2018-10-16 - 22:00
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Mithat Sancar başkanlığında toplandı.Türkiye'nin Lübnan'da konuşlu Birleşmiş Milletler (BM) Geçici Görev Gücü'ne (UNIFIL) Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) unsurlarıyla verdiği desteğin süresinin 31 Ekim 2018 tarihinden itibaren bir yıl uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi, Genel Kurulda kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu, TBMM Başkanvekili Mithat Sancar başkanlığında toplandı.
AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan, "Bu ülkede geçmişte yaşanan acıları, özellikle kimlik ifadelerini, isteyenin istediği dili konuşabilmesine ilişkin bütün yapısal reformları gerçekleştirme azim ve kararlığımız milletimizin nezdinde büyük bir teveccühle karşılaşmıştır." dedi.
AK Parti Bursa Milletvekili Refik Özen, gündem dışı konuşmasında, vefatının 15'inci yılında Bosna Hersek'in ilk Cumhurbaşkanı merhum Aliya İzzetbegoviç için Allah'tan rahmet diledi.
HDP Batman Milletvekili Mehmet Ruştu Tiryaki, partisinin il ve ilçe yöneticilerine yönelik gözaltı kararları ve tutuklamalara tepki gösterdi.
Operasyonların siyasi amaçlar taşıdığını savunan Tiryaki, "Bizler bu operasyonlara siyasi soykırım operasyonları diyoruz. Çünkü operasyonun hedefinde siyasiler var. Bu operasyonlar yürüttüğümüz siyasetin yok edilmesi amacını taşıyor." iddiasında bulundu.
Tiryaki'nin bu ifadeleri üzerine söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan, "siyasi soykırım" iddiasının, AK Parti hükümetlerinin demokratik hukuk devletinin inşası sürecinde ortaya koyduğu performansla bağdaşmadığını söyledi.
Özkan, AK Parti'nin 16 yıllık süreçte hür, özgür, demokratik siyasetin önünü açmak, terörün vesayetini tasfiye etmek ve sivil siyaseti desteklemek noktasında anayasal reformlar gerçekleştirdiğini belirtti.
"Soykırım" suçunun ağır bir suç olduğunun altını çizen Özkan, "Ya bu suçun ne anlama geldiğini bilmiyorsunuzdur ya da asılsız bir iddia ile milletimizi ve Genel Kurulumuzu töhmet altında bırakıyorsunuzdur. Bu ülkede geçmişte yaşanan acıları, özellikle kimlik ifadelerini, isteyenin istediği dili konuşabilmesine ilişkin bütün yapısal reformları gerçekleştirme azim ve kararlığımız milletimizin nezdinde büyük bir teveccühle karşılaşmıştır." ifadesini kullandı.
CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü de seçim bölgesinin sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşma yaptı.
Genel Kurulda yerinden söz alan İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, Türkiye'nin her türlü gıda maddesini ithal eden ülke haline getirildiğini söyledi.
Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın, Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu'nda kaybolmasının üzerinden 14 gün geçtikten sonra burada arama yapılabildiğini söyleyen Türkkan, "Bu sürede içeriye giren tamirci, çilingir, halı yıkamacı, temizlikçi ve adli tıp uzmanından sonra nasıl olacaksa Türkiye de delil toplayacak." diye konuştu.
Türkkan, Suud'lara karşı 15 günlük sessizliğin ne zaman bozulacağını ve nasıl bir yaptırım uygulanacağını sordu.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, ABD'li din adamı Andrew Craig Brunson'un tahliye kararının milleti ciddi şekilde rahatsız ettiğini söyledi.
Brunson'un, siyasi baskı ve şantajlara konu edilmesinin, bu şekilde başta ABD tarafından gündemde tutulmasının esef verici olduğunu belirten Akçay, mahkeme süreçlerine de dikkati çekti.
"Karşımızda ciddi bir gizli tanık sorunu vardır." diyen Akçay, Brunson davasında görüldüğü gibi gizli tanıklar ile yapılan suçlamaların, daha sonra gizli tanıkların ifade değiştirmesiyle düşürülebildiğini dile getirdi. Akçay, "Gizli tanıklar, adalet sisteminin altına konulan bir dinamite dönüşmüştür. Adalete güveni zedelemektedir. Hukuku, gizli tanık tasallutundan mutlaka kurtarmalıyız." dedi.
Suudi gazeteci Kaşıkçı olayı üzerinden Türkiye'nin töhmet altında bırakılmak istendiğini söyleyen Akçay, "Oyunun içinde oyunların döndüğü endişesi içindeyiz. Dünya bu olayla çalkalanırken, bu olayın aydınlatılmasını bekliyoruz. Türkiye uluslararası operasyonların bir sahası değildir, olamaz." diye konuştu.
HDP Grup Başkanvekili Fatma Kurtulan, halkevlerine yönelik bu sabah bir operasyon yapıldığını, 3 şube başkanının gözaltına alındığını söyledi.
Bu baskıların ne halkevlerini mücadelesinden alıkoyacağını ne de kendilerinin onlarla yan yana gelmesinden vazgeçireceğini dile getiren Kurtulan, gözaltına alınan arkadaşlarının serbest bırakılmasını talep ettiklerini belirtti.
CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, halkevlerine yönelik soruşturmanın içeriğiyle ilgili bilgi ve belgenin bulunmadığını savunarak, "Bu sürecin takipçisi olacağız. Adalet herkes için geçerlidir. Ülkemizdeki bütün yurttaşlarımızın adalet duygusu içinde yönetilmesi gerekmektedir." diye konuştu.
Özkoç, "Cumartesi Anneleri"nin 707'nci hafta bildirisini de okudu.
AK Parti Grup Başkanvekili Özkan, vefatının 15'inci yılında Aliya İzzetbegoviç'i andı.
AK Parti hükümetlerinin gıda güvenliği ve kalitesine ilişkin yaptığı reformlar ve icraatlara ilişkin bilgi veren Özkan, sertifika çalışmalarıyla kaliteli ürün çalışmalarını sürdüreceklerini söyledi.
Özkan, yargının sadece bağımsız değil aynı zamanda tarafsız bir şekilde görevlerini yapabilmesi için gelişmiş demokrasilerdeki ve hukuk sistemlerindeki yargısal reformları ülkeye kazandırdıklarını belirtti.
Brunson'un tahliyesinin ardından "Trump'ın ağzından çıkacak sözlere bakıldığı" iddialarına ilişkin Özkan, Trump'ın ağzına bakmak yerine bu ülkenin, milli ve yerli siyasetinin, seçilmiş cumhurbaşkanının ne dediğine bakmanın doğru olacağını ifade etti.
Özkan, Suudi gazeteci Kaşıkçı'nın kaybolması olayının sonuna kadar takipçisi olacaklarını belirterek, bu hususta Türkiye'ye karşı söz söyleme gayretine girenlere fırsat vermeyeceklerinin altını çizdi.
TBMM Genel Kurulunda, Türkiye'nin Lübnan'da konuşlu Birleşmiş Milletler Geçici Görev Gücü'ne TSK unsurlarıyla verdiği desteğin süresinin 31 Ekim 2018 tarihinden itibaren 1 yıl uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi görüşülüyor.
Genel Kurulda, partilerin gündeme ilişkin grup önerileri ele alındı.
İYİ Parti'nin şarbon hastalığıyla ilgili verdiği araştırma önergesinin gündeme alınması önerisi görüşüldü.
İYİ Parti Balıkesir Milletvekili İsmail Ok, tarım ve hayvancılıkta köylünün ve çiftçinin içinde bulunduğu durumun içler acısı olduğunu öne sürerek, "Köylümüz alev alev yanmaktadır." ifadesini kullandı.
Türkiye'de hayvancılığın en büyük sorunlarından birinin ithalat olduğunu savunan Ok, "Türkiye, hayvancılıkla birlikte hayvan hastalığı ithal eden ülke haline gelmiştir. Kurban Bayramı'nda ithal edilen hayvanlarda hem de Meclisimizin burnunun dibinde şarbon hastalığı ortaya çıkmıştır." dedi.
AK Parti Kars Milletvekili Yunus Kılıç da şarbonun ciddi bir hastalık olduğunu belirterek, "Şarbon, Türkiye'nin bugünkü bir gerçeği değildir. Tarihteki sürecine baktığınız zaman 1970-80'li yıllarda yılda en az 500 kişide, hayvanlarda çok daha fazla mihrakta enfeksiyonun görüldüğü biliniyor. Hatta 1970-80'li yıllar arasında Avrupa'da çıkan şarbon insan vakalarının hemen hemen yarısı Türkiye odaklıdır. Demek ki şarbon günümüze ait bir sıkıntı, ithalatla birlikte gelmiş bir hastalık değildir." diye konuştu.
Kılıç, Gölbaşı'nda şarbon vakasına ilişkin analizleri yaptırdıklarını belirterek, "Bu bir ülkemizin bakteriyel suşu. Kırıkkale ve Ankara suşu olarak tespit edildi. Bu bakteri, Brezilya, İrlanda'dan gelen hayvanlarla birlikte değil Türkiye'de bulunan ve otlardan muhtemelen bulaşan bir bakteri enfeksiyonu." dedi.
Konuşmaların ardından İYİ Parti'nin grup önerisi kabul edilmedi.
CHP'nin İstanbul 3. Havalimanına, HDP'nin emeklilerin sorunlarına ilişkin grup önerileri de ayrı ayrı görüşülerek kabul edilmedi.
Genel Kurulda, daha sonra Türkiye'nin Lübnan'da konuşlu Birleşmiş Milletler Geçici Görev Gücü'ne (UNIFIL) TSK unsurlarıyla verdiği desteğin süresinin 31 Ekim 2018 tarihinden itibaren 1 yıl uzatılmasına yönelik Cumhurbaşkanlığı tezkeresinin görüşülmesine ilişkin Danışma Kurulu önerisi kabul edildi.
TBMM Genel Kurulunda, Türkiye'nin Lübnan'da konuşlu Birleşmiş Milletler Geçici Görev Gücü'ne (UNIFIL) TSK unsurlarıyla verdiği desteğin süresinin 1 yıl daha uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi üzerinde görüşmeler devam ediyor.
İYİ Parti Grubu adına söz alan Mersin Milletvekili Behiç Çelik, dünyanın birçok çatışma alanında, Türk askerinin, engin hoşgörüsü ve şuurlu görev anlayışının barışa azami katkı sağladığını belirtti.
Lübnan ve Suriye'nin, orta vadede doğrudan Türkiye'nin bekasını etkileyecek çok önemli sorunlar yumağı halinde olduğunu söyleyen Çelik, Suriye'den Türkiye'ye gelen düzensiz göçmenlerin ülke içindeki durumlarına dikkati çekti.
Türkiye'nin, "göçmenler batağına dönüştüğünü" savunan Çelik, "İllegal mahalleler, suç örgütleri oluşuyor. Ülkemizin asayişi bozuluyor. Bunun nedeni başta Suriye'deki savaştır." diye konuştu.
MHP Bursa Milletvekili Mustafa Hidayet Vahapoğlu, Lübnan'ın Osmanlı'dan koparıldığı tarihten bugüne kadar sulh ve sükunu bulamamış devletlerden birisi olduğunu ifade etti.
Lübnan'ın hassas bir ülke olduğunu vurgulayan Vahapoğlu, "Bu hassas dengelerin korunmaması halinde barut fıçına dönecek bir demografik yapıya sahiptir. Suriye'den sonra Lübnan'da oluşabilecek bir iç çatışma ya da özellikle dışarıdan yapılacak herhangi bir müdahale sadece Lübnan ile sınırlı kalmayacak, çevre ülkeleri de kapsayacak bir etki doğuracaktır. Bu nedenle Lübnan da dahil olmak üzere yakın coğrafyamızdaki barış, istikrar ve güvenliği zedeleyecek her gelişmeye karşı Türkiye uyanık olmak zorundadır." diye konuştu.
Vahapoğlu, MHP olarak Cumhurbaşkanlığı tezkeresini olumlu değerlendirdiklerini kaydetti.
HDP Adana Milletvekili Tulay Hatımoğulları Oruç, 2006'da İsrail'in Lübnan'ın güneyine, Beyrut'a saldırılar düzenlediğini, bunun İsrail'in ilk saldırısı olmadığını dile getirdi. İsrail'in, Filistin topraklarını adım adım işgal ederek, bölgenin kalbine yerleştiğini, işgal ettiği topraklarla da yetinmediğini söyleyen Oruç, "Bu ülke karşısında ve Ortadoğu'da savaş siyasetinin tamamının karşısında, barıştan yanayız. Ama barışı bizler bugün bu tezkereye evet diyerek ve Lübnan'a asker göndererek sağlayamayız." şeklinde konuştu.
Oruç, "Lübnan'a barış gücü göndermek isteyen iktidarın, kendi ülkesindeki Kürtlerle barışmadığını" iddia ederek, Filistin'deki direniş ile Türkiye'deki bazı olaylar üzerine karşılaştırma yapmasına AK Parti ve MHP milletvekilleri tepki gösterdi.
Meclis Başkanvekili Mithat Sancar, kürsü özgürlüğü ve dokunulmazlığının Meclisin temel taşı olduğunu söyleyerek, milletvekillerini, konuşmayı dinlemeye davet etti.
MHP sıralarından bazı milletvekillerinin "vatan haini" diye bağırması dikkati çekti.
Oruç'un, konuşmasını sürdürmesi üzerine milletvekilleri sıralara vurdu. Tartışmanın uzaması üzerine Meclis Başkanvekili Sancar birleşime ara verdi.
Aranın ardından grup başkanvekilleri söz aldı.
AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan, Oruç'un, konuşması sırasında İsrail'in bombaları altında ezilen Filistinlilerin yaşadığı zulüm üzerinden, milletin bölgesel ve küresel barış, ulusal çıkarlarına ilişkin acımasız bazı ithamları olduğunu söyledi.
Türkiye Cumhuriyeti devletinin, milletin çıkarları, bölgenin ve dünyanın küresel barışını tesis etmek için hem içeride hem de dışarıda terör örgütleriyle mücadele ettiğini belirten Özkan, "Vaktiyle bu bölge, yüzyıllar boyunca nasıl barış iklimine sahip olduysa aynı şekilde bu barış iklimini hep birlikte tesis etmek zorundayız. Her türlü tehlike ve tehditlere karşı bu barışı tehdit etmek isteyenlere karşı mücadelemizi de sürdüreceğiz." şeklinde konuştu.
HDP Grubu adına konuşan Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu Demir, Meclis kürsüsünde konuşan kişiye müdahale edilmemesi gerektiğini söyledi. Demir, herkesin birbirini dinlemesi gerektiğini, bunun yapılmaması durumunda Genel Kurul salonunda milletvekillerinin kollarının kırıldığına şahit olunduğunu ifade etti.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, konuşmacının kürsüdeki ifadelerinin kabul edilebilir olmadığını söyledi.
Tezkere üzerinde görüşmeler sürüyor.
Türkiye'nin Lübnan'da konuşlu Birleşmiş Milletler (BM) Geçici Görev Gücü'ne (UNIFIL) Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) unsurlarıyla verdiği desteğin süresinin 31 Ekim 2018 tarihinden itibaren bir yıl uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.
Tezkerenin görüşmelerinde CHP Grubu adına söz alan Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Türkiye'nin, Lübnan'da bu güce yaptığı katkılarla barışı koruma harekatının etkin biçimde icrasında önemli işlev üstlendiğini söyledi.
Çakırözer, Türkiye'nin bu katkılarla hem BM sistemi içinde gerek bölgesel ve küresel ölçekte gerekse kapsamlı sivil-asker iş birliği faaliyetleri vasıtasıyla kendini gösterdiğini hem de kardeş Lübnan halkının her kesimi nezdinde görünürlüğünü arttırma imkanı elde ettiğini vurguladı. Utku Çakırözer, Lübnan'a ilişkin Cumhurbaşkanlığı Tezkeresi'ne olumlu oy kullanacaklarını belirtti.
Dış politikadaki gelişmeler ve Suriye'de yaşananları anımsatan Çakırözer, "Suriye'de izlenen başarısız ve zikzaklarla dolu politikadan en büyük zarar Suriye'den sonra Türkiye ve halkımız çekmiştir, çekmektedir." görüşünü savundu.
ABD'li din adamı Andrew Craig Brunson'un tahliye kararını değerlendiren Çakırözer, "Yaşananlar, Türk yargısı ve hukukumuz adına utanç vericidir." ifadesini kullandı.
AK Parti İstanbul Milletvekili Şirin Ünal ise Lübnan'a ilişkin UNIFIL'in kuruluş sürecini anlattı.
Yakın coğrafyamızda barış ve istikrarın tesisinin öncelikli dış politik hedeflerinden biri olduğuna işaret eden Ünal, "Bölgesel barış, istikrar ve güvenliği ilgilendiren tüm gelişmelerin dış politikamız üzerinde şüphesiz önemli yansımaları olmaktadır." diye konuştu.
Son dönemde bölgede yaşanan gelişmelerin, Türkiye'nin istikrar ve esenliğinin bölge ülkelerinden ayrı düşünülemeyeceğini bir kez daha gözler önüne serdiğine dikkati çeken Ünal, "Milli menfaat ve çıkarlarımızı yakından ilgilendiren bölgesel gelişmeler karşısında kayıtsız kalmamız da düşünülemez." dedi.
Hükümetin, dış politikasının, Türkiye'nin etrafında bir barış, güvenlik, istikrar ve refah kuşağı oluşturulmasını hedeflediğini belirten Ünal, şöyle devam etti:
"Suriye rejiminin halka karşı uyguladığı kanlı şiddet ve baskı politikalarının bölge istikrarına yönelik tehditleri arttırdığı bir ortamda, tüm bölgenin istikrarı bakımından kilit öneme haiz Lübnan'da barış ve istikrarın muhafazası, bölgemizin içinden geçmekte olduğu bu hassas süreçte hiç şüphesiz daha da önem kazanmıştır. Türkiye, her zaman olduğu gibi Lübnan'ın istikrarını hedef alan her türlü teşebbüsün karşısında durmaya devam edecektir."
Konuşmaların ardından Türkiye'nin Lübnan'da konuşlu Birleşmiş Milletler Geçici Görev Gücü'ne TSK unsurlarıyla verdiği desteğin süresinin 31 Ekim 2018 tarihinden itibaren bir yıl uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasını taşıyan tezkerede, BM Güvenlik Konseyinin 11 Ağustos 2006 tarihinde kabul ettiği 1701 (2006) sayılı Karar ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin 5 Eylül 2006 tarihli ve 880 sayılı kararıyla bir yıl için verdiği izin çerçevesinde Türkiye'nin, Lübnan?da konuşlu Birleşmiş Milletler Geçici Görev Gücü'ne (UNIFIL) silahlı kuvvetleri unsurlarıyla katkı sağladığı belirtildi.
Söz konusu iznin süresinin son olarak TBMM'nin 17 Temmuz 2017 tarihli ve 1155 sayılı kararıyla 5 Eylül 2017 tarihinden itibaren 31 Ekim 2018 tarihine kadar uzatıldığı anımsatılan tezkerede, şu ifadelere yer verildi:
"Türkiye UNIFIL'e yaptığı katkılarla barışı koruma harekatının etkin biçimde icrasında önemli bir işlev üstlenmiştir. Bu çerçevede Türkiye'nin katkısı gerek Birleşmiş Milletler sistemi içinde gerek bölgesel ve küresel ölçekte gerekse kapsamlı sivil-asker iş birliği faaliyetleri vasıtasıyla Lübnan toplumunun her kesimi nezdinde görünürlüğünün artmasına, ayrıca barış ve istikrarın korunmasına yönelik politikasının sürdürülmesine hizmet etmiştir. Bu itibarla, UNIFIL?e katkımızın sürdürülmesinin önem arz ettiği değerlendirilmektedir. UNIFIL'in görev süresi Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 30 Ağustos 2018 tarihli ve 2433 sayılı kararıyla 31 Ağustos 2019 tarihine kadar uzatılmıştır.
Bu hususlar ışığında ve Lübnan'la ikili ilişkilerimiz ile bölgedeki güvenlik şartları da göz önünde tutularak Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin UNIFIL'in görev süresinin uzatılması yönündeki 2433 (2018) sayılı kararı uyarınca hudut, şümul ve miktarı Cumhurbaşkanınca belirlenecek Türk Silahlı Kuvvetleri unsurlarının, 1701 (2006) sayılı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Kararı ve 880 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Kararı ile tespit edilen ilkeler kapsamında 31 Ekim 2018 tarihinden itibaren bir yıl daha UNIFIL'e iştirak etmesi ve bununla ilgili gerekli düzenlemelerin Cumhurbaşkanınca yapılması için gereğini Anayasa'nın 92'nci maddesi uyarınca bilgilerinize sunarım."
Tezkerenin kabul edilmesinden sonra bazı komisyonlar için gruplara düşen üye seçimi yapıldı.
Gündemdeki konuların tamamlanmasından sonra TBMM Başkanvekili Mithat Sancar, birleşimi, yarın saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.
AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan, "Bu ülkede geçmişte yaşanan acıları, özellikle kimlik ifadelerini, isteyenin istediği dili konuşabilmesine ilişkin bütün yapısal reformları gerçekleştirme azim ve kararlığımız milletimizin nezdinde büyük bir teveccühle karşılaşmıştır." dedi.
AK Parti Bursa Milletvekili Refik Özen, gündem dışı konuşmasında, vefatının 15'inci yılında Bosna Hersek'in ilk Cumhurbaşkanı merhum Aliya İzzetbegoviç için Allah'tan rahmet diledi.
HDP Batman Milletvekili Mehmet Ruştu Tiryaki, partisinin il ve ilçe yöneticilerine yönelik gözaltı kararları ve tutuklamalara tepki gösterdi.
Operasyonların siyasi amaçlar taşıdığını savunan Tiryaki, "Bizler bu operasyonlara siyasi soykırım operasyonları diyoruz. Çünkü operasyonun hedefinde siyasiler var. Bu operasyonlar yürüttüğümüz siyasetin yok edilmesi amacını taşıyor." iddiasında bulundu.
Tiryaki'nin bu ifadeleri üzerine söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan, "siyasi soykırım" iddiasının, AK Parti hükümetlerinin demokratik hukuk devletinin inşası sürecinde ortaya koyduğu performansla bağdaşmadığını söyledi.
Özkan, AK Parti'nin 16 yıllık süreçte hür, özgür, demokratik siyasetin önünü açmak, terörün vesayetini tasfiye etmek ve sivil siyaseti desteklemek noktasında anayasal reformlar gerçekleştirdiğini belirtti.
"Soykırım" suçunun ağır bir suç olduğunun altını çizen Özkan, "Ya bu suçun ne anlama geldiğini bilmiyorsunuzdur ya da asılsız bir iddia ile milletimizi ve Genel Kurulumuzu töhmet altında bırakıyorsunuzdur. Bu ülkede geçmişte yaşanan acıları, özellikle kimlik ifadelerini, isteyenin istediği dili konuşabilmesine ilişkin bütün yapısal reformları gerçekleştirme azim ve kararlığımız milletimizin nezdinde büyük bir teveccühle karşılaşmıştır." ifadesini kullandı.
CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü de seçim bölgesinin sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşma yaptı.
Genel Kurulda yerinden söz alan İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, Türkiye'nin her türlü gıda maddesini ithal eden ülke haline getirildiğini söyledi.
Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın, Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu'nda kaybolmasının üzerinden 14 gün geçtikten sonra burada arama yapılabildiğini söyleyen Türkkan, "Bu sürede içeriye giren tamirci, çilingir, halı yıkamacı, temizlikçi ve adli tıp uzmanından sonra nasıl olacaksa Türkiye de delil toplayacak." diye konuştu.
Türkkan, Suud'lara karşı 15 günlük sessizliğin ne zaman bozulacağını ve nasıl bir yaptırım uygulanacağını sordu.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, ABD'li din adamı Andrew Craig Brunson'un tahliye kararının milleti ciddi şekilde rahatsız ettiğini söyledi.
Brunson'un, siyasi baskı ve şantajlara konu edilmesinin, bu şekilde başta ABD tarafından gündemde tutulmasının esef verici olduğunu belirten Akçay, mahkeme süreçlerine de dikkati çekti.
"Karşımızda ciddi bir gizli tanık sorunu vardır." diyen Akçay, Brunson davasında görüldüğü gibi gizli tanıklar ile yapılan suçlamaların, daha sonra gizli tanıkların ifade değiştirmesiyle düşürülebildiğini dile getirdi. Akçay, "Gizli tanıklar, adalet sisteminin altına konulan bir dinamite dönüşmüştür. Adalete güveni zedelemektedir. Hukuku, gizli tanık tasallutundan mutlaka kurtarmalıyız." dedi.
Suudi gazeteci Kaşıkçı olayı üzerinden Türkiye'nin töhmet altında bırakılmak istendiğini söyleyen Akçay, "Oyunun içinde oyunların döndüğü endişesi içindeyiz. Dünya bu olayla çalkalanırken, bu olayın aydınlatılmasını bekliyoruz. Türkiye uluslararası operasyonların bir sahası değildir, olamaz." diye konuştu.
HDP Grup Başkanvekili Fatma Kurtulan, halkevlerine yönelik bu sabah bir operasyon yapıldığını, 3 şube başkanının gözaltına alındığını söyledi.
Bu baskıların ne halkevlerini mücadelesinden alıkoyacağını ne de kendilerinin onlarla yan yana gelmesinden vazgeçireceğini dile getiren Kurtulan, gözaltına alınan arkadaşlarının serbest bırakılmasını talep ettiklerini belirtti.
CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, halkevlerine yönelik soruşturmanın içeriğiyle ilgili bilgi ve belgenin bulunmadığını savunarak, "Bu sürecin takipçisi olacağız. Adalet herkes için geçerlidir. Ülkemizdeki bütün yurttaşlarımızın adalet duygusu içinde yönetilmesi gerekmektedir." diye konuştu.
Özkoç, "Cumartesi Anneleri"nin 707'nci hafta bildirisini de okudu.
AK Parti Grup Başkanvekili Özkan, vefatının 15'inci yılında Aliya İzzetbegoviç'i andı.
AK Parti hükümetlerinin gıda güvenliği ve kalitesine ilişkin yaptığı reformlar ve icraatlara ilişkin bilgi veren Özkan, sertifika çalışmalarıyla kaliteli ürün çalışmalarını sürdüreceklerini söyledi.
Özkan, yargının sadece bağımsız değil aynı zamanda tarafsız bir şekilde görevlerini yapabilmesi için gelişmiş demokrasilerdeki ve hukuk sistemlerindeki yargısal reformları ülkeye kazandırdıklarını belirtti.
Brunson'un tahliyesinin ardından "Trump'ın ağzından çıkacak sözlere bakıldığı" iddialarına ilişkin Özkan, Trump'ın ağzına bakmak yerine bu ülkenin, milli ve yerli siyasetinin, seçilmiş cumhurbaşkanının ne dediğine bakmanın doğru olacağını ifade etti.
Özkan, Suudi gazeteci Kaşıkçı'nın kaybolması olayının sonuna kadar takipçisi olacaklarını belirterek, bu hususta Türkiye'ye karşı söz söyleme gayretine girenlere fırsat vermeyeceklerinin altını çizdi.
TBMM Genel Kurulunda, Türkiye'nin Lübnan'da konuşlu Birleşmiş Milletler Geçici Görev Gücü'ne TSK unsurlarıyla verdiği desteğin süresinin 31 Ekim 2018 tarihinden itibaren 1 yıl uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi görüşülüyor.
Genel Kurulda, partilerin gündeme ilişkin grup önerileri ele alındı.
İYİ Parti'nin şarbon hastalığıyla ilgili verdiği araştırma önergesinin gündeme alınması önerisi görüşüldü.
İYİ Parti Balıkesir Milletvekili İsmail Ok, tarım ve hayvancılıkta köylünün ve çiftçinin içinde bulunduğu durumun içler acısı olduğunu öne sürerek, "Köylümüz alev alev yanmaktadır." ifadesini kullandı.
Türkiye'de hayvancılığın en büyük sorunlarından birinin ithalat olduğunu savunan Ok, "Türkiye, hayvancılıkla birlikte hayvan hastalığı ithal eden ülke haline gelmiştir. Kurban Bayramı'nda ithal edilen hayvanlarda hem de Meclisimizin burnunun dibinde şarbon hastalığı ortaya çıkmıştır." dedi.
AK Parti Kars Milletvekili Yunus Kılıç da şarbonun ciddi bir hastalık olduğunu belirterek, "Şarbon, Türkiye'nin bugünkü bir gerçeği değildir. Tarihteki sürecine baktığınız zaman 1970-80'li yıllarda yılda en az 500 kişide, hayvanlarda çok daha fazla mihrakta enfeksiyonun görüldüğü biliniyor. Hatta 1970-80'li yıllar arasında Avrupa'da çıkan şarbon insan vakalarının hemen hemen yarısı Türkiye odaklıdır. Demek ki şarbon günümüze ait bir sıkıntı, ithalatla birlikte gelmiş bir hastalık değildir." diye konuştu.
Kılıç, Gölbaşı'nda şarbon vakasına ilişkin analizleri yaptırdıklarını belirterek, "Bu bir ülkemizin bakteriyel suşu. Kırıkkale ve Ankara suşu olarak tespit edildi. Bu bakteri, Brezilya, İrlanda'dan gelen hayvanlarla birlikte değil Türkiye'de bulunan ve otlardan muhtemelen bulaşan bir bakteri enfeksiyonu." dedi.
Konuşmaların ardından İYİ Parti'nin grup önerisi kabul edilmedi.
CHP'nin İstanbul 3. Havalimanına, HDP'nin emeklilerin sorunlarına ilişkin grup önerileri de ayrı ayrı görüşülerek kabul edilmedi.
Genel Kurulda, daha sonra Türkiye'nin Lübnan'da konuşlu Birleşmiş Milletler Geçici Görev Gücü'ne (UNIFIL) TSK unsurlarıyla verdiği desteğin süresinin 31 Ekim 2018 tarihinden itibaren 1 yıl uzatılmasına yönelik Cumhurbaşkanlığı tezkeresinin görüşülmesine ilişkin Danışma Kurulu önerisi kabul edildi.
TBMM Genel Kurulunda, Türkiye'nin Lübnan'da konuşlu Birleşmiş Milletler Geçici Görev Gücü'ne (UNIFIL) TSK unsurlarıyla verdiği desteğin süresinin 1 yıl daha uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi üzerinde görüşmeler devam ediyor.
İYİ Parti Grubu adına söz alan Mersin Milletvekili Behiç Çelik, dünyanın birçok çatışma alanında, Türk askerinin, engin hoşgörüsü ve şuurlu görev anlayışının barışa azami katkı sağladığını belirtti.
Lübnan ve Suriye'nin, orta vadede doğrudan Türkiye'nin bekasını etkileyecek çok önemli sorunlar yumağı halinde olduğunu söyleyen Çelik, Suriye'den Türkiye'ye gelen düzensiz göçmenlerin ülke içindeki durumlarına dikkati çekti.
Türkiye'nin, "göçmenler batağına dönüştüğünü" savunan Çelik, "İllegal mahalleler, suç örgütleri oluşuyor. Ülkemizin asayişi bozuluyor. Bunun nedeni başta Suriye'deki savaştır." diye konuştu.
MHP Bursa Milletvekili Mustafa Hidayet Vahapoğlu, Lübnan'ın Osmanlı'dan koparıldığı tarihten bugüne kadar sulh ve sükunu bulamamış devletlerden birisi olduğunu ifade etti.
Lübnan'ın hassas bir ülke olduğunu vurgulayan Vahapoğlu, "Bu hassas dengelerin korunmaması halinde barut fıçına dönecek bir demografik yapıya sahiptir. Suriye'den sonra Lübnan'da oluşabilecek bir iç çatışma ya da özellikle dışarıdan yapılacak herhangi bir müdahale sadece Lübnan ile sınırlı kalmayacak, çevre ülkeleri de kapsayacak bir etki doğuracaktır. Bu nedenle Lübnan da dahil olmak üzere yakın coğrafyamızdaki barış, istikrar ve güvenliği zedeleyecek her gelişmeye karşı Türkiye uyanık olmak zorundadır." diye konuştu.
Vahapoğlu, MHP olarak Cumhurbaşkanlığı tezkeresini olumlu değerlendirdiklerini kaydetti.
HDP Adana Milletvekili Tulay Hatımoğulları Oruç, 2006'da İsrail'in Lübnan'ın güneyine, Beyrut'a saldırılar düzenlediğini, bunun İsrail'in ilk saldırısı olmadığını dile getirdi. İsrail'in, Filistin topraklarını adım adım işgal ederek, bölgenin kalbine yerleştiğini, işgal ettiği topraklarla da yetinmediğini söyleyen Oruç, "Bu ülke karşısında ve Ortadoğu'da savaş siyasetinin tamamının karşısında, barıştan yanayız. Ama barışı bizler bugün bu tezkereye evet diyerek ve Lübnan'a asker göndererek sağlayamayız." şeklinde konuştu.
Oruç, "Lübnan'a barış gücü göndermek isteyen iktidarın, kendi ülkesindeki Kürtlerle barışmadığını" iddia ederek, Filistin'deki direniş ile Türkiye'deki bazı olaylar üzerine karşılaştırma yapmasına AK Parti ve MHP milletvekilleri tepki gösterdi.
Meclis Başkanvekili Mithat Sancar, kürsü özgürlüğü ve dokunulmazlığının Meclisin temel taşı olduğunu söyleyerek, milletvekillerini, konuşmayı dinlemeye davet etti.
MHP sıralarından bazı milletvekillerinin "vatan haini" diye bağırması dikkati çekti.
Oruç'un, konuşmasını sürdürmesi üzerine milletvekilleri sıralara vurdu. Tartışmanın uzaması üzerine Meclis Başkanvekili Sancar birleşime ara verdi.
Aranın ardından grup başkanvekilleri söz aldı.
AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan, Oruç'un, konuşması sırasında İsrail'in bombaları altında ezilen Filistinlilerin yaşadığı zulüm üzerinden, milletin bölgesel ve küresel barış, ulusal çıkarlarına ilişkin acımasız bazı ithamları olduğunu söyledi.
Türkiye Cumhuriyeti devletinin, milletin çıkarları, bölgenin ve dünyanın küresel barışını tesis etmek için hem içeride hem de dışarıda terör örgütleriyle mücadele ettiğini belirten Özkan, "Vaktiyle bu bölge, yüzyıllar boyunca nasıl barış iklimine sahip olduysa aynı şekilde bu barış iklimini hep birlikte tesis etmek zorundayız. Her türlü tehlike ve tehditlere karşı bu barışı tehdit etmek isteyenlere karşı mücadelemizi de sürdüreceğiz." şeklinde konuştu.
HDP Grubu adına konuşan Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu Demir, Meclis kürsüsünde konuşan kişiye müdahale edilmemesi gerektiğini söyledi. Demir, herkesin birbirini dinlemesi gerektiğini, bunun yapılmaması durumunda Genel Kurul salonunda milletvekillerinin kollarının kırıldığına şahit olunduğunu ifade etti.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, konuşmacının kürsüdeki ifadelerinin kabul edilebilir olmadığını söyledi.
Tezkere üzerinde görüşmeler sürüyor.
Türkiye'nin Lübnan'da konuşlu Birleşmiş Milletler (BM) Geçici Görev Gücü'ne (UNIFIL) Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) unsurlarıyla verdiği desteğin süresinin 31 Ekim 2018 tarihinden itibaren bir yıl uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.
Tezkerenin görüşmelerinde CHP Grubu adına söz alan Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Türkiye'nin, Lübnan'da bu güce yaptığı katkılarla barışı koruma harekatının etkin biçimde icrasında önemli işlev üstlendiğini söyledi.
Çakırözer, Türkiye'nin bu katkılarla hem BM sistemi içinde gerek bölgesel ve küresel ölçekte gerekse kapsamlı sivil-asker iş birliği faaliyetleri vasıtasıyla kendini gösterdiğini hem de kardeş Lübnan halkının her kesimi nezdinde görünürlüğünü arttırma imkanı elde ettiğini vurguladı. Utku Çakırözer, Lübnan'a ilişkin Cumhurbaşkanlığı Tezkeresi'ne olumlu oy kullanacaklarını belirtti.
Dış politikadaki gelişmeler ve Suriye'de yaşananları anımsatan Çakırözer, "Suriye'de izlenen başarısız ve zikzaklarla dolu politikadan en büyük zarar Suriye'den sonra Türkiye ve halkımız çekmiştir, çekmektedir." görüşünü savundu.
ABD'li din adamı Andrew Craig Brunson'un tahliye kararını değerlendiren Çakırözer, "Yaşananlar, Türk yargısı ve hukukumuz adına utanç vericidir." ifadesini kullandı.
AK Parti İstanbul Milletvekili Şirin Ünal ise Lübnan'a ilişkin UNIFIL'in kuruluş sürecini anlattı.
Yakın coğrafyamızda barış ve istikrarın tesisinin öncelikli dış politik hedeflerinden biri olduğuna işaret eden Ünal, "Bölgesel barış, istikrar ve güvenliği ilgilendiren tüm gelişmelerin dış politikamız üzerinde şüphesiz önemli yansımaları olmaktadır." diye konuştu.
Son dönemde bölgede yaşanan gelişmelerin, Türkiye'nin istikrar ve esenliğinin bölge ülkelerinden ayrı düşünülemeyeceğini bir kez daha gözler önüne serdiğine dikkati çeken Ünal, "Milli menfaat ve çıkarlarımızı yakından ilgilendiren bölgesel gelişmeler karşısında kayıtsız kalmamız da düşünülemez." dedi.
Hükümetin, dış politikasının, Türkiye'nin etrafında bir barış, güvenlik, istikrar ve refah kuşağı oluşturulmasını hedeflediğini belirten Ünal, şöyle devam etti:
"Suriye rejiminin halka karşı uyguladığı kanlı şiddet ve baskı politikalarının bölge istikrarına yönelik tehditleri arttırdığı bir ortamda, tüm bölgenin istikrarı bakımından kilit öneme haiz Lübnan'da barış ve istikrarın muhafazası, bölgemizin içinden geçmekte olduğu bu hassas süreçte hiç şüphesiz daha da önem kazanmıştır. Türkiye, her zaman olduğu gibi Lübnan'ın istikrarını hedef alan her türlü teşebbüsün karşısında durmaya devam edecektir."
Konuşmaların ardından Türkiye'nin Lübnan'da konuşlu Birleşmiş Milletler Geçici Görev Gücü'ne TSK unsurlarıyla verdiği desteğin süresinin 31 Ekim 2018 tarihinden itibaren bir yıl uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasını taşıyan tezkerede, BM Güvenlik Konseyinin 11 Ağustos 2006 tarihinde kabul ettiği 1701 (2006) sayılı Karar ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin 5 Eylül 2006 tarihli ve 880 sayılı kararıyla bir yıl için verdiği izin çerçevesinde Türkiye'nin, Lübnan?da konuşlu Birleşmiş Milletler Geçici Görev Gücü'ne (UNIFIL) silahlı kuvvetleri unsurlarıyla katkı sağladığı belirtildi.
Söz konusu iznin süresinin son olarak TBMM'nin 17 Temmuz 2017 tarihli ve 1155 sayılı kararıyla 5 Eylül 2017 tarihinden itibaren 31 Ekim 2018 tarihine kadar uzatıldığı anımsatılan tezkerede, şu ifadelere yer verildi:
"Türkiye UNIFIL'e yaptığı katkılarla barışı koruma harekatının etkin biçimde icrasında önemli bir işlev üstlenmiştir. Bu çerçevede Türkiye'nin katkısı gerek Birleşmiş Milletler sistemi içinde gerek bölgesel ve küresel ölçekte gerekse kapsamlı sivil-asker iş birliği faaliyetleri vasıtasıyla Lübnan toplumunun her kesimi nezdinde görünürlüğünün artmasına, ayrıca barış ve istikrarın korunmasına yönelik politikasının sürdürülmesine hizmet etmiştir. Bu itibarla, UNIFIL?e katkımızın sürdürülmesinin önem arz ettiği değerlendirilmektedir. UNIFIL'in görev süresi Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 30 Ağustos 2018 tarihli ve 2433 sayılı kararıyla 31 Ağustos 2019 tarihine kadar uzatılmıştır.
Bu hususlar ışığında ve Lübnan'la ikili ilişkilerimiz ile bölgedeki güvenlik şartları da göz önünde tutularak Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin UNIFIL'in görev süresinin uzatılması yönündeki 2433 (2018) sayılı kararı uyarınca hudut, şümul ve miktarı Cumhurbaşkanınca belirlenecek Türk Silahlı Kuvvetleri unsurlarının, 1701 (2006) sayılı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Kararı ve 880 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Kararı ile tespit edilen ilkeler kapsamında 31 Ekim 2018 tarihinden itibaren bir yıl daha UNIFIL'e iştirak etmesi ve bununla ilgili gerekli düzenlemelerin Cumhurbaşkanınca yapılması için gereğini Anayasa'nın 92'nci maddesi uyarınca bilgilerinize sunarım."
Tezkerenin kabul edilmesinden sonra bazı komisyonlar için gruplara düşen üye seçimi yapıldı.
Gündemdeki konuların tamamlanmasından sonra TBMM Başkanvekili Mithat Sancar, birleşimi, yarın saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.
