2019-12-17 - 17:30
2020 YILI BÜTÇESİ TBMM GENEL KURULUNDA
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı. Genel Kurulda Cumhurbaşkanlığı ve bağlı kurumlarının bütçesi ile 2020 Yılı Bütçe Kanun teklifin ilk dört maddesi kabul edildi.
Genel Kurulda, Millî İstihbarat Teşkilâtı Başkanlığı, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği, Diyanet İşleri Başkanlığı, Devlet Arşivleri Başkanlığı, Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı, Strateji ve Bütçe Başkanlığı ile Savunma Sanayi Başkanlığının bütçeleri ele alındı.

Bütçe görüşmelerinin bugünkü oturumunda sırasıyla HDP, CHP, AK Parti, İYİ Parti ve MHP'li milletvekilleri söz aldı.

TBMM Genel Kurulunda Cumhurbaşkanlığının 2020 yılı bütçesi görüşmelerinde HDP milletvekilleri söz alarak, görüşlerini açıkladı.

HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, demokrasilerde gücün yerelde dağıtıldığını ifade ederek, AK Parti'nin ilk kurulduğu yıllarda merkezileşmeden vazgeçilmesini önerdiğini ancak daha sonra Türkiye'yi 1920'lerin, 1930'ların Türkiye'sine çevirdiğini öne sürdü.

Merkezi yönetimlerin hâkim olduğu ülkelerde darbe dinamiklerinin devreye girdiğini savunan Paylan, daha önce bu yönde uyarılarının olduğunu ancak iktidarın bu uyarılara kulak asmadığını savundu.

HDP'li belediye başkanlarının yerine kayyum atamalarına da değinen Paylan, "Eş Genel başkanlarımız dahil milletvekillerimiz tutuklandı. Belediyelerimizin tamamına kayyum atandı. Anayasa'ya göre belediye başkanları yalnızca görevleriyle ilgili bir suçla ve geçici olarak alınabilirler ama Anayasa açıkça ihlal edildi." şeklinde konuştu.

HDP Tunceli Milletvekili Alican Önlü, Milli Güvenlik Kurulunu eleştirerek, kurumun, İttihat ve Terakki anlayışının ruhunu günümüze taşıyan, bugünün çok kültürlü, çok kimlikli yapısı üzerinde vesayet kuran bir kurum olduğunu savundu.

HDP Adana Milletvekili Kemal Peköz de dışlanan ve ayrımcılığa maruz kalan tüm inanç topluluklarının sorunlarının çözümü için çaba sarf ettiklerini belirtti.

Diyanet İşleri Başkanlığı eliyle uygulanan politikalarla sorunların çözülemediğini ileri süren Peköz, şunları kaydetti:

"Diyanet İşleri Başkanlığının bütçesi 8 bakanlığın bütçesinden daha fazladır. 2020 bütçesi için öngörülen miktar 11 milyar 519 milyon 609 bin lira civarında. Bütçe kalemlerine yakından baktığımızda, harcamalarda ve kullanımında da karanlıklar, bilinmezlikler söz konusu. Örneğin, transferlere ayrılmış 38 milyon lira var ama bunun kime, ne amaçla, hangi dernek ve kurumlara, hangi vakıflara verileceği konusunda herhangi bir açıklama görülmemektedir. Diyanet; 'din, rejime ayak bağı olmasın' diye icat edilmiş, günümüzde de toplum mühendisliği için mevcut iktidarın elinde bir aparata dönüşmüştür. Sünni Hanefi çizgisi dışında kalan Alevilik ve diğer inanç gruplarına karşı iktidar politikalarına paralel bir rol izliyor."

HDP Batman Milletvekili Necdet İpekyüz, 2020 bütçesinde kâr amacı gütmeyen kurumlara 2 milyar liranın üzerinde kaynak ayrıldığını ifade ederek, "Kim bunlar? Zaten bütçede sivil toplum kuruluşları yok. Bu kâr amacı gütmeyen kurumlar kim? ÖSO veya Milli Suriye Ordusuna kim para veriyor bu bütçeden? Bu bütçenin nerelere harcandığını bilmezsek yarının inşasını nasıl yapacağız?" değerlendirmesinde bulundu.

HDP Van Milletvekili Murat Sarısaç ise AK Parti'nin içte ve dışta Kürtleri tehdit olarak gördüğünü savunarak, "AKP, bunu sadece Türkiye'de değil, Suriye, Irak ve İran'da da temel bir politika haline getirmiştir. Kürt düşmanlığında istikbal aramaktadır. Kürtler Mars'ta hak talep etse veya orada statü istese ilk tepki AKP'den gelecektir." dedi.

Genel Kurulda, bütçeler üzerinde CHP Grubu adına konuşmalar yapıldı.

CHP Ankara Milletvekili Tekin Bingöl, bir ülkenin itibarının, demokrasi, özgürlükler ve insan haklarıyla ölçüldüğünü söyledi. Bingöl, "Yoksul vatandaşlarınıza aş, işsizinize iş sağlıyorsanız, o zaman itibarlı bir ülke olursunuz. Mustafa Kemal Atatürk, Cumhurbaşkanı olduğunda, 1071 rakımlı Çankaya Köşkü'ne çıktığında bu ülkenin itibarı vardı. Bu ülkenin itibarı AKP'yle birlikte yerle yeksan oldu, şimdi yerlerde sürünüyor." değerlendirmesinde bulundu.

CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, iktidar milletvekillerinin de bakanlara ulaşamamaktan şikâyet ettiğini aktararak, "Bu ayıbı gördüğünüz için nöbetçi çavuş, nöbetçi onbaşı gibi 'nöbetçi bakanlık' icat ettiniz. Nöbette uyuyacak olurlarsa bu memleketin vay haline. Milletvekilleri nöbetçi bakanın kapısında kuyruk oluşturacak, itibarlı parlamentodan anladığınız bu." şeklinde konuştu.

Tezcan, devletin 2003-2019 arasında içeride faize ödediği paranın 769 milyar lira, dışarıda ise 173 milyar dolar olduğunu dile getirerek, "Doğmamış çocukların geleceğini Londra bankerlerine ipotek ettiniz." dedi.

Tezcan, şöyle konuştu:

"Şimdi 'Millet bize güvensin.' diyorsunuz. Bu millet size niye güvensin? 'Milli irade' dediniz, İstanbul'da kaybettiğiniz seçimde sandığı tekmelediniz ama Allah'tan millet döndü, 806 bin tekme attı size. Ondan sonra anladınız ne olduğunu."

CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin de, son 1,5 yıl içinde binlerce dükkânın kepenk kapattığını savunarak, "Bütün buna rağmen esnaf temsilcilerinin, oda başkanlarının suskunluğunu anlayabilmiş değilim. Sevgili oda başkanları, böyle devam ederseniz bir yıl sonra aidat da alamayacaksınız." uyarısında bulundu.

CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır, Cumhurbaşkanlığı bütçesindeki bazı kalemleri eleştirerek, "10 milyon lira giyecek ve tuhafiye gideri var. Biz bu parayla 20 bin takım, 60 bin kravat, 50 bin gömlek alabiliyoruz ama bu ülkede çocuğuna 2 metre kumaştan pantolon alamayan bir baba intihar ediyor." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanlığının araçlarının lastik giderinin 2,2 milyon lira olduğunu ifade eden Başarır, Cumhurbaşkanlığının 145 bin lira yem gideri olduğunu savunarak, "Cumhurbaşkanı ne besliyor, aslan, timsah, sırtlan mı? Sonra aklıma geldi, beyefendi organik besleniyor. Yumurtası, tavuğu, eti, koyunu, sütü, peyniri; beyefendi organik beslenmesinin yem parasını halkın vergisinden alıyor." diye konuştu.

CHP Muğla Milletvekili Burak Erbay, bütçenin, iktidarın yurttaşlara karşı bakış açısını ortaya koyan bir belge olduğunu belirtirken, 2020 yılı bütçesinde normal vatandaşlar için bir bütçenin olmadığını ileri sürdü.

CHP Ankara Milletvekili Ali Haydar Hakverdi, bütçede kredi borçlarını ödeyemeyen üniversite mezunu öğrenciler, emeklilikte yaşa takılanlar ve asgari ücretlilerin olmadığını, yandaş iş adamlarının bulunduğunu söyledi.

CHP İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, "Milli Saraylar'a ilişkin ihaleleri SICPA diye bir İsviçre firmasının aldığını" öne sürerek, "Adı Milli Saraylar olan bir yerde bile yabancı bir firmayla çalışıyoruz. Hani yerliyiz, nerede milliyiz?" diye sordu.

CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu, gazeteciliği iyi bilen emekli bir gazeteci olduğuna dikkati çekerek, "Yıllardır bu işle hiç alakası olmayanların bile 'sarı basın kartı' olarak tarif ettiği, yalnızca gazetecinin kimliği olan bir kartı niye gök mavisi yaptılar anlamak mümkün değil." eleştirisinde bulundu.

CHP İzmir Milletvekili Atilla Sertel, 15 Temmuz'dan sonra 3 bin 804 gazetecinin basın kartının iptal edildiğine değindi.

"Gazetecilerin kimliğini iptal etmek İletişim Başkanlığının işi mi?" diye soran Sertel, bunun gazetecilerin tanıtım kartı olduğunu ifade etti.

Gazetecilerin kartlarının iptaline kimin karar verdiği sorusunu yönelten Sertel, "Sen 'gazetecisin' ya da 'değilsin' deme yetkisi kimde? Onlara soruyorum, siz kimsiniz de gazetecilerin kartlarını iptal ediyorsunuz?" ifadelerini kullandı.

CHP İzmir Milletvekili Selin Sayek Böke, bütçenin "rantçı ve yandaş bütçesi" olduğunu iddia ederek, "İktidara gelmeden önce halkın çay ve simit hesabını yapanlar, bugün halktan aldıkları parayla simitçi kurtarma derdindeler. Üstelik halkın olan, karlı ve stratejik bütün şirketleri özelleştirmiş olanlar bunu yapıyorlar." değerlendirmesinde bulundu.

TBMM Genel Kurulunda görüşmeleri süren Cumhurbaşkanlığı ile ilgili ve bağlı kuruluşların 2020 yılı bütçesi üzerinde AK Parti Grubu adına konuşmalar yapıldı.

AK Parti Yalova Milletvekili Meliha Akyol, Milli Saraylar'ın, Cumhurbaşkanlığına devrinden sonra başta Topkapı Sarayı olmak üzere saray, kasır ve köşklere yönelik restorasyon ve konservasyon uygulamalarının ivme kazandığını belirterek, son bir yılda ziyaretçi sayısının yüzde 27 arttığını, bu oranın yabancı ziyaretçide yüzde 54'e ulaştığını söyledi.

Akyol, Cumhurbaşkanlığı bünyesindeki Milli Saraylar'ın, dünyadaki dengi kurumlar gibi gelirleriyle tarihi mirasa hizmette kendine yeter hale geldiğini kaydetti.

AK Parti Tekirdağ Milletvekili Çiğdem Koncagül, Türkiye'nin son on sekiz yılda savunma sanayisinde elde ettiği kazanımların, üretilen savunma sanayisi ve güvenlik ürünlerinin dünya çapında giderek daha çok kabul görmesinin, atılan adımların doğruluğunu kanıtlar nitelikte olduğunu vurgulayarak, "Ülkemiz kendi ihtiyaçlarını karşılamanın ötesinde, her yıl artan bir rakamla savunma sanayisi ürünü ihtiyacını da gerçekleştirmektedir. Unutmamalıyız ki dünyanın her yerinde teknolojinin lokomotifi savunma sanayisidir." diye konuştu.

AK Parti Kocaeli Milletvekili Mehmet Akif Yılmaz, muhalefet partilerinin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne yönelik eleştirilerine işaret ederek, "14 seçimdir yenemedikleri bir lidere karşı duydukları nefret üzerinden 'diktatörlük', 'tek adamlık', 'saray' söylemleriyle milletin seçtiği bir lidere şuursuzca, mesnetsiz iftiralarla saldırmaları asla kabul edilemez. Bu söylem 15 Temmuz dâhil, yakın demokrasi tarihimizde millet iradesine yapılan tüm darbeleri organize eden ve eli silahlı gerçek diktatörleri başımıza musallat eden Batı'nın söylemidir." değerlendirmesinde bulundu.

"Diktatörlük" yaftasının, bağımsız hareket eden, milli menfaatlere uygun adımları cesaretle atarak politika üreten tüm milli liderlerin makus kaderi olduğunu kaydeden Yılmaz, Latin Amerika ülkelerinde yaşanan süreçlerin, bunun en bariz örneklerini oluşturduğunu söyledi.

TBMM'de görüşülen bütçenin, milletin bütçesi olduğunu vurgulayan Yılmaz, "Ülkemizde ve bölgemizde barışa hizmet edecek bir bütçedir. Bu bütçe, hain bombalarıyla, alçak hendekleriyle, terörü ve teröristi cesaretlendiren siyasi söylemleriyle iç barışımızı dinamitleyen, terör örgütleri ve siyasi uzantılarının kabusu olacak bir barış bütçesidir." ifadesini kullandı.

AK Parti Antalya Milletvekili Kemal Çelik, MİT Başkanlığınca yürütülen çalışmalar sonucunda terörle mücadele alanında PKK, PYD, FETÖ ve DEAŞ başta olmak üzere, terör örgütlerinin ülke içerisindeki faaliyetlerine darbe vurulduğunu belirterek, "İstihbarat teşkilatımız, bugün FETÖ'cüleri her ülkeden cımbızla çekip ülkemize getirecek düzeyde operasyon kabiliyeti sergilemektedir." dedi.

AK Parti Çorum Milletvekili Oğuzhan Kaya, "Türkiye Cumhuriyeti devletinin istiklaline, istikbaline, vatanına, bayrağına, ezanına göz koyanlar iyi bilsinler ki sefere giden askere 'İstikamet nereye?' denildiğinde 'Kızılelma'ya' diyen yüce bir millete, 'Ölürsek cennet bizim, kalırsak vatan bizim, devlet bizim' diyen kahraman bir millete, önüne yattığı birinci tankın üzerinden geçmesi üzerine ikinci tankın da altına yatan kahraman bir millete 'Ölümü ölümle korkutacağız, ölürsek de milletimizle beraber adam gibi öleceğiz' diyen Recep Tayyip Erdoğan gibi bir lidere sahip bu millete kimse kefen biçmesin, biçtikleri kefenleri kendilerine giydireceğiz, kazdıkları hendekleri de çukurları da kendilerine mezar edeceğiz." görüşünü dile getirdi.

AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili İmran Kılıç, Diyanet İşleri Başkanlığında personelin verimli çalıştırılmasını istedi.

Diyanet İşleri Başkanlığının büyüklüğüne dikkati çeken Kılıç, denetim sağlamak için teftiş heyetlerinin kurulması tavsiyesinde bulundu.

AK Parti Karabük Milletvekili Niyazi Güneş, Diyanet İşleri Başkanlığının donanımlı ve daha iyi eğitimli din görevlileriyle hizmet sunmayı amaçladığına işaret ederek, "Hizmette etkinliği ve verimliliği arttırmak için Diyanet İşleri Başkanlığının uzun zamandır gündeminde bulunan Diyanet Akademisinin bir an önce kurulması temel arzumuzdur." diye konuştu.

AK Parti Çorum Milletvekili Erol Kavuncu, Diyanet İşleri Başkanlığınca 2019 yılı Mevlid-i Nebi Haftası temasının "Hazreti Peygamber ve Aile" olarak belirlendiğini hatırlatarak, bu faaliyetlerin bir süre ile sınırlandırılmaması ve bu konunun sürekli gündemde tutulması gerektiğini söyledi.

AK Parti İstanbul Milletvekili Ahmet Hamdi Çamlı, 1931'de Osmanlı Belgelerinin Bulgaristan'a satılması olayını hatırlatarak, "Arşiv tarihimizle ilgili olarak 1931 yılı gazetelerinin 'Türk tarihinden beş asır yağma edilmiştir' şeklindeki manşetleri, dünyada hiçbir ülkede olmayan cevheri arşivimizin yaşadığı horlanmayı ziyadesiyle anlatmaktadır. Milyonlarca kıymetli evrak Sirkeci İstasyonu'na, oradan da kara trenin çektiği yük vagonlarıyla Bulgaristan'daki kağıt hurdacılarına satılması gerçekten de arşive çok ehemmiyet veren büyük medeniyet çocuklarının sonraları nasıl bir idrak yolları iltihabına maruz kaldığının hazin hikayesidir." değerlendirmesinde bulundu.

Meclis'te konuşurken geleceğe bir arşiv oluşturduklarına işaret eden Çamlı, şöyle devam etti:

"Bütçe görüşmeleri sırasında, sırtını bir elinde Amerikan bayrağı, öbür elinde Amerikan silahı olanlara yaslamış bir kısım muhalefet mensuplarının ısrarla gündemde tutmaya çalıştığı, sözüm ona bir arşiv oluşturmak amacıyla, 'Kürt düşmanlığı', 'savaş bütçesi', 'tek adam' gibi tantana içerikli, yani gerçeği örtücü ifadelerin, bu milletin tertemiz arşivinde bir toz mesabesinde bile kalmayacağını arşivlere dercetmek istiyorum."

Çamlı'nın "Cumhuriyet tarihinde en uzun süre halkın sevgisini kazanarak ve demokratik seçimlerle görev yapan tek adam Recep Tayyip Erdoğan" sözleri üzerine CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel tepki gösterdi.

AK Parti Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt, sözde "Ermeni soykırımı" iddialarına dikkati çekerek, "Bizi soykırım ile suçlayanlara şunu hatırlatmak istiyorum; tarih kitapları bu milleti her zaman mazlumun yanında millet olarak yazacaktır. Dün olduğu gibi bundan sonra da mazlumlarla beraber olmaya devam edeceğiz." ifadesini kullandı.

Kürsüye çıktığında muhalefet sıralarından milletvekillerinin tepkisi nedeniyle AK Parti Trabzon Milletvekili Salih Cora konuşmasına başlayamadı.

Cora, "AK Parti iktidarının 300 milletvekili vardır. Bana yılda bir defa sıra gelebilir ama size 5-6 defa sıra gelebilir. Ona göre dikkat edin. Kabul ediyorum sataşma çok kötü bir şeymiş. Biraz daha dikkatli olacağım." dedi.

TBMM Başkanı Celal Adan, muhalefet vekillerinin tepkisi nedeniyle konuşmasına başlayamaması üzerine Cora'nın konuşma süresini yeniden başlattı.

Uzmanlığa dayalı yenilikçi bir yapı ile kaynakları etkili ve verimli kullanarak, yatırım planlarını bütüncül bir yaklaşımla tasarlayarak, Türkiye'ye önemli yatırımları kazandırmaya devam edeceklerini kaydeden Cora, Strateji ve Bütçe Başkanlığının kamu ve özel sektöre bir rehber ve öncü olacak çalışmalar içinde olacağının altını çizdi.

Konuşmasının ardından Cora, CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel ve bazı CHP milletvekilleri ile tokalaştı.

AK Parti Osmaniye Milletvekili Mücahit Durmuşoğlu, İletişim Başkanlığı tarafından, kamu diplomasisi faaliyetleri kapsamında, Türkiye'nin, iç ve uluslararası kamuoyunda tezlerinin anlatılmasına, her alanda Türkiye algısının yükseltilmesine ve nitelikli temsilini sağlamaya yönelik kamu diplomasisi faaliyetlerinin yürütüldüğünü anlattı.

Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetine işaret eden Durmuşoğlu, "Kaşıkçı cinayeti olayında, adaletin yerini bulması düşüncesiyle hareket eden Türkiye, doğru bir iletişim stratejisiyle uluslararası medyayı ve kurumları harekete geçirmiştir. Türkiye'nin açık ve şeffaf şekilde yürüttüğü bu süreçte, aleyhinde oluşturulmaya çalışılan havanın dağıtılması sağlanmıştır." ifadesini kullandı.

Durmuşoğlu, 15 Temmuz anma etkinliklerinin koordinasyonunu İletişim Başkanlığının yaptığını hatırlatarak, bu kapsamda, yurt içinde ve yurt dışında bin 500'e yakın etkinlik düzenlendiğini bildirdi.

İletişim Başkanlığınca hayata geçirilen "Ülkem İçin Bir Fikrim Var Projesi"ne değinen Durmuşoğlu, "Bu projeyle Türkiye'nin her noktasından ve her kesimden bireylerin ülkeleri için düşündükleri fikirleri ve hayal ettikleri uygulamaları devletin yönetim mekanizmasıyla paylaşması sağlanmış, Türkiye kamuoyunda ülke için düşünme bilinci oluşturulmaya çalışılmıştır." değerlendirmesinde bulundu.

AK Parti Mardin Milletvekili Cengiz Demirkaya, Türkiye'nin PKK tehdidiyle, FETÖ, DEAŞ ve diğer birçok terör örgütü ve bazı devletler tarafından oluşan derin bir risk havuzunda yer aldığını belirterek, Türkiye'nin terör örgütünün tümünü birden yerli ve milli kabiliyetlerle yok edecek güce sahip olduğunu söyledi.

AK Parti Osmaniye Milletvekili İsmail Kaya, Türk savunma sanayisinin, AK Parti dönemlerinde altın çağını yaşadığına dikkati çekerek, "Savunma sanayimizin son yıllardaki bu performansı terörle mücadele operasyonlarında da olumlu olarak gözlemlenmektedir." diye konuştu.

CHP Grup Başkanvekili Özel, konuşmaların ardından söz alarak, AK Parti milletvekilleri Mehmet Akif Yılmaz ve Ahmet Hamdi Çamlı'nın bazı ifadelerine itiraz etti.

Özel, 1931'de Osmanlı Belgelerinin Bulgaristan'a satılması olayını anlatarak, olayın ardından yapılan araştırmada eski Osmanlı Mebusu Panço Dorev'in 1930'da İstanbul'da bu arşivin peşine düştüğünü ve bu arşivleri elde etmek için böyle bir yola gittiğinin ortaya çıktığını aktardı.

AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin ise söz alarak, 1931'de yaşanan bu olayı anlatırken yine Osmanlı'yı bir kötüleme halinin olduğuna dikkati çekti.

***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***