2011-12-14 - 12:25
MHP'Lİ YENİÇERİ'NİN BASIN TOPLANTISI?
MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, İktidarın uyguladığı reel politik ve jeopolitik gerçeklikten uzak "komşularla sıfır sorun" dış politikasının, bugün komşularla çok yönlü sorunlara dönüştüğünü söyledi.
MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, İktidarın uyguladığı reel politik ve jeopolitik gerçeklikten uzak "komşularla sıfır sorun" dış politikasının, bugün komşularla çok yönlü sorunlara dönüştüğünü söyledi.

Yeniçeri, ABD'nin NATO örtüsü adı altında Malatya'nın Kürecik ilçesine yerleştirdiği füze kalkanın Türkiye'yi hem İran'ın hem de Rusya'nın hedefi haline getirdiğini belirtti. Yeniçeri," İran'a yönelik bir ABD ya da İsrail saldırısına İran, açıkça Küreciği vurarak karşılık vereceğini söylüyor. "dedi.

Türkiye'nin soğuk savaş sırasında bile bu kadar somut bir tehdit ile karşı karşıya gelmediğini ifade eden Yeniçeri" Şu anda Rusya, Suriye ve İran füze sistemleri hedef olarak Küreciğe odaklanmış durumdadır. Türkiye, iktidarın basiretsizliği ve stratejik körlüğü yüzünden bölgede başkalarının oyununu oynayan bir aracı konumuna düşürülmüştür." diye konuştu.

Yeniçeri, sözlerine şöyle devam etti:

"Suriye'yi "Türkiye'nin iç işi" (kendi sorunu) olarak gören bir siyaset ahlaki temelden yoksundur. Türkiye, bölgeye ABD adına demokrasi ya da insan hakları ihraç etmek gibi bir hevese kendini kaptırmış durumdadır. Suriye ile yıllar sonra kurulabilen iyi ilişkiler, Türkiye'nin ABD'nin sözcülüğüne soyunması sonrası daha da kötüleşmiştir. Arap Birliği'nin krallıkla, şeyhlikle, emirlikle yönetilen ülkeleri Suriye'ye demokrasi ve insan hakları gelmesi için talepte bulunuyor.

Obama Yönetimi, İslam ülkeleri arasında "medeniyet içi çatışma" çıkarmaya kararlı olduğu görülüyor. Obama, müttefiklerini kullanarak bölgeyi ABD/İsrail çıkarları doğrultusunda dizayn etmeye çalışıyor. AKP iktidarı bu bağlamda bölgede küçük Amerika rolü üstlenmiş durumdadır. Durum tehlikeli ve vahimdir.

İş işten geçmeden henüz zaman varken iktidarı, dış işlerini ve bütün yetkilileri Türkiye'yi taraf olmadığı çatışmaların hedefi yapacak adımları atmaktan kaçınmaya çağırıyorum. Suriye ve İran gibi ülkeler Türkiye'nin kültürel ve coğrafi uzantısı olan ülkelerdir. Rejimleri bahane edilerek bu ülkelerdeki Müslümanların demokrasi kılıfı altındaki haçlı saldırılarına uğramalarına Türkiye alet olmamalıdır."

Yeniçeri, Kâbe'yi genişletme projesi çerçevesinde, Suudi Arabistan Krallığı'nın Kâbe'nin etrafını çeviren tarihi Osmanlı revaklarını yıkma hazırlıklarını yaptığını söyledi.

Tarihi, sanat ve estetik değeri yüksek olan Osmanlı mimarisinin karakteristik özelliklerini taşıyan bu revakların yıkımı Suudi yetkililerin topraklarından Osmanlı izlerini tümüyle silme anlamına geldiğini ifade eden Yeniçeri, "Suudiler on yıl önce Türk askerlerinin kullandığı Ecyad Kalesi'ni yıkarak, yerine otel yapmışlardı. Şimdi de hedefte Osmanlı revakları var.
Dahası da Türkiye'de konuya meşruiyet kazandırmak için Osmanlı revakları yıkılırsa bunları Konya'ya taşınmasına yönelik, bazı öneriler ortaya atılmıştı." diye konuştu.

Yeniçeri, sözlerini şöyle sürdürdü:

"İşin üzücü yanı da konuyla ilgili olarak 11.11.2011 tarihinde Dışişleri Bakanına verdiğimiz soru önergesine şu ana kadar cevap gelmemiş olmasıdır. Revaklar yıkılmaya başlandıktan ya da yıkıldıktan sonra verilecek bir cevabın ne anlama geleceği ortadadır.

Revakların yıkılmasıyla ilgili olarak hükümetin ne tür bir tavır içinde olduğu da şu ana kadar kamuoyuna açıklanmış değildir. Hükümetin revakların yıkılmaması için kesin tavır alıp açıklaması gerekiyor. Hükümetin böyle bir tavır alıp açıklaması durumunda Suudilerin yıkım programlarını gözden geçirmeleri söz konusu olacaktır. Hükümet zamanında kararlılık göstermezse, doğrudan doğruya yıkıma sessiz kalarak yardımcı olmuş olacaktır. Bu nedenle yetkilileri derhal harekete geçmeye çağırıyorum. Aksi takdirde Kâbe'deki Osmanlı revaklarının yıkımından tamamıyla AKP iktidarı sorumlu olacaktır."

Yeniçeri, açıklamasının ardından gazetecilerin sorularını cevapladı.

Bir gazetecinin, ''13 sayısı sizce uğursuz mu?'' sorusu üzerine Yeniçeri, ''Benim rakamların uğuru ya da uğursuzluğuyla ilgili bir düşüncem yok. Sadece farklı kültürlere ait olan bir uygulamaya neden bizim iştirak ettiğimiz sordum'' dedi. Yeniçeri, ''Başkalarının zihniyeti bizi bağlamaz. Peygamber Efendimizin ve İstanbul'un fethinin tarihlerinin rakamları toplamı '13'. Bu sayı neden bizim için uğursuz olsun- Çok güzel olayları işaret ediyor. Bize, doğuluyuz, 'batılı' diyorlar, Müslümanız, 'Hristiyan' diyorlar. Başkalarının zihniyeti bizi ilgilendirmiyor'' şeklinde konuştu.

Yeniçeri, ''şike cezalarında indirim'' öngören kanununa ilişkin bir soruya da ''Şike ile adam öldürmenin eşdeğer tutulmasına anlam veremiyorum. Hakimler konuyu, 'Bekçi Murtaza tipi' bir değerlendirme ile ele alıyor. Yeni kanunda ceza ile suç daha orantılı ele alınıyor'' yanıtını verdi.

Bir başka gazetecinin, ''Boşanan kadınlar artık çocuklarına kendi soyadlarını da verebilecekler. Nasıl değerlendiriyorsunuz'' sorusu üzerine Yeniçeri, kadına yönelik her türlü pozitif yaklaşımın arkasında olacaklarını söyledi. Türkiye'de kadına yönelik şiddetin yolunun henüz gerektiği kadar kapatılamadığından yakınan Yeniçeri, ''Kadına yönelik şiddeti yasalarla engelleyemezsiniz. Bir de bu şiddete yol açan baba yasalar var. Onların önüne geçilsin'' cevabını verdi. (12.25)