2011-09-28 - 13:08
CHP'Lİ AYGÜN'ÜN BASIN TOPLANTISI?
CHP Ankara Milletvekili Sinan Aygün, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında 5941 Sayılı Çek Kanunu'nda değişiklik yapılmasına yönelik teklifini TBMM Başkanlığına verdiğini söyledi.

CHP Ankara Milletvekili Sinan Aygün, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında 5941 Sayılı Çek Kanunu'nda değişiklik yapılmasına yönelik teklifini TBMM Başkanlığına verdiğini söyledi.

CHP Ankara Milletvekili Sinan Aygün, karşılıksız çek düzenleyenlere adli para ve hapis cezasının kaldırılmasını, sadece "çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı"nın uygulanmasını önerdi. Aygün'ün teklifi yasalaşırsa karşılıksız çek yüzünden hapiste bulunan binlerce vatandaş kurtulacak, yerel mahkemeler ve Yargıtay'ın iş yükü önemli ölçüde azalacak..

Teklifin gerekçesinde, karşılıksız çek keşide etme fiilinin, 1929-1985 döneminde "dolandırıcılık" suçu kapsamında değerlendirildiğine,1985-2003 döneminde hapis cezasını gerektiren bağımsız bir suç olarak kabul edildiğine, 2003 yılından itibaren de adlî para cezasını gerektiren bir suç olarak düzenlendiğine dikkat çekildi.

CHP'li Aygün sözlerinde şunları kaydetti:

"Karşılıksız çek keşide etme fiili, 17/01/1929 - 02/04/1985 döneminde " dolandırıcılık" suçu kapsamında değerlendirilmiş, 03/04/1985 - 07/03/2003 döneminde hapis cezasını gerektiren bağımsız bir suç olarak kabul edilmiş ve 08/03/2003 tarihinden itibaren adli para cezasını gerektiren bir suç olarak düzenlenmiştir. Bu tarihsel süreç içinde çekin kayıt dışı ekonomide, karaparanın aklanmasında ve terörün finansmanında kullanılması önlenememiştir. Son yıllarda karşılıksız çek keşide etme suçu ile ilgili dava sayısı inanılmaz bir artış göstermiş, dosya yoğunluğu nedeniyle mahkemeler işleyemez duruma gelmiştir. İş yoğunluğu bulunan bazı illerde karşılıksız çek suçlarına bakan ilk derece ceza mahkemelerinin sayısı artırılmıştır. Yine temyiz mercii Yargıtay'da karşılıksız çek davaları 10. Ceza Dairesi, 14. Ceza Dairesi ve 15. Ceza Dairesi olmak üzere halen 4 daire tarafından incelenmektedir. Ancak Mahkeme sayısının artırılması gibi yargılama süresini kısaltmayı amaçlayan bu türden önlemler tümüyle geçici bir nitelik taşıdığından kronikleşmiş karşılıksız çek sorununa hiçbir çözüm vaadetmemektedir.

Çek davalarına bakan Yargıtay 10. Ceza Dairesi Başkanı Mahmut Gül 2010 yılında yaptığı açıklamada; Yerel mahkemelerdeki çek dosyası sayısının 1.480.000 civarında olduğunu,

50.000 çek dosyasının 10. Ceza Dairesinde karara bağlanmak üzere beklediğini,

110.000 dosyanın ise Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında incelenmekte olduğunu,

Yılda azami 25.000 davayı sonuçlandırabildiklerini,

Yerel mahkemelerin kararı bozulduğunda, yeni karar verilmesi ve tekrar temyiz edileceği düşünüldüğünde mağduriyetler olacağını ve kararların zaman aşımına uğrayacağını ifade etmiştir.

Bunun üzerine davaların Yargıtay'da ki temyizde zaman aşımına uğramalarının engellenmesi için yeni bir modele geçilmiş olup, yeni daireler kurulmuş ve çek dosyalarına 4 dairenin bakması uygulamasına geçilmiştir. Ancak artan davalar nedeniyle zaman içinde bunun da sorunu çözemeyeceği anlaşılmaktadır.

Türkiye'de ve dünyada yaşanan yaşanan ekonomik krizler sonucunda karşılıksız çek yüzünden mahkûmiyet alanların sayısı her geçen gün artırıyor. Sorunu çözmek için etkili düzenlemeler yapılması gerekiyor. Geçici, etkisiz ve uygulanması mümkün olmayan düzenlemeler sorunu iyice içinden çıkılamaz hale getirmekten başka bir işe yaramıyor. Karşılıksız çek düzenlemenin sonucunun hapis cezası olması, aslında, ceza hukukunda çağdışı kalmış bulunan "borç için borçlunun cezalandırılması" sisteminin benzeridir. Cezanın amaca uygun olması, bir ilaç gibi yerinde ve dozunda kullanılması gerektiği gibi, doğru ve adil olması da hukuk devletinin olmazsa olmaz bir şartıdır."

CHP Ankara Milletvekili Aygün'ün teklifi yasalaşırsa, karşılıksız çek düzenleme fiili suç olmaktan çıkacak. Karşılıksız çek düzenleyen, adına karşılıksız çek düzenlenen ve yasal süresi içinde ibraz edilen çekin karşılığını banka hesabında bulundurmayanlar hakkında, hamilin şikayeti ve Cumhuriyet Savcısı'nın talebi üzerine Sulh Ceza Hakimi tarafından, her bir çekle ilgili olarak "çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı" kararı verilecek. Karşılıksız çek kullanmak suretiyle,kasıtlı olarak dolandırıcılık ve sahtecilik suçu işleyenler hakkında ise,TCK hükümleri uyarınca işlem yapılabilecek.

CHP' li Aygün, teklifinde bankaların karşılıksız çıkan çek için sorumlu oldukları tutarın ise bin TL'ye çıkarılmasını önerdi. Bankalar, çek tutarı bin liranın üzerindeyse bin liralık kısmını, bin liranın altındaysa da tamamını çek hamiline ödeyecek. Bu tutar, Merkez Bankası tarafından enflasyon oranı dikkate alınarak her yıl Ocak ayında yeniden belirlenecek. Bankalar halen karşılıksız çıkan her bir çek yaprağı için 655 liraya kadar ödeme yapmak zorunda bulunuyor.

CHP'li Aygün, bankaların sorumlu oldukları tutarın artırılmasının, çekle ödemelere olan güveni artıracağını, bankaları çek hesabı açarken daha dikkatli davranmaya ve müşterisinden yeteri kadar teminat istemeye yönelteceğini savundu.

Yasanın bugünkü hali nedeniyle çok daha önemli ve öncelikli sorumlulukları bulunan yargı sisteminin zamanının büyük bölümümü karşılıksız çeklere ayırmak zorunda bıraktığını ifade etti. Aygün, "birçok Cumhuriyet Savcısı ve Hâkimin zamanını karşılıksız çekle ilgili dosyalara ayırmak zorunda kalması kabul edilemez" dedi. (13:08)