2022-03-02 - 15:50
TBMM GENEL KURULU TOPLANDI
TBMM Genel Kurulu, Rusya-Ukrayna savaşıyla ilgili gelişmelerin ele alınacağı kapalı oturum gerçekleştirildi. Genel Kurul, Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı.
Adan, birleşimin başlangıcında yürütmenin, Ukrayna'da yaşanan son gelişmelere ilişkin gündem dışı söz talebi olduğunu aktardı.

Bu isteği yerine getireceğini belirten Adan, talep olması halinde siyasi partilere de söz hakkı vereceğini söyledi.

Adan, yürütme için 20, Mecliste grubu bulunan siyasi parti temsilcileri için 10 ve grubu bulunmayan bir milletvekili için 5 dakika konuşma süresi tanıyacağını belirtti.

Adan, daha sonra, AK Parti Grubu'nun, oturumun kapalı yapılmasına ilişkin önergesini oylamaya sundu. Önergenin kabul edilmesinin ardından Adan, Genel Kurul Salonu'nda bulunabilecek üyeler dışında salonun boşaltılmasını istedi. Daha sonra kapalı oturuma geçildi.

Kapalı oturumda, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Rusya-Ukrayna savaşı ve bölgedeki gelişmelerle ilgili milletvekillerini bilgilendirdi.

TBMM Genel Kurulunda, Rusya-Ukrayna savaşıyla ilgili gelişmelerin ele alındığı kapalı oturum sona erdi.

TBMM Başkanvekili Celal Adan başkanlığında gerçekleşen kapalı oturum, yaklaşık 2,5 saat sürdü.

Adan, kapalı oturumun ardından üç milletvekiline gündem dışı söz verdi.

TBMM Genel Kurulunda CHP, HDP ve İYİ Parti'nin gündeme ilişkin grup önerileri kabul edilmedi.

Genel Kurulda, gündem dışı konuşmaların ardından siyasi parti gruplarının önerileri ayrı ayrı ele alındı.

İlk olarak İYİ Parti'nin, "tarımsal girdi fiyatlarındaki uzun süreli artışın nedenlerinin araştırılması" ile ilgili verdiği araştırma önergesinin, bugün ele alınmasına dair grup önerisi görüşüldü.

İYİ Parti Ankara Milletvekili İbrahim Halil Oral, birilerinin çiftçinin sırtından zengin olduğunu savunarak, "Tarım sektörü, batan geminin malları mantığıyla yağmalanıyor. Batan gemide hepimiz varız, bu unutulmamalı." dedi.

Türk Lirası'nın değersizleşmesinin çiftçiyi de derinden etkilediğini öne süren Oral, artan mazot fiyatlarının, traktörleri çalışamaz hale getirdiğini belirterek, acilen çözüm bulunması gerektiğini söyledi.

HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, çiftçilerin girdi maliyetlerinin düşürülmesi gerektiğini dile getirerek, Rusya-Ukrayna savaşının sürmesi durumunda "buğday ve ekmek krizi" ile karşı karşıya kalınacağını iddia etti.

Paylan, "Tarımsal destekleri mutlaka artırmalıyız, bunu bir beka meselesi olarak görmeliyiz." dedi.

CHP Uşak Milletvekili Özkan Yalım, gıda fiyatlarındaki artışların ana nedeninin akaryakıt fiyatlarındaki artış olduğunu savunarak, "Akaryakıt fiyatlarını indirin, böylelikle gıda fiyatları düşecektir." diye konuştu.

AK Parti Hatay Milletvekili Hüseyin Şanverdi, son yıllarda dünya genelinde yaşanan olumsuzlukların Türkiye'de de tarımsal girdi maliyetlerini artırdığını dile getirdi.

Özellikle gübre, akaryakıt ve elektrik fiyatlarında önemli artışların yaşandığını belirten Şanverdi, pandemi ile ülkelerin ihracatlarına kısıtlamalar getirmesinin, arzın azalmasına, talebin artmasına neden olduğunu ifade etti.

Uluslararası taşımacılıkta fiyatların anormal derecede artmasının maliyet enflasyonunu tetiklediğini aktaran Şanverdi, "Enerji maliyetleri doğal gazda 10 kat artarken petrol fiyatları 50 dolardan 110 dolara yükseldi. Haliyle dünya enerji piyasasında yaşanan bu durum ülkemizi de etkiledi, girdi maliyetlerinin artmasına neden oldu." değerlendirmesini yaptı.

Konuşmaların ardından yapılan oylama sonucunda İYİ Parti'nin grup önerisi kabul edilmedi.

Bu arada CHP'nin, "medikal sektöründe yaşanan tıbbi cihaz temin edilmesine yönelik sorunlar" ile HDP'nin "Türkiye genelinde milyonlarca seyyar esnafın içinde bulunduğu çalışma ve yaşam koşullarının belirlenerek iyileştirilmesi" ile ilgili araştırma önergelerinin ön görüşmelerinin bugün yapılması önerileri de müzakerelerin ardından kabul edilmedi.

TBMM Genel Kurulu'nda, AK Parti milletvekillerinin imzasını taşıyan Nükleer Düzenleme Kanunu Teklifi'nin görüşmelerine başlandı.

Görüşmeler öncesinde söz alan CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, kanun teklifinin birçok maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğunu, Anayasa'ya aykırı olan bir düzenlemenin Genel Kurul'da görüşülemeyeceğini savundu. Özel, bu nedenle Meclis Başkanvekili Celal Adan'ın bir tutum ortaya koymasını istedi.

Adan'ın, teklifin görüşülmesinden yana olduğunu bildirmesi üzerine Özel usul tartışması açılmasını talep etti.

AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan, ilgili komisyonda teklifin Anayasa'ya uygun olduğunun tespit edildiğini, itirazların Anayasa Mahkemesine yapılabileceğini, bu nedenle teklifin görüşülmesinden yana olduğunu vurguladı.

CHP İstanbul Milletvekili İbrahim Kaboğlu, düzenlemenin daha önce Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiğini, aradan bir yıl geçtikten sonra teklifin TBMM Genel Kurulu'na getirildiğini belirtti.

Kaboğlu, teklifin Anayasa uygun bir şekilde düzenlenerek yeniden Genel Kurul'a getirilmesi gerektiğini söyledi.

TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı ve AK Parti Konya Milletvekili Ziya Altunyaldız, teklifin Anayasa'ya aykırı olduğuna yönelik görüşlerin dile getirildiğini ancak komisyon olarak bu yönde bir tespitlerinin olmadığını kaydetti.

Usul tartışmalarının ardından teklifin tümü üzerindeki görüşmelere geçildi.

İYİ Parti Grubu adına söz alan Denizli Milletvekili Yasin Öztürk, teklifin daha önce Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile çıkarıldığını ancak bunun Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edildiğini anımsattı.

Teklifin aceleyle hazırlandığını dile getiren Öztürk, "Birçok ülke, nükleer enerji ile ilgili bir mevzuatı üç günde kanun haline getirmeyi bırakın, nükleer enerji santralinin kurulmasına ilişkin kararı bile referandumla vatandaşına soruyor. Kanun teklifi aceleyle görüşülürken, AK Parti her zaman olduğu gibi bu temel kanunu da yine nükleer enerjiden bağımsız maddeler ekleyerek torba kanun haline getirmiştir. Anlaşılıyor ki iktidar için kanunları karmakarışık hale getirmek, tedavisi zor bir bağımlılık halini almıştır." ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin doğal gazda olduğu gibi nükleer enerji konusunda da Rusya'ya tam bağımlı olma tehlikesiyle yüz yüze olduğunu belirten Öztürk, Rus ortaklığıyla yapılan Akkuyu Nükleer Güç Santrali'ne değindi.

Öztürk, "Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin inşaatı bittiğinde Türkiye'nin ilk nükleer enerji santrali olacaktır. Bununla birlikte, Akkuyu Nükleer Santrali, egemen bir ülke topraklarında yabancı bir ülkenin sahibi olduğu dünyadaki ilk ve tek nükleer santraldir ve bu yapısıyla ülkemiz için milli güvenlik sorunu oluşturmaktadır." diye konuştu.

MHP Antalya Milletvekili Abdurrahman Başkan, teklifle barışçıl kullanım ilkesi esas alınarak nükleer enerji ve iyonlaştırıcı radyasyona ilişkin faaliyetlerin yürütülmesi sırasında çalışanların, halkın, çevrenin ve gelecek nesillerin yoğunlaştırıcı radyasyonun olası zararlı etkilerinden korunmasının amaçlandığını belirtti.

Enerjide dışa bağımlılığı azaltmanın en önemli ayaklarından birisinin nükleer enerji olduğuna dikkati çeken Başkan, "Milliyetçi Hareket Partisi, her dönem nükleer enerjiye olumlu yaklaşmış ve seçim beyannamelerinde kesintisiz olarak nükleer enerjinin geliştirilmesine yer vermiş bir siyasi harekettir." diye konuştu.

HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Nükleer Düzenleme Kurumunun kanun hükmünde kararnameyle kurulmasıyla Meclisin yetkilerinin elinden alındığını iddia etti.

Bu kurumun KHK'yle kurulmasının Anayasa Mahkemesince iptal edildiğine dikkati çeken Kenanoğlu, "Anayasa Mahkemesi 'Sizin yetkinizde değil, bunun bir kere Meclis tarafından yapılması gerekiyor.' diyor. Buradaki yaklaşım, tek adam rejiminin yaklaşımıdır. Yaklaşımınız 'biz yaptık oldu, Meclis'te nasıl olsa sayısal çoğunluğumuz da var, eller kalkar ve geçer' şeklindedir." diye konuştu.

Kenanoğlu, kanun teklifinin komisyonda görüşmeleri sırasında sadece kamu kuruluşlarının davet edildiğini, sivil toplum örgütü temsilcilerinden kimsenin davet edilmediğini, bu nedenle STK'lerin konuyla ilgili ne düşündüğünü komisyonda öğrenemediklerini belirtti.

CHP Balıkesir Milletvekili Ahmet Akın, Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşa değinerek Mersin'de inşaatı devam eden Akkuyu Nükleer Güç Santrali'ne dikkati çekti.

AK Parti'nin Türkiye'nin enerji politikasını Rusya'ya bağladığını ileri süren Akın, "Dünyada hiçbir ülke ilk nükleer santralini bir yabancı ülkenin uhdesinde yaptırmadı. Nükleer santralin önemli bölgelerine girilmesine izin verilmiyor. Bu nükleer santral nasıl denetlenecek? Neye bakılacak? Yani denetlemeye gittiğiniz zaman Rusya'nın size verdiği kağıtları esas sayıp ona göre mi karar vereceksiniz?" ifadelerini kullandı.

TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Altunyaldız da dünyanın toplam enerji ihtiyacını 30 farklı ülkede 439 nükleer reaktörün karşıladığını söyledi.

OECD ülkelerinde nükleer reaktörlerden karşılanan enerjinin oranının, 50 yıl önce yüzde 1,3 iken bugün yüzde 10'lara geldiğini dile getiren Altunyaldız, bu kapsamda Avrupa Birliği ülkelerinde de önemli artışların olduğunu ifade etti.

Türkiye'nin 2021'de 327 milyar kilovatsaat elektrik tükettiğini aktaran Altunyaldız, "Bu, toplam elektrik tüketiminin yüzde 10'una tekabül ediyor. Endişe etmeyin, gerçekten iyi bir şey yapıyoruz." diye konuştu.

Yeşil Kalkınma Devrimi'ni başlattıklarını belirten Altunyaldız, "Dünyadaki sera gazı salınımının yüzde 70'i enerji üretim süreçlerinden geliyor. Enerjiyi dönüştürmezsiniz, yeşil kalkınmayı nasıl yapacaksınız? 'Yeşil ekonomi', 'yaşanılabilir bir dünya' diyorsak enerji üretim alanlarını dönüştürmek zorundasınız. Bizim yaptığımız da enerji üretim alanlarının dönüştürülmesidir." ifadelerini kullandı.

Yeşil yatırımları artırmayı hedeflediklerini vurgulayan Altunyaldız, "Türkiye enerjinin güven altına alındığı bir ülke. 2020'de Çin ile birlikte en yüksek ekonomik büyümeyi sağlayan ülkeyiz. Rakamlarla konuşuyorum. 2021'de dördüncü çeyrekte 9,1, 2021'in tamamında yüzde 11 büyüdük. Demek ki çarklar çalışıyor, enerji güvenliği var, enerji tedarikinde sıkıntı yok." değerlendirmesini yaptı.

Türkiye'nin, 2021'de G20, OECD ve AB ülkeleri arasında en yüksek büyümeyi sağlayan ülke olduğunu anımsatan Altunyaldız, şunları kaydetti:

"Enerji talebini ya da enerji tedarikini neden bu kadar önemsiyoruz? Neden bu kadar enerji arzımızı güven altına almaya çalışıyoruz? Türkiye son 20 yılda elektrik ve doğal gaz talebi yaklaşık 3 kat artan bir ülke. Bunu enerji güvenliğimizi sağlayarak temin ettik. Büyüyen ekonominin yanında nüfusun da her yıl, yıllık elektrik talebi yüzde 6 artıyor. Bunu karşılamaya devam ediyoruz. Yalnızca geçtiğimiz yıl elektrik talebindeki artış yüzde 8, doğal gaz talebindeki artış yüzde 21 oldu. Bu yüzden hızla büyüyen, gelişen Türkiye'nin büyümesini besleyen enerji talebinin artışını da karşılama noktasında tüm tedbirlerimizi alıyoruz."

Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin, Türkiye'nin elektrik talebinin yüzde 10'unu karşılayacağını bildiren Altunyaldız, "Akkuyu Nükleer Güç Santrali, elektrik talebimizi karşılamayla kalmıyor, yeşil dönüşümde santralin tüm üniteleri devreye alındığında ülkemizde her yıl 40 milyon tonun üzerinde karbondioksit salınımına mani olacağız. Bu, TÜİK rakamlarına göre yıllık sera gazı emisyonlarının da yüzde 10'una tekabül ediyor. Bu yüzden Nükleer Düzenleme Kurumunu oluşturuyoruz." ifadelerini kullandı.

TBMM Başkanvekili Celal Adan, teklifin tümünün görüşmeleri sırasında iki kez toplantı yeter sayısının bulunamaması üzerine birleşimi saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.