2012-07-30 - 15:45
Oktay Vural: "PKK'nın etekleri altında siyaset yapanlara, etraflarına bakarak Kürdistan hayalleri kuranlara ve aynı zamanda bunları cesaretlendirenlere de bu milletin cevabı olacaktır. Savcılara sesleniyorum polisleri sıraya dizeceğinize, 'özerk Kürdistan ve Diyarbakır'ı başkent yapacağız' diyenler hakkında neden işlem yapmıyorsunuz?"
Suriye konusunda Türkiye'nin politikasının kendi menfaatleri dışında, başka mihrakların menfaatleri doğrultusunda geliştiğini savunan Vural şunları söyledi: "PKK, Barzani ve İsrail, Suriye'deki gelişmelerden faydalanıyor. Türkiye, dayatmalar karşısında kendisini hedefe aldı. İç savaşın başladığı, etnik, mezhepsel bölünmelerin yaşandığı Suriye, Türkiye'nin güvenliği açısından tehdittir."
Hükümetin Suriye konusunda kafasının karışık olduğunu öne süren Vural, aynı gün yapılan iki konuşmada Başbakan'ın Ulusal Kürt Konseyi kurulmasının yanlış olduğunu söylediğini, Dışişleri Bakanı Ahmet Davudoğlu'nun ise, "Kürt Ulusal Konseyi'yle görüşüyoruz" dediğini hatırlattı. Vural, "Dışişleri Bakanı kime hizmet etmektedir? Böyle rezalet olmaz, böyle devlet yönetilmez. Başbakan Türkiye 'butik devlet değildir' diyordu. Türkiye'yi çadır devletine dönüştürdünüz. Türkiye'ye verilen bir rol var ve Davudoğlu ve Başbakan bu rolü oynuyor" dedi.
Diyarbakır Belediye Başkanı Osman Baydemir'in "Türkiye'de, başkenti Diyarbakır olan özerk Kürdistan olacaktır" sözlerini 'zırva' olarak nitelendiren Vural, şöyle konuştu: "Sen kim oluyorsun? Haddini bil. Aklında, yüreğinde Kürdistan hayali kuranların akıbetlerini tarih yazmıştır. Başta Diyarbakırlılar, akıbeti çizer başına geçirir senin. PKK'nın etekleri altında siyaset yapanlara, etrafa bakarak Kürdistan hayalleri kuranlara, aynı zamanda bunları cesaretlendirenlere bu milletin cevabı olacaktır. Savcılara sesleniyorum, polisleri sıraya dizeceğinize, Diyarbakır'a başkent diyenlere neden işlem yapmıyorsunuz?"
Başbakan'ın 2004 yılında "Diyarbakır'ın BOP'un yıldızı olacağını söylediğini, bugün ise Baydemir'in 'Diyarbakır başkent olmalı' dediğini ifade eden Vural, "PKK'lı militanlar tarafından sorguya çekilen Belediye Başkanı nereden ilham aldı da bugünlere geldi? Bu oyunu bozmak namus borcudur" diye konuştu.
'Türk milleti' ifadesinin dışlanmak istendiğini, milleti etnik kimliklere ayırmanın demokrasinin gereği gibi sunulduğunu söyleyen Vural, "Hain proje CHP ve AKP'nin katkılarıyla hayata geçirilmek isteniyor" dedi. Vural sözlerini söyle sürdürdü: "AKP ve CHP'nin aynı eksende buluştuğunu esefle görüyorum. Yeni CHP ve AKP aynı dağın yeliymiş. Bu milletin adının 'Türk milleti' olmasından neden gocunuyorsunuz? Türk milleti ifadesini Anayasadan çıkarmak isteyenler, bu milleti tarihinden kültüründen koparmak isteyenlerdir. Yeni Anayasada yeni millet mi oluşturacaksınız? Yeni devlet mi kuracaksınız? Dil de bir bayraktır ve MHP bu zihniyetle mücadeleye devam edecektir" diye konuştu.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun söylemlerinin aynı olduğuna dikkat çeken Vural, "Başbakan, 'Türkiyelilik üst kimlik' diyor, Kılıçdaroğlu 'TC yurttaşlığı' diyor. Beyefendi, Kılıçdaroğlu, bu Cumhuriyeti kuran halka Türk milleti denir. Türklük etnik kimlik değildir. Sosyolojik, tarihi ve kültüreldir. Siyasetteki pusulanız Türk milleti olsun, bu bir siyaset meselesi değildir. Bunların babaları kim, kim yönlendiriyor bunları? Kim söyledi size bunları?" dedi.
Polislerin sıraya dizilerek sorguya çekilmelerini "Bu polislerin başına çuval geçirmektir. Süleymaniye'de askerin başına çuval geçirilmesi gibi" şeklinde değerlendiren Vural, hükümetin polislerin şeref ve onurlarını iade etmeleri gerektiğini belirtti. Vural, "Parti gücüyle hızlandırılmış yargıyla polislerin onuru ve şerefiyle oynanmıştır. Sadece BAAS rejimi kalıntısı olan yönetimlerde olacak bir olay yaşanmıştır. Vatandaşların bir sıkıntısı varsa hukuk çerçevesinde sorunlar çözülür ancak kimsenin polisin apoletlerini sökerek onu aşağılamaya hakkı yoktur. Ne büyük şanstır ki, İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün kantin ihalesi, AKP Gençlik Kolları Başkanı tarafından alınmıştır. Bu da ayrıca araştırılmalıdır" dedi.
Toplantı sonrası soruları cevaplayan Vural, Malatya'da yaşanan olaylara ilişkin şunları söyledi: "Bu kabul edilemez bir durumdur. Ancak biz daha önce endişelerimizi belirtmiştik. 'Ciddiye alın, geçiştirmeyin' demiştik. İşte MHP'nin bozmak istediği oyun tam da budur. Bu oyun, bu milleti etnik kimliklere, mezheplere ayırarak çatıştırmaya yönelik büyük bir tuzaktır. Uyanık olmalıyız. Bu olayların kısmi ve tepkisel kalmasını umut ediyorum."
Vural, yabancı bir haber ajansında yer alan "Suudi Arabistan ve Katar'la, Suriye'deki muhaliflerin silahlandırılması amacıyla Adana'da bir üs kurulduğu" iddialarını da gündeme getirdi. Konuyla ilgili soru önergesi hazırlayacağını belirten Vural, "Türkiye'nin Suriye'deki muhalifleri silahlandırdığı komuta ve kontrol amaçlı böyle bir üs kurulduğu doğru mudur? Burası yol geçen hanı değildir. Hükümetin bu konuda açıklama yapması gerekmektedir. Biz bu olayın arkasındaki ilişkileri de takip etmeye devam edeceğiz. Silahların Rus menşeli oldukları yazılmıştır. Bu işin arkasında daha önemli sorunlar da vardır. Bu konuyu zamanı geldiğinde açıklayacağım. Türkiye'nin Suriye politikası kime hizmet ediyor?" dedi. (15:45)
Hükümetin Suriye konusunda kafasının karışık olduğunu öne süren Vural, aynı gün yapılan iki konuşmada Başbakan'ın Ulusal Kürt Konseyi kurulmasının yanlış olduğunu söylediğini, Dışişleri Bakanı Ahmet Davudoğlu'nun ise, "Kürt Ulusal Konseyi'yle görüşüyoruz" dediğini hatırlattı. Vural, "Dışişleri Bakanı kime hizmet etmektedir? Böyle rezalet olmaz, böyle devlet yönetilmez. Başbakan Türkiye 'butik devlet değildir' diyordu. Türkiye'yi çadır devletine dönüştürdünüz. Türkiye'ye verilen bir rol var ve Davudoğlu ve Başbakan bu rolü oynuyor" dedi.
Diyarbakır Belediye Başkanı Osman Baydemir'in "Türkiye'de, başkenti Diyarbakır olan özerk Kürdistan olacaktır" sözlerini 'zırva' olarak nitelendiren Vural, şöyle konuştu: "Sen kim oluyorsun? Haddini bil. Aklında, yüreğinde Kürdistan hayali kuranların akıbetlerini tarih yazmıştır. Başta Diyarbakırlılar, akıbeti çizer başına geçirir senin. PKK'nın etekleri altında siyaset yapanlara, etrafa bakarak Kürdistan hayalleri kuranlara, aynı zamanda bunları cesaretlendirenlere bu milletin cevabı olacaktır. Savcılara sesleniyorum, polisleri sıraya dizeceğinize, Diyarbakır'a başkent diyenlere neden işlem yapmıyorsunuz?"
Başbakan'ın 2004 yılında "Diyarbakır'ın BOP'un yıldızı olacağını söylediğini, bugün ise Baydemir'in 'Diyarbakır başkent olmalı' dediğini ifade eden Vural, "PKK'lı militanlar tarafından sorguya çekilen Belediye Başkanı nereden ilham aldı da bugünlere geldi? Bu oyunu bozmak namus borcudur" diye konuştu.
'Türk milleti' ifadesinin dışlanmak istendiğini, milleti etnik kimliklere ayırmanın demokrasinin gereği gibi sunulduğunu söyleyen Vural, "Hain proje CHP ve AKP'nin katkılarıyla hayata geçirilmek isteniyor" dedi. Vural sözlerini söyle sürdürdü: "AKP ve CHP'nin aynı eksende buluştuğunu esefle görüyorum. Yeni CHP ve AKP aynı dağın yeliymiş. Bu milletin adının 'Türk milleti' olmasından neden gocunuyorsunuz? Türk milleti ifadesini Anayasadan çıkarmak isteyenler, bu milleti tarihinden kültüründen koparmak isteyenlerdir. Yeni Anayasada yeni millet mi oluşturacaksınız? Yeni devlet mi kuracaksınız? Dil de bir bayraktır ve MHP bu zihniyetle mücadeleye devam edecektir" diye konuştu.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun söylemlerinin aynı olduğuna dikkat çeken Vural, "Başbakan, 'Türkiyelilik üst kimlik' diyor, Kılıçdaroğlu 'TC yurttaşlığı' diyor. Beyefendi, Kılıçdaroğlu, bu Cumhuriyeti kuran halka Türk milleti denir. Türklük etnik kimlik değildir. Sosyolojik, tarihi ve kültüreldir. Siyasetteki pusulanız Türk milleti olsun, bu bir siyaset meselesi değildir. Bunların babaları kim, kim yönlendiriyor bunları? Kim söyledi size bunları?" dedi.
Polislerin sıraya dizilerek sorguya çekilmelerini "Bu polislerin başına çuval geçirmektir. Süleymaniye'de askerin başına çuval geçirilmesi gibi" şeklinde değerlendiren Vural, hükümetin polislerin şeref ve onurlarını iade etmeleri gerektiğini belirtti. Vural, "Parti gücüyle hızlandırılmış yargıyla polislerin onuru ve şerefiyle oynanmıştır. Sadece BAAS rejimi kalıntısı olan yönetimlerde olacak bir olay yaşanmıştır. Vatandaşların bir sıkıntısı varsa hukuk çerçevesinde sorunlar çözülür ancak kimsenin polisin apoletlerini sökerek onu aşağılamaya hakkı yoktur. Ne büyük şanstır ki, İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün kantin ihalesi, AKP Gençlik Kolları Başkanı tarafından alınmıştır. Bu da ayrıca araştırılmalıdır" dedi.
Toplantı sonrası soruları cevaplayan Vural, Malatya'da yaşanan olaylara ilişkin şunları söyledi: "Bu kabul edilemez bir durumdur. Ancak biz daha önce endişelerimizi belirtmiştik. 'Ciddiye alın, geçiştirmeyin' demiştik. İşte MHP'nin bozmak istediği oyun tam da budur. Bu oyun, bu milleti etnik kimliklere, mezheplere ayırarak çatıştırmaya yönelik büyük bir tuzaktır. Uyanık olmalıyız. Bu olayların kısmi ve tepkisel kalmasını umut ediyorum."
Vural, yabancı bir haber ajansında yer alan "Suudi Arabistan ve Katar'la, Suriye'deki muhaliflerin silahlandırılması amacıyla Adana'da bir üs kurulduğu" iddialarını da gündeme getirdi. Konuyla ilgili soru önergesi hazırlayacağını belirten Vural, "Türkiye'nin Suriye'deki muhalifleri silahlandırdığı komuta ve kontrol amaçlı böyle bir üs kurulduğu doğru mudur? Burası yol geçen hanı değildir. Hükümetin bu konuda açıklama yapması gerekmektedir. Biz bu olayın arkasındaki ilişkileri de takip etmeye devam edeceğiz. Silahların Rus menşeli oldukları yazılmıştır. Bu işin arkasında daha önemli sorunlar da vardır. Bu konuyu zamanı geldiğinde açıklayacağım. Türkiye'nin Suriye politikası kime hizmet ediyor?" dedi. (15:45)
