2022-06-15 - 15:14
TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonunda,Endüstri Bölgeleri Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edildi.
Komisyon, AK Parti Konya Milletvekili Ziya Altunyaldız başkanlığında toplandı.
Endüstri bölgelerinin, dengeli büyüme ve kalkınmanın sağlanması, istihdamın artırılması ve bir üretim iklimi oluşturarak kaynakların daha etkin kullanılması amacıyla faaliyet gösterdiğini belirten Altunyaldız, Türkiye'de ekonominin küresel rekabetçiliğini güçlendirmek, teknoloji transferini tesis etmek, üretimi ve istihdamı artırmak, nitelikli üretime yabancı yatırımların dahil olmasını sağlamak amacıyla Endüstri Bölgeleri Kanunu'nun yürürlüğe girdiğini anımsattı.
Endüstri bölgelerindeki nicel ve nitel gelişimin tesis edilmesi için zaman içerisinde yasal mevzuatta birtakım değişiklikler yapıldığını ifade eden Altunyaldız, Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesine Dair Kanun ile endüstri bölgelerinin daha dinamik bir yapıya kavuşmasının sağlandığını söyledi.
Altunyaldız, 2018 yılına kadar 6 endüstri bölgesinin ilan edildiğini, Üretim Reform Paketi ile birlikte bu sayının 28'e yükseldiğini, faaliyetteki endüstri bölgelerinde 2021 yılı sonu itibarıyla 31 bin 585 kişiye istihdam sağlandığını kaydetti.
Teklifin sahadan gelen görüş ve değerlendirmeler doğrultusunda titizlikle hazırlandığını vurgulayan Altunyaldız, teklifin endüstri bölgelerine güç katacağına inandığını ifade etti.
Teklif sahibi AK Parti Gaziantep Milletvekili Mehmet Erdoğan, endüstri bölgelerinin ihracatı artıracak, cari açığı azaltacak, özellikle ileri teknoloji üretecek, yerli ve yabancı sermaye yatırımlarının Türkiye'ye girişini ve reel yatırımlara dönüşüp kalıcı hale gelmesini sağlayacak, aynı zamanda da Türkiye'nin Ar-Ge kapasitesini artıracak kritik kalkınma araçlarından biri olduğunu belirtti.
Endüstri bölgeleri yönetimlerinden ve yatırımcılarından gelen ihtiyaç ve talepler doğrultusunda Endüstri Bölgeleri Kanunu'nun bazı hükümlerinin değiştirilmesine ve ilave hükümlerin getirilmesine ihtiyaç duyulduğunu anlatan Erdoğan, "Teklif çerçevesinde büyük ölçekli, stratejik ve entegre yatırımlar için uygun bir yatırım ortamı sağlayan endüstri bölgelerinin daha işlevsel hale getirilmesi, istihdam ve üretim merkezi olan sanayi alanlarının oluşturulması ve söz konusu alanlara nitelikli yatırımcıların hızlı bir şeklide çekilmesi amaçlanmaktadır." dedi.
Teklifle taahhüt edilen yatırımların belli bir sürede tamamlanması şartıyla uzun dönem tahsis edilen alanların mülkiyetinin devrinin mümkün kılındığını ifade eden Erdoğan, şu bilgileri verdi:
"Bu sayede üretim taahhütlerini yerine getirip istihdam ve ihracata katkı sağlayan sanayicilerimizin, talepleri halinde yapmış oldukları tesislerin mülkiyetini alabilme imkanı sağlanmıştır. Endüstri bölgelerinde yer alacak yatırımcıların organize sanayi bölgelerinde olduğu gibi özellikle elektrik, doğal gaz, su gibi altyapı ihtiyaçlarını 'tek durak ofis' mantığı ile doğrudan endüstri bölgesi yönetimleri aracılığıyla karşılayabilmesi, daha uygun fiyatla, daha sağlıklı ve sürekli enerji temin edebilmesi için düzenleme yapılmıştır.
Mevcut endüstri bölgelerinin ilave alan talepleri, kamulaştırma, ÇED süreci, altyapı gibi konularda uygulamaya ilişkin hususlara açıklık getirilmiş, bürokrasinin azaltılarak uygulanabilirliğin arttırılması amaçlanmıştır. Ülkemizin yüksek teknolojiye dayalı, verimli, çevreye duyarlı, dışa bağımlılığı azaltan ve yüksek katma değerli bir üretim yapısına sahip olmasının en önemli itici unsurlarından biri olan endüstri bölgesi uygulamalarının nicel ve niteliksel gelişimini sağlamayı amaçlıyoruz. Endüstri bölgeleri konusunda geçmişte olduğu gibi bundan sonra da özverili bir şekilde çalışmalar sürdüreceğiz."
CHP Kocaeli Milletvekili Tahsin Tarhan, iktidarın, yandaşlarına "rant sağlamak" derdiyle kanun tekliflerine imza attığını iddia etti.
En masum görünen kanun tekliflerinin altından bile "rant" çıktığını ileri süren Tarhan, iktidarın getirdiği her düzenlemeye şüphe ile yaklaştıklarını söyledi.
Teklifte sanayinin girdi maliyetlerinin azaltılmasına yönelik bir adım atılmadığını öne süren Tarhan, "Teklifte, ham madde fiyatlarını düşürecek, personel maliyetlerinin yükünü azaltacak bir teşvik görmedik. Taşımacılık maliyetlerine bir çözüm de görmedik. Sizin gündemiz başka, sanayicinin, üreticinin, esnaf ve sanatkarın, vatandaşın gündemi bambaşka. Onlar 'ekonomi, zamlar geçinemiyoruz' diyor, duymuyorsunuz. Burada hiç kimsenin derdine çare olmayacak bir teklifi görüşüyoruz." diye konuştu
Tarhan, teklifteki muhtelif yatırım yerlerinin endüstri bölgesi haline getirilmesi, Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporlarına dair düzenlemelerin kaldırılması, endüstri bölgelerinde mülkiyet devrine imkan sağlanması maddelerini eleştirdi.
İYİ Parti Ankara Milletvekili Ayhan Altıntaş ise endüstri bölgelerinin gelişmesini desteklediğini, kanun teklifinin de genel olarak desteklenmesi gerektiğini düşündüğünü dile getirdi.
Teklifte yer alan "Cumhurbaşkanına yetki devri", "ÇED sürecinin Bypass edilmesi", "Mülkiyet devri" konularına itirazlarının olduğunu belirten Altıntaş, "İktidar kendince bazı ihtiyaçlar tespit etmiş ve bu hususta bir kanun teklifi vermiş ancak kanun teklifi kendi içinde çelişiyor." dedi.
Endüstri Bölgeleri Koordinasyon Kurulu'nun kaldırılmasının hatalı olduğunu savunan Altıntaş, bu durumun yanlış mekansal planlamaların önünü açacağını öne sürdü.
Altıntaş, doğanın "endüstriyel bölge" gerekçesi ile talan edilmesine izin verilmemesi gerektiğini dile getirdi.
HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu da teklifteki ÇED süreci konusunun netleştirilmesi gerektiğini vurguladı. Sanayileşmenin doğayı ve canlıların yaşam alanlarını tahrip ederek ilerlediğini savunan Kenanoğlu, sanayileşmenin doğayı tahrip etmesinin önüne geçilmesi gerektiğini belirtti.
Kenanoğlu, "ÇED mevzusunun bu kanundan çıkartılmamasının bir sakıncası yoksa bırakın bu kanunda kalsın. Bunu doğanın, çevrenin, canlıların korunmasına ne kadar çok ihtiyacımız olduğunu, buna önem vermemiz gerektiğini ifade etmek için söylüyorum." dedi.
Teklifte yer alan mülkiyetin devri-satışı konusuna da değinen Kenanoğlu, endüstri bölgelerindeki arazilerin mülkiyet hakkının uzatılmasına ihtiyaç olmadığını söyledi.
MHP Antalya Milletvekili Abdurrahman Başkan, kanunların ilahi metinler olmadığını, zamana ve mekana bağlı olarak değiştirilebileceğini ifade etti.
Hem sanayileşip hem de çevreyi korumanın mümkün olduğuna dikkati çeken Başkan, gelişmiş ülkelerde bu durumun örneklerinin olduğunu kaydetti.
Antalya organize sanayi içerisinde tavşanların, tilkilerin, çok sayıda kuşun olduğunu dile getiren Başkan, "Bunları geliştirmeliyiz. Bununla ilgili hassasiyetlerimizi belirtebilmeliyiz. Bu konu, muhalefetin ve iktidarın ortak konusu olmak zorunda." ifadelerini kullandı.
Başkan, Türkiye'nin endüstrileşme konusunda ilerleme kaydetmesi gerektiğini vurgulayarak, "Türkiye geç kalmış sanayileşmesini bu süreçte telafi etmeye çalışıyor. Özel sektörümüz bu durumu telafi etmek amacıyla hızla çalışıyor, enerjilerinin büyük bir bölümünü de yatırımlara ayırıyorlar. Türkiye'nin bu dinamik sektörünün önünü kesmemek lazım. Çevreyi sadece kanunla düzeltme imkanımız yok, insanlarımızı da bilinçlendirmek zorundayız." değerlendirmesini yaptı.
Türkiye'nin topraklarının yüzde 0,36'sının sanayi bölgesinde olduğunu aktaran Başkan, İtalya topraklarının yüzde 2'sinin, Almanya'nın ise yüzde 4'ünün sanayi bölgesinde olduğunu ifade etti.
Başkan, geniş alanların sanayi bölgelerine ayrılması gerektiğini belirterek, kanun teklifinin Türkiye'nin önünün açılmasında önemli bir çakıl taşı olduğunu kaydetti.
AK Parti Denizli Milletvekili Şahin Tin ise "Türkiye'nin yatırıma, sanayiciye, teknoloji üretmeye, ihracata ihtiyacı var. Bizim, iktidarı ve muhalefetiyle sanayinin önünü açmamız lazım. Bizim buradaki amacımız yatırımcıya uygun ekonomik arazi ve arsaların tahsisinin yapılmasıdır. Devletin elinde atıl durumda olan hazine arazilerinin, çevresel sıkıntısı olamayan arazilerin istimlak edilmesi veya oraların kamulaştırılmasının çok önemli olduğunu düşünüyorum." dedi.
Sanayi bölgelerinin çevreye zarar vermemesine dikkat edildiğini, bu konuda ilgili kurumların gerekli önlemleri aldığını söyleyen Tin, iktidarın çevre konusunda hassasiyetine dikkati çekti.
Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Hasan Büyükdede, Türkiye'nin endüstrisi zayıf olan bir ülke konumunda olduğunu, sanayi alanlarının büyüklüğünün ülkelerin gayrisafi milli hasılasının büyüklüğünü tayin ettiğini belirtti.
Türkiye'nin yüzde 30'unun tarım alanı olduğunu anımsatan Büyükdede, şunları kaydetti:
"Bu yüzde 30'un bize getirdiği gayrisafi milli hasıla 50 milyar dolar. 'Tarım tarım' diye bağırıp çağırıyoruz da son anda bize getirdiği para 50 milyar dolar. Sanayinin getirdiği para şu anda 300 milyar dolar. Türkiye, yüzde 0,36'lık bir alandaki sanayisiyle gayrisafi milli hasılasının yüzde 29'unu üretiyor. Dolayısıyla bizim bürokratlar, milletvekilleri, sanayiciler olarak bir şeye karar vermemiz lazım. Ya böyle vasatlıkta devam edeceğiz, birbirimizi yiyeceğiz ya da bu çemberi kıracağız. Bu çemberi kırabilmenin yolu sanayi alanlarını büyütmek. Şu anda biz sanayi alanı üretmediğimiz için sanayi alanları fiyatı uçuyor. Biz alan üretmiş olsak böyle bir şeye ihtiyaç olmayacak."
AK Parti milletvekillerinin imzasını taşıyan Endüstri Bölgeleri Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile "Endüstri Bölgeleri Koordinasyon Kurulu"nun oluşumuna ilişkin hükümler kaldırılıyor, bakanlık ismi Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak revize ediliyor.
Bakanlık, kurum ve kuruluşların veya yönetici şirketin başvurusuna istinaden veya resen yer seçimi yapmak suretiyle endüstri bölgeleri kurulu bölgelere, ilave alan önerisinde bulunabilecek. Bakanlıkça belirlenen alanlarda, Cumhurbaşkanınca endüstri bölgelerinin kurulmasına veya alan ilavesine izin verilebilecek. Belirlenen alanların Cumhurbaşkanlığına sunulmasından önce yönetici şirket kurulacak.
İlan edilen endüstri bölgesi alanından büyük olmamak kaydıyla bölgeye ilave edilecek alanlara Bakanlıkça karar verilecek ve yeni sınırlar Resmi Gazete'de yayımlanacak.
Endüstri bölgesi ilan edilen alanlardaki araziler, Kamulaştırma Kanunu hükümleri uyarınca Bakanlıkça kamulaştırılarak Hazine adına tescil edilecek; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca endüstri bölgesi olarak kullanılmak üzere Bakanlığa tahsisi yapılacak. Endüstri bölgesinin yatırıma hazır hale getirilmesi için gerekli kamulaştırma bedeli ve etüt, harita, plan, proje dahil altyapı ile ilgili tüm giderler öncelikle yönetici şirket ve/veya yatırımcılar tarafından veya Bakanlık bütçesine bu amaçla konulacak ödenekten karşılanacak. Kamulaştırma bedeli yönetici şirket tarafından karşılanmışsa düzenlemedeki teşvik tedbirine göre işlem yapılacak. Böylece endüstri bölgelerinde altyapı ve kamulaştırma harcamalarının öncelikle yönetici şirket ve/veya yatırımcılar tarafından karşılanması sağlanarak kamu bütçesine ek bir yük getirmeden sanayi alanlarının oluşturulması hedefleniyor.
Endüstri bölgelerinde yatırım yapmak isteyen yerli ve yabancı gerçek ve tüzel kişilerin Bakanlığa veya yönetici şirkete başvurusu üzerine, yönetmelikte düzenlenen esaslar çerçevesinde yönetici şirket ve Bakanlık tarafından belirlenen yatırımcılara Bakanlıkça ön yer tahsisi yapılacak. Yatırımcının ilgili yükümlülüklerini yerine getirmesini takiben Bakanlığın uygun görüşü üzerine yatırımcı lehine bağımsız ve sürekli nitelikte irtifak hakkı tesis edilecek veya kullanma izni verilecek.
Yatırımcı irtifak hakkı veya kullanma izni verilmesinden itibaren ilgili yönetmelikle belirlenen süre ve esaslar çerçevesinde en geç 5 yıl içerisinde yatırımını tamamlayacak. Verilen sürede yatırım gerçekleşmezse gecikmenin gerekçeleri Bakanlıkça değerlendirilecek ve gerekirse bu süre bir yıl uzatılabilecek. Verilen ek süre içerisinde yatırımın gerçekleşmemesi halinde Bakanlığın talebi üzerine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca irtifak hakkı tesisi veya kullanma izni sözleşmesi feshedilecek.
Atık suları ilgili deşarj standartlarında arıtarak belediye altyapısına veren endüstri bölgelerinden, belediyelerce atık su uzaklaştırma bedeli alınmayacak.
Teklifle, ÇED süreci ÇED mevzuatında detaylı şekilde yer aldığı ve bu sürece yönelik ek maddeye ihtiyaç olmadığı için Endüstri Bölgeleri Kanunu'nun "ÇED Süreci" başlıklı maddesi yürürlükten kaldırılıyor.
Endüstri bölgelerinde yer alan yatırımlara yatırım teşvik kararnamesi çerçevesinde hangi teşviklerin verileceği ve verilecek tüm teşviklerin hangi yatırımlara ne şekilde ne ölçüde uygulanacağı hususlarında Cumhurbaşkanı yetkili olacak. Endüstri bölgelerinde yer alan yatırımlara ilişkin olarak Cumhurbaşkanınca ek teşvikler belirlenebilecek.
Bakanlıkça, kamulaştırılan taşınmaz malların kamulaştırma bedelleri Bakanlığın bütçesinden karşılanmışsa bu taşınmaz mallar üzerinde sözleşmesinde belirtilen süre kadar yönetici şirket ve/veya yatırımcılar lehine bedeli karşılığında, kamulaştırma bedeli yönetici şirket ve/veya yatırımcılar tarafından karşılanmışsa yönetici şirket ve/veya yatırımcılar lehine bedelsiz olarak bağımsız ve sürekli irtifak hakkı tesis edilebilecek. İrtifak haklarına ilişkin tüm işlemler Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca yapılacak.
Endüstri bölgelerinde; Hazine adına tescilli taşınmazlarla bedeli Bakanlığın bütçesinden karşılanmak suretiyle kamulaştırılarak Hazine adına tescil edilen taşınmazlardan, yatırımcılar lehine irtifak hakkı tesis edilenler, yatırımın tamamlanması şartı ve yatırımcının talep etmesi durumunda Bakanlığın uygun görüşü üzerine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca yatırımcıya üzerindeki muhdesatın bedeli alınmaksızın rayiç bedel üzerinden doğrudan satılabilecek. Bedeli yatırımcılar tarafından karşılanmak suretiyle kamulaştırılarak Hazine adına tescil edilen taşınmazlardan yatırımcılar lehine irtifak hakkı tesis edilenlerin mülkiyeti ise yatırımın tamamlanması şartı ve yatırımcının talep etmesi durumunda Bakanlığın uygun görüşü üzerine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca yatırımcıya bedelsiz devredilebilecek.
Altyapı harcamalarının yönetici şirket tarafından karşılandığı bölgelerde Hazine adına tescilli taşınmazlar ile bedeli Bakanlığın bütçesinden karşılanmak suretiyle kamulaştırılarak Hazine adına tescil edilen taşınmazlar, altyapının tamamlanması şartıyla Bakanlığın uygun görüşü üzerine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca yönetici şirkete üzerindeki muhdesatın bedeli alınmaksızın rayiç bedel üzerinden doğrudan satılabilecek. Kamulaştırma bedeli yönetici şirket tarafından karşılanmak suretiyle kamulaştırılarak Hazine adına tescil edilen taşınmazların mülkiyeti ise altyapının tamamlanması şartıyla Bakanlığın uygun görüşü üzerine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca yönetici şirkete bedelsiz olarak devredilebilecek. Yönetici şirket, mülkiyet devri yapılan alanları; bu düzenleme hükümleri gereğince yatırım yapacağını taahhüt eden yatırımcılara Bakanlığın uygun görüşü üzerine parseller halinde veya işletme binaları da yapmak suretiyle kiraya verebilecek veya tapuya geri alım şerhi konmak suretiyle satabilecek.
****HABERİN DEVAMINA "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLRSİNİZ.****
Endüstri bölgelerinin, dengeli büyüme ve kalkınmanın sağlanması, istihdamın artırılması ve bir üretim iklimi oluşturarak kaynakların daha etkin kullanılması amacıyla faaliyet gösterdiğini belirten Altunyaldız, Türkiye'de ekonominin küresel rekabetçiliğini güçlendirmek, teknoloji transferini tesis etmek, üretimi ve istihdamı artırmak, nitelikli üretime yabancı yatırımların dahil olmasını sağlamak amacıyla Endüstri Bölgeleri Kanunu'nun yürürlüğe girdiğini anımsattı.
Endüstri bölgelerindeki nicel ve nitel gelişimin tesis edilmesi için zaman içerisinde yasal mevzuatta birtakım değişiklikler yapıldığını ifade eden Altunyaldız, Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesine Dair Kanun ile endüstri bölgelerinin daha dinamik bir yapıya kavuşmasının sağlandığını söyledi.
Altunyaldız, 2018 yılına kadar 6 endüstri bölgesinin ilan edildiğini, Üretim Reform Paketi ile birlikte bu sayının 28'e yükseldiğini, faaliyetteki endüstri bölgelerinde 2021 yılı sonu itibarıyla 31 bin 585 kişiye istihdam sağlandığını kaydetti.
Teklifin sahadan gelen görüş ve değerlendirmeler doğrultusunda titizlikle hazırlandığını vurgulayan Altunyaldız, teklifin endüstri bölgelerine güç katacağına inandığını ifade etti.
Teklif sahibi AK Parti Gaziantep Milletvekili Mehmet Erdoğan, endüstri bölgelerinin ihracatı artıracak, cari açığı azaltacak, özellikle ileri teknoloji üretecek, yerli ve yabancı sermaye yatırımlarının Türkiye'ye girişini ve reel yatırımlara dönüşüp kalıcı hale gelmesini sağlayacak, aynı zamanda da Türkiye'nin Ar-Ge kapasitesini artıracak kritik kalkınma araçlarından biri olduğunu belirtti.
Endüstri bölgeleri yönetimlerinden ve yatırımcılarından gelen ihtiyaç ve talepler doğrultusunda Endüstri Bölgeleri Kanunu'nun bazı hükümlerinin değiştirilmesine ve ilave hükümlerin getirilmesine ihtiyaç duyulduğunu anlatan Erdoğan, "Teklif çerçevesinde büyük ölçekli, stratejik ve entegre yatırımlar için uygun bir yatırım ortamı sağlayan endüstri bölgelerinin daha işlevsel hale getirilmesi, istihdam ve üretim merkezi olan sanayi alanlarının oluşturulması ve söz konusu alanlara nitelikli yatırımcıların hızlı bir şeklide çekilmesi amaçlanmaktadır." dedi.
Teklifle taahhüt edilen yatırımların belli bir sürede tamamlanması şartıyla uzun dönem tahsis edilen alanların mülkiyetinin devrinin mümkün kılındığını ifade eden Erdoğan, şu bilgileri verdi:
"Bu sayede üretim taahhütlerini yerine getirip istihdam ve ihracata katkı sağlayan sanayicilerimizin, talepleri halinde yapmış oldukları tesislerin mülkiyetini alabilme imkanı sağlanmıştır. Endüstri bölgelerinde yer alacak yatırımcıların organize sanayi bölgelerinde olduğu gibi özellikle elektrik, doğal gaz, su gibi altyapı ihtiyaçlarını 'tek durak ofis' mantığı ile doğrudan endüstri bölgesi yönetimleri aracılığıyla karşılayabilmesi, daha uygun fiyatla, daha sağlıklı ve sürekli enerji temin edebilmesi için düzenleme yapılmıştır.
Mevcut endüstri bölgelerinin ilave alan talepleri, kamulaştırma, ÇED süreci, altyapı gibi konularda uygulamaya ilişkin hususlara açıklık getirilmiş, bürokrasinin azaltılarak uygulanabilirliğin arttırılması amaçlanmıştır. Ülkemizin yüksek teknolojiye dayalı, verimli, çevreye duyarlı, dışa bağımlılığı azaltan ve yüksek katma değerli bir üretim yapısına sahip olmasının en önemli itici unsurlarından biri olan endüstri bölgesi uygulamalarının nicel ve niteliksel gelişimini sağlamayı amaçlıyoruz. Endüstri bölgeleri konusunda geçmişte olduğu gibi bundan sonra da özverili bir şekilde çalışmalar sürdüreceğiz."
CHP Kocaeli Milletvekili Tahsin Tarhan, iktidarın, yandaşlarına "rant sağlamak" derdiyle kanun tekliflerine imza attığını iddia etti.
En masum görünen kanun tekliflerinin altından bile "rant" çıktığını ileri süren Tarhan, iktidarın getirdiği her düzenlemeye şüphe ile yaklaştıklarını söyledi.
Teklifte sanayinin girdi maliyetlerinin azaltılmasına yönelik bir adım atılmadığını öne süren Tarhan, "Teklifte, ham madde fiyatlarını düşürecek, personel maliyetlerinin yükünü azaltacak bir teşvik görmedik. Taşımacılık maliyetlerine bir çözüm de görmedik. Sizin gündemiz başka, sanayicinin, üreticinin, esnaf ve sanatkarın, vatandaşın gündemi bambaşka. Onlar 'ekonomi, zamlar geçinemiyoruz' diyor, duymuyorsunuz. Burada hiç kimsenin derdine çare olmayacak bir teklifi görüşüyoruz." diye konuştu
Tarhan, teklifteki muhtelif yatırım yerlerinin endüstri bölgesi haline getirilmesi, Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporlarına dair düzenlemelerin kaldırılması, endüstri bölgelerinde mülkiyet devrine imkan sağlanması maddelerini eleştirdi.
İYİ Parti Ankara Milletvekili Ayhan Altıntaş ise endüstri bölgelerinin gelişmesini desteklediğini, kanun teklifinin de genel olarak desteklenmesi gerektiğini düşündüğünü dile getirdi.
Teklifte yer alan "Cumhurbaşkanına yetki devri", "ÇED sürecinin Bypass edilmesi", "Mülkiyet devri" konularına itirazlarının olduğunu belirten Altıntaş, "İktidar kendince bazı ihtiyaçlar tespit etmiş ve bu hususta bir kanun teklifi vermiş ancak kanun teklifi kendi içinde çelişiyor." dedi.
Endüstri Bölgeleri Koordinasyon Kurulu'nun kaldırılmasının hatalı olduğunu savunan Altıntaş, bu durumun yanlış mekansal planlamaların önünü açacağını öne sürdü.
Altıntaş, doğanın "endüstriyel bölge" gerekçesi ile talan edilmesine izin verilmemesi gerektiğini dile getirdi.
HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu da teklifteki ÇED süreci konusunun netleştirilmesi gerektiğini vurguladı. Sanayileşmenin doğayı ve canlıların yaşam alanlarını tahrip ederek ilerlediğini savunan Kenanoğlu, sanayileşmenin doğayı tahrip etmesinin önüne geçilmesi gerektiğini belirtti.
Kenanoğlu, "ÇED mevzusunun bu kanundan çıkartılmamasının bir sakıncası yoksa bırakın bu kanunda kalsın. Bunu doğanın, çevrenin, canlıların korunmasına ne kadar çok ihtiyacımız olduğunu, buna önem vermemiz gerektiğini ifade etmek için söylüyorum." dedi.
Teklifte yer alan mülkiyetin devri-satışı konusuna da değinen Kenanoğlu, endüstri bölgelerindeki arazilerin mülkiyet hakkının uzatılmasına ihtiyaç olmadığını söyledi.
MHP Antalya Milletvekili Abdurrahman Başkan, kanunların ilahi metinler olmadığını, zamana ve mekana bağlı olarak değiştirilebileceğini ifade etti.
Hem sanayileşip hem de çevreyi korumanın mümkün olduğuna dikkati çeken Başkan, gelişmiş ülkelerde bu durumun örneklerinin olduğunu kaydetti.
Antalya organize sanayi içerisinde tavşanların, tilkilerin, çok sayıda kuşun olduğunu dile getiren Başkan, "Bunları geliştirmeliyiz. Bununla ilgili hassasiyetlerimizi belirtebilmeliyiz. Bu konu, muhalefetin ve iktidarın ortak konusu olmak zorunda." ifadelerini kullandı.
Başkan, Türkiye'nin endüstrileşme konusunda ilerleme kaydetmesi gerektiğini vurgulayarak, "Türkiye geç kalmış sanayileşmesini bu süreçte telafi etmeye çalışıyor. Özel sektörümüz bu durumu telafi etmek amacıyla hızla çalışıyor, enerjilerinin büyük bir bölümünü de yatırımlara ayırıyorlar. Türkiye'nin bu dinamik sektörünün önünü kesmemek lazım. Çevreyi sadece kanunla düzeltme imkanımız yok, insanlarımızı da bilinçlendirmek zorundayız." değerlendirmesini yaptı.
Türkiye'nin topraklarının yüzde 0,36'sının sanayi bölgesinde olduğunu aktaran Başkan, İtalya topraklarının yüzde 2'sinin, Almanya'nın ise yüzde 4'ünün sanayi bölgesinde olduğunu ifade etti.
Başkan, geniş alanların sanayi bölgelerine ayrılması gerektiğini belirterek, kanun teklifinin Türkiye'nin önünün açılmasında önemli bir çakıl taşı olduğunu kaydetti.
AK Parti Denizli Milletvekili Şahin Tin ise "Türkiye'nin yatırıma, sanayiciye, teknoloji üretmeye, ihracata ihtiyacı var. Bizim, iktidarı ve muhalefetiyle sanayinin önünü açmamız lazım. Bizim buradaki amacımız yatırımcıya uygun ekonomik arazi ve arsaların tahsisinin yapılmasıdır. Devletin elinde atıl durumda olan hazine arazilerinin, çevresel sıkıntısı olamayan arazilerin istimlak edilmesi veya oraların kamulaştırılmasının çok önemli olduğunu düşünüyorum." dedi.
Sanayi bölgelerinin çevreye zarar vermemesine dikkat edildiğini, bu konuda ilgili kurumların gerekli önlemleri aldığını söyleyen Tin, iktidarın çevre konusunda hassasiyetine dikkati çekti.
Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Hasan Büyükdede, Türkiye'nin endüstrisi zayıf olan bir ülke konumunda olduğunu, sanayi alanlarının büyüklüğünün ülkelerin gayrisafi milli hasılasının büyüklüğünü tayin ettiğini belirtti.
Türkiye'nin yüzde 30'unun tarım alanı olduğunu anımsatan Büyükdede, şunları kaydetti:
"Bu yüzde 30'un bize getirdiği gayrisafi milli hasıla 50 milyar dolar. 'Tarım tarım' diye bağırıp çağırıyoruz da son anda bize getirdiği para 50 milyar dolar. Sanayinin getirdiği para şu anda 300 milyar dolar. Türkiye, yüzde 0,36'lık bir alandaki sanayisiyle gayrisafi milli hasılasının yüzde 29'unu üretiyor. Dolayısıyla bizim bürokratlar, milletvekilleri, sanayiciler olarak bir şeye karar vermemiz lazım. Ya böyle vasatlıkta devam edeceğiz, birbirimizi yiyeceğiz ya da bu çemberi kıracağız. Bu çemberi kırabilmenin yolu sanayi alanlarını büyütmek. Şu anda biz sanayi alanı üretmediğimiz için sanayi alanları fiyatı uçuyor. Biz alan üretmiş olsak böyle bir şeye ihtiyaç olmayacak."
AK Parti milletvekillerinin imzasını taşıyan Endüstri Bölgeleri Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile "Endüstri Bölgeleri Koordinasyon Kurulu"nun oluşumuna ilişkin hükümler kaldırılıyor, bakanlık ismi Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak revize ediliyor.
Bakanlık, kurum ve kuruluşların veya yönetici şirketin başvurusuna istinaden veya resen yer seçimi yapmak suretiyle endüstri bölgeleri kurulu bölgelere, ilave alan önerisinde bulunabilecek. Bakanlıkça belirlenen alanlarda, Cumhurbaşkanınca endüstri bölgelerinin kurulmasına veya alan ilavesine izin verilebilecek. Belirlenen alanların Cumhurbaşkanlığına sunulmasından önce yönetici şirket kurulacak.
İlan edilen endüstri bölgesi alanından büyük olmamak kaydıyla bölgeye ilave edilecek alanlara Bakanlıkça karar verilecek ve yeni sınırlar Resmi Gazete'de yayımlanacak.
Endüstri bölgesi ilan edilen alanlardaki araziler, Kamulaştırma Kanunu hükümleri uyarınca Bakanlıkça kamulaştırılarak Hazine adına tescil edilecek; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca endüstri bölgesi olarak kullanılmak üzere Bakanlığa tahsisi yapılacak. Endüstri bölgesinin yatırıma hazır hale getirilmesi için gerekli kamulaştırma bedeli ve etüt, harita, plan, proje dahil altyapı ile ilgili tüm giderler öncelikle yönetici şirket ve/veya yatırımcılar tarafından veya Bakanlık bütçesine bu amaçla konulacak ödenekten karşılanacak. Kamulaştırma bedeli yönetici şirket tarafından karşılanmışsa düzenlemedeki teşvik tedbirine göre işlem yapılacak. Böylece endüstri bölgelerinde altyapı ve kamulaştırma harcamalarının öncelikle yönetici şirket ve/veya yatırımcılar tarafından karşılanması sağlanarak kamu bütçesine ek bir yük getirmeden sanayi alanlarının oluşturulması hedefleniyor.
Endüstri bölgelerinde yatırım yapmak isteyen yerli ve yabancı gerçek ve tüzel kişilerin Bakanlığa veya yönetici şirkete başvurusu üzerine, yönetmelikte düzenlenen esaslar çerçevesinde yönetici şirket ve Bakanlık tarafından belirlenen yatırımcılara Bakanlıkça ön yer tahsisi yapılacak. Yatırımcının ilgili yükümlülüklerini yerine getirmesini takiben Bakanlığın uygun görüşü üzerine yatırımcı lehine bağımsız ve sürekli nitelikte irtifak hakkı tesis edilecek veya kullanma izni verilecek.
Yatırımcı irtifak hakkı veya kullanma izni verilmesinden itibaren ilgili yönetmelikle belirlenen süre ve esaslar çerçevesinde en geç 5 yıl içerisinde yatırımını tamamlayacak. Verilen sürede yatırım gerçekleşmezse gecikmenin gerekçeleri Bakanlıkça değerlendirilecek ve gerekirse bu süre bir yıl uzatılabilecek. Verilen ek süre içerisinde yatırımın gerçekleşmemesi halinde Bakanlığın talebi üzerine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca irtifak hakkı tesisi veya kullanma izni sözleşmesi feshedilecek.
Atık suları ilgili deşarj standartlarında arıtarak belediye altyapısına veren endüstri bölgelerinden, belediyelerce atık su uzaklaştırma bedeli alınmayacak.
Teklifle, ÇED süreci ÇED mevzuatında detaylı şekilde yer aldığı ve bu sürece yönelik ek maddeye ihtiyaç olmadığı için Endüstri Bölgeleri Kanunu'nun "ÇED Süreci" başlıklı maddesi yürürlükten kaldırılıyor.
Endüstri bölgelerinde yer alan yatırımlara yatırım teşvik kararnamesi çerçevesinde hangi teşviklerin verileceği ve verilecek tüm teşviklerin hangi yatırımlara ne şekilde ne ölçüde uygulanacağı hususlarında Cumhurbaşkanı yetkili olacak. Endüstri bölgelerinde yer alan yatırımlara ilişkin olarak Cumhurbaşkanınca ek teşvikler belirlenebilecek.
Bakanlıkça, kamulaştırılan taşınmaz malların kamulaştırma bedelleri Bakanlığın bütçesinden karşılanmışsa bu taşınmaz mallar üzerinde sözleşmesinde belirtilen süre kadar yönetici şirket ve/veya yatırımcılar lehine bedeli karşılığında, kamulaştırma bedeli yönetici şirket ve/veya yatırımcılar tarafından karşılanmışsa yönetici şirket ve/veya yatırımcılar lehine bedelsiz olarak bağımsız ve sürekli irtifak hakkı tesis edilebilecek. İrtifak haklarına ilişkin tüm işlemler Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca yapılacak.
Endüstri bölgelerinde; Hazine adına tescilli taşınmazlarla bedeli Bakanlığın bütçesinden karşılanmak suretiyle kamulaştırılarak Hazine adına tescil edilen taşınmazlardan, yatırımcılar lehine irtifak hakkı tesis edilenler, yatırımın tamamlanması şartı ve yatırımcının talep etmesi durumunda Bakanlığın uygun görüşü üzerine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca yatırımcıya üzerindeki muhdesatın bedeli alınmaksızın rayiç bedel üzerinden doğrudan satılabilecek. Bedeli yatırımcılar tarafından karşılanmak suretiyle kamulaştırılarak Hazine adına tescil edilen taşınmazlardan yatırımcılar lehine irtifak hakkı tesis edilenlerin mülkiyeti ise yatırımın tamamlanması şartı ve yatırımcının talep etmesi durumunda Bakanlığın uygun görüşü üzerine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca yatırımcıya bedelsiz devredilebilecek.
Altyapı harcamalarının yönetici şirket tarafından karşılandığı bölgelerde Hazine adına tescilli taşınmazlar ile bedeli Bakanlığın bütçesinden karşılanmak suretiyle kamulaştırılarak Hazine adına tescil edilen taşınmazlar, altyapının tamamlanması şartıyla Bakanlığın uygun görüşü üzerine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca yönetici şirkete üzerindeki muhdesatın bedeli alınmaksızın rayiç bedel üzerinden doğrudan satılabilecek. Kamulaştırma bedeli yönetici şirket tarafından karşılanmak suretiyle kamulaştırılarak Hazine adına tescil edilen taşınmazların mülkiyeti ise altyapının tamamlanması şartıyla Bakanlığın uygun görüşü üzerine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca yönetici şirkete bedelsiz olarak devredilebilecek. Yönetici şirket, mülkiyet devri yapılan alanları; bu düzenleme hükümleri gereğince yatırım yapacağını taahhüt eden yatırımcılara Bakanlığın uygun görüşü üzerine parseller halinde veya işletme binaları da yapmak suretiyle kiraya verebilecek veya tapuya geri alım şerhi konmak suretiyle satabilecek.
****HABERİN DEVAMINA "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLRSİNİZ.****
