2009-02-25 - 13:20
CHP Grup Başkanvekili Hakkı Suha Okay, Parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, Deniz Feneri e.V. davası ile AK Parti iktidarı arasında ilişki olup olmadığı konusunda Alman makamlarından 10 soruyla ilgili bilgi alınması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına başvuracaklarını bildirdi.
TBMM'de, Deniz Feneri davasına ilişkin CHP MYK üyesi Ali Kılıç ile basın
toplantısı düzenleyen CHP Grup Başkanvekili Hakkı Suha Okay, Almanya'daki
Deniz Feneri dava dosyasının 170 gün sonra Türkiye'ye geldiğini, bunun da ''önemli bir etap'' olduğunu söyledi.
Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin'nin ''Bana ne yurt dışındaki bir davadan
yahu...'' dediğini, AK Parti sözcülerinin ise suçluların telaşı içinde gerçekleri
ortaya çıkarmak isteyenlere iftira attıklarını iddia eden Okay, hukuk devletinde,
eğer bir iddia varsa, ''Deliller ortaya konsun, araştırılsın'' denilmesi
gerektiğini belirtti. Okay, ortaya konulan delilleri kabul etmemenin, gerçek dışı
olduğunu ifade etmenin ve ele geçiriliş yöntemiyle ilgili kafalarda soru işareti
yaratmanın AK Parti'den beklenen bir tavır olduğunu öne sürdü.
Okay, 170 günlük sürede olası delillerin karartılabileceğine işaret
ederek, ''Ancak deliller karatılır veya karartılmaz. Sizlerle paylaşacağım
soruları, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına intikal ettireceğiz. Deniz Feneri
dosyasında, bu hususların da araştırılması, Deniz Feneri denilen asrın soygun
hareketinde siyasal iktidarla ilişkileri olup olmadığı yönünde Cumhuriyet
Savcılığının, Alman ilgili makamlarından bilgi alması talebinde bulunacağız''
diye konuştu.
-CHP'NİN 10 SORUSU-
Okay, daha sonra, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından araştırılmasını
istedikleri 10 soruyu okudu. Buna göre sorular şöyle:
''1- Almanya Vakıfbank Şubesi 25 Nisan 2007 tarihinde basıldıktan sonra
Vakıfbank Genel Müdürlüğü bir soruşturma başlattı mı? Bu baskın niçin yapıldı?
Türkiye'nin itibarını zedeleyen bu baskından sonra ne gibi diplomatik
girişimlerde bulunuldu?
2- Hükümetin bankalardan sorumlu Devlet Bakanı, 'Yurtdışında bir Türk
bankası neden basılır, bu onur kırıcı bir şey' deyip bir inceleme yaptırdı mı?
Yaptırdıysa bu incelemenin sonuçları ne oldu?
3- Deniz Feneri ile ilişkili kişiler Almanya Vakıfbank Şubesinden ne
tutarda kredi kullandı? Bu krediler hangi tarihlerde kimler ya da hangi şirketler
üzerinden geri ödendi? Kredi alınması ve geri ödenmesine ilişkin süreçte, kara
paranın aklandığına ilişkin iddialar incelendi mi?
4- Deniz Fenerinin Almanya'daki merkezine hangi kırmızı pasaportlular
gitti? Bunlar arasında bakanlar da var mı?
5- Başbakan'ın oğlu Deniz Feneri'nin Almanya'daki merkezine gitti mi?
6- Zahid Akman, 15 Şubat 2007 tarihinde İstanbul 28. Noterinde yapılan
işlemle Almanya sınırları içinde Mehmet Gürhan'a genel vekaletname verdi mi? Bu
genel vekaletname ile hangi şirketlere ilişkin hangi işlemler yapıldı? Zahid
Akman, bu genel vekaletnameyi RTÜK Başkanı olduktan sonra iptal ettirdi mi?
7- Zahid Akman, kurduğu şirketlerin ana sermayesini nereden buldu?
8- Bu şirketlerdeki hisselerini RTÜK Başkanı olduktan sonra devrettiğini
açıklamıştı. Bu devirden ne kadar para kazandı? Yaptığı işlemlerin vergisini
ödediğine ilişkin belgeleri niçin kamuoyuna açıklamadı?
9- Zahid Akman OFWG adlı kooperatif adına Hilton Otelinde kaldı mı? Sonra
Solingen'e bina satın almak için gitti mi?
10- Almanya'nın Darmstadt kentinde uyuşturucu ve kara para aklama
dosyasında adı geçen Şükrü Gültekin, Zahid Akman'ın Genel Müdürü bulunduğu
ASSPLAN Şirketinin kardeş kuruluşu olan ASSTEAM'e 1 milyon 290 bin AVRO para
gönderdi mi?''
-''SORUŞTURMA YENİ AŞAMA GİRECEK''-
Hakkı Suha Okay, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına intikal ettirecekleri
soruları, ilgili bakanlara soru önergeleriyle yönelttiklerini, ancak yeterli ve
tatmin edici cevap alamadıkları ifade ederek, ''Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının
yetkili ve ilgili Alman makamlarından bu hususları sorması ve o makamlardan
gelecek cevaplarla bu soruşturma sürecinin yeni bir aşamaya gireceğini
düşünüyoruz. Deniz Feneri dosyasıyla siyasal iktidarın iç içeliği, bu sorulara
verilecek cevaplarla kanıtlanacağı umudunu taşıyoruz'' şeklinde konuştu.
toplantısı düzenleyen CHP Grup Başkanvekili Hakkı Suha Okay, Almanya'daki
Deniz Feneri dava dosyasının 170 gün sonra Türkiye'ye geldiğini, bunun da ''önemli bir etap'' olduğunu söyledi.
Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin'nin ''Bana ne yurt dışındaki bir davadan
yahu...'' dediğini, AK Parti sözcülerinin ise suçluların telaşı içinde gerçekleri
ortaya çıkarmak isteyenlere iftira attıklarını iddia eden Okay, hukuk devletinde,
eğer bir iddia varsa, ''Deliller ortaya konsun, araştırılsın'' denilmesi
gerektiğini belirtti. Okay, ortaya konulan delilleri kabul etmemenin, gerçek dışı
olduğunu ifade etmenin ve ele geçiriliş yöntemiyle ilgili kafalarda soru işareti
yaratmanın AK Parti'den beklenen bir tavır olduğunu öne sürdü.
Okay, 170 günlük sürede olası delillerin karartılabileceğine işaret
ederek, ''Ancak deliller karatılır veya karartılmaz. Sizlerle paylaşacağım
soruları, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına intikal ettireceğiz. Deniz Feneri
dosyasında, bu hususların da araştırılması, Deniz Feneri denilen asrın soygun
hareketinde siyasal iktidarla ilişkileri olup olmadığı yönünde Cumhuriyet
Savcılığının, Alman ilgili makamlarından bilgi alması talebinde bulunacağız''
diye konuştu.
-CHP'NİN 10 SORUSU-
Okay, daha sonra, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından araştırılmasını
istedikleri 10 soruyu okudu. Buna göre sorular şöyle:
''1- Almanya Vakıfbank Şubesi 25 Nisan 2007 tarihinde basıldıktan sonra
Vakıfbank Genel Müdürlüğü bir soruşturma başlattı mı? Bu baskın niçin yapıldı?
Türkiye'nin itibarını zedeleyen bu baskından sonra ne gibi diplomatik
girişimlerde bulunuldu?
2- Hükümetin bankalardan sorumlu Devlet Bakanı, 'Yurtdışında bir Türk
bankası neden basılır, bu onur kırıcı bir şey' deyip bir inceleme yaptırdı mı?
Yaptırdıysa bu incelemenin sonuçları ne oldu?
3- Deniz Feneri ile ilişkili kişiler Almanya Vakıfbank Şubesinden ne
tutarda kredi kullandı? Bu krediler hangi tarihlerde kimler ya da hangi şirketler
üzerinden geri ödendi? Kredi alınması ve geri ödenmesine ilişkin süreçte, kara
paranın aklandığına ilişkin iddialar incelendi mi?
4- Deniz Fenerinin Almanya'daki merkezine hangi kırmızı pasaportlular
gitti? Bunlar arasında bakanlar da var mı?
5- Başbakan'ın oğlu Deniz Feneri'nin Almanya'daki merkezine gitti mi?
6- Zahid Akman, 15 Şubat 2007 tarihinde İstanbul 28. Noterinde yapılan
işlemle Almanya sınırları içinde Mehmet Gürhan'a genel vekaletname verdi mi? Bu
genel vekaletname ile hangi şirketlere ilişkin hangi işlemler yapıldı? Zahid
Akman, bu genel vekaletnameyi RTÜK Başkanı olduktan sonra iptal ettirdi mi?
7- Zahid Akman, kurduğu şirketlerin ana sermayesini nereden buldu?
8- Bu şirketlerdeki hisselerini RTÜK Başkanı olduktan sonra devrettiğini
açıklamıştı. Bu devirden ne kadar para kazandı? Yaptığı işlemlerin vergisini
ödediğine ilişkin belgeleri niçin kamuoyuna açıklamadı?
9- Zahid Akman OFWG adlı kooperatif adına Hilton Otelinde kaldı mı? Sonra
Solingen'e bina satın almak için gitti mi?
10- Almanya'nın Darmstadt kentinde uyuşturucu ve kara para aklama
dosyasında adı geçen Şükrü Gültekin, Zahid Akman'ın Genel Müdürü bulunduğu
ASSPLAN Şirketinin kardeş kuruluşu olan ASSTEAM'e 1 milyon 290 bin AVRO para
gönderdi mi?''
-''SORUŞTURMA YENİ AŞAMA GİRECEK''-
Hakkı Suha Okay, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına intikal ettirecekleri
soruları, ilgili bakanlara soru önergeleriyle yönelttiklerini, ancak yeterli ve
tatmin edici cevap alamadıkları ifade ederek, ''Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının
yetkili ve ilgili Alman makamlarından bu hususları sorması ve o makamlardan
gelecek cevaplarla bu soruşturma sürecinin yeni bir aşamaya gireceğini
düşünüyoruz. Deniz Feneri dosyasıyla siyasal iktidarın iç içeliği, bu sorulara
verilecek cevaplarla kanıtlanacağı umudunu taşıyoruz'' şeklinde konuştu.
