2016-10-26 - 16:27
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplandı. Vergi dilimi nedeniyle ücretleri bin 300 TL'nin altına düşen asgari ücretliler için aradaki farkı telafi etmeyi öngören Gelir Vergisi Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplandı.

Genel Kurul'da, ifade ve basın özgürlüğüne ilişkin gündem dışı söz alan CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, "Eğer bir mahkeme, bir savcı, 17-25 Aralık'ta ülkenin nasıl soyulduğunun belgesini darbe olarak nitelendiriyorsa bu ülkede yargı siyasallaşmıştır. Yargı, siyasi iktidarın egemenliğine girmiştir." iddiasında bulundu. Tanal, hükümeti eleştiren gazetecilerin, cezaevinde olduğunu savundu.

Sataşma olduğu gerekçesiyle söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, Türkiye Cumhuriyeti'nin bir hukuk devleti olduğunu ve yargı kararlarının herkesi bağlayıcı olduğunu hatırlattı. 17-25 Aralık'la alakalı verilen komisyon ve mahkeme kararlarının ortada olduğunu dile getiren Muş, Tanal'ın iktidarı asılsız, aslı astarı olmayan şeylerle suçlamaya hakkının olmadığını belirtti.

Muş, "17-25 Aralık bal gibi hukuk yoluyla bir darbe girişimidir. Bugün TV Genel Yayın Yönetmeni Tarık Toros, biliyorsunuz yargı buraya bir atama yaptı. Kendisi o zaman diyor ki, 'Başta Mahmut Tanal odaya yanıma geldi. Engel olamadığını söyleyip hüngür hüngür ağladı. Bu çok değerliydi.' Kim için yapıyor bunu? FETÖ'nün kanalı için. Mahmut Tanal budur. Pazartesi günü de bir hakimin odasına girip, 'bu karar böyle mi, şöyle mi olur' demek sizin haddinize değildir. Siz milletvekilisiniz, işine bakın" ifadesini kullandı.

Sataşma olduğu gerekçesiyle yeniden söz alan Tanal'ın AK Parti milletvekillerine ilişkin bazı fotoğrafları göstermesi üzerine, AK Parti milletvekilleri, Tanal'a tepki gösterdi. Tanal, "Özkaya en çok bağırıyor. Senin kardeşin HSYK üyesi değil mi? Üyesi. Senin ve kardeşinin kefil olduğu savcı ve hakimlerin hepsi tutuklu değil mi şu an." dedi.

AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Ali Özkaya, "Benim ağabeyim HSYK üyesi doğru. Ben, Ankara'da şerefle 25 yıl avukatlık yaptım. Bir tek hakim 'Ali Özkaya bana geldi, şunu dedi' diyemez. Hiçbir zaman FETÖ'nün yanında bulunmadım, hayatımın her döneminde FETÖ bir terör örgütüdür dedim. Hakimlere baskıyı, FETÖ'nün avukatlığını bırak. Sen CHP'nin milletvekili misin, FETÖ'nün milletvekili misin?" görüşüne yer verdi.

HDP Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş, gözaltılar ve tutuklamalara ilişkin gündem dışı yaptığı konuşmada, Türkiye'nin artık bir hukuk devleti olmadığını ileri sürdü. Beştaş, "Diyarbakır bizim göz bebeğimizdir. Kesintisiz darbe sürecine karşılık kesintisiz direniş süreci bugünden itibaren başlamıştır." diye konuştu.

Beştaş, yanında getirdiği kelepçeyi, Bakanlar Kurulu sırasında bulunan Başbakanın koltuğunun önündeki masaya bıraktı.

Beştaş'ın konuşması devam ederken AK Parti Isparta Milletvekili Sait Yüce ise ayağa kalkarak Beştaş'ın bıraktığı kelepçeyi alıp, HDP sıralarının üzerine bıraktı. Beştaş, konuşmasının ardından yanında getirdiği ikinci kelepçeyi ise kürsüye bıraktı.

AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş'un tepki göstermesi üzerine salonda bulunan kavas, kelepçeyi alarak Beştaş'a verdi.

Yeniden söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, hukukun herkes için geçerliği olduğunu, bir kişiyle ilgili iddialar varsa savcılığın bununla ilgili gerekli adımları atacağını ve vereceği kararın herkesi bağlayacağını bildirdi. Muş, "Burada kelepçelerle şov yapmak sizin haddiniz değildir. Bir hukuk var. Ortada bir süreç işliyor, hemen mesele siyasallaştırılmaya çalışılıyor. Buradan farklı bir olay ortaya çıkarılmaya çalışılıyor ki bu yargı sürecini tamamen etkilemek demektir." dedi.

Yayınlanan bildirilerle halkın tehdit edildiğini belirten Muş, "Çekin elinizi vatandaşın yakasından. İnsanları tehdit etmeyin. İnsanları korkutarak bir yere gidemezsiniz. Hukuk bu yaptıklarınızın da hesabını da soracaktır." ifadesini kullandı.

AK Parti Mersin Milletvekili Yılmaz Tezcan, "26 Ekim Dünya Hasta Hakları Günü" nedeniyle gündem dışı yaptığı konuşmada, AK Parti hükümetleri olarak halkın sağlık hizmetlerinden en iyi şekilde yararlanmasına önem verdiklerini söyledi. Sağlık alanında yaşanan gelişmeleri anlatan Tezcan, sağlıkta adeta sessiz ve teknolojik devrim yaptıklarını kaydetti.

Yerinden söz alan MHP Grup Başkanvekili Erhan Usta, işsizlik oranının arttığını ve bunun çok ciddi bir sinyal olduğunu söyledi.

HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Gültan Kışanak ve DBP'li Meclis Üyesi Fırat Anlı'nın "düşman hukuku kapsamında gözaltına alındığını" savundu.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, AK Parti'nin iktidara geldiğinde hastalardan bir çeşit katılım payı alındığını, bugün ise 14 çeşit katılım payı alındığını dile getirdi.

AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, Gültan Kışnak ile alakalı açıklamalar yapıldığını belirterek, savcılığın açıklamalarının ortada olduğunu vurguladı. Kışanak'ın gözaltına alınmasına ilişkin savcılığın yaptığı açıklamayı okuyan Muş, iddiaların ortada olduğunu belirtti.

Hukuk karşısında herkesin eşit olduğunu dile getiren Muş, şöyle devam etti:

"Yargı bir kişinin mesleğine, konumuna, statüsüne bakarak ona ayrıcalık tanımaz, tanıyamaz. Bir kişinin belediye başkanı olması onu suçtan muaf duruma getiremez. Hukukun temel ilkesidir. Eğer suç varsa ceza da vardır. Kimseyi peşin suçlu kabul etmiyoruz ama herkesi hukuka saygılı olmaya davet ediyoruz. Kimse baskıyla, tehditle yargı makamlarını etkilemeye çalışmamalıdır."

Muş, HDP'lilerin çağrılarının maksatlı olduğunu vurgulayarak, birilerini yargıdan kaçırmak için yapılan çağrıların nafile olduğuna değindi.

"Demokratik bir hukuk devletinde, terör örgütüne üye olma özgürlüğü diye bir özgürlük olamaz. Şiddeti ve terör övme, meşrulaştırma, teşvik etmek gibi bir hürriyet yoktur." diyen Muş, yapılan uygulamanın hukuki bir uygulama olduğunu belirtti. Muş, kimsenin, "sonuçlarına katlanırlar" diye kendilerini, devleti ve ülkeyi tehdit etmeye kalkmamasını istedi.

TBMM Genel Kurulunda, vergi dilimi nedeniyle Ekim, Kasım ve Aralık aylarında ücretleri bin 300 TL'nin altına düşen asgari ücretliler için aradaki farkı telafi etmeyi öngören Gelir Vergisi Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin tümü üzerindeki görüşmeler sürüyor.

Teklifin tümü üzerinde CHP Grubu adına söz alan İzmir Milletvekili Musa Çam, asgari ücretle geçinen insanların kaderlerini seçim bildirgelerine ya da siyasi partilerin kaderlerine terk edilmemesi gerektiğini belirtti.

Bunun kalıcı bir şekilde çözüme kavuşturulmasını isteyen Çam, "Asgari ücret, işçinin ailesiyle birlikte tüm zorunlu ihtiyaçlarını karşılayacak biçimde, insan onuruna yakışan bir düzeyde tespit edilmelidir. Asgari ücret, gelir dağılımını düzenleyici yönde belirlenmeli ve ekonomik büyümeden mutlaka pay almalıdır." dedi.

TÜFE sepetinin emek örgütlerinin katılımıyla belirlenmesi ve denetlenmesi gerektiğini anlatan Çam, asgari ücretle çalışanlar için elektrik, su, doğalgaz kullanımının asgari ihtiyaç sınırına kadar ücretsiz olmasını istedi.

Çam, "Sabah 06.00-09.00 ile akşam 18.00-21.00 saatleri arası ulaşım parasız olmalıdır. Eğitimde hiçbir ad altında para alınmamalı, eğitim parasız olmalıdır. Sağlık parasız olmalıdır. Asgari ücretlilerden vergi alınmamalıdır." diye konuştu.

Vatandaşların kahvehanelerde kendilerine "Vekil, siz işinizi bilirsiniz, promosyonu kaptınız, işi biliyorsunuz" dediğini aktaran çam, 11 milyon 800 bin emeklinin "Bizim promosyonumuz ne olacak?" diye sorduğunu kaydetti.

MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, çalışanlar üzerinde ağır vergi yükü bulunduğunu, vergi kesintileri nedeniyle çalışanların eline geçen ücretin yıl içinde giderek gerilediğini belirtti.

"Sabit gelirli" olarak tanımlanan çalışanların vergi politikaları nedeniyle "Azalan gelirli" haline geldiğini öne süren Kalaycı, "Görüyorsunuz, asgari ücretlinin bile vergi dolayısıyla yıl içinde ücreti azalmaktadır. Bu durum, vergideki adaletsiz yapıyı açık bir biçimde ortaya koymaktadır. Çalışanların vergi yükü mutlaka hafifletilmelidir." ifadelerini kullandı.

Kalaycı, asgari ücret üzerinden yapılan vergi, sigorta, fon gibi kesintiler çalışanların net ücretini azaltırken, işverenlerin de maliyetini artırıp, kayıt dışı istihdama zemin hazırladığını aktardı.

Kalaycı, emeklilikte yaşa takılanların sorunlarının da çözülmesini, hiç olmazsa sağlık olanaklarından yararlanmaları gerektiğini vurguladı.

Maliye Bakanı Naci Ağbal, TBMM Genel Kurulu'nda, Gelir Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin tümü üzerinde Hükümet adına söz aldı.

Konuşmasına teklife destek veren bütün gruplara teşekkür ederek başlayan Ağbal, yaklaşık 7 milyon vatandaşı ilgilendiren önemli bir yasal düzenlemeyi hep birlikte yaptıklarını söyledi.

AK Parti hükümeti döneminde asgari ücretliler de dahil olmak üzere gerek çalışanların, gerekse emeklilerin her zaman için özel olarak destek gördüğünü vurgulayan Ağbal, hiçbir zaman için çalışanların enflasyona ezdirilmediğini ve refahlarının sürekli olarak arttırıldığını kaydetti.

1 Kasım 2015 Kasım Milletvekili Genel Seçimi'nde, asgari ücretin bin 300 lira olması taahhütlerini gerçekleştirdiklerini anımsatan Ağbal, şöyle devam etti:

"Hepimiz tabii, bin 300 lirayı konuşuyoruz. Ancak şunu da bilelim ki asgari ücret tutarı, asgari geçim indirimine bağlı olarak değişmektedir. Bugün bekar çalışan, asgari ücret geliri elde eden bir kişinin ücret geliri bin 300 liradır. Ama evli, üç çocuklu bir asgari ücretlinin eline geçen rakam da bin 384 liradır.

Dolayısıyla burada, 2016 yılında hükümet olarak yapmış olduğumuz bu önemli artışı yıl sonuna kadar korumak amacıyla bir çalışma yaptık. Maliye Bakanlığı ve Çalışma Bakanlığı olarak birlikte, 'Asgari ücretle çalışan vatandaşlarımızın eline geçen net ücret tutarının bin 300 liranın altına düşmemesi için ne yapabiliriz' diye bir gayretimiz oldu."

Asgari geçim indirimi tutarlarının son üç ayda artırılması suretiyle bu meselenin çözümlenebileceğini gördüklerini dile getiren Ağbal, kişinin evli ve çocuk sahibi olmasına bağlı olarak asgari ücret tutarının değiştiğini ifade etti.

Ağbal, ocak-eylül aylarında 9 ay boyunca net bin 300 lira alan bir bekar asgari ücretli veya evli, eşi çalışan bir asgari ücretlinin ekim ayından itibaren aylığının bin 231 liraya düştüğünü, dolayısıyla ekim, kasım ve aralık aylarında ücretlinin gelirinde yaklaşık 69 lira civarında bir azalmanın meydana geldiğini hatırlattı.

Ağbal, bazen kişinin maaşının bin 249 liraya, bazen ise bin 279 liraya düşebildiğini belirterek, "Yapmış olduğumuz hazırlıkta eğer kişinin geliri ekim ayından itibaren herhangi bir şekilde bin 300 liranın altına düşerse, düşen kısım kadarlık ilave asgari geçim indirimi uygulamasını getirmiş olduk. Böylelikle yılın başında Hükümet olarak söylediğimiz hususu yılın sonuna kadar gerçekleştirmiş oluyoruz. Yani, hiçbir asgari ücretlimiz, 2016 yılı içerisinde bin 300 liranın daha altında bir ücret elde etmemiş oluyor, üzerinde kalıyor." diye konuştu.

Asgari geçim indirimini bir yöntem olarak kullandıklarını ve bu yolla sorunu çözmüş olduklarını dile getiren Ağbal, yaklaşık 7 milyon vatandaşın bu düzenlemeden yararlandığını ve yaklaşık 1 milyar liralık vergiden vazgeçmiş olduklarını söyledi.

Asgari geçim indirimi uygulamasının, AK Parti hükümetleri döneminde başladığını ve bunun neticesinde asgari ücret üzerindeki vergi yükünde önemli indirimlere gidildiğini vurgulayan Ağbal, şunları kaydetti:

"Normalde gelir vergisi tarifemizde, en düşük gelir vergisi oranı yüzde 15'tir. Kişi ne kadar vergi ödüyor gelirine göre diye baktığımızda, AK Parti hükümetleri döneminde gerçekten asgari ücretlilerimizin vergi yükünde önemli indirimlere gidilmiştir. Bugün, asgari ücret elde eden bekar bir çalışanımızın, 2016 yılında ödediği vergi, gelirine göre yüzde 5,2. Yani, nominal vergi oranı yüzde 15 olmasına rağmen, yapmış olduğumuz asgari geçim indirimi mahsubu neticesinde ödemiş olduğu efektif vergi oranı yüzde 5,2. Evli bir asgari ücretlide bu oran daha da düşüyor. Yüzde, 3,8'e düşüyor. Evli, bir çocuklu bir asgari ücretlinin ödediği vergi yüzde 2,6. Evli, iki çocuklu bir asgari ücretlinin ödemiş olduğu efektif vergi yükü yüzde 1,5'tir. Evli, üç çocuklu bir kişi ise gelir vergisi ödemiyor. Yani tüm kazancı vergisiz hale gelmiş oluyor. Özellikle ücret gelirlerinde hükümetlerimiz döneminde yapılan bütün bu düzenlemeler gerçekten onların refahını arttırmıştır."

Tasarının tümü üzerinde HDP grubu adına konuşan HDP Iğdır Milletvekili Mehmet Emin Adıyaman ise "tasarının sembolik de olsa çalışanların lehine olduğunu" belirterek, teklifi desteklediklerini söyledi.

Türkiye'de birçok sektörde onbinlerce işçinin sigortasız ve asgari ücretin altında çalıştırıldığını öne süren Adıyaman, özellikle tekstil sektöründe ödenen ücretlerin 750-800 TL arasında olduğunu, tarım sektöründe insanların günlük 20 lira yevmiye ile çalıştırıldığını belirtti.

Adıyaman, "Ülke içinde ve dışında savaş politikalarına yapılan masraflar, çalışanlara, emekçilere aktarılmış olsa hiç şüphesiz bizim seçim programımızda belirttiğimiz üzere asgari ücret limiti en az bin 800 TL olacaktır." diye konuştu.

Maliye Bakanı Naci Ağbal, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Gültan Kışanak'ın gözaltına alınmasıyla ilgili, "Hukuk devletindeyiz. Herhangi bir kişi hakkında bir suç isnadı olduğunda savcılık bunun gereği olarak, bir tedbir olarak bir işlem yapmış." dedi.

Tasarının tümü üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Ağbal, AK Parti hükümetleri döneminde, asgari ücretliler başta olmak üzere, tüm sosyal kesimlerin refah düzeyinin ve gelirlerinin arttığını söyledi.

AK Parti hükümetleri döneminde, en düşük memur maaşında reel olarak yüzde 97 oranında refah artışı sağlandığını, aile yardımı hariç, ortalama memur maaşında reel olarak yüzde 56,7 artış olduğunu aktaran Ağbal, şu bilgileri verdi:

"AK Parti hükümetleri döneminde, SSK en düşük emekli aylığında yüzde 62, tarım BAĞ-KUR emekli aylığında yüzde 352, esnaf Bağ-Kur emekli aylığında yüzde 151, 65 yaş aylığı alan vatandaşımızın aylığında yüzde 191, şeref aylığı alan gazilerimizin aylıklarında yüzde 52, muhtar aylıklarında yüzde 337 reel artış olmuştur. Dolayısıyla hem asgari ücretlilerimiz hem çalışanlarımız hem emeklilerimiz AK Parti döneminde enflasyonun üzerinde artış almış, enflasyona ezdirilmemiştir. Diğer taraftan, AK Parti hükümetleri döneminde gerek eğitimde gerek sağlıkta gerekse altyapı yatırımlarında çok önemli, çok kapsamlı hizmetlere imza atılmıştır. Yine bu dönemde eğitim ve sağlıkta, özellikle bu iki alanda önemli ölçüde personel sayısında artışa gittik. 2002 yılından bugüne kadar ilave 550 bin öğretmen işe alındı. Dolayısıyla AK Parti hükümetleri döneminde işe alınan öğretmen sayısı, göreve başladığı dönemdeki öğretmen sayısından daha fazladır."

Ağbal, AK Parti döneminde eczacıların da önemli ölçüde kazanımlara kavuştuklarını dile getirdi.

Emeklilikte yaşa takılanlarla ilgili sorular üzerine Ağbal, "Tabii ki sosyal güvenlik sisteminde iştirakçiler var, emekliler var. Sistemin kendi içinde bir aktüeryal dengesi var, ona da mutlaka dikkat etmemiz gerektiğini ifade etmek durumundayım." dedi.

2017 yılı bütçesinde de en fazla payı eğitime ayırdıklarını belirten Ağbal, "Yaklaşık 122 milyar lira ile bütçenin birinci sırasında eğitim var. Bu dönemde 550 bin yeni öğretmen aldık, öğretmen almaya da devam edeceğiz." diye konuştu.

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Gültan Kışanak'ın gözaltına alınmasıyla ilgili bir soru üzerine Ağbal, "Hukuk devletindeyiz. Herhangi bir kişi hakkında, sayın Kışanak da olabilir, hepimiz olabiliriz, bir suç isnadı olduğunda savcılık bunun gereği olarak, bir tedbir olarak bir işlem yapmış. Tabii ki mahkemelerimiz ilgili takibatı yaparak, hukuku tesis ederek konuyu takip edecektir." değerlendirmesinde bulundu.

Ağbal, Roman vatandaşlarının gerek ekonomik koşullarının gerek sosyal koşullarının iyileştirilmesi konusuyla ilgili çok güzel gayret ve çabalarının olduğunu söyledi.

Teklifin birinci maddesi üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, kendi dönemlerinde asgari ücretin net yüzde 121 artış gösterdiğini vurguladı.

Yerli otomobil ve yerli uçakla ilgili bir soru üzerine Özlü, "Bu konularda çalışıyoruz. Önümüzdeki günlerde ilk yerli otomobille ilgili modeli açıklayacağız. Türkiye bir savaş uçağı projesi üzerine çalışıyor. Takvimle ilgili açıklamalarımız yakında olacak." açıklamasını yaptı.

Teklifin birinci maddesine ilişkin verilen önerge hakkında söz alan MHP Kahramanmaraş Milletvekili Fahrettin Oğuz Tor, yoksulluğun Türkiye'nin temel sorunlarından biri olmayı devam ettirdiğini söyledi. Tor, "Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan, gelir ve yaşam koşulları araştırmasının 2015 yılı sonuçlarına göre yoksulluk oranı yüzde 21,9'dur. Diğer bir ifadeyle, ülkede yaşayan her 5 kişiden biri devletin resmi kurumunun belirlediği kriterlere göre yoksuldur." diye konuştu.

Vergi dilimi nedeniyle ücretleri bin 300 TL'nin altına düşen asgari ücretliler için aradaki farkı telafi etmeyi öngören Gelir Vergisi Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.

Gelir Vergisi Kanunu'na geçici madde eklenmesini öngören kanun, vergi diliminden dolayı ekim, kasım ve aralık aylarında ücretleri bin 300 TL'nin altına düşen bekar ve çocuksuz asgari ücretlilere vergi desteğini içeriyor.

Buna göre, bu üç ayda da ücretlerin bin 300 TL'nin altına düşen kısmı asgari geçim indirimine ilave edilecek.

Teklifin gerekçesinde, bekar ve çocuksuz hizmet erbabının geçim indirimi dahil, 2016 yılı ekim ayında net ücretinin bin 231,08 TL olduğu, bin 300 TL'nin altında kalan 69,91 TL'lik kısmının asgari geçim indirimine ilave edilerek, bin 300,99 TL olarak hizmet erbabına ödeneceği kaydediliyor.

TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, verdiği aranın ardından, sıradaki teklif ve tasarıları görüşmek için komisyon ve hükümetin yerine oturmaması üzerine, birleşimi yarın saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.