına yanıt verdi.
AK Parti Adana Milletvekili Dengir Mir Mehmet Fırat parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, CHP Konya Milletvekili Atilla Kart'ın Gümrük Müsteşar Yardımcısı Hüsnü Güler'in kendisiyle hısım olduğuna yönelik iddialarına yanıt verdi.
Fırat, CHP Konya Milletvekili Atilla Kart'ın, 11 Şubat 2009 tarihinde TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, Gümrük Teftiş Kurulu Başkanı Sezai Uçarmak'ın, Gümrükler Genel Müdür Vekili olduğu dönemde Gebze Gümrüğünde meydana gelen akaryakıt yolsuzluğunda, Gümrük Müsteşar Yardımcısı Hüsnü Güler ile işbirliğinde hareket ettiğini, Güler'in ise kendisiyle hısım olduğuna dair iddialarda bulunduğunu hatırlattı.
Fırat, basın toplantısının ardından Kart'ı arayarak, 'iddiasını ispatlamasını istediğini' Atilla Kart'ın bunun için zaman istediğini kendisine gelen bir mektup üzerine 'bu açıklamayı yaptım' dediğini belirtti.
AK Parti Adana Milletvekili Dengir Mir Mehmet Fırat bu görüşmede, Kart'a, ''İddiasını ispatlamaması'' ya da Parlamentoda kendisinin de katılacağı basın toplantısıyla hatasını düzeltmemesi halinde, 'kendisinin de akrabalarının bulunduğu Konya Yeniceoba'da miting düzenleyerek halka şikayet edeceğini söylediğini' ifade etti.
Kart'ın iddiaların Gümrük Baş Kontrolörü hakkında olduğunu belirten Fırat, "Hiçbir illiyet rabıtası kurmadan, Gümrük Müsteşar Yardımcısına atıfta bulunuyor ve yine hiçbir mantıklı illiyet rabıtası olmadığı halde benim o kişiyle hısımlık ilişkim olduğunu söylüyor. Bu hısımlık ilişkimin olduğunu kabul etsek dahi, bunun o yolsuzluk iddiasıyla ne gibi bir bağı olduğunu anlamak mümkün değil'' diye konuştu.
-CHP'NİN ARAZÖZ TAKTİĞİ''-
CHP'nin uzun süreden beri ''arazöz taktiği'' uyguladığını ileri süren Fırat, şunları söyledi:
''Eskiden yollarımız asfalt değildi, tozlu, topraklıydı. İtfaiye araçlarının önünde bir su püskürtme aleti vardı, yangın söndürmenin dışında sokakları sulama işlevi vardı. Ama bazen suyu fazla atarlardı ve kaldırımda yürüyenlere de çamur sıçrardı. CHP, bunu başka bir şekle getirdi.
Arazözde su var ama pislik de var. Siyaset alanı içinde tam gaz gidiyorlar. Kime ne değerse bu pislikten, hiç önemli değil. Onlar için masumiyet prensibi önemli değil. Hiç kimseye namuslu olduğunu ispat etme mükellefiyeti yüklenemez. Ama CHP bunu tersine çevirdi. İftira ediliyor, 'temizle' dendiğinde, ses çıkmıyor. Nazi Almanya'sında, Mussollini ya da komünizmin Rusya'daki ilk denemelerinde aynı yöntemler uygulanmıştır ama onlar çok geride kaldı.
CHP'nin bu yöntemle siyaset yapması çok doğru değil, bundan bir an önce vazgeçmeli. Çünkü, bu siyasi bir yöntem değil. Bu yöntemle ancak ve ancak siyaset kurumunun ve siyasetçinin seviyesi düşürülür. Bizzat kendileri için de aynı sonucu doğurduğunun farkında değiller. Bir Çin işkencesi olan 'kediye eğe yalatma' gibi bir sonuç doğurur. O zaman ağzına kan gelir, bunun kendi kanı olduğunun farkında olmaz ve belli bir süre sonra ölür. CHP'nin, siyaset için yaptığı budur.''
Kart'ı ''haysiyet celladı'' olarak ilan ettiğini ifade eden Fırat, Kart ile ilgili hukuki yollara başvuracağını, ancak bunun da yeterli olmayacağını, en kısa zamanda Konya'da Yeniceoba beldesine giderek miting yapacağını bildirdi. ''Ya bunu ispat edeceksiniz yoksa haysiyet celladısınız'' diyen Fırat, kendisinin Kart ile ''aşiretsel ilişkisi'' olduğunu hatırlattı.
''KILIÇDAROĞLU HAKKINDA DAVA AÇACAĞIM''
Fırat, CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı tartışmaya işaret ederek, tartışmanın, ''Türk medyasının gerçek durumunu bir tomografi cihazı gibi en ince ayrıntısına kadar ortaya çıkardığını'' söyledi.
Tartışmada, kendisine yöneltilen 3 suçlamayla ilgili belge sunduğunu, ancak o güne kadar dile getirilmeyen 4. suçlamanın da ifade edildiğini anlatan Fırat, o sırada afaki yanıt vermek yerine 10 yıl öncesiyle ilgili olayı araştırdığını, mahkemelerin konuyla ilgili takipsizlik kararı verdiğini belirtti.
Fırat, mahkeme kararlarını basın mensuplarına dağıttı.
Basının konuya ilişkin tavrını da eleştiren Fırat, bugüne kadar siyasi nedenlerle yapılan tartışmaların mahkemelerde sonuçlandırılmasını doğru
bulmadığını, konunun istifasına gerekçe olarak gösterilmesi ve iddiaların hala yargısız infaz şeklinde kendi üzerinden yürütülmesini önlemek amacıyla Kılıçdaroğlu hakkında tazminat davası açacağını söyledi.
''MEDYA VE TİCARET...''-
Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Fırat, ''Gelir İdaresi Başkanı Mehmet Akif Ulusoy ile Doğan Yayın Başkan Yardımcısı Soner Gedik arasındaki konuşmaya ilişkin dinlemeyi nasıl değerlendirdiğinin'' sorulması üzerine, ''Medya, ticari menfaatlerin elde edilmesi ve zenginleşme için silah olarak kullanılırsa, bu konuşmalar yayınlanır. Doğru mu değil mi, nereden sızdığını bilmiyorum. Hukuka aykırı dinlemeler şiddetle cezalandırılmalı. Bunun suç olması bir gerçeği de gizlemiyor. Büyük bir medya holdinginin, Gelirler Genel Müdürü ile bu şekilde konuşması bir vatandaş olarak beni üzüyor. Ümit ediyorum ki bunlar ortadan kalkacak'' dedi.
Fırat, Kart hakkında da tazminat ve hakaret davası açacağını bildirerek, ''Atilla Bey de ikide bir şuna buna faydasız ve isnatsız suçlamalar yaparak, Sayın Genel Başkanının hafızasının bir köşesinde kalarak siyaseti devam ettirmenin doğru bir şey olmadığını, kendisinin de siyaset mezarlığının kimsesizler kısmında yer alacağını görecek'' görüşünü savundu.
Türkiye'de araştırmacı gazeteciliğinin giderek yok olduğuna dikkati çeken Fırat, ''İstanbul Büyükşehir Belediyesi İmar Komisyonunda yapılan değişikliklerle rant dağıtıldığı iddiaları çok sık gündeme getiriliyor. Ben gazeteci olsam o komisyona gözümü dikerdim, kimlerden oluşuyor, kararlara karşı idari mahkemelerine gidip iptal kararı aldırma için bir eylemde bulunmuşlar mı, bulunmuşlarsa belli süre sonra bundan vazgeçmişler mi, vazgeçmişlerse neyin karşılığında vazgeçtiklerinin cevabını arardım'' diye konuştu.
Fırat, bir soru üzerine da DTP Genel Başkanı Ahmet Türk'ün dün grup toplantısında Kürtçe konuşmasını doğru bulmadığını, Kürt sorunuyla ilgili önemli gelişmelerin olduğunu belirterek, ''Bir bölgeye hitap ediyorsanız ve isnat ettikleriniz teker teker elinizden alındığında, böyle provokatif hareketlerde bulunursunuz. Bunlar fayda değil, zarar getirir ve müspet gelişmelerin duraklamasına neden olur ve bunun hesabını halkınız size sorar. Yasakların kaldırılması taraftarıyım'' görüşünü dile getirdi.
Fırat, CHP Konya Milletvekili Atilla Kart'ın, 11 Şubat 2009 tarihinde TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, Gümrük Teftiş Kurulu Başkanı Sezai Uçarmak'ın, Gümrükler Genel Müdür Vekili olduğu dönemde Gebze Gümrüğünde meydana gelen akaryakıt yolsuzluğunda, Gümrük Müsteşar Yardımcısı Hüsnü Güler ile işbirliğinde hareket ettiğini, Güler'in ise kendisiyle hısım olduğuna dair iddialarda bulunduğunu hatırlattı.
Fırat, basın toplantısının ardından Kart'ı arayarak, 'iddiasını ispatlamasını istediğini' Atilla Kart'ın bunun için zaman istediğini kendisine gelen bir mektup üzerine 'bu açıklamayı yaptım' dediğini belirtti.
AK Parti Adana Milletvekili Dengir Mir Mehmet Fırat bu görüşmede, Kart'a, ''İddiasını ispatlamaması'' ya da Parlamentoda kendisinin de katılacağı basın toplantısıyla hatasını düzeltmemesi halinde, 'kendisinin de akrabalarının bulunduğu Konya Yeniceoba'da miting düzenleyerek halka şikayet edeceğini söylediğini' ifade etti.
Kart'ın iddiaların Gümrük Baş Kontrolörü hakkında olduğunu belirten Fırat, "Hiçbir illiyet rabıtası kurmadan, Gümrük Müsteşar Yardımcısına atıfta bulunuyor ve yine hiçbir mantıklı illiyet rabıtası olmadığı halde benim o kişiyle hısımlık ilişkim olduğunu söylüyor. Bu hısımlık ilişkimin olduğunu kabul etsek dahi, bunun o yolsuzluk iddiasıyla ne gibi bir bağı olduğunu anlamak mümkün değil'' diye konuştu.
-CHP'NİN ARAZÖZ TAKTİĞİ''-
CHP'nin uzun süreden beri ''arazöz taktiği'' uyguladığını ileri süren Fırat, şunları söyledi:
''Eskiden yollarımız asfalt değildi, tozlu, topraklıydı. İtfaiye araçlarının önünde bir su püskürtme aleti vardı, yangın söndürmenin dışında sokakları sulama işlevi vardı. Ama bazen suyu fazla atarlardı ve kaldırımda yürüyenlere de çamur sıçrardı. CHP, bunu başka bir şekle getirdi.
Arazözde su var ama pislik de var. Siyaset alanı içinde tam gaz gidiyorlar. Kime ne değerse bu pislikten, hiç önemli değil. Onlar için masumiyet prensibi önemli değil. Hiç kimseye namuslu olduğunu ispat etme mükellefiyeti yüklenemez. Ama CHP bunu tersine çevirdi. İftira ediliyor, 'temizle' dendiğinde, ses çıkmıyor. Nazi Almanya'sında, Mussollini ya da komünizmin Rusya'daki ilk denemelerinde aynı yöntemler uygulanmıştır ama onlar çok geride kaldı.
CHP'nin bu yöntemle siyaset yapması çok doğru değil, bundan bir an önce vazgeçmeli. Çünkü, bu siyasi bir yöntem değil. Bu yöntemle ancak ve ancak siyaset kurumunun ve siyasetçinin seviyesi düşürülür. Bizzat kendileri için de aynı sonucu doğurduğunun farkında değiller. Bir Çin işkencesi olan 'kediye eğe yalatma' gibi bir sonuç doğurur. O zaman ağzına kan gelir, bunun kendi kanı olduğunun farkında olmaz ve belli bir süre sonra ölür. CHP'nin, siyaset için yaptığı budur.''
Kart'ı ''haysiyet celladı'' olarak ilan ettiğini ifade eden Fırat, Kart ile ilgili hukuki yollara başvuracağını, ancak bunun da yeterli olmayacağını, en kısa zamanda Konya'da Yeniceoba beldesine giderek miting yapacağını bildirdi. ''Ya bunu ispat edeceksiniz yoksa haysiyet celladısınız'' diyen Fırat, kendisinin Kart ile ''aşiretsel ilişkisi'' olduğunu hatırlattı.
''KILIÇDAROĞLU HAKKINDA DAVA AÇACAĞIM''
Fırat, CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı tartışmaya işaret ederek, tartışmanın, ''Türk medyasının gerçek durumunu bir tomografi cihazı gibi en ince ayrıntısına kadar ortaya çıkardığını'' söyledi.
Tartışmada, kendisine yöneltilen 3 suçlamayla ilgili belge sunduğunu, ancak o güne kadar dile getirilmeyen 4. suçlamanın da ifade edildiğini anlatan Fırat, o sırada afaki yanıt vermek yerine 10 yıl öncesiyle ilgili olayı araştırdığını, mahkemelerin konuyla ilgili takipsizlik kararı verdiğini belirtti.
Fırat, mahkeme kararlarını basın mensuplarına dağıttı.
Basının konuya ilişkin tavrını da eleştiren Fırat, bugüne kadar siyasi nedenlerle yapılan tartışmaların mahkemelerde sonuçlandırılmasını doğru
bulmadığını, konunun istifasına gerekçe olarak gösterilmesi ve iddiaların hala yargısız infaz şeklinde kendi üzerinden yürütülmesini önlemek amacıyla Kılıçdaroğlu hakkında tazminat davası açacağını söyledi.
''MEDYA VE TİCARET...''-
Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Fırat, ''Gelir İdaresi Başkanı Mehmet Akif Ulusoy ile Doğan Yayın Başkan Yardımcısı Soner Gedik arasındaki konuşmaya ilişkin dinlemeyi nasıl değerlendirdiğinin'' sorulması üzerine, ''Medya, ticari menfaatlerin elde edilmesi ve zenginleşme için silah olarak kullanılırsa, bu konuşmalar yayınlanır. Doğru mu değil mi, nereden sızdığını bilmiyorum. Hukuka aykırı dinlemeler şiddetle cezalandırılmalı. Bunun suç olması bir gerçeği de gizlemiyor. Büyük bir medya holdinginin, Gelirler Genel Müdürü ile bu şekilde konuşması bir vatandaş olarak beni üzüyor. Ümit ediyorum ki bunlar ortadan kalkacak'' dedi.
Fırat, Kart hakkında da tazminat ve hakaret davası açacağını bildirerek, ''Atilla Bey de ikide bir şuna buna faydasız ve isnatsız suçlamalar yaparak, Sayın Genel Başkanının hafızasının bir köşesinde kalarak siyaseti devam ettirmenin doğru bir şey olmadığını, kendisinin de siyaset mezarlığının kimsesizler kısmında yer alacağını görecek'' görüşünü savundu.
Türkiye'de araştırmacı gazeteciliğinin giderek yok olduğuna dikkati çeken Fırat, ''İstanbul Büyükşehir Belediyesi İmar Komisyonunda yapılan değişikliklerle rant dağıtıldığı iddiaları çok sık gündeme getiriliyor. Ben gazeteci olsam o komisyona gözümü dikerdim, kimlerden oluşuyor, kararlara karşı idari mahkemelerine gidip iptal kararı aldırma için bir eylemde bulunmuşlar mı, bulunmuşlarsa belli süre sonra bundan vazgeçmişler mi, vazgeçmişlerse neyin karşılığında vazgeçtiklerinin cevabını arardım'' diye konuştu.
Fırat, bir soru üzerine da DTP Genel Başkanı Ahmet Türk'ün dün grup toplantısında Kürtçe konuşmasını doğru bulmadığını, Kürt sorunuyla ilgili önemli gelişmelerin olduğunu belirterek, ''Bir bölgeye hitap ediyorsanız ve isnat ettikleriniz teker teker elinizden alındığında, böyle provokatif hareketlerde bulunursunuz. Bunlar fayda değil, zarar getirir ve müspet gelişmelerin duraklamasına neden olur ve bunun hesabını halkınız size sorar. Yasakların kaldırılması taraftarıyım'' görüşünü dile getirdi.
