2012-05-18 - 13:55
BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, Başbakan Erdoğan'a seslenerek; "Şırnak'ta havanızı alırsınız. Şırnak halkı size seçimde öyle bir cevap verecek ki Diyarbakır'dakinden çok daha büyük bir tokat yiyeceksiniz" diye konuştu.
Uludere ve Pentagon'un açıklamaları ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Hasip Kaplan, "İnsanlığa karşı soykırım gibi suçlar Ceza Kanunu'nun 76 ve 77. Maddelerinde yer almaktadır ve bu suçlarda zaman aşımı yoktur. Aynı zamanda 78. Madde bu suçları işlemek üzere örgüt kuranları ve tüzel kişileri de kapsıyor. Ancak Uludere skandalı sonrası ilginç bir durum ortaya çıkıyor. Hala hangi insansız hava aracı kullanıldığı sorusuna cevap yok. Özel yetkili savcı görevsizlik kararı vererek dosyayı askeri savcılığa gönderme çabası içinde gözüküyor" dedi.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Anayasa'ya göre soruşturma izni beklemeden bu soruşturmayı başlatması gerektiğini ifade eden Kaplan, "Bugüne kadar sonuç alınamayan açıklamaların dışında Genelkurmay'ın yargıyı etkilemek suçu ve delilleri karartma yönündeki açıklamaları ayrı birer soruşturma konusudur. Bunların da dikkate alınması gerekiyor" şeklinde konuştu.
Pentagon sözcüsü George Little'ın "Haber nasıl sızdırıldı bilmiyoruz" açıklaması ile ilgili de değerlendirmelerde bulunan Kaplan, "Genelkurmay Başkanı Özel, Amerika'ya çok özel bir görevle gitti. Türkiye bomba yüklü predatörleri almak istiyor. Herhalde yeterli kalmadı ki Başbakan yardımcısı Bekir Bozdağ da arkasından Amerika'ya gidiyor" diye konuştu.
Uludere'deki olay ile ilgili 144 gündür delilerin karartıldığını, soruşturmanın ötelendiğini, gerçeklerin gizlendiğini iddia eden Kaplan, ''İnsanlık suçu katliamı karşısında siyaseten sorumlu olan Hükümet ve Başbakan, ulusal yargıyı bu şekilde etkilediği zaman ulusal üstü yargının harekete geçmesi kanallarını da güçlendirmiş oluyor. Böylesi bir Başbakan, yarın Türkiye Cumhurbaşkanı olmaya kalkarsa, El Beşir gibi, verdiği tutuklama kararlarıyla Uluslararası Ceza Mahkemesi'yle karşı karşıya kalması da kaçınılmazdır'' dedi.
Şırnak'ta öldürülen AK Parti yöneticisi ile ilgili olarak şunları söyledi: "Bölgede atananlar seçilmişlere zulmediyor. Çalışmalarını engelliyor, gözaltına alıyor. Şırnak'ta bir AK Parti yöneticisinin öldürülmesi, bu adli vakanın ne olduğu araştırılmadan BDP'ye baskın yapılması, bölgede siyasi partiler arasına nifak tohumları saçılması anlayışını şiddetle kınıyoruz. BDP Şırnak'ta hiçbir zaman böyle bir çaba içinde olmadı. Yaşadığımız olaylarla birlikte Başbakan'ın son İl Başkanları toplantısındaki açıklamaları ile bağlantı kurduğumuzda, Diyarbakır'ı, Van'ı, Şırnak'ı istediğini söylemeye başlaması aslında iyi açıklıyor. Siyasi partiler sandıkta oylarıyla yarışır. Şırnak'ı istiyorsunuz, havanızı alırsınız. Şırnak halkı size seçimde öyle bir cevap verecek ki Diyarbakır'dakinden çok daha büyük bir tokat yiyeceksiniz"
Kaplan, bir soru üzerine, yargıya ve özel yetkili mahkemelere güvenmediklerini belirterek, ''Genelkurmay'ın 1990'lı yıllarda yaşanan binlerce köyün yakıldığı ve faili cinayetin işlendiği olaylardan sonra AİHM'de mahkum olması karşısında, kimse bizi, Hükümetin emri altına girmiş AKP'li gibi davranan Genelkurmay Başkanı'na inandırmaya zorlamasın, yeltenmesin. Biz güvenmiyoruz, inanmıyoruz, bu katliamın sorumlusu olarak görüyoruz ve yargının önüne çıkmasını istiyoruz'' dedi.
Başka bir soru üzerine ise Kaplan, Türkiye'nin sahibi olduğu söylenen heronların ve predatörlerin yazılımının Türkiye'nin elinde olmadığını iddia etti.
O yazılıma İsrail ve Pentagon'un istediği gibi müdahale edebileceğini ifade eden Kaplan, ''İpler kimin elinde ona bakacaksınız, ip kimin elindeyse o oynatır'' diye konuştu. (13:55)
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Anayasa'ya göre soruşturma izni beklemeden bu soruşturmayı başlatması gerektiğini ifade eden Kaplan, "Bugüne kadar sonuç alınamayan açıklamaların dışında Genelkurmay'ın yargıyı etkilemek suçu ve delilleri karartma yönündeki açıklamaları ayrı birer soruşturma konusudur. Bunların da dikkate alınması gerekiyor" şeklinde konuştu.
Pentagon sözcüsü George Little'ın "Haber nasıl sızdırıldı bilmiyoruz" açıklaması ile ilgili de değerlendirmelerde bulunan Kaplan, "Genelkurmay Başkanı Özel, Amerika'ya çok özel bir görevle gitti. Türkiye bomba yüklü predatörleri almak istiyor. Herhalde yeterli kalmadı ki Başbakan yardımcısı Bekir Bozdağ da arkasından Amerika'ya gidiyor" diye konuştu.
Uludere'deki olay ile ilgili 144 gündür delilerin karartıldığını, soruşturmanın ötelendiğini, gerçeklerin gizlendiğini iddia eden Kaplan, ''İnsanlık suçu katliamı karşısında siyaseten sorumlu olan Hükümet ve Başbakan, ulusal yargıyı bu şekilde etkilediği zaman ulusal üstü yargının harekete geçmesi kanallarını da güçlendirmiş oluyor. Böylesi bir Başbakan, yarın Türkiye Cumhurbaşkanı olmaya kalkarsa, El Beşir gibi, verdiği tutuklama kararlarıyla Uluslararası Ceza Mahkemesi'yle karşı karşıya kalması da kaçınılmazdır'' dedi.
Şırnak'ta öldürülen AK Parti yöneticisi ile ilgili olarak şunları söyledi: "Bölgede atananlar seçilmişlere zulmediyor. Çalışmalarını engelliyor, gözaltına alıyor. Şırnak'ta bir AK Parti yöneticisinin öldürülmesi, bu adli vakanın ne olduğu araştırılmadan BDP'ye baskın yapılması, bölgede siyasi partiler arasına nifak tohumları saçılması anlayışını şiddetle kınıyoruz. BDP Şırnak'ta hiçbir zaman böyle bir çaba içinde olmadı. Yaşadığımız olaylarla birlikte Başbakan'ın son İl Başkanları toplantısındaki açıklamaları ile bağlantı kurduğumuzda, Diyarbakır'ı, Van'ı, Şırnak'ı istediğini söylemeye başlaması aslında iyi açıklıyor. Siyasi partiler sandıkta oylarıyla yarışır. Şırnak'ı istiyorsunuz, havanızı alırsınız. Şırnak halkı size seçimde öyle bir cevap verecek ki Diyarbakır'dakinden çok daha büyük bir tokat yiyeceksiniz"
Kaplan, bir soru üzerine, yargıya ve özel yetkili mahkemelere güvenmediklerini belirterek, ''Genelkurmay'ın 1990'lı yıllarda yaşanan binlerce köyün yakıldığı ve faili cinayetin işlendiği olaylardan sonra AİHM'de mahkum olması karşısında, kimse bizi, Hükümetin emri altına girmiş AKP'li gibi davranan Genelkurmay Başkanı'na inandırmaya zorlamasın, yeltenmesin. Biz güvenmiyoruz, inanmıyoruz, bu katliamın sorumlusu olarak görüyoruz ve yargının önüne çıkmasını istiyoruz'' dedi.
Başka bir soru üzerine ise Kaplan, Türkiye'nin sahibi olduğu söylenen heronların ve predatörlerin yazılımının Türkiye'nin elinde olmadığını iddia etti.
O yazılıma İsrail ve Pentagon'un istediği gibi müdahale edebileceğini ifade eden Kaplan, ''İpler kimin elinde ona bakacaksınız, ip kimin elindeyse o oynatır'' diye konuştu. (13:55)
