Önder, Genel Kurul'un açılışında kısa bir açıklama yaptı.
Seçilmiş 9 milletvekili hakkında hiçbir mahkeme kararı olmadan seyahat özgürlüğünün engellendiğini belirten Önder, "Bir siyasal partinin 9 milletvekiline bir bürokrat 'sen seyahat edemezsin' diyor. Hakkında mahkeme kararı yok, mahkeme iması yok, yürüyen bir soruşturma yok. Bu, Meclis Başkanını, İçişleri Bakanlığını mülga etmek demektir. Bu hukuksuz uygulamanın sona erdirilmesi gerekir." dedi.
Genel Kurul'da daha sonra üç milletvekili gündem dışı söz aldı.
AK Parti Tekirdağ Milletvekili Mestan Özcan Tekirdağ'ın kurtuluşu ve Türkiye hakkında, HEDEP Diyarbakır Milletvekili Mehmet Kamaç Diyarbakır'ın sorunları, MHP Bolu Milletvekili İsmail Akgül Bolu hakkında konuşma yaptı.
TBMM Genel Kurulunda, yerinden söz alan Saadet Partisi Grup Başkanı Selçuk Özdağ, İsrail'in Gazze'ye saldırılarına değindi.
Hamas'a "terörist" diyenlerin önce kendilerine bakması gerektiğini belirten Özdağ, "Filistin Kurtuluş Örgütünün ve Hamas'ın mücadelesi bir vatan mücadelesidir; bir devlet mücadelesidir. Filistin, mutlaka bir gün devlet olarak BM'de bayrağı dalgalandığı gibi tanınacaktır ve de aynı zamanda da bir gün 1967 topraklarına İsrail çekilecek, Filistin'le beraber barış içerisinde yaşayacaklardır. Aksi takdirde İsrail'in başı ağrımaya devam edecektir." diye konuştu.
İYİ Parti Bursa Milletvekili Yüksel Selçuk Türkoğlu, Sayıştay raporlarına göre Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nin bir yıllık giderinin 5 milyar 669 milyon lira olduğunu öne sürdü. Türkoğlu, "Vatandaşlarımızın enflasyon altında inim inim inlediği, ay sonunu getiremediği, kredi kartlarının asgarisini dahi ödeyemediği bu ekonomik krizde sarayın sadece bir günlük masrafı yılda yüzde 53 artarak 15 milyon 533 bin 688 lirayı bulmuştur." ifadelerini kullandı.
- "İsrail'e kapsamlı yaptırım programı uygulanmalı"
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, KKTC'nin kuruluşundan bu yana emperyal odaklar ve onların işbirlikçilerince uluslararası hukuka aykırı yaptırımlara ve ambargolara maruz kaldığını söyledi.
Akçay, "Kıbrıs'ta iki toplumlu iki devletli bir yapı tesis edilmeden kalıcı bir çözüm söz konusu değildir. Türkiye, Kıbrıs Türk halkının varlığının, egemenlik haklarının, eşit statüsünün korunmasına ve Kıbrıs Türklerinin haklı davasına sahip çıkmaya devam edecektir. Kıbrıs Türkiye'nin asla taviz vermeyeceği bir meseledir. Kıbrıs bizim için jeopolitik önemi olan bir kara parçası değildir. Kıbrıs vatandır. Kıbrıs davasına sahip çıkmak her vatan evladının başlıca görevidir." diye konuştu.
15 Kasım'ın, Filistin devletinin kuruluşunun da 35. yıl dönümü olduğunu hatırlayan Akçay, İsrail'in katliamlarına karşı Türkiye kadar ilkeli, içten, sağlam ve samimi duruş sergileyen başka da bir ülke görülmediğini bildirdi.
İsrail ile Filistin arasında sürdürülebilir barış ve ateşkes ortamı tesis edilerek insanı yardım koridorları açılması gerektiğini ifade eden Akçay, "İsrail'e kapsamlı yaptırım programı uygulanmalı, Gazze'yi harap etmesinden dolayı tazminata mahkum edilmelidir. İslam ülkelerinin de katılımı ve desteğiyle barış gücü oluşturulmalı, garantörlük kurumu işletilmelidir. Uluslararası barış konferansı toplanmalıdır. İki devletli çözüm iklimi acilen yeşermeli; 1967 sınırlarını haiz, başkenti Doğu Kudüs olan egemen, toprak bütünlüğünü sağlamış bağımsız Filistin devletinin tanınması sağlanmalıdır. Eli kanlı Netanyahu ve yönetimi işledikleri savaş suçlarından dolayı Lahey Adalet Divanı'nda yargılanmalıdır." değerlendirmesinde bulundu.
HEDEP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, ağır hasta mahkumların cezaevinden çıkarılması için yasal düzenleme yapılması gerektiğini söyledi. Beştaş bu durumun Meclisin vicdani ve insani sorumluluğu olduğunu belirtti.
Kadın cinayetlerinin de sürdüğünü ifade eden Beştaş bu cinayetlerin politik olduğunu öne sürdü. Beştaş, iktidarın cezasızlık politikalarının getirdiği noktanın bu olduğunu ileri sürerek "Kazanılmış haklarımıza saldırıları en güçlü şekilde bertaraf etmek için mücadeleye devam edeceğiz ve katledilen her kadının hesabını er geç soracağız." diye konuştu.
- "CHP, TBMM'nin saygınlığını korumak için grup olarak mücadeleye devam etmektedir"
CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Genel Kurulun dünkü oturumunun ardından burada kalmaya devam ettiklerini belirterek, "Yani Türkiye’de bir yargı krizi üzerinden başlayan derin devlet krizi varken, yargı unsurları TBMM'ye ayar vermeye kalkışırken, Anayasa Mahkemesi üyeleri gayrimilli, Batıcı ve terörist olmakla suçlanırken TBMM bunu gündem edememe durumunu sürdürmekte; üzülerek ifade ediyorum ki adeta ölü taklidi yapmakta. Cumhuriyet Halk Partisi Grubu, Türkiye Büyük Millet Meclisinin saygınlığını ve onurunu korumak için grup olarak mücadeleye devam etmektedir." ifadelerini kullandı.
Çalışan emeklilere 5 bin lira ikramiye verilmemesi nedeniyle Anayasa Mahkemesinin önünde olduklarını belirten Günaydın, Çiftçi Kayıt Sistemi'ne kayıtlı olan emekli çiftçilerin de bundan yararlanamadığını söyledi. Günaydın bunun adaletsiz bir yaklaşım olduğunu savundu.
-"İsrail terörüne lanet ederek anmamıza sebep oluyor"
AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, KKTC'nin kuruluş yıl dönümünü kutlayarak "15 Kasım 1983’te kurulmasıyla Kıbrıs Türk halkının kendi kaderini tayin etme hakkı dünyaya ilan edildi. Bağımsızlık günü, Kıbrıs Türkü'nün uzun bir mücadele sürecinin ürünüdür." dedi.
15 Kasım'ın Filistin'in de bağımsızlık günü olduğunu ifade eden Usta, "İsterdik ki büyük bir heyecanla ve mutlulukla bugünü kutlayalım ancak içimiz buruk, çok üzgün ve de öfkeliyiz. Bu anlamlı gün Filistin halkının özgürlük ve bağımsızlık mücadelesinin zorlu yıllarının ardından elde ettiği bir zaferin simgesiydi. Ancak 7 Ekim'den bu yana işgalci İsrail'in Filistin’de yaşattığı vahşet, gasbettiği hak ve özgürlükler bugünü coşkuyla değil İsrail terörüne lanet ederek anmamıza sebep oluyor." dedi.
Usta, Filistin'in yanında olduklarını dile getirerek Filistin'in bağımsızlık gününün sadece bir ulusun kendi toprakları üzerinde egemenlik hakkını kazanması değil, aynı zamanda insan hakları, özgürlük ve adaletin zaferi anlamına geldiğini kaydetti.
Genel Kurulda, Türk askerinin Azerbaycan'daki görev süresini uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresinin görüşmelerine geçildi.
Tezkere üzerinde Saadet Partisi Grubu adına söz alan Kocaeli Milletvekili Hasan Bitmez, İsrail'in Gazze'deki saldırılarını kınadı.
Filistin'e destek olacak her eylemi onaylayacaklarını ifade eden Bitmez, iktidarın doğruyu yapmanın gayreti içinde olmadığını savundu.
İktidarın İsrail ile diplomatik ilişkileri kesmesini isteyen Bitmez, Türkiye'nin limanlarından İsrail'e petrol ile meyve ve sebze sevk edildiğini öne sürdü.
İYİ Parti İstanbul Milletvekili Mehmet Satuk Buğra Kavuncu, "İYİ Parti olarak TSK'nin Azerbaycan'daki görev süresinin bir yıl uzatılmasına yönelik tezkereye elbette ki 'evet' diyeceğiz. Buradaki tezkerede görev süresi bir yıl olarak belirtilse de Azerbaycan'daki tarihi sorumluluğumuz Türk milleti yaşadıkça sonsuza kadar var olacaktır." dedi.
Azerbaycan'ın her zaman yanında olacaklarını dile getiren Kavuncu, Azerbaycan'ın ve Türkiye'nin birlikteliğinin hayati olduğunu, her türlü siyasi tartışmanın ötesinde bulunduğunu vurguladı.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar'ın Azerbaycan'da temaslarda bulunduğunu hatırlatan Kavuncu, KKTC'nin Türk dünyasındaki konumunun güçlendirilmesinde Azerbaycan'ın hayati rol oynayacağını belirtti.
- "Karabağ zaferi, mazlum coğrafyalarda yeni umudun başlangıcı olmuştur"
MHP Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir, Azerbaycan'ın, Türkiye'nin verdiği destekle oyunları boşa çıkardığını, Azerbaycan topraklarındaki işgalin son bulduğunu söyledi.
Özdemir, "Karabağ zaferi, mazlum coğrafyalarda yeni umdun başlangıcı olmuştur, Türklüğün lehine sonuçlar doğurmuştur. Dünyanın farklı yerlerinde zulme uğrayanların Türk'e olan güvenini pekiştirmiştir." diye konuştu.
Ermenistan'ın verdiği sözleri tutmadığını ve zaman zaman ateşkesi ihlal ettiğini hatırlatan Özdemir, 19 Eylül 2023'te Azerbaycan ordusunun anti-terör operasyonunu başlattığını ve yeni bir zafer kazanıldığını dile getirdi.
MHP'li Özdemir, Karabağ ile ilgili verilen mücadelenin amacına ulaştığını, Türk askerinin varlığının önemli bir garanti olduğunu vurguladı.
Türk'ün iradesinin barışın teminatı anlamına geldiğini ifade eden Özdemir, tüm coğrafyalarda gerilimi tırmandırıcı faaliyetlere karşı olduklarının altını çizdi.
- "Türkiye, her türlü katkıyı vermeye hazırdır"
CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Türkiye-Azerbaycan arasında eşine rastlanmayacak kardeşlik bağının bulunduğunu belirtti.
Azerbaycan'ın, Ermenistan'ın hukuksuz işgali altındaki topraklarını kurtardığını ifade eden Çakırözer, Azerbaycan'ın zaferini kutladı.
Bölgede önceliğin kalıcı barış olması gerektiğinin altını çizen Çakırözer, barışı Ermenistan ve Azerbaycan'ın istemesi gerektiğini söyledi.
Tezkere olumlu oy kullanacaklarını bildiren Çakırözer, "Bir millet iki devlet şiarıyla gördüğümüz can Azerbaycanımıza, Azerbaycanlı kardeşlerimize bugüne kadar en güçlü desteği veren Türkiye, Türk milleti, bundan sonra da tüm hakların savunulabilmesi için her türlü katkıyı, desteği vermeye hazırdır." şeklinde konuştu.
- "Türkiye ve Azerbaycan tek yürektir"
TBMM Adalet Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel, İsrail'in Gazze'deki saldırılarında çok sayıda sivilin hayatını kaybettiğini belirtti.
Gazze'de yaşayanların, saldırıların yanı sıra açlık ve susuzluk nedeniyle ölüme mahkum edildiğini, soykırım yapıldığını, hastanelerin kasten hedef alındığını vurgulayan Yüksel, dünyanın harekete geçmek zorunda olduğunu ifade etti.
Türkiye'nin, Azerbaycan'da yaşananlara hiçbir zaman kayıtsız kalmadığını dile getiren Yüksel, "Türkiye ve Azerbaycan bir millet iki devlettir, tek yürektir. Türkiye, Azerbaycan'ın olduğu her yerdedir. Azerbaycan'ın menfaatleri Türkiye'nin de menfaatleridir." dedi.
Türk askerinin Karabağ'daki varlığıyla esenliğin teminatı olduğuna işaret eden Yüksel, Ermenistan'ın, Azerbaycan topraklarındaki emellerinden sonsuza kadar vazgeçmesi gerektiğini dile getirdi. Cüneyt Yüksel, şunları kaydetti:
"Cumhuriyetimizin ikinci asrı Türkiye Yüzyılı olacağı gibi Türk devletlerinin ve Türk dünyasının da asrı olacaktır. Hem Azerbaycan hem de KKTC Türkiye Yüzyılı'nda daha da güçlenerek varlığını sürdürecektir. Türk askerlerinin bölgedeki mevcudiyeti, görev aldığı her yerde olduğu gibi son üç yıl boyunca Karabağ'da da huzurun teminatı olmuştur. Azerbaycan'ın Türk askerine verdiği değer ve gösterdiği ihtimam da bunu teyit etmektedir."
Görüşmelerin ardından TSK'nın Azerbaycan'daki görev süresinin 17 Kasım'dan itibaren 1 yıl uzatılmasına yönelik Cumhurbaşkanlığı tezkeresi, kabul edildi.
