2010-11-30 - 22:41
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, Sayıştay
Kanunu Teklifinin özünden koparıldığını öne sürerek, ''Görüşülecek bir şey
kalmamıştır. AKP, kendi dönemi için Sayıştay denetimi istemiyor'' dedi.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, Sayıştay
Kanunu Teklifinin özünden koparıldığını öne sürerek, ''Görüşülecek bir şey
kalmamıştır. AKP, kendi dönemi için Sayıştay denetimi istemiyor'' dedi.
TBMM Genel Kurulunda, ''temel kanun'' olarak görüşülen, Sayıştay Kanunu
Teklifinin birinci bölümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Sayıştay Kanunu Teklifinin görüşüldüğü
Genel Kurul çalışmalarına katıldı. Erdoğan, Genel Kurul'da bir süre kaldıktan
sonra, kulise çıkarak, burada bazı parti yöneticileri ve milletvekilleri ile
sohbet etti. Başbakan Erdoğan, daha sonra Meclis'ten ayrıldı.
Kanun teklifinin 19. maddesinde verdiği önerge üzerinde söz alan MHP
Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, Sayıştay Kanunu Teklifinin bir an önce
çıkmasından yana olduklarını söyledi. Bu nedenle kalan maddelerdeki önergelerinin
birçoğunu geri çekeceklerini belirten Kalaycı, ''Bizim de iktidar partisinden
beklentimiz, 'performans denetimi tanımını' uluslararası tanımlara uygun hale
getirmeleridir'' dedi.
CHP Edirne Milletvekili Bilgin Paçarız, 20. maddede verilen önerge
üzerinde söz alarak, Sayıştay Kanunu Teklifinin 1 ay sonra yeniden gündeme
alınmasına bir anlam veremediklerini söyledi.
Teklif ile Sayıştay'ın denetim mekanizması dışında bırakıldığını ileri
süren Paçarız, ''Sayıştay çalışanları ne yapacak? Ofislerinde gazete okuyacak''
dedi.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'in çalışmalarını da
eleştiren Paçarız, ''Eskişehir yolunda bir demir yığını var. Ne işe yarar?
Sayıştay bunu denetleyebiliyor mu? Konya yolunda villalar yaptı. Ne oldu o
villalar? Yıllardan beri bomboş duruyor. 20 bekçi çalışıyor, onlara maaş
veriyorsunuz. Gelin bunları denetleyin. Siz ancak Edirne Belediye Başkanı'nı
denetlersiniz'' diye konuştu.
CHP Tokat Milletvekili Orhan Ziya Diren de 22. maddede verilen önergeye
ilişkin yaptığı konuşmada, ''Sayıştay'ın yönetim sisteminin değiştirilmesinin,
'acaba yeni bir kadro kapısı mı oluşturuluyor' sorusunu akla getirdiğini'' ifade
etti. Diren, ''Sayıştay, bir kadrolaşma kurbanı olmasın. Yansız, tarafsız bir
şekilde görevine devam edebilmesi çok önemli'' dedi.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi de ''Teklif özünden koparılmıştır.
Görüşülecek bir şey kalmamıştır. AKP, kendi dönemi için Sayıştay denetimi
istemiyor'' diye konuştu.
Kanun teklifi ile Sayıştay'ın 16 yıldır sürdürdüğü performans denetimini
artık yapamayacağını öne süren Hamzaçebi, ''Çünkü iktidar partisi böyle
istemiştir. Bundan sonraki maddeleri görüşmenin bir anlamı yoktur. Yapmış
oldukları yolsuzlukların denetimini engellemeye çalışan bir anlayış yasanın içine
girmiştir'' dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli'nin, kanun teklifi üzerinde
yaptığı konuşmayı eleştiren Hamzaçebi, Canikli'ye Anayasa'yı tekrar okumasını
önerdi.
CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç de Başbakan Erdoğan'ın Genel Kurul
çalışmasına katılmasını değerlendirirken, ''Tayyip Bey diyor ki, 'Meclisi
çalıştıralım.' Meclisi çalıştırmanın yolu belli. Tayyip Bey gelirse hepsi
geliyor. Yalnız çok gelmişsiniz, önümüzdeki seçim dörtte üçünüz burada olmayacak.
Şimdi bunların arasından seçim yapmak da zor'' dedi.
Genç, Başbakan Erdoğan'ın, ''Kaddafi İnsan Hakları Ödülü''nü almasını
eleştirdi.
''Bu kanunları boşa çıkarıyoruz'' diyen Genç, ''İstanbul Büyükşehir
Belediyesinde 89 ihalede suiistimal var. İçişleri Bakanı soruşturma izni
vermiyor'' diye konuştu.
Daha sonra, kanun teklifinin ikinci bölümü üzerindeki görüşmelere
geçildi.
''Temel kanun'' olarak üç bölüm halinde görüşülen teklif, toplam 84
maddeden oluşuyor. Teklif üzerindeki görüşmelere 14 Ekimde başlanmıştı.
Üç bölüm halinde görüşülen ve 1-30. maddeleri
kapsayan Sayıştay Kanunu Teklifinin 1. bölümü, bazı değişikliklerle kabul
edildi.
Teklifin ilk 2 maddesi ''Amaç ve kapsam'' ile ''tanımlar''ı düzenliyor.
''Tanımlar'' başlıklı 2. maddedeki ''performans denetimi'' tanımında yer alan,
''kamu kaynaklarının etkin, ekonomik ve verimli olarak kullanılıp
kullanılmadığının incelenmesi''ne ilişkin cümle metinden çıkarılmıştı.
Teklifte, Sayıştay, ''Bu kanun ve diğer kanunlarla verilen inceleme,
denetleme ve kesin hükme bağlama işlerini yaparken işlevsel ve bağımsızlığı olan
bir kurumdur'' şeklinde tanımlanıyor.
Sayıştay, merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki kamu idareleri ile sosyal
güvenlik kurumlarını, mahalli idareleri, özel kanunlarla kurulanlar da dahil
olmak üzere diğer kamu idarelerini; bunların kurduğu veya ortak oldukları
kuruluşları denetleyecek. Ancak, özel kanunlarla kurulan kamu şirketlerinden kamu
payı yüzde 50'nin altına düşenleri ortaklık hakkı yönüyle denetleyecek. Kamu
kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, Sayıştay denetimi kapsamı dışında
tutulacak.
Kamu idareleri tarafından yapılan her türlü iç ve dış borçlanma, borç
verilmesi, hibeler, Hazine garanti ve alacakları, nakit yönetimi ve bunlarla
ilgili konular; tüm kaynak aktarım ve kullanımları ile AB fonları dahil yurt içi
ve dışından sağlanan diğer kaynak ve fonların kullanımı; kamu idareleri
bütçelerinde yer alıp almadığına bakılmaksızın (özel hesaplar dahil) tüm kamu
hesapları, fonları, kaynakları ve faaliyetleri de Sayıştay denetimine tabi
olacak. Sayıştay, yapılan anlaşma veya sözleşmelerdeki esaslar çerçevesinde
uluslararası kuruluş ve örgütlerin hesap ve işlemlerini de denetleyecek.
Sayıştay, kamu idarelerine yönelik denetiminin sonuçları hakkında TBMM'ye
doğru, yeterli, zamanlı bilgi ve raporlar sunacak. Kamu idarelerinin denetimleri
sonucunda sorumluların hesap ve işlemlerinden doğan kamu zararına yol açan
hususlar kesin hükme bağlanacak.
Teklife göre, hesapların verilmemesinden doğan sorumluluk, hesapların
Sayıştay tarafından istendiği tarihte görev başında bulunan muhasebe yetkilisi
ile üst yönetici veya görevlendirdiği harcama yetkilisine ait olacak.
Sorumluların veya diğer ilgililerin, denetçilerin isteyecekleri bilgi, kayıt ve
belgeleri vermeye, işlem faaliyet ve malların fiili ve fiziki durumlarını
geciktirmeksizin göstermeleri zorunlu olacak.
Hesabını zamanında vermeyen sorumlular ile Sayıştay denetimine giren kamu
idareleri görevlilerinden, denetleme ve yargılama sırasında istenilen her çeşit
bilgi, belge ve defterleri vermeyen ve denetlemeyi güçleştirenlere, belgeleri
verene kadar yarım aylık ödenecek.
Yarım aylık kesilmeye başlandığı tarihten itibaren muhasebe yetkilileri
en çok 3 ay, diğer görevliler ise Sayıştay tarafından belirlenen süre içinde
belgeleri vermez ve denetlemeyi ve yargılamayı güçleştiren sebepleri ortadan
kaldırmazlarsa bu defa ilgili kamu idarelerince atamalarındaki usule göre işten
el çektirilecek, haklarında gerekli kovuşturma yapılacak.
Sayıştay Başkanı ve üyeliği için, hukuk, siyasal bilgiler, iktisat,
işletme, iktisadi ve idari bilimler fakülteleri veya öğrenim itibarıyla bunlara
denkliği YÖK tarafından onanmış en az 4 yıllık fakültelerden mezun olduktan sonra
kamu idarelerinde en az 16 yıl çalışmış olmaları şartı aranacak.
Sayıştay üyeliği, bakanlık, müsteşarlık veya valilik, rektörlük,
Başbakanlık ve bakanlıklarla ilgili bağlı kuruluşların genel müdürlüğü veya
başkanlığı, Maliye Teftiş Kurulu ile Hesap Uzmanları Kurulu Başkanlığı,
Başbakanlık ve bakanlıkların Teftiş Kurulu başkanlıkları, düzenleyici veya
denetleyici kurul başkanlığı görevlerinde en az bir yıl bulunmuş olanlar da
Sayıştay Başkanlığına aday olabilecek.
Sayıştay Başkanı, TBMM tarafından gizli oyla seçilecek. Seçilebilmek için
TBMM üye tam sayısının dörtte birinin bir fazlasından az olmamak kaydıyla,
mevcudun salt çoğunluğunun oyu aranacak. Başkanın görev süresi 5 yıl olacak. En
fazla 2 defa başkan seçilebilecek.
Sayıştay Başkanına biri denetim, diğeri yönetimle ilgili işlerde yardımcı
olmak üzere iki başkan yardımcısı görevlendirilecek. Başkan yardımcıları daire
başkanı statüsünde olacak.
Daire başkanları Sayıştay Genel Kurulunca, üyeler ise TBMM tarafından
seçilecek.
Sayıştay başsavcısı ve savcıları, Sayıştay Başkanının görüşü alınarak
Maliye Bakanlığınca yapılacak teklif üzerine ortak kararname ile atanacak.
Başsavcının görev süresi 4 yıl olacak. Süresi dolan Sayıştay Başsavcısı yeniden
atanabilecek.
Düzenlemeyle, Sayıştay bünyesine dahil yargı ve karar organları,
yaptıkları hizmetlere göre sınıflandırılıyor. Ayrıca, ''Başkanlık'', ''Rapor
Değerlendirme Kurulu'', ''Denetim, Planlama ve Koordinasyon Kurulu'' Sayıştay'ın
organları arasına ekleniyor.
Teklife göre; Daireler Kurulu, genel yönetim kapsamındaki kamu
idarelerince mali konularda düzenlenecek yönetmelikler ile yönetmelik
niteliğindeki düzenleyici işlemler, Sayıştay Başkanı tarafından incelenmesi
istenen konular hakkında görüş bildirecek.
Sayıştay Başkanı, Rapor Değerlendirme Kurulu Başkanlığını da yapacak.
Kurul, Sayıştay raporları ile Sayıştay Başkanı tarafından incelenmesi istenen
konular hakkında görüş bildirecek. Sayıştay raporlarının kurulda görüşülmesi
sırasında ilgili grup başkanı veya raporun denetçisi katılarak görüşünü
açıklayacak. Sayıştay raporlarının görüşülmesi sırasında açıklamalarda bulunması
için ilgili kamu idaresinin üst yöneticisi veya görevlendireceği yardımcısı
çağrılabilecek.
Yüksek Disiplin Kurulu, her takvim yılı için Sayıştay Genel Kurulunca
seçilecek 5 daire başkanı ve her daireden seçilecek birer üye ile kurulacak.
Disiplin soruşturması yapılmasına ve disiplin cezası verilmesine ilişkin kararlar
üçte iki çoğunlukla verilecek. Haklarında isnatta bulunulan disiplin kurulu
üyeleri, kurula katılamayacak. Kurul, Sayıştay Başkanı, daire başkanı ve üyeler
hakkındaki disiplin soruşturmalarına bakacak.
Meslek Mensupları Yükseltme ve Disiplin Kurulu; Sayıştay Başkanı, daire
başkanı ve üyeler dışındaki meslek mensupları hakkındaki yükseltme işleri ile
disiplin soruşturmaları ve ceza kovuşturmalarını yürütecek.
''Temel kanun'' olarak 3 bölüm halinde görüşülen teklif, geçicilerle
birlikte toplam 88 maddeden oluşuyor.
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Sayıştay Kanununun
çok önemli bir reform olduğunu belirterek, ''Bu reformda uluslararası kriterlere
uygunluk önem taşımaktadır'' dedi.
Bakan Şimşek, TBMM Genel Kurulunda, Sayıştay Kanunu Teklifinin ikinci
bölümü üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
Türkiye'de, hane halkı borcunun milli gelire oranının yaklaşık yüzde 15
civarında olduğunu ifade eden Şimşek, ''Bu, aslında Doğu Avrupa ülkeleriyle
karşılaştırıldığı zaman bu ülkelerin neredeyse yarısı kadardır. Batı Avrupa
ülkelerinin ise dörtte biri civarındadır'' diye konuştu.
Türkiye'de faizlerin ilk defa tek haneli rakama düştüğüne dikkati çeken
Bakan Şimşek, tüm bu iyileşen koşullara rağmen bireysel kredilerde geri ödemede
sıkıntıya düşmüş vatandaşlar olabileceğini söyledi. Geçmişte buna ilişkin yasal
düzenleme yapılarak, bankaların kredileri yapılandırmasının önünün açıldığını
anımsattı.
Şimşek, 13 performans denetim raporunun, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda
beklediğini belirterek, ''Bu husus, parlamento iç tüzüğünde ya da başka bir yasal
düzenlemede bu sürecin açıkça tanımlanmamasından kaynaklanmaktadır. Şu anda 6
performans denetim raporu ise Sayıştayda kalite kontrol sürecinden geçmektedir''
dedi.
Belediye şirketlerinin, ilgili kanunun 4. maddesine göre denetim altına
alındığını kaydeden Şimşek, yeni yasayla belediye şirketlerinin de Sayıştay
denetimine tabi tutulacağını ifade etti.
''Sayıştay Kanunu, bence çok önemli reformdur. Bu reformda uluslararası
kriterlere uygunluk önem taşımaktadır.'' diyen Maliye Bakanı Şimşek, şöyle devam
etti:
''Tabii, performans denetimiyle ilgili düzenleme, tartışmalı bir
düzenlemedir. Doğrusu bir taraftan yerindelik denetiminin yapılmaması hususu
haklı bir husustur. Onu vatandaşın yapması lazım. Aynı zamanda tabii ki kamu
kaynaklarının kullanımında birtakım kriterlere göre değerlendirme yapılmasını
doğru buluyorum.''
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ile ilgili bir husus
varsa bunun savcılığa gönderileceğini ve gerekenin yapılacağını ifade eden
Şimşek, ''Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Yine Deniz Feneri davasında
açık bir şekilde söyleyeyim, bizim yargıya müdahale etmemiz söz konusu olmaz.
Gerek belediyelere ilişkin gerek diğer hususlara ilişkin gerekli hukuk ve mevcut
mevzuat gerekçesinde ne gerekiyorsa yapılır'' diye konuştu.
Şeker fabrikalarının tam kapasiteyle çalışmasını kendilerinin de
arzuladığını belirten Şimşek, şunları kaydetti:
''Ama şöyle bir durum var. Eğer bu fabrikalar tam kapasiteyle çalışırsa
ülkenin ihtiyacının 2 katı kadar şeker üretmiş oluruz. Geçmişte bu fabrikalardaki
şeker üretim maliyetleri, dünya üretim maliyetlerinin çok üstündeydi. Biz eskiden
olduğu gibi tam kapasiteyle çalıştırırsak, devletin dolayısıyla vatandaşın zarar
görmesi söz konusu olabilir. Türkiye'deki şeker fabrikalarının kapasitesi
ihtiyacın üzerindedir.''
Teklifin ikinci bölümü üzerinde CHP Grubu adına konuşan Grup Başkanvekili
Akif Hamzaçebi, Sayıştaya denetim elemanı alınırken sözlü sınavın kaldırılarak
mülakatın getirilmesini eleştirdi.
MHP Isparta Milletvekili Nevzat Korkmaz, grubu adına yaptığı konuşmada,
teklifin 5 yıl geciktiğini ifade etti.
Hükümete, ''Harcamalarınızda hesap vermiyorsunuz, hesap verecek kurumlara
da izin vermiyorsunuz. Sayıştay denetçilerini çalıştırmıyorsunuz'' diyen Korkmaz,
''AK Parti iktidarından yıllardır hesap sorulamadığını, ancak usulsüzlükler ve
yolsuzlukların hesabının bir gün mutlaka sorulacağını'' söyledi.
BDP Grubu adına konuşan Iğdır Milletvekili Pervin Buldan, bugün parti
genel merkezine saldırı yapıldığını belirterek, ''Saldırıyla ilgili yakalanan bir
kişi, akli dengesi yerinde olmadığı için muhtemelen yarın serbest bırakılacak.
Acaba deliler hep bizi mi buluyor? Partimize yönelik bu saldırıları yapanların
bir an önce yakalanmasını ve yargı önüne çıkarılmasını istiyoruz'' dedi.
Harcamaların mevzuata uygun olup olmadığının denetlenmediğini savunan
Buldan, ''Yapılan her türlü kirli iş, devlet sırrı gerekçesiyle üstü örtülerek
açıklanmıyor. 30 yıllık kirli savaş döneminde, hesabı sorulamayan kaç tane
operasyon yapıldığını bilemiyoruz'' diye konuştu.
BDP'li Buldan, Türkiye'nin 16,5 milyar lira ile dünyada silahlanmaya en
çok para harcayan 14. ülke olduğunu ileri sürdü.
TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu, teklifin ikinci bölümünün tümü üzerindeki
görüşmelerin tamamlanmasının ardından, birleşimi yarın saat 13.00'te toplanmak
üzere kapattı.
(08.54)
Kanunu Teklifinin özünden koparıldığını öne sürerek, ''Görüşülecek bir şey
kalmamıştır. AKP, kendi dönemi için Sayıştay denetimi istemiyor'' dedi.
TBMM Genel Kurulunda, ''temel kanun'' olarak görüşülen, Sayıştay Kanunu
Teklifinin birinci bölümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Sayıştay Kanunu Teklifinin görüşüldüğü
Genel Kurul çalışmalarına katıldı. Erdoğan, Genel Kurul'da bir süre kaldıktan
sonra, kulise çıkarak, burada bazı parti yöneticileri ve milletvekilleri ile
sohbet etti. Başbakan Erdoğan, daha sonra Meclis'ten ayrıldı.
Kanun teklifinin 19. maddesinde verdiği önerge üzerinde söz alan MHP
Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, Sayıştay Kanunu Teklifinin bir an önce
çıkmasından yana olduklarını söyledi. Bu nedenle kalan maddelerdeki önergelerinin
birçoğunu geri çekeceklerini belirten Kalaycı, ''Bizim de iktidar partisinden
beklentimiz, 'performans denetimi tanımını' uluslararası tanımlara uygun hale
getirmeleridir'' dedi.
CHP Edirne Milletvekili Bilgin Paçarız, 20. maddede verilen önerge
üzerinde söz alarak, Sayıştay Kanunu Teklifinin 1 ay sonra yeniden gündeme
alınmasına bir anlam veremediklerini söyledi.
Teklif ile Sayıştay'ın denetim mekanizması dışında bırakıldığını ileri
süren Paçarız, ''Sayıştay çalışanları ne yapacak? Ofislerinde gazete okuyacak''
dedi.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'in çalışmalarını da
eleştiren Paçarız, ''Eskişehir yolunda bir demir yığını var. Ne işe yarar?
Sayıştay bunu denetleyebiliyor mu? Konya yolunda villalar yaptı. Ne oldu o
villalar? Yıllardan beri bomboş duruyor. 20 bekçi çalışıyor, onlara maaş
veriyorsunuz. Gelin bunları denetleyin. Siz ancak Edirne Belediye Başkanı'nı
denetlersiniz'' diye konuştu.
CHP Tokat Milletvekili Orhan Ziya Diren de 22. maddede verilen önergeye
ilişkin yaptığı konuşmada, ''Sayıştay'ın yönetim sisteminin değiştirilmesinin,
'acaba yeni bir kadro kapısı mı oluşturuluyor' sorusunu akla getirdiğini'' ifade
etti. Diren, ''Sayıştay, bir kadrolaşma kurbanı olmasın. Yansız, tarafsız bir
şekilde görevine devam edebilmesi çok önemli'' dedi.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi de ''Teklif özünden koparılmıştır.
Görüşülecek bir şey kalmamıştır. AKP, kendi dönemi için Sayıştay denetimi
istemiyor'' diye konuştu.
Kanun teklifi ile Sayıştay'ın 16 yıldır sürdürdüğü performans denetimini
artık yapamayacağını öne süren Hamzaçebi, ''Çünkü iktidar partisi böyle
istemiştir. Bundan sonraki maddeleri görüşmenin bir anlamı yoktur. Yapmış
oldukları yolsuzlukların denetimini engellemeye çalışan bir anlayış yasanın içine
girmiştir'' dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli'nin, kanun teklifi üzerinde
yaptığı konuşmayı eleştiren Hamzaçebi, Canikli'ye Anayasa'yı tekrar okumasını
önerdi.
CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç de Başbakan Erdoğan'ın Genel Kurul
çalışmasına katılmasını değerlendirirken, ''Tayyip Bey diyor ki, 'Meclisi
çalıştıralım.' Meclisi çalıştırmanın yolu belli. Tayyip Bey gelirse hepsi
geliyor. Yalnız çok gelmişsiniz, önümüzdeki seçim dörtte üçünüz burada olmayacak.
Şimdi bunların arasından seçim yapmak da zor'' dedi.
Genç, Başbakan Erdoğan'ın, ''Kaddafi İnsan Hakları Ödülü''nü almasını
eleştirdi.
''Bu kanunları boşa çıkarıyoruz'' diyen Genç, ''İstanbul Büyükşehir
Belediyesinde 89 ihalede suiistimal var. İçişleri Bakanı soruşturma izni
vermiyor'' diye konuştu.
Daha sonra, kanun teklifinin ikinci bölümü üzerindeki görüşmelere
geçildi.
''Temel kanun'' olarak üç bölüm halinde görüşülen teklif, toplam 84
maddeden oluşuyor. Teklif üzerindeki görüşmelere 14 Ekimde başlanmıştı.
Üç bölüm halinde görüşülen ve 1-30. maddeleri
kapsayan Sayıştay Kanunu Teklifinin 1. bölümü, bazı değişikliklerle kabul
edildi.
Teklifin ilk 2 maddesi ''Amaç ve kapsam'' ile ''tanımlar''ı düzenliyor.
''Tanımlar'' başlıklı 2. maddedeki ''performans denetimi'' tanımında yer alan,
''kamu kaynaklarının etkin, ekonomik ve verimli olarak kullanılıp
kullanılmadığının incelenmesi''ne ilişkin cümle metinden çıkarılmıştı.
Teklifte, Sayıştay, ''Bu kanun ve diğer kanunlarla verilen inceleme,
denetleme ve kesin hükme bağlama işlerini yaparken işlevsel ve bağımsızlığı olan
bir kurumdur'' şeklinde tanımlanıyor.
Sayıştay, merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki kamu idareleri ile sosyal
güvenlik kurumlarını, mahalli idareleri, özel kanunlarla kurulanlar da dahil
olmak üzere diğer kamu idarelerini; bunların kurduğu veya ortak oldukları
kuruluşları denetleyecek. Ancak, özel kanunlarla kurulan kamu şirketlerinden kamu
payı yüzde 50'nin altına düşenleri ortaklık hakkı yönüyle denetleyecek. Kamu
kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, Sayıştay denetimi kapsamı dışında
tutulacak.
Kamu idareleri tarafından yapılan her türlü iç ve dış borçlanma, borç
verilmesi, hibeler, Hazine garanti ve alacakları, nakit yönetimi ve bunlarla
ilgili konular; tüm kaynak aktarım ve kullanımları ile AB fonları dahil yurt içi
ve dışından sağlanan diğer kaynak ve fonların kullanımı; kamu idareleri
bütçelerinde yer alıp almadığına bakılmaksızın (özel hesaplar dahil) tüm kamu
hesapları, fonları, kaynakları ve faaliyetleri de Sayıştay denetimine tabi
olacak. Sayıştay, yapılan anlaşma veya sözleşmelerdeki esaslar çerçevesinde
uluslararası kuruluş ve örgütlerin hesap ve işlemlerini de denetleyecek.
Sayıştay, kamu idarelerine yönelik denetiminin sonuçları hakkında TBMM'ye
doğru, yeterli, zamanlı bilgi ve raporlar sunacak. Kamu idarelerinin denetimleri
sonucunda sorumluların hesap ve işlemlerinden doğan kamu zararına yol açan
hususlar kesin hükme bağlanacak.
Teklife göre, hesapların verilmemesinden doğan sorumluluk, hesapların
Sayıştay tarafından istendiği tarihte görev başında bulunan muhasebe yetkilisi
ile üst yönetici veya görevlendirdiği harcama yetkilisine ait olacak.
Sorumluların veya diğer ilgililerin, denetçilerin isteyecekleri bilgi, kayıt ve
belgeleri vermeye, işlem faaliyet ve malların fiili ve fiziki durumlarını
geciktirmeksizin göstermeleri zorunlu olacak.
Hesabını zamanında vermeyen sorumlular ile Sayıştay denetimine giren kamu
idareleri görevlilerinden, denetleme ve yargılama sırasında istenilen her çeşit
bilgi, belge ve defterleri vermeyen ve denetlemeyi güçleştirenlere, belgeleri
verene kadar yarım aylık ödenecek.
Yarım aylık kesilmeye başlandığı tarihten itibaren muhasebe yetkilileri
en çok 3 ay, diğer görevliler ise Sayıştay tarafından belirlenen süre içinde
belgeleri vermez ve denetlemeyi ve yargılamayı güçleştiren sebepleri ortadan
kaldırmazlarsa bu defa ilgili kamu idarelerince atamalarındaki usule göre işten
el çektirilecek, haklarında gerekli kovuşturma yapılacak.
Sayıştay Başkanı ve üyeliği için, hukuk, siyasal bilgiler, iktisat,
işletme, iktisadi ve idari bilimler fakülteleri veya öğrenim itibarıyla bunlara
denkliği YÖK tarafından onanmış en az 4 yıllık fakültelerden mezun olduktan sonra
kamu idarelerinde en az 16 yıl çalışmış olmaları şartı aranacak.
Sayıştay üyeliği, bakanlık, müsteşarlık veya valilik, rektörlük,
Başbakanlık ve bakanlıklarla ilgili bağlı kuruluşların genel müdürlüğü veya
başkanlığı, Maliye Teftiş Kurulu ile Hesap Uzmanları Kurulu Başkanlığı,
Başbakanlık ve bakanlıkların Teftiş Kurulu başkanlıkları, düzenleyici veya
denetleyici kurul başkanlığı görevlerinde en az bir yıl bulunmuş olanlar da
Sayıştay Başkanlığına aday olabilecek.
Sayıştay Başkanı, TBMM tarafından gizli oyla seçilecek. Seçilebilmek için
TBMM üye tam sayısının dörtte birinin bir fazlasından az olmamak kaydıyla,
mevcudun salt çoğunluğunun oyu aranacak. Başkanın görev süresi 5 yıl olacak. En
fazla 2 defa başkan seçilebilecek.
Sayıştay Başkanına biri denetim, diğeri yönetimle ilgili işlerde yardımcı
olmak üzere iki başkan yardımcısı görevlendirilecek. Başkan yardımcıları daire
başkanı statüsünde olacak.
Daire başkanları Sayıştay Genel Kurulunca, üyeler ise TBMM tarafından
seçilecek.
Sayıştay başsavcısı ve savcıları, Sayıştay Başkanının görüşü alınarak
Maliye Bakanlığınca yapılacak teklif üzerine ortak kararname ile atanacak.
Başsavcının görev süresi 4 yıl olacak. Süresi dolan Sayıştay Başsavcısı yeniden
atanabilecek.
Düzenlemeyle, Sayıştay bünyesine dahil yargı ve karar organları,
yaptıkları hizmetlere göre sınıflandırılıyor. Ayrıca, ''Başkanlık'', ''Rapor
Değerlendirme Kurulu'', ''Denetim, Planlama ve Koordinasyon Kurulu'' Sayıştay'ın
organları arasına ekleniyor.
Teklife göre; Daireler Kurulu, genel yönetim kapsamındaki kamu
idarelerince mali konularda düzenlenecek yönetmelikler ile yönetmelik
niteliğindeki düzenleyici işlemler, Sayıştay Başkanı tarafından incelenmesi
istenen konular hakkında görüş bildirecek.
Sayıştay Başkanı, Rapor Değerlendirme Kurulu Başkanlığını da yapacak.
Kurul, Sayıştay raporları ile Sayıştay Başkanı tarafından incelenmesi istenen
konular hakkında görüş bildirecek. Sayıştay raporlarının kurulda görüşülmesi
sırasında ilgili grup başkanı veya raporun denetçisi katılarak görüşünü
açıklayacak. Sayıştay raporlarının görüşülmesi sırasında açıklamalarda bulunması
için ilgili kamu idaresinin üst yöneticisi veya görevlendireceği yardımcısı
çağrılabilecek.
Yüksek Disiplin Kurulu, her takvim yılı için Sayıştay Genel Kurulunca
seçilecek 5 daire başkanı ve her daireden seçilecek birer üye ile kurulacak.
Disiplin soruşturması yapılmasına ve disiplin cezası verilmesine ilişkin kararlar
üçte iki çoğunlukla verilecek. Haklarında isnatta bulunulan disiplin kurulu
üyeleri, kurula katılamayacak. Kurul, Sayıştay Başkanı, daire başkanı ve üyeler
hakkındaki disiplin soruşturmalarına bakacak.
Meslek Mensupları Yükseltme ve Disiplin Kurulu; Sayıştay Başkanı, daire
başkanı ve üyeler dışındaki meslek mensupları hakkındaki yükseltme işleri ile
disiplin soruşturmaları ve ceza kovuşturmalarını yürütecek.
''Temel kanun'' olarak 3 bölüm halinde görüşülen teklif, geçicilerle
birlikte toplam 88 maddeden oluşuyor.
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Sayıştay Kanununun
çok önemli bir reform olduğunu belirterek, ''Bu reformda uluslararası kriterlere
uygunluk önem taşımaktadır'' dedi.
Bakan Şimşek, TBMM Genel Kurulunda, Sayıştay Kanunu Teklifinin ikinci
bölümü üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
Türkiye'de, hane halkı borcunun milli gelire oranının yaklaşık yüzde 15
civarında olduğunu ifade eden Şimşek, ''Bu, aslında Doğu Avrupa ülkeleriyle
karşılaştırıldığı zaman bu ülkelerin neredeyse yarısı kadardır. Batı Avrupa
ülkelerinin ise dörtte biri civarındadır'' diye konuştu.
Türkiye'de faizlerin ilk defa tek haneli rakama düştüğüne dikkati çeken
Bakan Şimşek, tüm bu iyileşen koşullara rağmen bireysel kredilerde geri ödemede
sıkıntıya düşmüş vatandaşlar olabileceğini söyledi. Geçmişte buna ilişkin yasal
düzenleme yapılarak, bankaların kredileri yapılandırmasının önünün açıldığını
anımsattı.
Şimşek, 13 performans denetim raporunun, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda
beklediğini belirterek, ''Bu husus, parlamento iç tüzüğünde ya da başka bir yasal
düzenlemede bu sürecin açıkça tanımlanmamasından kaynaklanmaktadır. Şu anda 6
performans denetim raporu ise Sayıştayda kalite kontrol sürecinden geçmektedir''
dedi.
Belediye şirketlerinin, ilgili kanunun 4. maddesine göre denetim altına
alındığını kaydeden Şimşek, yeni yasayla belediye şirketlerinin de Sayıştay
denetimine tabi tutulacağını ifade etti.
''Sayıştay Kanunu, bence çok önemli reformdur. Bu reformda uluslararası
kriterlere uygunluk önem taşımaktadır.'' diyen Maliye Bakanı Şimşek, şöyle devam
etti:
''Tabii, performans denetimiyle ilgili düzenleme, tartışmalı bir
düzenlemedir. Doğrusu bir taraftan yerindelik denetiminin yapılmaması hususu
haklı bir husustur. Onu vatandaşın yapması lazım. Aynı zamanda tabii ki kamu
kaynaklarının kullanımında birtakım kriterlere göre değerlendirme yapılmasını
doğru buluyorum.''
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ile ilgili bir husus
varsa bunun savcılığa gönderileceğini ve gerekenin yapılacağını ifade eden
Şimşek, ''Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Yine Deniz Feneri davasında
açık bir şekilde söyleyeyim, bizim yargıya müdahale etmemiz söz konusu olmaz.
Gerek belediyelere ilişkin gerek diğer hususlara ilişkin gerekli hukuk ve mevcut
mevzuat gerekçesinde ne gerekiyorsa yapılır'' diye konuştu.
Şeker fabrikalarının tam kapasiteyle çalışmasını kendilerinin de
arzuladığını belirten Şimşek, şunları kaydetti:
''Ama şöyle bir durum var. Eğer bu fabrikalar tam kapasiteyle çalışırsa
ülkenin ihtiyacının 2 katı kadar şeker üretmiş oluruz. Geçmişte bu fabrikalardaki
şeker üretim maliyetleri, dünya üretim maliyetlerinin çok üstündeydi. Biz eskiden
olduğu gibi tam kapasiteyle çalıştırırsak, devletin dolayısıyla vatandaşın zarar
görmesi söz konusu olabilir. Türkiye'deki şeker fabrikalarının kapasitesi
ihtiyacın üzerindedir.''
Teklifin ikinci bölümü üzerinde CHP Grubu adına konuşan Grup Başkanvekili
Akif Hamzaçebi, Sayıştaya denetim elemanı alınırken sözlü sınavın kaldırılarak
mülakatın getirilmesini eleştirdi.
MHP Isparta Milletvekili Nevzat Korkmaz, grubu adına yaptığı konuşmada,
teklifin 5 yıl geciktiğini ifade etti.
Hükümete, ''Harcamalarınızda hesap vermiyorsunuz, hesap verecek kurumlara
da izin vermiyorsunuz. Sayıştay denetçilerini çalıştırmıyorsunuz'' diyen Korkmaz,
''AK Parti iktidarından yıllardır hesap sorulamadığını, ancak usulsüzlükler ve
yolsuzlukların hesabının bir gün mutlaka sorulacağını'' söyledi.
BDP Grubu adına konuşan Iğdır Milletvekili Pervin Buldan, bugün parti
genel merkezine saldırı yapıldığını belirterek, ''Saldırıyla ilgili yakalanan bir
kişi, akli dengesi yerinde olmadığı için muhtemelen yarın serbest bırakılacak.
Acaba deliler hep bizi mi buluyor? Partimize yönelik bu saldırıları yapanların
bir an önce yakalanmasını ve yargı önüne çıkarılmasını istiyoruz'' dedi.
Harcamaların mevzuata uygun olup olmadığının denetlenmediğini savunan
Buldan, ''Yapılan her türlü kirli iş, devlet sırrı gerekçesiyle üstü örtülerek
açıklanmıyor. 30 yıllık kirli savaş döneminde, hesabı sorulamayan kaç tane
operasyon yapıldığını bilemiyoruz'' diye konuştu.
BDP'li Buldan, Türkiye'nin 16,5 milyar lira ile dünyada silahlanmaya en
çok para harcayan 14. ülke olduğunu ileri sürdü.
TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu, teklifin ikinci bölümünün tümü üzerindeki
görüşmelerin tamamlanmasının ardından, birleşimi yarın saat 13.00'te toplanmak
üzere kapattı.
(08.54)
