2018-04-03 - 18:02
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Mithat Sancar başkanlığında toplandı. Genel Kurulda, Türkiye ile Afganistan Arasında Stratejik Ortaklık ve Dostluk Anlaşmasının Onaylanmasını Uygun Bulan Kanun Tasarısı'nın tümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Mithat Sancar başkanlığında toplandı.
Genel Kurulda gündem dışı söz alan HDP Siirt Milletvekili Kadri Yıldırım, Kadı Muhammed hakkında yaptığı konuşmada, Rusya'nın desteğiyle kurulan Mahabad Cumhuriyeti'nin, daha sonra İran tarafından yıkıldığını söyledi.
Yıldırım, "71 yıl önce Tahran'da Kürtleri ve Farsları birbirine kırdıran Rusya, 71 yıl sonra Afrin üzerinden bir Kürt-Türk kopuşuna zemin hazırlamakta ve Türkiye'yi bu tuzağa doğru çekmeye çalışmaktadır." diye konuştu.
AK Parti Kocaeli Milletvekili Radiye Sezer Katırcıoğlu, BM Kadının Statüsü Komisyonunun 62. Oturumu kapsamında gerçekleştirdikleri temaslara ilişkin bilgi verdi.
ABD'deki temasları sırasında, Türkiye'nin çalışmalarını ve Suriyeli mülteciler konusundaki politikasını anlatma gayreti içinde olduklarını dile getiren Katırcıoğlu, FETÖ konusunda ise ABD'li yetkililere gereken uyarılarda bulunduklarını söyledi.
Öte yandan Katırcıoğlu, CHP Trabzon Milletvekili Haluk Pekşen'in, Twitter'den attığı mesaj ile TBMM kürsüsünden ettiği yemine ihanet ettiğini savunarak, "Kendisi, yerlisiyle yabancısıyla bu ülkeye yatırım yapılmasını istemiyor mu? Gençlere istihdam açılmasın mı, aş ve iş oluşmasın mı istiyor?" sorularını yöneltti.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, "Sayın Haluk Pekşen'in sözlerini çarpıtmak, Pekşen'den bir siyaset çıkarmaya çalışmak, örgütündeki metal yorgunluğunu Afrin'deki şehit kanlarıyla ortadan gidermeye çalışanların, kendisindeki metal yorgunluğunu bir milletvekilinin sözlerini çarpıtmaya yönelik olarak kullanmasından başka bir şey değildir." iddiasında bulundu.
AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş ise "Sayın Cumhurbaşkanının yaptığı konuşmayı bağlamından koparıp, bunu teşkilatlardaki yenilenmeyle ilişkilendirmek bir akıl yoksunluğunun işaretidir." ifadesini kullandı.
Hükümetin, FETÖ ile mücadele kapsamında adımlar attığını belirten Muş, bunun dışında hiç kimsenin malına ve itibarına bir şey olmadığını vurguladı.
CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce'nin, CHP Kurultayındaki eleştirilerine değinen Muş, "CHP Türkiye'yi yönetmeye kalksa inanın mumla pek çok şeyi aratırlar." değerlendirmesinde bulundu.
Muş, "Eğer şehitlerle ilgili bir hakaret arıyorsanız, 'Şehitler ölmez, vatan bölünmez' sözünden tiksindiğini söyleyenlere bir bakın, ondan sonra çıkıp da şehitlerin üzerinden laf konuşun." dedi.
Özel ise İnce'nin, CHP'de parti içi demokrasi olduğu için Genel Başkan adayı olduğunu belirterek, "Yurt dışından bakıldığında ya hepimiz size benzeseydik ya hepimizin parti meclislerini bir kişi, genel başkanlarını bir kişi, grup başkanvekillerini bir kişi söyleseydi. Mehmet Muş, benim koltuk çok rahat, arkam çok sağlam. Hepsi oylarıyla seçti beni, senin gibi Genel Başkanın iki dudağının arasından çıkmadım ben." diye konuştu.
Özel ve Muş'un karşılıklı konuşmalarının devam etmesi üzerine Başkanvekili Sancar birleşime ara verdi.
Birleşime verilen aranın ardından yeniden sataşma gerekçesiyle söz isteyen Muş, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, "Bir kasetin neticesinde Genel Başkan olduğunu" savundu.
CHP Kayseri Milletvekili Çetin Arık da 2 Nisan Otizm Farkındalık Günü hakkındaki gündem dışı konuşmasında, otizmin doğuştan gelen nörogelişimsel bir bozukluk olduğunu ifade ederek, sağlıksız besinlerin faturalarından birinin de otizm olduğunu söyledi. Otizmin yaygınlığının ürkütücü bir şekilde arttığına dikkati çeken Arık, toplumun tüm kesimlerinin otizm konusundaki farkındalığının artırılması gerektiğini vurguladı.
TBMM Başkanvekili Mithat Sancar ise kamusal kaynaklardan eşit şekilde yararlanmanın ve toplumsal hayata eşit şekilde katılmanın her bireyin hakkı olduğunu belirterek, bu hak alınmadan bir topluluğun toplum haline gelmesinin mümkün olmadığını söyledi.
Sancar, "Otizmli bireylere de hem kamusal kaynaklardan en etkin ve eşit şekilde yararlanma hakkının sağlanması, hem toplumsal hayata her alanda eşit bir şekilde katılabilmelerinin mümkün kılınması konusunda en başta Meclis ve diğer kamu kurumlarına büyük görevler düşmektedir." ifadesini kullandı.
MHP Grup Başkanvekili Erhan Usta ise 2 Nisan Otizm Farkındalık Günü'nün önemini vurgulayarak, bu konudaki duyarlılığın artması gerektiğini kaydetti.
İsrail'in, yine Gazze'de acımasızca katliam yaptığını dile getiren Usta, terör uygulamalarını devam ettiren İsrail'in, birgün bu politikasının altında ezileceğini söyledi.
HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu, nükleer santrallere karşı olduklarını belirterek, Akkuyu Nükleer Enerji Santrali'nin yapılmasına ilişkin eleştirilerini sıraladı. Kerestecioğlu, "Biz Çernobil gibi bir felaketi bu ülkede yaşamak istemiyoruz." dedi.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, otizmle ilgili olarak Meclisin yapacağı her türlü çalışmaya destek vereceklerini açıkladı. Özel, öte yandan kanser hastaları için de meclis araştırma komisyonu kurulması gerektiğini ifade etti.
AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, partisinin grup toplantısında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik sarfettiği sözleri eleştirerek, Kılıçdaroğlu'nun haddini ve hududunu aştığını kaydetti.
Mehmet Muş, şöyle devam etti:
"Ağzından çıkanı kulağı duymayan, hatta geçmişte olduğu gibi defalarca hakaret eden, dengesini yitirmiş, anamuhalefet partisinin genel başkanlığını işgal eden bir zatla karşı karşıyayız. Salı günleri grup toplantısında Türkiye'ye hitap ettiğinin bilincinde olan bir anamuhalefet genel başkanı gibi değil, mahalle kahvesinde ağzına geleni söyleyen, bir meczup gibi konuşmak tam bir seviyesizliktir. Ne demek vatan haini? Vatan haini kimdir?"
Kılıçdaroğlu'nun şirazesinden çıktığını savunan Muş, "2019 seçimleri yaklaştıkça, sandıkta tokat yiyeceğini anladıkça daha çirkin bir dil kullanmaktadır. Kılıçdaroğlu'nun, Cumhurbaşkanımıza karşı kullanmış olduğu bu ifadeleri şiddetle, nefretle kınıyoruz. Kendisini aklıselime davet ediyoruz." diye konuştu.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel ise Kemal Kılıçdaroğlu'nun, "hakareti ve iftirayı bir siyaset dili olarak benimseyenlere karşı bir tanımlama yaptığını" ileri sürerek, "Yaptığı tanımlama sadece sizin bazı ithamlarınızı ve hakaretlerinizi tekrarlamaktan ve aynı sözleri duyduğunuzda ne hissettiğinizi vurgulamaktan öte değildir." ifadesini kullandı.
MHP, Danışma Kurulunda oy birliği sağlanamadığı için öğretmen performans değerlendirmesi taslağına ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesini Genel Kurula grup önerisi olarak getirdi.
MHP Ankara Milletvekili Zühal Topcu, eğitim sistemindeki aksaklıkların, en önemli sorunlardan biri olduğunu, öğretmenlerin performans değerlendirmesinin gündeme getirilmesinin tekrar gözden geçirilmesini istedi.
Topcu, performans sisteminin getirilmesindeki amacı sorarak, "Amaç öğretmenlerin performansını, motivasyonlarını artırmak mı yoksa öğretmenleri hırpalamak, hizaya getirmek mi? Performans artırmak isteniliyorsa ABD'yi yeniden keşfetmeye gerek yok, bunun birçok yolu var." ifadesini kullandı.
HDP Gaziantep Milletvekili Mahmut Toğrul, sınava yönelik bir eğitim politikası dayatıldığını, AK Parti'nin eğitim politikasında temel kıstasın piyasalaştırmak ve kadrolaşma olduğunu öne sürdü. Toğrul, AK Parti'nin, okulların ticarethaneye çevrilmesini istediğini savundu.
CHP Tokat Milletvekili Kadim Durmaz da bir öğretmen olarak, AK Parti'nin eğitim politikalarına "sıfır verdiğini", eğitimde skandalların bitmediğini ileri sürdü.
AK Parti Iğdır Milletvekili Nurettin Aras ise eğitim denilen sihirli kelimeye sarılmaları gerektiğini ancak bu şekilde sonuç alabileceklerini söyledi.
Aras, eğitimin en önemli bileşenlerden birinin öğretmenlik olduğunu dile getirerek, amaçlarının öğretmenleri hırpalamak değil onlardan en yüksek verimi alabilmek olduğunu vurguladı.
Tek kaynaklarının beşeri kaynakları olduğunu, bunu iyi kullanmaları gerektiğini dile getiren Aras, öğretmenlerin yüksek performansına ihtiyaçları olduğunu söyledi.
Analık görevinin kadına verildiğini ifade eden Aras, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Herkes bilmelidir ki kadın bir kuluçka robotu değildir. Çocuğu doğurduktan, emzirdikten sonra çocukla ilgisini kesmez. Gelecek nesillerin eğitimi anneye verilmiştir. Bu devrede çocuğun ruh sağlığı üzerindeki eğitim çok önemlidir. Kadın, çocuğun eğitimi üzerinde birinci derecede rol oynar. Kadının sefilliği, sefaleti sadece ona okuma yazma öğretmekle yabancı dil öğretmek gibi safsatalarla giderilemez. Kadının gerçek ilim, irfan, bilgi sahibi olmasıyla giderilir. Aynı şartlar erkekler için de geçerlidir. Yoksa günümüz Türkiyesi ve özellikle İslam ülkelerinde, İslam'ın görüşü olarak söylüyorum; erkeklere hürriyetlik hayat hakkı tanınmış, kadınların boynuna kölelik halkası geçirilmiş değildir. Kadın, anne, gelecek nesilleri eğitirken çocuğa sevgi ve şefkati öğretir."
Daha sonra yapılan oylamayla MHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
HDP, Danışma Kurulu toplanamadığı için yolsuzlukların araştırılmasına ilişkin önergesinin bugün görüşülmesini, grup önerisi olarak Genel Kurula getirdi.
AK Parti Grup Başkanvekili Muş, önergesinin gerekçesini açıklayan HDP İzmir Milletvekili Ertuğrul Kürkcü'ye sataşma gerekçesiyle yanıt verdi.
Türkiye'nin, daha önce ithal ettiği İHA'larını millileştirdiğini dile getiren Muş, Türkiye'nin, dünya standartlarında bir ürün üretmesinden bir milletvekilinin rahatsız olmaması gerektiğini ancak teröristlerin rahatsız olabileceğini söyledi.
Muş, Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı İlnur Çevik'in, "Afrin operasyonu ihaleler için yapıldı" şeklinde bir ifadesinin bulunmadığını, Çevik ile konuştuğunu belirterek, Kürkcü'den bu iddiasını ispatlamasını istedi.
Kürkcü'nün, İHA yapıp, TSK'ye tedarik eden bir firma bulunduğunu, o firmanın da Cumhurbaşkanı'nın damadının firması olduğuna yönelik sözlerine ise Muş, "Bayraktar, cumhurbaşkanımızın damadı olduğu için bunları vermiyor. 12 yıl önce bu çalışmalar birileri tarafından test edilip, TSK'ye verilmeye zaten başlanmış. 12 yıl önce ne Cumhurbaşkanımızın damadıydı ne de akrabalığı vardı. Cumhurbaşkanımızın damadı olduğu için değil bunları Türkiye'de üreten, bu kalitede üreten bu firma olduğu için TSK, bunların teslimatını, tedariğini sağlamaktadır." karşılığını verdi.
MHP İstanbul Milletvekili İsmail Faruk Aksu da yolsuzluğa karşı köklü, kalıcı önlemlerin alınması, yolsuzlukla mücadelede kamu menfaatinin kişisel menfaatlerden üstün olduğu anlayışının, toplumsal değer olarak benimsetilmesinin sağlanması gerektiğini söyledi.
Aksu, denetim sisteminin etkinleştirilmesi, yolsuzlukları önlemek ve ilgili kuruluşlar arasında eş güdümü sağlamak üzere, özerk yolsuzlukla mücadele kurulu kurulmasını, eğitimin her kademesinde dürüstlük, sorumluluk gibi erdemlerin kazandırılmasını önerdi.
AK Parti Bayburt Milletvekili Şahap Kavcıoğlu, asılsız ya da eksik bilgiyle Türkiye'nin genelinin yolsulukla suçlanamayacağını belirterek, "Hele daha yeni 28 belediyesine kayyum atanmış bir parti, bunu hiç yapamaz. Milletin güvenerek teslim ettiği 28 belediyenin 24'ünü PKK terör örgütüne, 4'ünü FETÖ'ye peşkeş çeken bu partinin belediyeleri değil mi? Bu milletin servetini, çeşitli usulsüzlüklerle terör örgütlerine, yandaşlarınıza aktaran sizler değil misiniz?" diye konuştu.
Daha sonra yapılan oylamada HDP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
CHP, İmar Kanunu'ndan doğan aksaklıkların belirlenmesi için verilen araştırma önergesinin bugün görüşülmesini, grup önerisi olarak Genel Kurula getirdi.
Hamzaçebi, İstanbul, İzmir, Kocaeli ve Eskişehir'in muhtelif mahallelerinin temsilcilerinden oluşan Mahalleler Birliğinin bugün TBMM'de parti gruplarını ziyaret ettiğini söyledi.
Birliğin, İmar Affı Kanunu'nun uygulama süresini uzatılmasını istediğini ifade eden Hamzaçebi, kanunun, Hazine arazileri başta olmak üzere, muhtelif kamu arazileri üzerinde sahibi olan idarelerin izni dışında, vatandaşların barınma ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yaptıkları binalara tapu vermek amacıyla getirildiğini anlattı.
Hamzaçebi, 1984'te çıkarılan bu kanunla kurulan teknik büroların düzenlediği raporlara göre, vatandaşların 400 metrekareyi geçmemek üzere kullandıkları, evlerini yaptıkları arazilerin tapu tahsis belgesi verildiğini anımsattı. Hamzaçebi, "Yani ileride kendilerine tapu verilecek. O zaman, vatandaşlar 2 bin lirayı ödediler. 34 yıldır bu vatandaşlarımızın çok önemli kısmı tapu bekliyor. Bir kısmı uygulamanın ilk yıllarında tapusunu aldı, kalanları 34 yıldır bu rüyanın gerçekleşmesini bekliyor." diye konuştu.
Daha önce uygulama süresinin uzatıldığını, 31 Mayıs 2018'de sürenin sona ereceğine dikkati çeken Hamzaçebi, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu süreyi uzatmalıyız ki on binlerce vatandaşımızın tapu tahsis belgesi hakları sona ermesin. İnanıyorum uzatacağız. Bu konuda kanun teklifim de var. Ancak süreyi uzatmak yetmiyor süreler çabuk geçiyor. Önemli olan kurumlara, belediyeye, milli emlaka süre vermek. Belli süre içinde bu kurumlar belli işlemleri yapmazsa, onlara müeyyide uygulamaktır.
Mahalleler Birliğinin gündeme getirdiği ve belki yüzbinlerce vatandaşımızı ilgilendiren bir başka konu daha var. 4706 sayılı kanun çerçevesinde vatandaşın gecekondu yaptığı Hazine arazilerinin tapularının kendilerine intikal etmesini sağlamak. Bu kanun iyi bir kanun. Belediyeler iyi uygularsa, Maliye Bakanlığı bu konuda süratli hareket ederse iyi sonuçlar alınıyor. Ancak halen bu sonuçların alınamadığı birçok mahalle var."
Hamzaçebi, hukuken orman, fiilen orman olmayan, orman özelliğini tamamen kaybetmiş çok eski yerleşim yerlerindeki tapu sorununun da çözülmesi gerektiğini vurguladı.
MHP Mersin Milletvekili Baki Şimşek de 2B arazileri, imar, tapu tahsis belgeleriyle ilgili neredeyse her kesimin bir tapu sorunu olduğuna dikkati çekti.
HDP İzmir Milletvekili Müslüm Doğan, gecekondu sorununun ülkenin en önemli sorunlarından biri olduğunu ifade etti.
AK Parti İstanbul Milletvekili Hulusi Şentürk, İmar Affı Yasası ve ilgili yasalardaki sürelerle ilgili olarak komisyonda bulunan DSİ tasarısına ek madde konulduğunu belirtti. Şentürk, süreyle ilgili mağduriyetlere izin verilmeyeceğini dile getirerek, hak sahibi olan ancak tapusunu alamayan onbinlerce kişi bulunduğunu vurguladı. Şentürk, bunun birçok nedenden kaynaklandığına işaret ederek, nedenlerden birinin davalar olduğunu söyledi.
Sit ve orman alanlarından kaynaklanan sorunların da bulunduğunun altını çizen Şentürk, "Bu sorunları çözerken de bir şehrin, bir mahallenin okul, park ve benzeri yol gibi ihtiyaçlarını da göz önüne almak zorundayız." dedi.
Şentürk, bu konuda süre hariç yasal sıkıntı olmadığını, süre konusunun da komisyon gündeminde olduğunu sözlerine ekledi.
CHP'nin grup önerisi Genel Kurulda yapılan oylama sonucunda kabul edilmedi.
AK Parti'nin, Genel Kurulun çalışma takvimine ilişkin grup önerisi görüşülerek kabul edildi.
Önerinin gerekçesi üzerine söz alan AK Parti Bilecik Milletvekili Halil Eldemir, Türkiye ile Afganistan Arasında Stratejik Ortaklık ve Dostluk Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı'nın gündemin birinci sırasına alındığını söyledi.
Eldemir, Türkiye ile Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı Arasında Savunma ile İlgili Gizlilik Dereceli Bilginin Korunması Konusunda Güvenlik Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı'nın gündemin üçüncü sırasına, Türkiye ile Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı Hükümeti Arasında Askeri İş Birliği Çerçeve Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı'nın ise dördüncü sırasına alınmasının öngörüldüğünü bildirdi.
Halil Eldemir ayrıca, Genel Kurulun bu ayki toplantı günlerinde çalışmalarını saat 24.00'e kadar devam ettirmesinin öngörüldüğünü de söyledi.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel de İzmir'de yaşamını yitiren bir Alevi yurttaşın yakınlarının, Bilali Habeşi Camisi'nden sela okunmasını ve cenazenin cemevinden kaldırılacağı duyurusunun yapılmasını istediklerini, bunun üzerine cami imamının sela okuyabileceklerini ancak cemevi duyurusu yapamayacaklarını söylediğini aktardı.
AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı ise Alevilerin de bu ülkenin birinci sınıf vatandaşları ve her türlü hakka sahip olduğunu belirterek, "Eğer birtakım problemler yaşanıyorsa bunları çözmek hepimizin boynunun borcudur." dedi.
Usule göre, cenazenin selasının kaldırıldığı camiden verildiğini aktaran Bostancı, ayrımcı bir yaklaşım gösterilmediğini kaydetti.
Bostancı, "Burada ayrı bir uygulama talep ediliyorsa, her türlü cenazenin camilerden bildirilmesi isteniyorsa biz de bu konuda Diyanet ile görüşürüz, bu talebi iletiriz." ifadesini kullandı.
AK Parti'nin grup önerisinin kabulünün ardından görüşülen CHP İzmir Milletvekili Özcan Purçu'nun, 8 Nisan'ın, Dünya Romanlar Günü olarak kabul edilmesine ilişkin kanun teklifinin doğrudan gündeme alınması önerisi ise kabul edilmedi.
Öte yandan Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, sözlü soruları yanıtlamadı.
TBMM Genel Kurulunda, Türkiye ile Afganistan Arasında Stratejik Ortaklık ve Dostluk Anlaşmasının Onaylanmasını Uygun Bulan Kanun Tasarısı'nın tümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel'in, görüşmelerin devam etmesi yönündeki önerge üzerinde yapılan üçüncü oylamada da karar yeter sayısı bulunamadı.
Bunun üzerine TBMM Başkanvekili Mithat Sancar, birleşimi yarın saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.
Genel Kurulda gündem dışı söz alan HDP Siirt Milletvekili Kadri Yıldırım, Kadı Muhammed hakkında yaptığı konuşmada, Rusya'nın desteğiyle kurulan Mahabad Cumhuriyeti'nin, daha sonra İran tarafından yıkıldığını söyledi.
Yıldırım, "71 yıl önce Tahran'da Kürtleri ve Farsları birbirine kırdıran Rusya, 71 yıl sonra Afrin üzerinden bir Kürt-Türk kopuşuna zemin hazırlamakta ve Türkiye'yi bu tuzağa doğru çekmeye çalışmaktadır." diye konuştu.
AK Parti Kocaeli Milletvekili Radiye Sezer Katırcıoğlu, BM Kadının Statüsü Komisyonunun 62. Oturumu kapsamında gerçekleştirdikleri temaslara ilişkin bilgi verdi.
ABD'deki temasları sırasında, Türkiye'nin çalışmalarını ve Suriyeli mülteciler konusundaki politikasını anlatma gayreti içinde olduklarını dile getiren Katırcıoğlu, FETÖ konusunda ise ABD'li yetkililere gereken uyarılarda bulunduklarını söyledi.
Öte yandan Katırcıoğlu, CHP Trabzon Milletvekili Haluk Pekşen'in, Twitter'den attığı mesaj ile TBMM kürsüsünden ettiği yemine ihanet ettiğini savunarak, "Kendisi, yerlisiyle yabancısıyla bu ülkeye yatırım yapılmasını istemiyor mu? Gençlere istihdam açılmasın mı, aş ve iş oluşmasın mı istiyor?" sorularını yöneltti.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, "Sayın Haluk Pekşen'in sözlerini çarpıtmak, Pekşen'den bir siyaset çıkarmaya çalışmak, örgütündeki metal yorgunluğunu Afrin'deki şehit kanlarıyla ortadan gidermeye çalışanların, kendisindeki metal yorgunluğunu bir milletvekilinin sözlerini çarpıtmaya yönelik olarak kullanmasından başka bir şey değildir." iddiasında bulundu.
AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş ise "Sayın Cumhurbaşkanının yaptığı konuşmayı bağlamından koparıp, bunu teşkilatlardaki yenilenmeyle ilişkilendirmek bir akıl yoksunluğunun işaretidir." ifadesini kullandı.
Hükümetin, FETÖ ile mücadele kapsamında adımlar attığını belirten Muş, bunun dışında hiç kimsenin malına ve itibarına bir şey olmadığını vurguladı.
CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce'nin, CHP Kurultayındaki eleştirilerine değinen Muş, "CHP Türkiye'yi yönetmeye kalksa inanın mumla pek çok şeyi aratırlar." değerlendirmesinde bulundu.
Muş, "Eğer şehitlerle ilgili bir hakaret arıyorsanız, 'Şehitler ölmez, vatan bölünmez' sözünden tiksindiğini söyleyenlere bir bakın, ondan sonra çıkıp da şehitlerin üzerinden laf konuşun." dedi.
Özel ise İnce'nin, CHP'de parti içi demokrasi olduğu için Genel Başkan adayı olduğunu belirterek, "Yurt dışından bakıldığında ya hepimiz size benzeseydik ya hepimizin parti meclislerini bir kişi, genel başkanlarını bir kişi, grup başkanvekillerini bir kişi söyleseydi. Mehmet Muş, benim koltuk çok rahat, arkam çok sağlam. Hepsi oylarıyla seçti beni, senin gibi Genel Başkanın iki dudağının arasından çıkmadım ben." diye konuştu.
Özel ve Muş'un karşılıklı konuşmalarının devam etmesi üzerine Başkanvekili Sancar birleşime ara verdi.
Birleşime verilen aranın ardından yeniden sataşma gerekçesiyle söz isteyen Muş, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, "Bir kasetin neticesinde Genel Başkan olduğunu" savundu.
CHP Kayseri Milletvekili Çetin Arık da 2 Nisan Otizm Farkındalık Günü hakkındaki gündem dışı konuşmasında, otizmin doğuştan gelen nörogelişimsel bir bozukluk olduğunu ifade ederek, sağlıksız besinlerin faturalarından birinin de otizm olduğunu söyledi. Otizmin yaygınlığının ürkütücü bir şekilde arttığına dikkati çeken Arık, toplumun tüm kesimlerinin otizm konusundaki farkındalığının artırılması gerektiğini vurguladı.
TBMM Başkanvekili Mithat Sancar ise kamusal kaynaklardan eşit şekilde yararlanmanın ve toplumsal hayata eşit şekilde katılmanın her bireyin hakkı olduğunu belirterek, bu hak alınmadan bir topluluğun toplum haline gelmesinin mümkün olmadığını söyledi.
Sancar, "Otizmli bireylere de hem kamusal kaynaklardan en etkin ve eşit şekilde yararlanma hakkının sağlanması, hem toplumsal hayata her alanda eşit bir şekilde katılabilmelerinin mümkün kılınması konusunda en başta Meclis ve diğer kamu kurumlarına büyük görevler düşmektedir." ifadesini kullandı.
MHP Grup Başkanvekili Erhan Usta ise 2 Nisan Otizm Farkındalık Günü'nün önemini vurgulayarak, bu konudaki duyarlılığın artması gerektiğini kaydetti.
İsrail'in, yine Gazze'de acımasızca katliam yaptığını dile getiren Usta, terör uygulamalarını devam ettiren İsrail'in, birgün bu politikasının altında ezileceğini söyledi.
HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu, nükleer santrallere karşı olduklarını belirterek, Akkuyu Nükleer Enerji Santrali'nin yapılmasına ilişkin eleştirilerini sıraladı. Kerestecioğlu, "Biz Çernobil gibi bir felaketi bu ülkede yaşamak istemiyoruz." dedi.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, otizmle ilgili olarak Meclisin yapacağı her türlü çalışmaya destek vereceklerini açıkladı. Özel, öte yandan kanser hastaları için de meclis araştırma komisyonu kurulması gerektiğini ifade etti.
AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, partisinin grup toplantısında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik sarfettiği sözleri eleştirerek, Kılıçdaroğlu'nun haddini ve hududunu aştığını kaydetti.
Mehmet Muş, şöyle devam etti:
"Ağzından çıkanı kulağı duymayan, hatta geçmişte olduğu gibi defalarca hakaret eden, dengesini yitirmiş, anamuhalefet partisinin genel başkanlığını işgal eden bir zatla karşı karşıyayız. Salı günleri grup toplantısında Türkiye'ye hitap ettiğinin bilincinde olan bir anamuhalefet genel başkanı gibi değil, mahalle kahvesinde ağzına geleni söyleyen, bir meczup gibi konuşmak tam bir seviyesizliktir. Ne demek vatan haini? Vatan haini kimdir?"
Kılıçdaroğlu'nun şirazesinden çıktığını savunan Muş, "2019 seçimleri yaklaştıkça, sandıkta tokat yiyeceğini anladıkça daha çirkin bir dil kullanmaktadır. Kılıçdaroğlu'nun, Cumhurbaşkanımıza karşı kullanmış olduğu bu ifadeleri şiddetle, nefretle kınıyoruz. Kendisini aklıselime davet ediyoruz." diye konuştu.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel ise Kemal Kılıçdaroğlu'nun, "hakareti ve iftirayı bir siyaset dili olarak benimseyenlere karşı bir tanımlama yaptığını" ileri sürerek, "Yaptığı tanımlama sadece sizin bazı ithamlarınızı ve hakaretlerinizi tekrarlamaktan ve aynı sözleri duyduğunuzda ne hissettiğinizi vurgulamaktan öte değildir." ifadesini kullandı.
MHP, Danışma Kurulunda oy birliği sağlanamadığı için öğretmen performans değerlendirmesi taslağına ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesini Genel Kurula grup önerisi olarak getirdi.
MHP Ankara Milletvekili Zühal Topcu, eğitim sistemindeki aksaklıkların, en önemli sorunlardan biri olduğunu, öğretmenlerin performans değerlendirmesinin gündeme getirilmesinin tekrar gözden geçirilmesini istedi.
Topcu, performans sisteminin getirilmesindeki amacı sorarak, "Amaç öğretmenlerin performansını, motivasyonlarını artırmak mı yoksa öğretmenleri hırpalamak, hizaya getirmek mi? Performans artırmak isteniliyorsa ABD'yi yeniden keşfetmeye gerek yok, bunun birçok yolu var." ifadesini kullandı.
HDP Gaziantep Milletvekili Mahmut Toğrul, sınava yönelik bir eğitim politikası dayatıldığını, AK Parti'nin eğitim politikasında temel kıstasın piyasalaştırmak ve kadrolaşma olduğunu öne sürdü. Toğrul, AK Parti'nin, okulların ticarethaneye çevrilmesini istediğini savundu.
CHP Tokat Milletvekili Kadim Durmaz da bir öğretmen olarak, AK Parti'nin eğitim politikalarına "sıfır verdiğini", eğitimde skandalların bitmediğini ileri sürdü.
AK Parti Iğdır Milletvekili Nurettin Aras ise eğitim denilen sihirli kelimeye sarılmaları gerektiğini ancak bu şekilde sonuç alabileceklerini söyledi.
Aras, eğitimin en önemli bileşenlerden birinin öğretmenlik olduğunu dile getirerek, amaçlarının öğretmenleri hırpalamak değil onlardan en yüksek verimi alabilmek olduğunu vurguladı.
Tek kaynaklarının beşeri kaynakları olduğunu, bunu iyi kullanmaları gerektiğini dile getiren Aras, öğretmenlerin yüksek performansına ihtiyaçları olduğunu söyledi.
Analık görevinin kadına verildiğini ifade eden Aras, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Herkes bilmelidir ki kadın bir kuluçka robotu değildir. Çocuğu doğurduktan, emzirdikten sonra çocukla ilgisini kesmez. Gelecek nesillerin eğitimi anneye verilmiştir. Bu devrede çocuğun ruh sağlığı üzerindeki eğitim çok önemlidir. Kadın, çocuğun eğitimi üzerinde birinci derecede rol oynar. Kadının sefilliği, sefaleti sadece ona okuma yazma öğretmekle yabancı dil öğretmek gibi safsatalarla giderilemez. Kadının gerçek ilim, irfan, bilgi sahibi olmasıyla giderilir. Aynı şartlar erkekler için de geçerlidir. Yoksa günümüz Türkiyesi ve özellikle İslam ülkelerinde, İslam'ın görüşü olarak söylüyorum; erkeklere hürriyetlik hayat hakkı tanınmış, kadınların boynuna kölelik halkası geçirilmiş değildir. Kadın, anne, gelecek nesilleri eğitirken çocuğa sevgi ve şefkati öğretir."
Daha sonra yapılan oylamayla MHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
HDP, Danışma Kurulu toplanamadığı için yolsuzlukların araştırılmasına ilişkin önergesinin bugün görüşülmesini, grup önerisi olarak Genel Kurula getirdi.
AK Parti Grup Başkanvekili Muş, önergesinin gerekçesini açıklayan HDP İzmir Milletvekili Ertuğrul Kürkcü'ye sataşma gerekçesiyle yanıt verdi.
Türkiye'nin, daha önce ithal ettiği İHA'larını millileştirdiğini dile getiren Muş, Türkiye'nin, dünya standartlarında bir ürün üretmesinden bir milletvekilinin rahatsız olmaması gerektiğini ancak teröristlerin rahatsız olabileceğini söyledi.
Muş, Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı İlnur Çevik'in, "Afrin operasyonu ihaleler için yapıldı" şeklinde bir ifadesinin bulunmadığını, Çevik ile konuştuğunu belirterek, Kürkcü'den bu iddiasını ispatlamasını istedi.
Kürkcü'nün, İHA yapıp, TSK'ye tedarik eden bir firma bulunduğunu, o firmanın da Cumhurbaşkanı'nın damadının firması olduğuna yönelik sözlerine ise Muş, "Bayraktar, cumhurbaşkanımızın damadı olduğu için bunları vermiyor. 12 yıl önce bu çalışmalar birileri tarafından test edilip, TSK'ye verilmeye zaten başlanmış. 12 yıl önce ne Cumhurbaşkanımızın damadıydı ne de akrabalığı vardı. Cumhurbaşkanımızın damadı olduğu için değil bunları Türkiye'de üreten, bu kalitede üreten bu firma olduğu için TSK, bunların teslimatını, tedariğini sağlamaktadır." karşılığını verdi.
MHP İstanbul Milletvekili İsmail Faruk Aksu da yolsuzluğa karşı köklü, kalıcı önlemlerin alınması, yolsuzlukla mücadelede kamu menfaatinin kişisel menfaatlerden üstün olduğu anlayışının, toplumsal değer olarak benimsetilmesinin sağlanması gerektiğini söyledi.
Aksu, denetim sisteminin etkinleştirilmesi, yolsuzlukları önlemek ve ilgili kuruluşlar arasında eş güdümü sağlamak üzere, özerk yolsuzlukla mücadele kurulu kurulmasını, eğitimin her kademesinde dürüstlük, sorumluluk gibi erdemlerin kazandırılmasını önerdi.
AK Parti Bayburt Milletvekili Şahap Kavcıoğlu, asılsız ya da eksik bilgiyle Türkiye'nin genelinin yolsulukla suçlanamayacağını belirterek, "Hele daha yeni 28 belediyesine kayyum atanmış bir parti, bunu hiç yapamaz. Milletin güvenerek teslim ettiği 28 belediyenin 24'ünü PKK terör örgütüne, 4'ünü FETÖ'ye peşkeş çeken bu partinin belediyeleri değil mi? Bu milletin servetini, çeşitli usulsüzlüklerle terör örgütlerine, yandaşlarınıza aktaran sizler değil misiniz?" diye konuştu.
Daha sonra yapılan oylamada HDP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
CHP, İmar Kanunu'ndan doğan aksaklıkların belirlenmesi için verilen araştırma önergesinin bugün görüşülmesini, grup önerisi olarak Genel Kurula getirdi.
Hamzaçebi, İstanbul, İzmir, Kocaeli ve Eskişehir'in muhtelif mahallelerinin temsilcilerinden oluşan Mahalleler Birliğinin bugün TBMM'de parti gruplarını ziyaret ettiğini söyledi.
Birliğin, İmar Affı Kanunu'nun uygulama süresini uzatılmasını istediğini ifade eden Hamzaçebi, kanunun, Hazine arazileri başta olmak üzere, muhtelif kamu arazileri üzerinde sahibi olan idarelerin izni dışında, vatandaşların barınma ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yaptıkları binalara tapu vermek amacıyla getirildiğini anlattı.
Hamzaçebi, 1984'te çıkarılan bu kanunla kurulan teknik büroların düzenlediği raporlara göre, vatandaşların 400 metrekareyi geçmemek üzere kullandıkları, evlerini yaptıkları arazilerin tapu tahsis belgesi verildiğini anımsattı. Hamzaçebi, "Yani ileride kendilerine tapu verilecek. O zaman, vatandaşlar 2 bin lirayı ödediler. 34 yıldır bu vatandaşlarımızın çok önemli kısmı tapu bekliyor. Bir kısmı uygulamanın ilk yıllarında tapusunu aldı, kalanları 34 yıldır bu rüyanın gerçekleşmesini bekliyor." diye konuştu.
Daha önce uygulama süresinin uzatıldığını, 31 Mayıs 2018'de sürenin sona ereceğine dikkati çeken Hamzaçebi, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu süreyi uzatmalıyız ki on binlerce vatandaşımızın tapu tahsis belgesi hakları sona ermesin. İnanıyorum uzatacağız. Bu konuda kanun teklifim de var. Ancak süreyi uzatmak yetmiyor süreler çabuk geçiyor. Önemli olan kurumlara, belediyeye, milli emlaka süre vermek. Belli süre içinde bu kurumlar belli işlemleri yapmazsa, onlara müeyyide uygulamaktır.
Mahalleler Birliğinin gündeme getirdiği ve belki yüzbinlerce vatandaşımızı ilgilendiren bir başka konu daha var. 4706 sayılı kanun çerçevesinde vatandaşın gecekondu yaptığı Hazine arazilerinin tapularının kendilerine intikal etmesini sağlamak. Bu kanun iyi bir kanun. Belediyeler iyi uygularsa, Maliye Bakanlığı bu konuda süratli hareket ederse iyi sonuçlar alınıyor. Ancak halen bu sonuçların alınamadığı birçok mahalle var."
Hamzaçebi, hukuken orman, fiilen orman olmayan, orman özelliğini tamamen kaybetmiş çok eski yerleşim yerlerindeki tapu sorununun da çözülmesi gerektiğini vurguladı.
MHP Mersin Milletvekili Baki Şimşek de 2B arazileri, imar, tapu tahsis belgeleriyle ilgili neredeyse her kesimin bir tapu sorunu olduğuna dikkati çekti.
HDP İzmir Milletvekili Müslüm Doğan, gecekondu sorununun ülkenin en önemli sorunlarından biri olduğunu ifade etti.
AK Parti İstanbul Milletvekili Hulusi Şentürk, İmar Affı Yasası ve ilgili yasalardaki sürelerle ilgili olarak komisyonda bulunan DSİ tasarısına ek madde konulduğunu belirtti. Şentürk, süreyle ilgili mağduriyetlere izin verilmeyeceğini dile getirerek, hak sahibi olan ancak tapusunu alamayan onbinlerce kişi bulunduğunu vurguladı. Şentürk, bunun birçok nedenden kaynaklandığına işaret ederek, nedenlerden birinin davalar olduğunu söyledi.
Sit ve orman alanlarından kaynaklanan sorunların da bulunduğunun altını çizen Şentürk, "Bu sorunları çözerken de bir şehrin, bir mahallenin okul, park ve benzeri yol gibi ihtiyaçlarını da göz önüne almak zorundayız." dedi.
Şentürk, bu konuda süre hariç yasal sıkıntı olmadığını, süre konusunun da komisyon gündeminde olduğunu sözlerine ekledi.
CHP'nin grup önerisi Genel Kurulda yapılan oylama sonucunda kabul edilmedi.
AK Parti'nin, Genel Kurulun çalışma takvimine ilişkin grup önerisi görüşülerek kabul edildi.
Önerinin gerekçesi üzerine söz alan AK Parti Bilecik Milletvekili Halil Eldemir, Türkiye ile Afganistan Arasında Stratejik Ortaklık ve Dostluk Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı'nın gündemin birinci sırasına alındığını söyledi.
Eldemir, Türkiye ile Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı Arasında Savunma ile İlgili Gizlilik Dereceli Bilginin Korunması Konusunda Güvenlik Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı'nın gündemin üçüncü sırasına, Türkiye ile Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı Hükümeti Arasında Askeri İş Birliği Çerçeve Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı'nın ise dördüncü sırasına alınmasının öngörüldüğünü bildirdi.
Halil Eldemir ayrıca, Genel Kurulun bu ayki toplantı günlerinde çalışmalarını saat 24.00'e kadar devam ettirmesinin öngörüldüğünü de söyledi.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel de İzmir'de yaşamını yitiren bir Alevi yurttaşın yakınlarının, Bilali Habeşi Camisi'nden sela okunmasını ve cenazenin cemevinden kaldırılacağı duyurusunun yapılmasını istediklerini, bunun üzerine cami imamının sela okuyabileceklerini ancak cemevi duyurusu yapamayacaklarını söylediğini aktardı.
AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı ise Alevilerin de bu ülkenin birinci sınıf vatandaşları ve her türlü hakka sahip olduğunu belirterek, "Eğer birtakım problemler yaşanıyorsa bunları çözmek hepimizin boynunun borcudur." dedi.
Usule göre, cenazenin selasının kaldırıldığı camiden verildiğini aktaran Bostancı, ayrımcı bir yaklaşım gösterilmediğini kaydetti.
Bostancı, "Burada ayrı bir uygulama talep ediliyorsa, her türlü cenazenin camilerden bildirilmesi isteniyorsa biz de bu konuda Diyanet ile görüşürüz, bu talebi iletiriz." ifadesini kullandı.
AK Parti'nin grup önerisinin kabulünün ardından görüşülen CHP İzmir Milletvekili Özcan Purçu'nun, 8 Nisan'ın, Dünya Romanlar Günü olarak kabul edilmesine ilişkin kanun teklifinin doğrudan gündeme alınması önerisi ise kabul edilmedi.
Öte yandan Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, sözlü soruları yanıtlamadı.
TBMM Genel Kurulunda, Türkiye ile Afganistan Arasında Stratejik Ortaklık ve Dostluk Anlaşmasının Onaylanmasını Uygun Bulan Kanun Tasarısı'nın tümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel'in, görüşmelerin devam etmesi yönündeki önerge üzerinde yapılan üçüncü oylamada da karar yeter sayısı bulunamadı.
Bunun üzerine TBMM Başkanvekili Mithat Sancar, birleşimi yarın saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.
