2019-12-04 - 19:29
TBMM GENEL KURULU TOPLANDI
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Levent Gök başkanlığında toplandı. TBMM Genel Kurulunda, KİT Komisyonunun, Kamu İktisadi Teşebbüslerinin 2011-2014 ve 2015-2016 yılları denetimine ilişkin raporlarındaki DHMİ'nin 2011-2016, ÇAYKUR'un 2011-2016, AOÇ'nin 2011-2016, TRT'nin 2015-2016, TOKİ'nin 2011-2016 ve TCDD'nin 2011-2016 yıllarına ait hesap ve işlemleri kabul edildi.
MHP İstanbul Milletvekili Arzu Erdem, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü dolayısıyla yaptığı gündem dışı konuşmasında, bakanlıkların engellilere yönelik eğitim, istihdam ve sosyal yaşama ilişkin önemli çalışmaları bulunduğunu vurguladı.

Engelli park alanlarına gerekli duyarlılığın gelişmediğini dile getiren Erdem, engelli park yerlerine bu durumda olmayan vatandaşların park etmesi halinde verilecek idari para cezalarını artıran bir kanun teklifi sunduklarını söyledi. MHP'li Erdem, "Kısıtlı vatandaşlarımıza destek olmak hepimizin, her bir milletvekilimizin boynunun borcudur." dedi.

CHP Kırşehir Milletvekili Metin İlhan da 3 Aralık Dünya Engelliler Günü dolayısıyla gündem dışı söz aldı.

3 Aralık'ta gündem oluşturan engellilerin, daha sonra görmezden gelindiğini ifade eden İlhan, engelsiz yaşam merkezleri ve okulların yetersiz olduğunu, istihdam sırasında sadece engelliye değil, engellilerin ailelerine de pozitif ayrımcılık uygulanması gerektiğini söyledi.

CHP'li İlhan, Milli Eğitim Bakanı Selçuk'tan, 1250 engelli öğretmen adayının atamalarının bir an önce yapılmasını beklediklerini de dile getirdi.

AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal, 26 Kasım 2019'da Arnavutluk ve Bosna Hersek'te meydana gelen depreme ilişkin gündem dışı konuşmasında, Türkiye'nin deprem bölgesine süratle yardım ekibi gönderdiğini anımsattı. Aksal, "Türkiye, her zaman dost ve kardeş Arnavutluk'un yanında olmuştur, olmaya devam edecektir." diye konuştu.

Seçim bölgesi Edirne İpsala'da Güney Gaz Koridoru'nun en önemli halkası olan TANAP Avrupa bağlantısının açılış töreninin gerçekleştirildiğini hatırlatan Aksal, bu projeyle Azerbaycan doğal gazının 10 milyar metreküpünün Avrupa'ya ihraç edileceğine işaret etti.

AK Parti iktidarında tüm illere doğal gaz verildiğini vurgulayan Aksal, "Enerji savaşlarının yaşandığı, petrolün insan kanından değerli olduğu bir dönemde barış projesi olarak gördüğümüz TANAP, ülkemize, bölgemize ve Edirne'mize ciddi ekonomik katkı sağlayacaktır." dedi.

Aksal, yarın Türkiye'de kadınlara seçme ve seçilme hakkı verilişinin 85. yıl dönümü olduğunu ifade ederek, şunları söyledi:

"Kadınlarımıza 1934 yılında bu hakkın verilmesine vesile olan Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e şükranlarımı sunuyorum. Kadınlarımızı siyasetin nesnesi değil öznesi olarak gören Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a tek vekil çıkardığımız Edirne ilimizi, yüce parlamentoda temsil etme görevini şahsıma ve Edirne İl Başkanlığı görevini bir kadına tevdi ettiği için saygılarımı ve teşekkürlerimi sunuyorum."

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Aksal'ın sözlerini eleştirerek, "Edirne'den tek milletvekili çıkmıyor, AK Parti'nin tek milletvekili var. Edirne'yi temsil etme görevini de kendisine Edirne'deki seçmenler vermiştir." dedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan ise "Öncelikle seçimlerde parti kendi çalışmalarını yaparken aday, namzet gösterir. Gerek il başkanlığı gerek milletvekilliği süreci adaylıkla başlar. Milletvekilliğinde elbette milletimiz kararını veriyor. İl Başkanlığında da seçimi, en geniş anlamıyla seçmen tabanını temsil eden partililer yapar." ifadelerini kullandı.

TBMM Genel Kurulunda, grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak gündeme ilişkin değerlendirmede bulundu.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, bugün 4 Aralık Dünya Madenciler Günü olduğunu belirterek, yaşamını yitiren madencileri rahmetle andı. Türkkan, "Maden işçilerimiz kuralsız, güvencesiz denetimsiz çalışmaya ve toplu ölümlerin gölgesinde kalmaya devam ediyor. Avrupa'da işçi kazalarında maalesef birinci sıradayız." diye konuştu.

Tazminatlarını alamayan Soma maden işçilerinin mağduriyetlerini yakından takip ettiklerini dile getiren Türkkan, bu konuda hükümetten daha hızlı adım atmasını beklediklerini söyledi. Lütfü Türkkan, Merkez Bankasının bazı birimlerinin İstanbul'a taşınmasına yönelik açıklamalar olduğunu belirterek, bunları eleştirdi.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Dünya Madenciler Günü'nü kutlamak istediğini ancak dilinin buruk, kalbinin hüzünlü olduğunu belirterek, "Madencileri anarken bunları sorunlarını, yaşananları ve elbette 13 Mayıs 2014'te Soma'da yaşanan faciayı da unutmak mümkün değil." diye konuştu.

Soma'da meydana gelen maden faciasının ardından Türk milletinin ilk günden itibaren var gücü ile bu acıyı sahiplendiğini anımsatan Akçay, Soma'daki adalet arayışının bir diğer boyutunun da madencilerin tazminat meselesi olduğunu vurguladı.

HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç ise 220 bin kapasiteli cezaevlerinde yaklaşık 280 bin tutuklu ve hükümlünün bulunduğuna işaret ederek bunların arasında 1334 hasta tutuklu ve hükümlünün de bulunduğunu savundu.

Madenciler Günü'ne değinen Oluç, "Türkiye'de Madenciler Günü, kutlamadan çok hayatını kaybeden maden emekçilerini anma, geride kalan maden işçilerinin sıkıntılarını dile getirme günü haline gelmiştir." dedi.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, bu günün birçok ülkede kutlandığını ancak Türkiye'nin bugünü bir yas günü olarak anmak durumunda olduğunu belirterek, "13 Mayıs 2014'te Türkiye tarihinin en büyük iş cinayeti ve dünyanın en büyük maden facialarından bir tanesi yaşandı." diye konuştu.

Soma'da meydana gelen maden faciasının üzerinden 5,5 yıl geçtiğini ve o dönem herkesin "Unutursak yüreğimiz kurusun." dediğini, devletin sözler verdiğini anlatan Özel, hayatını kaybedenlerin ailelerine verilen sözlerin kısmen tutulduğunu, mevcut madencilere verilen sözlerin pek azının tutulduğunu, iş güvenliğiyle ilgili sözlerin ise tutulmadığını söyledi.

Ordu'nun Altınordu ilçesinde, uğradığı bıçaklı saldırı sonucu 20 yaşındaki Ceren Özdemir'in hayatını kaybettiğini belirten Özel, "Kasımda cinayete kurban giden kadın sayımız 39'a, 2019'daki de 390'a çıktı. Rakamlar son derece korkunç. Meclise görevler düşüyor. İstanbul Protokolü'ne uygun olarak, bu tip cinayetlerde asla ve asla indirime gidilmemesinin yasal düzenlemeye kavuşması lazım." değerlendirmesinde bulundu.

İstanbul Şehir Üniversitesine bir üniversitenin yönetiminin hami üniversite olarak atanacağını, kayyum atanacağını Adalet ve Kalkınma Partisi Sözcüsünün MYK sonrası toplantısından öğrendiğini belirten Özel, " Kayyum atama yetkisi, idareye verilen bir yetkiyse ki tartışılır ancak bir siyasi partiye verilen bir yetki değildir. Aynı Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı'nın veto haberini de hiç erinmeden, sıkılmadan 'Cumhurbaşkanımız termik santrallerle ilgili düzenlemeyi veto edecek.' diyerek verdi." dedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan, Madenciler Günü'ne değinerek, "Yerin metrelerce, yüzlerce, binlerce metre altında, evine aşını, ekmeğini götürmek için alın terleriyle çalışan işçilerimiz, tarihte yaşanan acı hikâyelerle, maalesef iş kazalarıyla hafızalarımızda çok acıklı bir yer işgal ediyorlar." dedi.

Her gün evinden çıkıp evine aş, ekmek götürmek için çalışan emekçilerin, işçilerin, özellikle madencilerin huzur içerisinde akşam eve gelebilecekleri bir iş güvenliği sisteminin hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Özkan, bunun için Mecliste herkese büyük görevler düştüğünü söyledi. Özkan, "Bu bağlamda, 13 Nisan 2014'ten tam yirmi ay evvel 30 Haziran 2012'de İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası'nı hayata geçirdik. Tabii, yasal düzenlemelerin kâğıtta olması, evrakta olması ayrı bir şey, bunların ete kemiğe bürünüp idari uygulamalarla vatandaşlarımızın gündelik hayatına olumlu katkılar sunması ayrı bir durum." diye konuştu.

Özkan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye'de bu yasal düzenlemeler elbette olumlu, güzel çalışmalar ve Parlamentomuzun başarısıdır ancak bu yasal düzenlemelerin, işte, Soma'daki faciada ortaya çıktığı gibi idari anlamda uygulama sorunlarından kaynaklı sebeplerle vatandaşlarımızın mağduriyetine neden olduğu da açıktır. Bu bağlamda 30 Haziran 2012'de yapılan yasal düzenleme İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası bir taraftan uygulanırken diğer taraftan da özellikle maden sektöründe yani en riskli alan olan madencilik faaliyetinde farklı iş güvenliği tedbirlerinin alınmasıyla ilgili yasal düzenlemeleri de Mecliste grubu bulunan tüm siyasi partilerin ortaklaşa çalışmasıyla hayata geçirmek durumundayız."

Özkan, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'in termik santrallere ilişkin düzenlemenin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından veto edilmesine ilişkin açıklamasının yöneltilen soru üzerine olduğunu söyledi.

İstanbul Şehir Üniversitesi ile ilgili durumun 2017 yılında Danıştay ile başlayan dava süreci ile bugünlere geldiğini belirterek, "Anayasal sistemimizin, hukuk düzenimizin gereği yerine getirildiği kanaatindeyiz. Bu konudaki takdir de kamuoyunundur." dedi.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel ise AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'in basın toplantısına termik santrallerle ilgili yasayı veto ettiğini açıklamasıyla başladığını söyledi.

AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan, İstanbul Şehir Üniversitesiyle ilgili ifade edilen olayın "kayyum" olmadığını belirterek, "Sadece Şehir Üniversitesi değil. Şu anda yeni kurulan vakıf üniversitelerinin akademik kadrolarının yerleşmesi ve akademik anlamda rekabetçi bir ortamda başarıya ulaşabilmeleri için hâlihazırda bu üniversitelere destek veren üniversiteler var. Zaten bu, bir kayyum değil. Daha evvel yasal düzenlemelerle ve uygulamalarla, YÖK'ün kararlarıyla da şekillenen bir durumdur. Bu bağlamda; hür, özgür, serbest, akademik alanda herhangi bir kayyum söz konusu değildir. Sadece, akademik başarılara ulaşsın diye farklı üniversitelerle beraber, kadrosu yerleşmiş üniversitelerle beraber çalışma imkânıdır." değerlendirmesinde bulundu.

TBMM Genel Kurulunda İYİ Parti'nin atanamayan öğretmenlere ilişkin grup önerisi ele alındı.

İYİ Parti Aksaray Milletvekili Ayhan Erel, iktidarın her ile üniversite açtığını ancak mezunların istihdamını planlamadığını söyledi.

HDP Gaziantep Milletvekili Mahmut Toğrul, YÖK'ün eğitimde her işe karıştığını ancak ülkenin istihdam ihtiyaçlarına uygun planlama yapamadığını ileri sürdü.

Türkiye'de 110 bin öğretmen açığı bulunduğunu anlatan Toğrul, bu gençlerin atanmadığını, ücretli öğretmen istihdam edildiğini söyledi.

CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, elindeki fotoğrafları göstererek, Ankara Çankaya'da 4 çocuk sahibi Ramazan Gezer'in fizik öğretmeni olduğunu ancak 17 yıldır atanamadığı için kâğıt toplayarak geçimini sağladığını belirtti.

AK Parti Siirt Milletvekili Osman Ören, Milli Eğitim Bakanlığının öğretmen ihtiyacının, Hazine ve Maliye Bakanlığınca kullanım izni verilen kadro sınırında karşılanabildiğini anımsattı.

En yüksek sayıdaki kadroların Milli Eğitim Bakanlığına tahsis edildiğini, bunun da partisinin eğitime verdiği önemi ortaya koyduğunu anlatan Ören, 2003- 2019 arasında 651 bin 664 öğretmen ataması yapıldığını, halen görev yapan 946 bin 114 öğretmen bulunduğunu bildirdi.

Ören, "Hükümetlerimiz döneminde atanan öğretmen sayımız, mevcut resmi öğretmen sayısının yüzde 69'una karşılık gelmektedir. Bu, aynı zamanda, genç bir öğretmen kadrosuna sahip olduğumuzu gösterir. Nitekim, 40 yaş ve altındaki öğretmen sayımız toplam öğretmen sayımızın yüzde 65'ine tekabül etmektedir." diye konuştu.

İYİ Parti'nin grup önerisi kabul edilmedi.

HDP Grubu, Alevilere yönelik sistematik saldırıların detaylı olarak araştırılması önergesinin bugün görüşülmesi önerisini Genel Kurul gündemine taşıdı.

HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın geçen hafta yaptığı konuşmasında Almanya'daki Alevileri "Ali'siz Alevilik" diye parçalamaya çalıştığını iddia etti.

Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonunun Avrupa'da 300 cemevi bulunduğunu anlatan Özen, "Bu cemevlerimizin hepsinde Şah-ı Merdan Ali'nin resimleri vardır. Avrupa'da Alevilik dersleri verilmektedir. Bu derslerde müfredatın büyük bölümü Şah-ı Merdan Ali ile ilgilidir. Eğer, Avrupa'daki cemevlerimizin birinde Şah-ı Merdan Ali'nin resmi yoksa ben milletvekilliğinden istifa edeceğim." ifadelerini kullandı.

Özen, 32 Alevi evinin işaretlendiğini de belirterek, bunların faillerinin yargı önüne çıkarılmadığını, bunun da cezasızlık hukukunu getirdiğini öne sürdü.

AK Parti Grup Başkanı Naci Bostancı, konuya ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bir Alevi'nin kapısına atılan çarpı, benim kapıma atılmış demektir. Bu ülkedeki her insan böyle düşünür. Bu alçakça bir iştir. En fazla karşı olan da bu milletin ortak kaderi üzerine hassasiyet taşıyanlardır ki bu ülkenin çok büyük çoğunluğu bu istikamettedir. Sayın Cumhurbaşkanımız, herhangi bir şekle din, mezhep, Alevi kesimine ilişkin bir tanımlama içerisinde hiçbir zaman olmamıştır. Alevi çalıştayları marifetiyle Türkiye'nin toplumsal entegrasyonu istikametinde siyasal değeri çok yüksek birçok işe imza atmıştır. Bizim yaklaşımımız; bu ülkede Alevi, Sünni herkesin kaderinin ortak olduğudur."

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay da 82 milyon vatandaşı herhangi bir nedenle veya düşünceyle ayrıştırmaya çalışanların vatan haini olduğunu söyledi.

İzmir'de bir Alevi vatandaşın evine işaret konulmasının eski bir tezgâhın yeniden sahnelenme çabası olduğunu belirten Akçay, "Nereye, ne işaret koyarsa koysun, her ne yaparsa yapsın milletimizin ayrılabileceğini düşünenler varsa, bunlar tescilli vatan hainleridir." ifadesini kullandı.

TBMM Genel Kurulunda, daha sonra KİT Komisyonunun, Kamu İktisadi Teşebbüslerinin 2011-2014 ve 2015-2016 yılları denetimine ilişkin raporlarındaki DHMİ'nin 2011-2016, ÇAYKUR'un 2011-2016, AOÇ'nin 2011-2016, TRT'nin 2015-2016, TOKİ'nin 2011-2016 ve TCDD'nin 2011-2016 yıllarına ait bölümleri ile bu bölümlere ilişkin itirazların görüşmelerine geçildi.

CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel, 2004'den bugüne kadar KİT Komisyonu çalışmalarının TBMM Genel Kurulunda tartışılmadığını belirterek, kendilerinin komisyonda, KİT'lerdeki hesapları, bilançoları, işleyişi incelediklerini ve Sayıştay raporlarına bakarak eksikleri, aksaklıkları bularak denetlemeye çalıştıklarını söyledi.

KİT'lerde yönetim kurulu üyeliklerinin liyakat temelinde olmadığını savunan Sertel, "Hiç olayla ilgisi olmayan kişiler ve eski AK Parti'liler, eski bakanların, eski milletvekillerin o komisyonlarda maaşa bağlandığı gerçeğini de burada ifade etmek isterim." dedi.

Sertel, yasalara uymayan, kanunları çiğneyen, usulsüzlük yapanların korunmaması gerektiğini dile getirerek, "Eğer bunu yaparsak Türkiye'de gerçekten tüyü bitmemiş yetimin hakkını savunan insanlar oluruz." diye konuştu.

Daha sonra grup başkanvekilleri KİT komisyonu raporu üzerinde söz aldı.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, KİT Komisyonundaki görüşmelerde itiraz edilen konuların ne kadar hayati olursa olsun muhalefetten geldiği için kabul görmediğini söyledi.

Türkkan ÇAYKUR'un Türkiye Varlık Fonuna devredilmeden önce devamlı kar eden bir kuruluş olduğunu, fona devredilmesinin ardından zarar etmeye başladığını ifade etti.

İstanbul Havalimanı'nın önemli bir proje olduğunu vurgulayan Türkkan, havalimanının yerinin yanlış seçildiğini savundu.

***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***