2016-04-27 - 15:50
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ahmet Aydın başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da, Kolluk Gözetim Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Tasarısı'nın ilk 3 maddesi kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ahmet Aydın başkanlığında toplandı.

AK PARTİ İstanbul Milletvekili Ekrem Erdem, Türkçe'nin kullanımı konusunda yaptığı konuşmada, dünyada bir klavye standardı bulunmadığını belirterek, F klavyenin geliştirildiğini aktardı.

F klavyenin hızlı yazım bakımından Q klavyeden daha üstün olduğunu savunan Erdem, yazı yarışmalarında Türk takımının rekorlar da kırarak, şampiyonluklar elde ettiğini anımsattı.

CHP Uşak Milletvekili Özkan Yalım, laiklik konusundaki açıklamaları nedeniyle TBMM Başkanı İsmail Kahraman'ı kınadıklarını ifade ederek, "Türkiye Cumhuriyeti laiktir ve laik olmaya devam edecektir." diye konuştu.

Uşak'ta yaşanan sorunlara da değinen Yalım, ildeki bir öğretmenin 7 kız öğrenciye tacizde bulunduğunu belirterek, okul müdürünün olay sonrasındaki açıklamalarını eleştirdi.

Başkanvekili Aydın, bugünün 27 Nisan olduğunu anımsatarak, "Demokrasi tarihimize geçen kara bir günün yıl dönümü. Anayasaya ve ona bağlı olan tüm mevzuata, hukuka, demokrasiye ve en önemlisi milletin iradesine aykırı, zaman zaman ortaya konan hiçbir tutum ve davranışı tasvip etmenin mümkün olmadığını, hepimiz çok iyi biliyoruz." ifadelerini kullandı.

Aydın, şunları kaydetti:

"Türkiye'nin sorunlarına hukuk kuralları, demokrasi ve milletin iradesi dışında başka çözüm yolları aramak her zaman en büyük gaflet ve bu ülkeye yapılan en büyük haksızlık olmuş ve bunun ülkemize ve milletimize ne kadar zarar verdiği geçmişte yeteri kadar acı biçimde tecrübe edilmiştir. Demokratik, özgürlükçü, kapsayıcı ve kucaklayıcı yeni anayasa özlemiyle hiçbir vesayetin yer almadığı, hakimiyetin bilakaydüşart millette olduğu fikriyle her türlü hukuk dışı girişimin bir daha ülkemizde asla yaşanmamasını temenni ediyorum."

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Irak'ın Tuzhurmatu kentinde, içlerinde PKK terör örgütüne bağlı unsurların da bulunduğu peşmergelerin, Türkmenlere yönelik saldırılarına devam ettiğini belirterek, bu saldırıların katliam girişimlerinin de habercisi olduğunu bildirdi.

Akçay, hükümeti bu konuda duyarlı olmaya ve açıklama yapmaya davet etti.

Akçay, "27 Nisan bildirisini Türk demokrasi tarihinin bir kara lekesi olarak değerlendiriyoruz." dedi.

HDP Grup Başkanvekili Çağlar Demirel de Sur'da çekilen klibi eleştirerek, "Diyarbakır'ın Sur ilçesini kim yönetiyor? Bu klibi yapanlar kimlerdir?" diye sordu.

CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, "İster e-muhtıra olsun, ister tankla topla olsun, CHP bütün darbelere karşıdır. Hiçbir ayrım yapmaksızın dünyanın neresinde olursa, Türkiye'de hiç farketmeksizin, bir sivil idarenin meşru olmayan yöntemlerle devrilmesine, CHP tarihinde her zaman karşı olmuştur." değerlendirmesinde bulundu.

Gök, "Görevleri anayasayı ve kanunları uygulamak ve korumak olan kimi yönetim makamlarında bulunan kişilerin, Anayasaya aykırı davranışlarının müeyyidesi ne olacaktır? CHP, askeri darbeyi de kabul etmiyor ama sivil darbeyi de kabul etmiyoruz." diye konuştu.

AK PARTİ Grup Başkanvekili Coşkun Çakır, "27 Nisan e-muhtırası"nın, Türk demokrasi tarihine bir kara leke olarak geçtiğini belirterek, buna karşın o dönemdeki hükümetin ortaya koyduğu iradenin ve açıklamanın çok daha önemli olduğunu, bir daha Türkiye'de 27 Nisan'ların yaşanmaması gerektiğini ifade etti.

Birleşim öncesinde, milletvekilleri sağlık sorunları nedeniyle bir süredir Genel Kurul çalışmalarına katılamayan AK PARTİ Grup Başkanvekili Nurettin Canikli'ye geçmiş olsun dileklerini ileterek, geçtiğimiz hafta babası vefat eden AK Parti Grup Başkanvekili İlknur İnceöz'e de taziyelerini bildirdi.

HDP, Danışma Kurulu toplanamadığı için Ergenekon Davası sürecinde yaşanan mağduriyetlere yönelik araştırma önergesinin bugün görüşülmesini, grup önerisi olarak TBMM Genel Kurulu gündemine getirdi.

AK PARTİ Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, öneri aleyhinde yaptığı konuşmada, kararın Yargıtay tarafından bozulduğunu, dosyanın yerel mahkemeye gönderileceğini, yerel mahkemenin karar vereceğini söyledi.

Ergenekon Davası'nın görülen bir dava olduğuna işaret eden Tunç, Anayasa'nın 138. maddesine göre, görülen davayla ilgili TBMM'de soru sorulamayacağını, görüşme yapılamayacağını anımsattı. Tunç, dava kesinleşmediği için önergenin, Anayasanın 138. maddesi gereğince gündeme alınmaması gerektiğini ifade etti.

Tunç, Türkiye'nin, çok yakın tarihe kadar askeri darbe ve vesayetin konuşulduğu bir ülke olduğunu kaydederek, "Ergenekon Davası devam ederken sanıkların uzun tutukluluk süreleri gündeme gelmiştir. Bunu çözen, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkını getiren AK PARTİ iktidarıdır. HSYK yapısını değiştirmeseydik, bugün Ergenekon Davasında bırakın bozmayı, onama için talimat bekleyen hakimleri görecektiniz." diye konuştu.

CHP Bolu Milletvekili Tanju Özcan, sataşma gerekçesiyle söz alarak, Tunç'a, "Fiili genel başkanınız, Cumhurbaşkanı, 'Bu davanın savcısıyım' dedi mi, demedi mi? Samimi değilsiniz, el bombaları gecekonduda çıktığında, 'daha neler olacak' dediniz. Bu tezgahı siz daha önce kurmuşsunuz. Sonuna kadar da takipçisi oldunuz." karşılığını verdi.

MHP Ankara Milletvekili Erkan Haberal, davanın isminin Ergenokon olmasının, askerleri, darbe teşebbüsü adı altında yargılarken PKK'lı teröristleri, itirafçıları gizli tanık olarak çıkarmanın en büyük hata olduğunu söyledi.

AK PARTİ Bursa Milletvekili Hakan Çavuşoğlu da öneri aleyhindeki konuşmasında, Ergenekon Davası süreciyle başlatılan "devlet içine çöreklenme" yürüyüşünün bugün farklı boyut kazandığını dile getirdi. Çavuşoğlu, bu davayı kirli amaçları için devleti dizayn etme aracına dönüştüren aktörlerin, savcıların, hakimlerin, kendilerini kamufle edip, soluğu yurtdışında aldığını vurgulayarak, hükümetin, bu düzenbazlara karşı kıyasıya mücadele verdiğini kaydetti.

Çavuşoğlu, savcı Zekeriya Öz'ün, "Tehdit edildim" sözleri üzerine CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, "Öz, uzun yıllar devlet hizmeti görmüş, devlete hizmet vermiş birisi. Yalan söylemesine gerek yok. Sayın Başbakan bizi tatmin eden bir açıklama yapmadığı sürece, Öz'ün açıklamalarına itibar edeceğiz." dediğini aktardı.

AK PARTİ'li Çavuşoğlu, "Bu ne şimdi? O zaman siz Ergenekon'a da itibar ettiniz. Biz kendisini savcı olarak görüyorduk, ancak onun militan olduğunu anladığımızda her şey değişti. Fakat siz Ergenekon Davasında militan olarak görüyordunuz şimdi dost oldunuz. Kılıçdaroğlu'nun güzellemesi karşısında Öz, 'Konuş dürüst lider' diyor. Siz nasıl bir partisiniz? Siz çeşitli grupların bir araya geldiği platformsunuz." değerlendirmesinde bulundu.

CHP İstanbul Milletvekili İlhan Cihaner, sataşma gerekçesiyle söz alarak, "Erdoğan kandırılmış olabilir, sizler nasıl kandırıldınız? Bir kişi kandırılabilir ama topyekun siyasi hareket nasıl kandırıldı? Kandırıldığınızı 17-25 Aralık sabahında mı öğrendiniz?" diye sordu.

AK PARTİ Grup Başkanvekili Bülent Turan, AK Parti grubuna yönelik en son söylenecek şeyin "kıvırmak" olduğunu ifade ederek, 27 Nisan'da AK PARTİ Grubunun "kıvırmak" bir yana dimdik ayakta durduğunu, tek bir fire vermediğini belirtti. Turan, bir başka grubun ise "Hakimlere, askere bravo. Hak etmiş" dediğini vurgulayarak, AK Parti'nin geçmişte darbelerin neresindeyse bugün de orada olduğunu dile getirdi.

CHP Grup Başkanvekili Levent Gök ise "Kıvırtmanın dik alasını sizler yapıyorsunuz" dedi.

Öneri lehinde söz alan CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay, Yargıtayın gerekçeli kararını göstererek, mahkeme heyetinin, TBMM'den çıkan yasalarla hukuku katlettiğini iddia etti.

Konuşmaların ardından HDP'nin grup önerisi kabul edilmedi.

CHP'nin, Aydın'daki hava kirliliğinin araştırılmasına ilişkin önergesinin gündeme alınması önerisi kabul edilmedi.

TBMM Genel Kurulunda, partisinin önerisi üzerine söz alan CHP Aydın Milletvekili Hüseyin Yıldız, ilin nüfusunun yüzde 80'inin tarımla geçindiğini anımsatarak, 2002'den sonra şehrin göç vermeye başladığını söyledi.

Jeotermal elektrik santraline karşı olmadıklarını belirten Yıldız, eski teknoloji ile bu santrallerin kurulmasını istemediklerini dile getirdi. Bu tesislerin kurulmasının ardından Aydın'daki kanser vakalarının arttığını savunan Yıldız, bu konunun araştırılması talebinde bulundu.

Tarımsal ürünlerden yılda yaklaşık 600 milyon dolarlık ihracat geliri elde edildiğini hatırlatan Yıldız, son günlerde yapılan ölçümlerde incirdeki kükürt oranının yüzde 180 oranında arttığının tespit edildiğini aktardı.

Jeotermalin sadece elektrik üretiminde kullanılmaması, bundan tarımsal üretimde ve ısınmada da faydalanılması talebinde bulunan Yıldız, önergelerine destek istedi.

HDP Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran, AK Parti iktidarında ekolojik sistemin yok sayıldığını ileri sürerek, "Her tarafa savaş açan AKP iktidarı bir de doğaya savaş açtı." dedi.

Başaran, 14 bin yıllık Hasankeyf'in de kullanım ömrü 50 yıl olan bir baraj için sular altında kalacağını ifade etti.

MHP Aydın Milletvekili Deniz Depboylu, jeotermal santrallerin kontrol altına alınmasının göz ardı edildiğini belirterek, bu santraller nedeniyle havadaki kükürt oranının arttığını ve kanser vakalarının çoğaldığını ileri sürdü.

İlde yaşanan çevre kirliliğine de değinen Depboylu, tüm sanayi tesislerinde çevre mühendislerinin görevlendirilmesi, arıtma tesislerinin sayısının çoğaltılması ve kirliliğin azaltılması gerektiğini söyledi.

AK Parti Aydın Milletvekili Abdurrahman Öz, şehrin doğal güzellikleri, tarihi, turizmi ve tarımsal üretimiyle ön plana çıktığını belirterek, toprağın üstü kadar altının da bereketli olduğunu, ildeki 9 jeotermal santralden ayda toplam 3 milyar 194 milyon 520 bin 250 kilovatsaat enerji üretildiğini dile getirdi.

"Bizler Aydınlılar olarak yüzyıllardır incirimizle yaşadık ama bundan sonra hem incirimizle hem jeotermalimizle yaşayacağız ve buna alışacağız." ifadesini kullanan Öz, hava kirliliği iddiasının ise somut bir iddia olmadığını kaydetti.

Aydın'daki kanser vakalarının da Türkiye ortalamasının altında olduğuna dikkati çeken Öz, Aydın'ın bugünkü gerçek gündeminin ise Büyükşehir Belediyesindeki yolsuzluk iddiaları olduğunu savundu.

CHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.

TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, Özcan'ın, Kolluk Gözetim Komisyonu kurulmasına dair kanun tasarısı üzerinde yaptığı ve Genel Kurul'da tartışmaya yol açan konuşmasından sonra, birleşime yaklaşık 1 saat ara verdi.

Aranın ardından söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Coşkun Çakır, insan olduklarını, hata yapabileceklerini ancak hatadan dönmenin, fazilet, erdem olduğunu söyledi.

Özcan'ın konuşmasının tamamında kışkırtıcı, tahrik edici dil kullandığını, ancak bu durumun yeni olmadığını ifade eden Çakır, "Fakat kullandığı bir kelime, bir cümle ve bu cümleyi kullandığı kişi söz konusu olduğunda tolerans söz konusu olamaz. "Kafası IŞİD kafası" diyerek Meclis Başkanımıza ağır hakarette bulundu. Bu temiz bir dil değildir, siyasal eleştirinin sınırlarını aşan bir tablodur. Konuşmacının özür dilemesini istiyoruz. Meclis Başkanı veya bir başkasını sevmek durumunda değiliz ama hukukun öngördüğü şekilde, birbirimizin hukukunu korumak anlamında saygı göstermek zorundayız." diye konuştu.

Çakır, TBMM İçtüzüğünün, "Görüşmeler sırasında Cumhurbaşkanına, TBMM'ye, TBMM Başkanına ve TBMM Başkanlık Divanına, Başkanlık görevini yerine getiren Başkanvekiline hakarette bulunmak, sövmek veya onları tehdit etmek yahut Türkiye Cumhuriyeti'ne veya onun Anayasa düzenine sövmek" hükmünü düzenleyen 161. maddesi gereğince, Özcan'a geçici çıkarma cezası verilmesini istedi.

CHP Grup Başkanvekili Lenvet Gök, TBMM faaliyetlerinde kürsü dokunulmazlığının önemli olduğuna işaret ederek, bir partinin sayısal çoğunluğuyla, kürsüde henüz sözünü bitirmemiş hatibe saldırmasını kabul etmelerinin mümkün olmadığını söyledi.

Özcan konuşurken, kendisinin müdahalesine rağmen AK Parti Grubu'nun kürsüye yürümesini kabul etmediğini belirten Gök, Özcan'ın sözünün kesildiğini savundu. Gök, Özcan'ın sert eleştiride bulunduğunu, terör örgütünü tarif eden anlamda söylemediğini, kastının bu olmadığını öne sürdü.

Levent Gök, "Meclis kürsüsünü işgale varan AK Parti Grubu'ndaki milletvekilleri" hakkında da içtüzüğe göre kınama verilmesini talep etti.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Özcan'ın konuşmasında ağır eleştiri bulunduğunu, bundan mümkün mertebe kaçınmak gerektiğini, bu ağır eleştirilerin kimseye bir yararının olmadığını belirtti.

Akçay, kürsüye onlarca kişinin, öfke ve adeta kinle linçe niyetlenircesine yürümesinin, ağır eleştiriden daha vahim ve kabul edilemez olduğunu savundu. Akçay, kürsüdeki ağır eleştirinin karşılığının hatibi linç etmek olmaması, soğukkanlı, objektif şekilde değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi. Erkan Akçay, "MHP olarak kanunların bir an önce çıkması için elimizden gelen çabayı gösteriyoruz ama iktidar milletvekillerinin, bu hassasiyetin bırakın yakınından, uzağından bile geçmediğini esefle görüyorum." dedi.

HDP Grup Başkanvekili Çağlar Demirel de siyasi düşüncelerini en özgürce hitap etmeleri gereken yerin parlamento kürsüsü olduğunu belirterek, iktidarın, muhalefetin görüşlerine tahammül edemediğini ileri sürdü.

Demirel, hatip konuşurken, milletvekillerinin kürsüye yürümelerini doğru bulmadığını dile getirdi.

TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın da "Tenkit edebilirsiniz ama itham edemezsiniz, eleştirebilirsiniz ama tahkir edemezsiniz. Azami nezaketi birbirimize göstermeliyiz. Egemenlik kayıtsız şartsız milletinse, bu milletin onuruna, haysiyetine yakışır şekilde üslup kullanmamız lazım. Kaba, yaralayıcı dil ne de kürsüye yürüme... Buna karşı dikkat etmeliyiz." dedi.

Aydın'ın, TBMM İçtüzüğünün 161. maddesi uyarınca Özcan'a 3 birleşim geçici çıkarma cezası verilmesini teklif etmesini, CHP milletvekilleri sıra kapaklarına vurarak tepki gösterdi.

CHP Grup Başkanvekili Gök, Özcan'ın söylediğinin ağır siyasi eleştiri olduğunu, bütün siyasetçilerin bu ağır eleştirilere tahammül etmesi gerektiğini ileri sürdü.

Gök, "Kürsüye yürüyen onlarca AKP'liyi görmezden geliyorsunuz, onlar ne olacak? Sizin göreviniz, kürsü masumiyetini, özgürlüğünü korumaktır. Şiddet ile bir yola varamayız." görüşünü savundu.

Aydın, daha sonra Özcan'ın Meclisten gecici olarak 3 birleşim çıkarma cezası verilmesini oya sundu. AK Parti'nin oylarıyla Özcan'a ceza verilirken, muhalefet milletvekilleri sıra kapaklarına vurarak tepki gösterdi, AK Parti milletvekilleri alkışladı.

**** HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****