2013-01-02 - 12:35
MHP ANKARA MİLLETVEKİLİ YENİÇERİ'NİN BASIN TOPLANTISI?
Özcan Yeniçeri: "AKP yetkilileri, Türk ve Türk milleti kavramlarına PKK'lılar gibi bakmaktadır"? "Öcalan ile ne görüşüldüğü derhal kamuoyuna açıklanmalıdır."
Basın toplantısına Arif Nihat Asya'nın "Adamlar Bilirim" şiirini okuyarak başlayan Yeniçeri, Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nun çalışmaları ve Başkanlık Sistemi tartışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

AK Parti'nin Anayasa Uzlaşma Komisyonu çalışmaları devam ederken, Başkanlık sistemine ilişkin görüşleri dile getirmeye başladığını, bunun, "Oyun devam ederken kuralları değiştirmek olduğunu" savunan Yeniçeri, "AKP'nin Ergun Özbudun'a hazırlattığı taslakta Başkanlık sistemine yer verilmemiştir. Komisyon çalışmalarına başlarken de gündemde yoktu. Başbakan Erdoğan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yaklaştığını görerek birden böyle bir ihtiyaç hissetmiş ve bunu derhal gündeme getirmiştir. Anayasa bir an önce Başbakanın ihtiyaçlarına uygun hale getirilmeliydi" dedi.

Başkanlık sisteminin kabul edilmesi durumunda Başbakan Erdoğan'ın 'hem Cumhurbaşkanı, hem Başbakan, hem de AK Parti Genel Başkanı yetkileriyle donatılmış süper bir başkan' olacağını belirten Yeniçeri şunları söyledi: "Erdoğan'ın başkanlık sisteminin Komisyonda görüşülmesi için dayatması, Anayasa yazım sürecini tıkamıştır. "Makul süre aşılırsa hazırlattığımız Anayasa taslağını Meclis'e sunarız" şeklinde muhalefeti de tehdit etmiştir. AKP her zaman yaptığı gibi emrivaki yapabilir. Bu şartlarda yeni Anayasa AKP'nin anayasası olur."

"AKP yetkilileri Türk ve Türk milleti kavramlarına PKK'lılar gibi bakmaktadır" diyen Yeniçeri, "AKP zihniyeti etnik, ayırımcılığı Türk ve Türk milleti kavramlarının meydana getirdiğini ver mevzuatı bundan temizleyerek demokratik bir Anayasa yapılabileceğini düşünüyor. Bir yandan da Kürtçe tercümanlık, savunma hakkı, kamu hizmetlerine erişim gibi etnisite üzerinden hareket yaklaşımı birbiriyle çelişmektedir" diye konuştu.

Başbakan Erdoğan'ın terör örgütü elebaşı Öcalan ile görüşüldüğünü açıklamasına ilişkin eleştirilerde de bulunan Yeniçeri, "AKP yetkilileri özellikle Öcalan'ın liderliğini ön plana çıkarmış ve adeta İmralı'daki cani, en iyi, en barışçıl bölücü olarak kamuoyuna sürülmüştür. Bülent Arınç da bu süreçte kamu diplomasisi yaparak Öcalan'ın olumsuz imajını düzeltme görevini üstlenmiştir. Teröristler bir anda kader kurbanı masumlar olmuşlardır. Suçlu Öcalan ve örgütü değil, kaderdir" şeklinde konuştu.

Türk kamuoyuna Öcalan ile neyin görüşüldüğünün derhal açıklanması gerektiğini belirten Yeniçeri, "Bir devletin muhatabı başka bir devlettir. Öcalan devlet statüsüne mi yükseltilmiştir, yoksa devlet terör örgütü seviyesine mi indirilmiştir" diye sordu.

Yeniçeri, bir gazetecinin ''Malatya Başsavcı Vekilliği'nin Suriye'de Türk uçağının düşürülmesiyle ilgili başlattığı soruşturma kapsamında MİT Müsteşarı Hakan Fidan hakkında da Başbakanlık'tan soruşturma izni isteyeceğini'' hatırlatması üzerine şunları söyledi: ''Hakan Fidan bugün çıkarılan özel bir yasayla, yasamanın yargı üzerinde baskısı olacak şekilde, savcının elinden soruşturma izni alınmış, Başbakan'ın iznine tabi tutulmuştur. Ancak bu sürekli böyle devam edecek anlamına gelmemektedir. Eninde sonunda ülkenin devleti ve milletiyle bölünmez bütünlüğü aleyhine oluşumlar içerisinde bulunan yasal ya da yasal olmayan yöntemleri kullanan, yasal ya da yasal olmayan unsurlar hakimin, savcının karşısına çıkarılacaktır. Yargının karşısına çıkacaktır. Hakan Fidan'ı Başbakan kurtaramaz. Bu yasaların değiştirilmesi de kurtaramaz.''

Yeniçeri, Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, TBMM Darbe Komisyonu'ndan tutanakları istemesine ilişkin soru üzerine ise şunları söyledi: "TBMM'nin Komisyonu, herhangi bir savcıya bilgi, belge, tutanak temin etme durumunda olan bir yer değildir. TBMM suça delil toplayan bir organ değildir. Savcılar Komisyondan değil, Komisyona o belgeleri ulaştıran makamlardan bilgi talep etmelidir. Gerekirse buraya çağırılan kişileri kendileri de dinlemelidir. Komisyon Başkanı'nı göreve davet ediyorum. TBMM kesinlikle hiçbir belge göndermemelidir. Buraya gelen insanların güvenleri zedelenir. Biz onları ihbar etme durumunda bırakılmış oluruz." (12:35)

Meltem SALİMOĞLU