2012-06-14 - 12:00
MHP Genel Başkan Yardımcısı, Tokat Milletvekili Reşat Doğru, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında ''devletin borcunun 160 milyar TL'den 610 milyar TL'ye çıktığını'' iddia etti. 61. Hükümet'in 1 yılık karnesinin çok zayıf olduğunu öne sürerek, ''Hükümet'e bir not vereceksek, herhalde bu not 'sınıfta kaldı' olacaktır'' dedi.
MHP Genel Başkan Yardımcısı, Tokat Milletvekili Reşat Doğru, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında ''devletin borcunun 160 milyar TL'den 610 milyar TL'ye çıktığını'' iddia etti. 61. Hükümet'in 1 yılık karnesinin çok zayıf olduğunu öne sürerek, ''Hükümet'e bir not vereceksek, herhalde bu not 'sınıfta kaldı' olacaktır'' dedi.
MHP Genel Başkan Yardımcısı Doğru, 5 yılda tüketici kredisi kullanan emeklilerin oranının yüzde 425 arttığını belirterek mazotun, 2002'de 1 TL, bugün ise 4 TL civarında olduğunu ifade eden Doğru, ''Devletin borcu 160 milyar TL'den 610 milyar TL'ye çıkmıştır'' dedi.
MHP Genel Başkan Yardımcısı Doğru, sözlerine şöyle devam etti:
"2011 yılı seçimlerinden 1 yılı aşkın zaman geçmiştir. 12 haziren seçimlerinde AKP yetkilileri, ülke genelinde çılgın projeler yapılacak, insanlarımız daha iyi şartlar içinde, yaşayacaklar diyerek, halka vaatlerde bulunuyorlardı. Halkımızda bu vaatlere inanarak, tekrar üçüncü kez büyük bir oy vermiş, güçlü bir hükümet oluşmasını sağlamıştır. Yaklaşık olarak 10 yıllık bir iktidar süresi bu siyasi partiye nasip olmuştur. Ancak, geçen bu sürede, ülkemizin birçok sorunu çözülmemiş, kardeşin kardeşe, düşman olmaya başladığı sürece doğru gidilmiştir. Verilen sözlerin, vaatlerin, hiçbirinin yerine gelmediği de görülmüştür.
61. Hükümet'in 1 yıllık karnesi çok zayıftır. Okullarda sınıf geçme notunun verildiği ve karnelerin dağıtıldığı bu günlerde, Hükümete de bir not verecek isek, herhalde bu sınıfta kaldı olacaktır. AKP'nin İstikrar sürsün, Türkiye büyüsün, en önemli söylemleriydi. Ancak söylenenlere bakılınca, durum böyle olmayıp ülkemizde esnafından memuruna, işçisinden iş adamına, emeklisinden dul ve yetimine kadar herkes gelinen bu durumdan şikâyet etmektedir. Milletin beklentilerine, problemlerine cevap verecek, kalıcı çare ve tedaviler yapılmamış, beceriksizlik almış başını gitmiştir.
Memurlar çok zor şartlar altında yaşamaya mahkûm edilmiş, toplu sözleşmede verilen 4 + 4 zam oranı hiçbir problemi çözemez miktar olarak gerçekleşmiştir. Ülkemiz tarihinde hiçbir Hükümet zamanında görülmemiş, zam oranı ve 2012, 6. ayına gelmemize rağmen alınamamış maaş artışı, bu iktidar zamanında olmuştur. Memur sendikalarının şikâyetleri, dağları aşmıştır. Memura yapılan zulümün, yanlışın sorumlusu AKP iktidarıdır.
Eğitim, başlı başına bir faciadır. Sürekli, sessizce yapılan değişiklikler, ne yapacağını bilemeyen öğrenci ve velilerin yanı sıra, bitirdiğimiz eğitim-öğretim yılı, hükümetin öğretmenlerimize yönelik sarf ettiği yakışıksız sözlerin akıllara mıh gibi kazındığı da, bir yıl olmuştur. Öğretmenin itibarı, hiç bu kadar azalmamış, öğretmenlik mesleği hiç bu kadar dile düşmemiş, öğretmenler hiç bu kadar incinmemiştir.Ataması yapılmayan öğretmenlere, başka adres göstererek tarihe geçen Sayın Dinçer, 3 bin okul müdürüne soruşturma açmış; özür grubu tayinlerini yılda bir defaya düşürmüştür. Hekim ve diğer sağlık personeli AKP iktidarı zamanındaki kadar mağdur olmamıştır. Yapılan saldırılarda yaralanmalar, ölümler olmuş haksız şiddetle ilgili, hiçbir tedbir alınmamıştır. Sağlık personeli çok mağdurdur.
Emekli ve dul yetimlerimizin bir yıllık beklentileri de boşa çıkmıştır. Daha dün çıkan bir haberde, 65 yaş üstü emeklilerimizin kredi kullanma yüzdeleri, memurun ve emeklinin durumunu anlatmaya yetmektedir. 5 yılda tüketici kredisi kullanan emeklinin oranı %425 artmıştır. Hayatının son baharında, ellerindeki maaşla geçinemeyen yaşlılarımız, 65-70 yaşından sonra birde banka tehdidi altında borçlarını ödemeye çalışmaktadır. Kanunlaştırılan emekli intibak yasası, boş çıkmıştır.
AKP iktidarında çiftçi çok zor durumdadır. Yüksek girdiler sonucu üretim maliyetleri çok artmıştır. Düşük fiyat belirtilirken çiftçi bankalara rehin konuma gelmiştir. Bu yıl ayrıca büyük afetlerle karşılaşmış, zararları karşılanmamıştır. Taban fiyatları yeterli olmamaktadır. Ülke genelinde seracılık yapan çiftçi, gelecek sezon, borç içinde kalıp, üretemez konuma gelecektir.
Halkın satın alma gücü her geçen gün düşmektedir. Türk insanı dünyanın en pahalı benzin ve mazotunu kullanmaktadır. 2002 yılındaki 1 liraya alınan mazot 4 lira civarına yükselmektedir. Devletin borcu 160 milyardan 610 milyara çıkmıştır. Açlık sınırında olan insan sayısı her geçen gün daha da artmıştır. Son çıkarılan kanunla 2-B arazisi mağdurları yaratılmaya başlanmıştır. Antalya ili gibi bazı bölgelerde 2-B arazi fiyatları çok yüksektir. Şu anda satın alma hakkı olanlar bundan faydalanamayacaklar, başka insanların eline geçecektir. Sonuçta çıkarılan bu yasa, insanların canını yakacaktır.
2012 yılında turizm sektörünün canı yanacağa benzemektedir. Tatil yörelerinde esnaflarından, otellere kadar herkes büyük sıkıntı içerisindedir. Turizm sektörüne, yeni çözümler, bulunmalıdır. Ancak bütün bunların yanında ülkemizin milli birlik ve beraberliği büyük yara almıştır. 2002 senesinde durmuş olan terör, 10 yıllık AKP iktidarında, çok büyük mesafeler almıştır.
Başbakanın, samimi olmayan beyanları, söylemleri terörü cesaretlendirmiş, siyasallaşma süresine getirmiştir. Hiç kimse terörle mücadele, dünden daha iyi yapıldı diyemez. Türk devleti, AKP'nin 10 yıllık tek başına iktidarı sonunda, çok büyük problemlerle karşı karşıya kalmıştır.
Bundan dolayı da 2011 yılı kayıp bir yıl olarak tarihe geçmiş, milletimiz mağdur olmuştur." (12:00)
MHP Genel Başkan Yardımcısı Doğru, 5 yılda tüketici kredisi kullanan emeklilerin oranının yüzde 425 arttığını belirterek mazotun, 2002'de 1 TL, bugün ise 4 TL civarında olduğunu ifade eden Doğru, ''Devletin borcu 160 milyar TL'den 610 milyar TL'ye çıkmıştır'' dedi.
MHP Genel Başkan Yardımcısı Doğru, sözlerine şöyle devam etti:
"2011 yılı seçimlerinden 1 yılı aşkın zaman geçmiştir. 12 haziren seçimlerinde AKP yetkilileri, ülke genelinde çılgın projeler yapılacak, insanlarımız daha iyi şartlar içinde, yaşayacaklar diyerek, halka vaatlerde bulunuyorlardı. Halkımızda bu vaatlere inanarak, tekrar üçüncü kez büyük bir oy vermiş, güçlü bir hükümet oluşmasını sağlamıştır. Yaklaşık olarak 10 yıllık bir iktidar süresi bu siyasi partiye nasip olmuştur. Ancak, geçen bu sürede, ülkemizin birçok sorunu çözülmemiş, kardeşin kardeşe, düşman olmaya başladığı sürece doğru gidilmiştir. Verilen sözlerin, vaatlerin, hiçbirinin yerine gelmediği de görülmüştür.
61. Hükümet'in 1 yıllık karnesi çok zayıftır. Okullarda sınıf geçme notunun verildiği ve karnelerin dağıtıldığı bu günlerde, Hükümete de bir not verecek isek, herhalde bu sınıfta kaldı olacaktır. AKP'nin İstikrar sürsün, Türkiye büyüsün, en önemli söylemleriydi. Ancak söylenenlere bakılınca, durum böyle olmayıp ülkemizde esnafından memuruna, işçisinden iş adamına, emeklisinden dul ve yetimine kadar herkes gelinen bu durumdan şikâyet etmektedir. Milletin beklentilerine, problemlerine cevap verecek, kalıcı çare ve tedaviler yapılmamış, beceriksizlik almış başını gitmiştir.
Memurlar çok zor şartlar altında yaşamaya mahkûm edilmiş, toplu sözleşmede verilen 4 + 4 zam oranı hiçbir problemi çözemez miktar olarak gerçekleşmiştir. Ülkemiz tarihinde hiçbir Hükümet zamanında görülmemiş, zam oranı ve 2012, 6. ayına gelmemize rağmen alınamamış maaş artışı, bu iktidar zamanında olmuştur. Memur sendikalarının şikâyetleri, dağları aşmıştır. Memura yapılan zulümün, yanlışın sorumlusu AKP iktidarıdır.
Eğitim, başlı başına bir faciadır. Sürekli, sessizce yapılan değişiklikler, ne yapacağını bilemeyen öğrenci ve velilerin yanı sıra, bitirdiğimiz eğitim-öğretim yılı, hükümetin öğretmenlerimize yönelik sarf ettiği yakışıksız sözlerin akıllara mıh gibi kazındığı da, bir yıl olmuştur. Öğretmenin itibarı, hiç bu kadar azalmamış, öğretmenlik mesleği hiç bu kadar dile düşmemiş, öğretmenler hiç bu kadar incinmemiştir.Ataması yapılmayan öğretmenlere, başka adres göstererek tarihe geçen Sayın Dinçer, 3 bin okul müdürüne soruşturma açmış; özür grubu tayinlerini yılda bir defaya düşürmüştür. Hekim ve diğer sağlık personeli AKP iktidarı zamanındaki kadar mağdur olmamıştır. Yapılan saldırılarda yaralanmalar, ölümler olmuş haksız şiddetle ilgili, hiçbir tedbir alınmamıştır. Sağlık personeli çok mağdurdur.
Emekli ve dul yetimlerimizin bir yıllık beklentileri de boşa çıkmıştır. Daha dün çıkan bir haberde, 65 yaş üstü emeklilerimizin kredi kullanma yüzdeleri, memurun ve emeklinin durumunu anlatmaya yetmektedir. 5 yılda tüketici kredisi kullanan emeklinin oranı %425 artmıştır. Hayatının son baharında, ellerindeki maaşla geçinemeyen yaşlılarımız, 65-70 yaşından sonra birde banka tehdidi altında borçlarını ödemeye çalışmaktadır. Kanunlaştırılan emekli intibak yasası, boş çıkmıştır.
AKP iktidarında çiftçi çok zor durumdadır. Yüksek girdiler sonucu üretim maliyetleri çok artmıştır. Düşük fiyat belirtilirken çiftçi bankalara rehin konuma gelmiştir. Bu yıl ayrıca büyük afetlerle karşılaşmış, zararları karşılanmamıştır. Taban fiyatları yeterli olmamaktadır. Ülke genelinde seracılık yapan çiftçi, gelecek sezon, borç içinde kalıp, üretemez konuma gelecektir.
Halkın satın alma gücü her geçen gün düşmektedir. Türk insanı dünyanın en pahalı benzin ve mazotunu kullanmaktadır. 2002 yılındaki 1 liraya alınan mazot 4 lira civarına yükselmektedir. Devletin borcu 160 milyardan 610 milyara çıkmıştır. Açlık sınırında olan insan sayısı her geçen gün daha da artmıştır. Son çıkarılan kanunla 2-B arazisi mağdurları yaratılmaya başlanmıştır. Antalya ili gibi bazı bölgelerde 2-B arazi fiyatları çok yüksektir. Şu anda satın alma hakkı olanlar bundan faydalanamayacaklar, başka insanların eline geçecektir. Sonuçta çıkarılan bu yasa, insanların canını yakacaktır.
2012 yılında turizm sektörünün canı yanacağa benzemektedir. Tatil yörelerinde esnaflarından, otellere kadar herkes büyük sıkıntı içerisindedir. Turizm sektörüne, yeni çözümler, bulunmalıdır. Ancak bütün bunların yanında ülkemizin milli birlik ve beraberliği büyük yara almıştır. 2002 senesinde durmuş olan terör, 10 yıllık AKP iktidarında, çok büyük mesafeler almıştır.
Başbakanın, samimi olmayan beyanları, söylemleri terörü cesaretlendirmiş, siyasallaşma süresine getirmiştir. Hiç kimse terörle mücadele, dünden daha iyi yapıldı diyemez. Türk devleti, AKP'nin 10 yıllık tek başına iktidarı sonunda, çok büyük problemlerle karşı karşıya kalmıştır.
Bundan dolayı da 2011 yılı kayıp bir yıl olarak tarihe geçmiş, milletimiz mağdur olmuştur." (12:00)
