2018-11-29 - 16:20
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Mustafa Şentop başkanlığında toplandı. Genel Kurulda, Çevre Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile Türkiye ve Birleşmiş Milletler Arasında En Az Gelişmiş Ülkeler İçin Teknoloji Bankası Kurulmasına Yönelik Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Mustafa Şentop başkanlığında toplandı. Şentop, gündeme geçmeden önce üç milletvekiline gündem dışı söz verdi.

AK PARTİ İstanbul Milletvekili Abdullah Güler, "Artık İsrail ve Filistin'in iki devlet olarak, güvenli ve uluslararası alanda tanınmış sınırlar içerisinde bir arada yaşamasını öngören çözüm vizyonu bir an önce hayata geçirilmelidir." dedi.

AK PARTİ''li Güler, Birleşmiş Milletler Filistin Halkıyla Uluslararası Dayanışma Günü dolayısıyla yaptığı konuşmada, tüm dünyadaki mazlum milletlerin sembolü olan Mescid-i Aksa'nın bekçisi Filistinlilerin Dayanışma Günü'nün, özgürlük ve egemenliklerine vesile olmasını diledi.

İsrail-Filistin çatışmasının temelinde 29 Kasım 1977'de BM Genel Kurulunun 181 sayılı kararının tam ve doğru bir şekilde uygulanamaması ve Filistin halkının vazgeçilmez haklarının ellerinden alınmasının yattığını belirten Güler, BM'nin, mazlum Filistin halkına destek olmak amacıyla aldığı kararının kağıt üstünde kaldığını ifade etti.

İsrail'in, Filistin topraklarının yüzde 85'ine el koyduğuna dikkati çeken Güler, Doğu Kudüs ve Batı Şeria'da da yasa dışı Yahudi yerleşim birimi inşaatlarının devam ettiğini söyledi. Güler, "Filistin halkıyla geçmişte olduğu gibi bugün de tarihi ve kültürel bağlarımızın üzerimize yüklediği sorumluluk duygusuyla Türk milleti olarak topyekun bir dayanışma içerisindeyiz." diye konuştu.

İsrail'in son dönemde Gazze'ye yaptığı acımasız saldırıları devam ederken, İslam dünyasının birçok ülkesinin sessiz kaldığını dile getiren Güler, "BM'nin daimi konsey yapısındaki değişim gerçekleşmeden hak ve adalet kavramlarının tam manasıyla uluslararası ilişkilerde olduğunu söylemek imkansızdır. Artık İsrail ve Filistin'in iki devlet olarak, güvenli ve uluslararası alanda tanınmış sınırlar içerisinde bir arada yaşamasını öngören çözüm vizyonu bir an önce hayata geçirilmelidir." değerlendirmesinde bulundu.

Güler, Türkiye'nin başta BM olmak üzere, tüm uluslararası kurum ve kuruluşlarda Filistin devletinin yegane destekçisi ve hamisi olduğunu, bunu da devam ettireceğini ifade ederek, "Türkiye, her zaman özgür ve bağımsız bir Filistin devleti kurulması için çaba göstermektedir." dedi.

MHP İstanbul Milletvekili Arzu Erdem, "bazı Avrupa ülkelerinde Türk çocuklarına yönelik ağır insan hakları ihlalleri"ne ilişkin konuşmasında, Avrupa'da Türk ve Müslümanlara yönelik Nazizmin, el konulan göçmen çocuklardan borsa oluşturduğunu, herhangi bir yargı kararı alınmaksızın ailelerinden alınan binlerce Türk çocuğunun farklı milliyet ve dine mensup ailelere verildiğini söyledi.

Erdem, "Avrupa'da yaşayan Türk çocuklarının ailelerinden koparılarak asimile edilmeleri, bu yönde de hiç tanımadıkları ailelerin yanına, Almanların yanına verildikten sonra hiçbir şekilde sahip çıkılmamaları, bizim aslında yurt dışında bulunan Türklerle ilgili ne kadar bir sahibiyetimizin eksikliğinin olduğunu ortaya koymaktadır. Nerede bir Türk varsa, bizim yüreğimiz orada olmalı. Türk'e nerede zulüm yapılıyorsa, biz orada olmalıyız." ifadelerini kullandı.

Kendisinin Almanya'da doğup büyüdüğünü dile getiren Erdem, orada Türklere karşı yapılan zulmü en iyi bilenlerden olduğunu dile getirdi.

Gündem dışı söz alan CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol ise seçim bölgesinin sorunlarını dile getirdi.

İYİ Parti İstanbul Milletvekili Ümit Özdağ, Suriyeli nüfusunun Türkiye'nin kültürel ve etnik dokusunu değiştirecek şekilde hızla arttığını savunarak, "İçimizde yaşayan ayrı millet olarak büyüyecekler, gelişecekler, bunu politik talepler izleyecektir." dedi.

İYİ Parti, Danışma Kurulu toplanamadığı için Suriyeli sığınmacılarla ilgili araştırma önergesinin bugün görüşülmesini, grup önerisi olarak Genel Kurul gündemine getirdi.

Özdağ, mültecilere, bütçesine göre dünyada en fazla para harcayan ülkenin, Türkiye olduğunu söyledi.

Suriye'deki iç savaştan, bu ülkeden sonra en fazla zararlı çıkan ülkenin Türkiye olduğunu öne süren Özdağ, Türkiye'ye resmi rakamlara göre 3 milyon 800 bin Suriyeli sığınmacının yerleştiğini, bu kişilerin maliyetinin bugün 40 milyar dolara yaklaştığını kaydetti.

Özdağ, Suriyeli sığınmacıların, orta ve uzun vadede Türkiye'nin milli, kültürel, politik, jeopolitik yapısını değiştirecek büyük tehditler oluşturduğunu savundu. Suriyeli nüfusunun Türkiye'nin kültürel ve etnik dokusunu değiştirecek şekilde hızla arttığını iddia eden Özdağ, bugün her 20 kişiden birinin Suriyeli sığınmacı olduğunu, 2040'ta bu sayının 7,5 milyona çıkacağını, her 13 kişiden birinin Suriyeli olacağını dile getirdi.

Bunun, modern kavimler göçü olduğunu ileri süren Özdağ, "Uzun vadede tahribata yol açacak, içimizde yaşayan ayrı millet olarak büyüyecekler, gelişecekler, bunu politik talepler izleyecektir. Belirli kentlerde Suriyelilerin nüfusu, yüzde 25-30'u oluşturuyor." diye konuştu.

MHP Gaziantep Milletvekili Ali Muhittin Taşdoğan, Suriyeliler üzerinden yabancı düşmanlığının hortlatılmaya çalışıldığını, bunun gereğinin olmadığını belirtti.

Bu kişilerin, ülkelerindeki iç savaştan dolayı göç etmek zorunda kaldığını kaydeden Taşdoğan, sanılanın aksine yüzde 63'ünün hiçbir maddi yardım almadığını, yüzde 97,8'inin kirada yaşadığını ifade etti.

Taşdoğan, Suriyeli sığınmacıların yüzde 56,5'inin ülkelerine dönmek istediğini söylediğini belirterek, "Ülkelerinde insani şartların oluşturulması halinde, eğer TSK'nın Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı'nda oluşturduğu barış, huzur, güven ülkelerinde oluşturulursa, bataklık kurutulursa bu insanlar ülkelerine dönecektir. " dedi.

HDP Batman Milletvekili Mehmet Ruştu Tiryaki, Suriye'den Türkiye'ye gelenlerle ilgili kayıt tutulmadığını ve Türkiye'deki sığınmacı sayısının bilinmediğini öne sürdü.

Tiryaki, Türkiye'nin, sığınmacı hareketlerinden yaklaşık 1,5 yıl sonra uluslararası görüşmeleri başlatabildiğini, bu süre içinde uluslararası örgütlerin hiçbiriyle dayanışma anlamında bir görüşme yürütmediğini savundu.

CHP İzmir Milletvekili Özcan Purçu, sığınmacıların, savaş devam ettiği sürece ülkelerine dönmeyeceğini iddia ederek, "(Türkiye'de para veriyorlar, bakıyorlar, bedava okul var ben gitmeyeceğim) diyorlar. Sınıfta kaldınız, soğanla uğraşmayın bırakın. İnsana dokunan politikalar yapın. Soğan hükümeti olmayın. Mültecilerin hali de Türk vatandaşının hali de Roman vatandaşın hali de belli." ifadesini kullandı.

AK PARTİ Kilis Milletvekili Ahmet Salih Dal, Suriyelilerin, esnafın yanında işçi olarak çalıştığını, kayıt dışı çalışanlar varsa, ihbar alındığında araştırmalar yapıldığını anlattı.

Dal, Türkiye'ye gelen Suriyeli sayısının belli olmadığı ve sınırların kevgire döndüğü iddialarının ise asılsız olduğunu belirterek, "Türkiye, dünyanın gözü önünde meydana gelen kirli savaşın yanı başında, yıllardır insanlık onurunu kurtarma mücadelesi veriyor. Dünya mazlumlarının sesi olan bu ülke benim ülkemdir. İnşallah Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı operasyonu ile Suriye'deki terör örgütlerini temizleyip, bu insanların kendi ülkelerine dönmelerini sağlayacağız." diye konuştu.

Konuşmaların ardından, İYİ Parti'nin grup önerisi kabul edilmedi.

AK PARTİ Grup Başkanvekili Bülent Turan, "Tüm hakim güçlerin sessizliğine rağmen, tüm Filistinliler bilsin ki, bir yanımız, bir gözümüz, bir kulağımız hep İsrail'in karşısında, Filistin'in yanında olmaya devam edecek." dedi.

TBMM Genel Kurulunda, grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, Kuzey Marmara Otoyolu'nun Kocaeli-Gebze kesimindeki viyadük çalışmaları sırasında beton blokun düşmesi sonucu meydana gelen kazada hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yaralı olarak kurtulan işçiye de acil şifalar diledi.

Kazadan ders alınmasını isteyen Türkkan, bundan sonra gerekli iş güvenlikleri alınmadan böyle bir işe girişilmemesi gerektiğini söyledi.

Edirne'deki sel sonucu vatandaşların ciddi bir maddi kaybının bulunduğunu dile getiren Türkkan, hükümetin, vatandaşların maddi kaybını gidermesi için acele olarak harekete geçmesini istediklerini ifade etti.

Türkkan, Birleşmiş Milletler Filistin Halkıyla Uluslararası Dayanışma Günü'ne ilişkin, "Filistin'de yaşanan zulmü kabul etmiyoruz. İşgalci İsrail'i şiddetle kınıyoruz. İlk kıblemiz olan kutsal topraklarda tüm Filistinli kardeşlerimizi destekliyoruz." diye konuştu.

Türkkan, Türk Destanı Dede Korkut'un, UNESCO Dünya Somut Olmayan Kültür Mirası Temsili Listesi'nde yer almasında emeği geçenlere teşekkür etti.

MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül, Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, kuvvet komutanlıklarında görev yapan sivil memurların sorunlarını dile getirdi.

Konuyla ilgili Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar'ın özellikle mali haklarda birtakım düzenlemelerin yapılacağına ilişkin açıklamalarının memnun ettiğini belirten Bülbül, sivil memurların yıpranma payı ve ek hizmet zammı alamadığını, bu konuda da çözüm beklendiğini aktardı.

Bülbül, Filistin davasına olan inançları ve kararlılıklarının altını çizerek, "Devletimizin özellikle bu yıl içerisinde Filistin meselesine yönelik ortaya koyduğu tavır ve diplomatik başarıdan ötürü, hükümetimizi, cumhurbaşkanımızı kutlamak istiyorum." dedi.

HDP Grup Başkanvekili Fatma Kurtulan, Birleşmiş Milletler Filistin Halkıyla Uluslararası Dayanışma Günü'nde, Filistinlilerin haklı mücadelelerin yanında olduklarını bildirdi.

Adana Aladağ'da, özel bir öğrenci yurdunda 2 yıl önce çıkan yangında hayatını kaybeden öğrencileri bir kez daha andıklarını ifade eden Kurtulan, kaçak yurt ile ilgili ailelerin yüreğine su serpecek bir yargılama sürecinin yaşanmadığını savundu.

Ailelerin, bugün kendilerini ziyaret ettiğini anımsatan Kurtulan, ailelerin, sorumluların etkili bir şekilde yargılanmadığını, komisyon raporunun hala açıklanmadığını, çocuklarının katledilmesinin hesabının verilmediğini belirttiklerini aktardı.

Kurtulan, "Aladağ katliamı sorumlularının yargılanması için parti olarak elimizden geleni yapacağız. Bu katliamın üzerinin örtülmesine asla izin vermeyeceğiz." şeklinde konuştu.

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, Aladağ'da, özel bir öğrenci yurdunda 2 yıl önce çıkan yangında hayatını kaybeden 12 yaşındaki Cennet isimli bir kızın notunu okudu.

Yangın davasıyla ilgili şu anda tutuklu tek bir sanığın bulunmadığına dikkati çeken Özkoç, il ve ilçe milli eğitim müdürlerinin terfi aldığını söyledi. Özkoç, çocuklarını kaybeden anne ve babaların iki yıldan beri çocuklarıyla beraber rüyalarında yandığını söyledi.

Kocaeli-Gebze kesimindeki viyadük çalışmaları sırasında beton blokun düşmesi sonucu meydana gelen kaza sonrasında devletin ilk yaptığının yayın yasağı getirmek olduğunu belirten Özkoç, toplumun sağlığı ve ahlakının ihmallerle, ucuz sebeplerle yaşamını yitiren insanları görmezden gelmekle bozulacağını savundu.

İhmallerin, denetimsizliğin yol açtığı ölümlere kaza denilmeyeceğini ifade eden Özkoç, "Adım adım gelen tüm bu ölümlerin adı cinayettir. Hesap verilmesi gerekir. Hesap sorulması gerekir." dedi.

Filistin'de iki devletli çözüm için tüm çabaları destekleyeceklerini anlatan Özkoç, bağımsız ve egemen bir Filistin devleti kurulması için CHP olarak mücadelelerine devam edeceklerini vurguladı.

AK PARTİ Grup Başkanvekili Bülent Turan, Kocaeli-Gebze kesimindeki viyadük çalışmaları sırasında beton blokun düşmesi sonucu meydana gelen kazada 3 işçinin hayatını kaybettiğini, bir işçinin yaralı olarak kurtarıldığını anımsatarak, hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, ailelerine de sabır diledi. Turan, bu tarz kazaların son olması temennisinde bulundu.

Bülent Turan, bugünün Filistin Halkıyla Dayanışma Günü olduğuna işaret ederek şöyle konuştu:

"Bundan 71 yıl önce BM, tarihi bir yanılgıya imza atmış, bölgenin asli unsuru olan Filistin halkının olanca karşı çıkmasına rağmen bağımsız bir İsrail devleti kurulmasını kararlaştırmış, Filistin'in bölünmesi sürecini başlamıştır. O günden bu güne bölgede İsrail, yayılmacı politikalarla birçok insanlık suçu işlemiş, bugün gelinen noktada BM Güvenlik Konseyinin 242 ve 338 sayılı kararlarını çiğneyerek, Kudüs'te işgalci konumuna gelmişlerdir. Tüm hakim güçlerin sessizliğine rağmen, tüm Filistinliler bilsin ki, bir yanımız, bir gözümüz, bir kulağımız hep İsrail'in karşısında, Filistin'in yanında olmaya devam edecek."

Aladağ'daki yangının ikinci yıl dönümü olduğunu anımsatan Turan, yangında hayatını kaybeden öğrencileri rahmetle andı.
Turan, iddia edildiği gibi, Meclis'in bu konuya duyarsız kaldığının çok afaki ve haksız bir itham olduğunu belirtti. 9 Mayıs 2018'de tüm partilerin katılımıyla 494 sıra sayılı raporun hazırlandığını, fazlasıyla kıymetli olan bir çalışma ortaya konduğunu dile getiren Turan, bu raporun yeniden incelenmesini istedi.

*** HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***