2010-12-09 - 14:50
TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinde öğrenciler tarafından uğradığı yumurta saldırısı ile ilgili olarak "Bu gençlerin tutumuna destek olanlar, bu gençlere de Türkiye'ye de iyilik yapmıyor. Orada bizim konuşturulmamamız söz konusu. Konu yumurta meselesi değil. Konuşma hakkımızın engellenmesi" dedi.
TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu,
Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'ndeki yumurtalı protestodan sonra
dekan ve rektörün istifa etmesi gerektiği yolundaki görüşlerini yineledi.
Kuzu, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın ''geçmiş
olsun'' ziyaretinin ardından gazetecilerin, Siyasal Bilgiler Fakültesi'ndeki
protesto gösterisiyle ilgili sorularını cevapladı.
''Dün olayın sıcaklığı ile çok sert açıklamalar yaptınız. Bugün de aynı
kanaatte misiniz? Size önceden haber gelmiş. Buna rağmen neden bile bile
gittiniz?'' sorusunu Kuzu, şöyle cevapladı.
''Basında olay bu çerçevede yansıtıldı ama yanlış bilgi verildi. İşin
aslı şu: Bizim Süheyl Batum ile beraber konuşmamız, 35 gün önce verilmiş bir
karar. Siyasal Bilgiler Fakültesi'nin öğrenci kulübü var. Biz ikimiz de anayasa
profesörü olduğumuz için öğrencileri kıramıyoruz. Ben, gençlerden gelen talepleri
öyle kolay kolay reddedemem. Yapım öyle. İstanbul'daki olaylarla belki ortalık
gerildiği için bu olaylar olmuş olabilir. Onun ne kadar bağı var bilmiyorum.
Bize öğrencilerden, emniyetten, fakülteden gelen son haber, biraz sıkıntı
olacağı yönündeydi. Ben de dedim ki o zaman 'Programı iptal edelim'. 'Yalnız bir
şartım var' dedim, 'Süheyl Batum ile biz aynı programdayız, programın tamamı
iptal ediliyorsa, o zaman iptal edelim'. Yoksa o da ben de siyasetçiyiz. O
konuşur, ben konuşamazsam bu doğru olmaz. O zaman giderim, konuşturmadıklarını
kamuoyuna gösteririm. Dekanlığın yaptığı girişimle Süheyl Bey, 'ben giderim'
deyince tabii ki 'ben de gelirim' dedim. Gidişimiz bu şekilde oldu. O kısmen
konuşturulmadı, biz hiç konuşturulmadık, belki böyle bir farkımız oldu.''
Rektörü ve dekanı istifaya davet etmesinin bir kızgınlık sonucu
olmadığını, bilerek bunu istediğini, bugün de aynı kanaatte olduğunu belirten
Kuzu, ''Çünkü, iki gün önceden emniyet kendilerine durumu bildiriyor. Bizlerle
konuşuyorlar, hiçbir tedbir almıyorlar. Kendi öğrencileri bize bu şekilde
saldırırken ve protestonun dozunu artırırken ortada dekan yok, rektör yok'' diye
konuştu.
Üniversitede 30 sene çalıştığını bir süre de kaymakamlık yaptığını
anlatan Burhan Kuzu, idareciliği bildiğini söyledi. Salondan çıktıktan sonra
dekanla görüşmek isteğini, emniyetin de kendisini bir odaya aldığını ifade eden
Kuzu, şöyle devam etti:
''Dekanı aradım. 'Sayın dekanım, neredesiniz siz?' 'Odamdayım yani 4.
katta...' Peki dedim, ''Aşağıda kıyamet kopuyor, bu nasıl idarecilik söyler
misiniz?' 'Ben Anayasa Komisyonu Başkanıyım. Bunu protokol anlamında, beni
karşılayın anlamında söylemiyorum. Davetli olarak geliyorum, burada isyan var.
Belki sizi görse çocuklar sakinleşir' dedim. Bana aynen dediği, 'Öğrenci
olmayanlar da çok içinde. Benim fakültemden de değil önemli bir bölümü.' O zaman
dedim ki 'Senin fakülte yol geçen hanı mı? Hemen istifa et, derhal. Bu senin
dekanlığını benim babam da yapar.' Bugün de aynı şeyi söylüyorum. Dolayısıyla
kızgınlıkla ben ağzımdan kolay kolay bir şey kaçırmam. Tabii sayın rektöre de
aynı şekilde söyledim. Çünkü, polisi içeri almada, aramada yetkili olan o.
Öğrencinin içeri yumurta sokması, belki içeride başka şeyler olabilir. Yumurta
dışında başka malzeme olabilir.
Bu öğrenciler için 'bırak yapsınlar' diyen insanların, benim oraya gelip
bir akademisyen olarak öğrencilere bir şeyler verme hakkımı keza yüzde 85'in
dinleme hakkını nasıl sağlayacağız? Ben üniversiteye yıllarımı verdim.''
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun kendisine yönelik ''Burhan
Kuzu'nun öğrenciliği sorgulanır'' şeklindeki sözlerine de cevap veren Kuzu,
şunları kaydetti:
''Ben okul birincisiyim. Her gün derse gelen öğrenciydim ve lise
birincisi olarak girdim oralara. Dolayısıyla bunları bana söylettiler sonunda.
Belki bir şeye sebep oldu, eski günlerimi hatırlattı benim. Kendisinin
öğrenciliğini bilmiyorum, ne kadar çalışkandı ama ben çok çalışkandım. İpe sapa
gelmez böyle lafları doğru bulmuyorum. Çok şık da değil bunlar. Hangi hak ve
yetkiyle sen benim öğrenciliğimi sorgulayacaksın? Bu işe tamam mı diyorsun devam
mı? Buna karar vermesi lazım.''
TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu,
Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde, CHP Genel Sekreteri Süheyl Batum konuşurken
öndeki iki sırada öğretim üyelerinin bulunduğunu ifade ederek, ''Ben geldim
hiçbirisi yok orada. Bunu da belirtmek istiyorum. Demek ki iç içe bunların belli
bir bölümü öğrencilerle. Bu da ağır itham ama kamuoyunun araştırmasına özellikle
arz ediyorum'' dedi.
Kuzu, dün Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde yaşadığı yumurtalı protesto
konusunda TBMM'de gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Haberler konusunda köşe yazarları ve gazetecileri uyaran Kuzu, ''1968
kuşağı heba oldu bu memlekette ve o dönemde görev alanlar 5 bin gencimizin
ölmesine sebep oldu. Bu memlekete yazık oldu. Dunun için bu yola gençliği
sürüklemeyelim. Sizlerden bizim ricamız; öğrencilere bu yapılanın yöntem olarak
yanlış olduğunu anlatmanızdır'' diye konuştu.
Sivil itaatsizliğin binlerce yolu bulunduğunu anlatan Kuzu, bu konuda
kitaplar ve doktora tezleri yazıldığını hatırlattı. Kitaplarda yöneteme ilişkin
200-300 örnek sayıldığını anlatan Kuzu, şunları söyledi:
''Git onlardan hangisini beğeniyorsan bir tanesini yap. Arkanı mı
döneceksin, önünü mü döneceksin ne yapacaksan bir tarafını dön bize. Gelip de
oraya yumurtaydı başka bir şeydi... Yazık yumurtaya da acıdım. 4-5 tane çift
sarılı gördüm. Onlara üzüldüm doğrusu. Biz öğrenciliğimizde onu da bulamazdık.
Ben oradaki yumurtaları görünce acıdım. Dedim ki 'bari bunları yemiş olsaydınız
protein sayesinde kafanız daha iyi çalışırdı belki bunu yapmazdınız'. Bunu tekrar
söylüyorum, kızgınlık meselesi falan değil.''
Kuzu, bir soru üzerine, öğrenciler kendisini alkışladığı için onlara
alkışlarla karşılık verdiğini söyledi. Yumurtanın kafasına isabet etmediğini,
omuza değip yüzüne sıçradığını anlatan Kuzu, ''Konu yumurta meselesi değil.
Burada bizim konuşma hakkımız, yetkimiz ve öğrencilerin dinleme hakkı ne olacak?
Süheyl Batum konuşurken ön sırada iki sıra öğretim üyesi vardı. Ben geldim
hiçbirisi yok orada. Bunu da belirtmek istiyorum. Demek ki iç içe bunların belli
bir bölümü öğrencilerle. Bu da ağır itham ama kamuoyunun araştırmasına özellikle
arz ediyorum'' dedi.
Batum ile aynı kürsüde görev yaptıklarını ve aynı odada çalıştıklarını
anlatan Kuzu, ''Kaderimiz demek ki berabermiş'' diye konuştu.
''Olayların arkasında Ergenekon var...'' şeklindeki sözlerinin
hatırlatılması üzerine de Kuzu, şöyle konuştu:
''Evet var. Gelen öğrenciler içerisinde -ki bazı kanallar bunu verdi-
aynı öğrencinin 3-4 yerde aynı toplantılara protesto için katıldığını
görüyorsunuz. Tamamı bunların hemen hemen aynı öğrenciler. Dolayısıyla belli
merkezlerden idare ediliyorlar. Şahsi kanaatim; özellikle Ergenekon süreciyle
bağlantılı olarak eskiden 1968 kuşağı olarak tecrübeli olan kesim bugün öğrenciyi
sokağa indirmek istiyor. Eskiden öğrenciyi sokağa indirmenin arkasında darbe
beklentileri olurdu. 1971 muhtırası, 12 Eylül darbesi böyle olmuştur. Türkiye'de
5 bin gencin ölümüne yol açmıştır. Türkiye'ye çoğa patlamıştır. O yüzden kalem
oynatanlar bunlara dikkat etsinler. Eğer bununla askere 'tekrar harekete geç'
falan diyorlarsa yazık olur. Asker kendi alanına çekilmiştir. Böyle bir imkan da
yoktur. Herkes bugüne göre konuşsun. 68'den bu yana çok zaman geçti aradan.''
Kuzu, bir başka soru üzerine, ''İstanbul'daki olaylardan sonra
püskürtülen polis, dün benim hakkımı koruyamadı bunu mu istiyorsunuz?'' sorusunu
yöneltti.
Eylemci gençlerin tutumuna destek olanların ''kesinlikle iyilik
yapmadıkları'' uyarısında bulunan Kuzu, bunun da Türkiye'ye iyilik olmayacağını
söyledi. ''10 dakika yumurtanı atarsın biter, sonra ben konuşmaya başlarım.
Yumurtan bitince ne yapacaksın?'' diyen Kuzu, ''(Efendim konuşturmayız)
Konuşmadık işte. Bundan Türkiye mi kazandı söyler misiniz? Bu gençlik doğruyu
kimden öğrenecek?'' dedi.
Türkiye'nin, geçmişte ''Üniversiteye polis giremez, orası özerk alandır''
yaklaşımını pahalı ödediğini anlatan Kuzu, 12 Eylül'de sınıflara jandarmanın
girdiğini ve öğrencilere dipçik gösterdiğini anlattı.
Burhan Kuzu, ''Öğrenciler randevu isterse verir misiniz?'' sorusunu da
''Elbette her zaman benim kapım açık. Üniversiteden gelen öğrencilere şeker ikram
etmişimdir. Kovalarla şeker ikram ettim, yumurta yoktu yanımızda...'' diye
yanıtladı.
Kuzu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın olaydan hemen sonra aradığını,
rektör ve dekanın tutumunu kendisine aktardığını söyledi. Kuzu, muhalefetten de
''geçmiş olsun'' telefonları geldiğini bildirdi.(14.50)
Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'ndeki yumurtalı protestodan sonra
dekan ve rektörün istifa etmesi gerektiği yolundaki görüşlerini yineledi.
Kuzu, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın ''geçmiş
olsun'' ziyaretinin ardından gazetecilerin, Siyasal Bilgiler Fakültesi'ndeki
protesto gösterisiyle ilgili sorularını cevapladı.
''Dün olayın sıcaklığı ile çok sert açıklamalar yaptınız. Bugün de aynı
kanaatte misiniz? Size önceden haber gelmiş. Buna rağmen neden bile bile
gittiniz?'' sorusunu Kuzu, şöyle cevapladı.
''Basında olay bu çerçevede yansıtıldı ama yanlış bilgi verildi. İşin
aslı şu: Bizim Süheyl Batum ile beraber konuşmamız, 35 gün önce verilmiş bir
karar. Siyasal Bilgiler Fakültesi'nin öğrenci kulübü var. Biz ikimiz de anayasa
profesörü olduğumuz için öğrencileri kıramıyoruz. Ben, gençlerden gelen talepleri
öyle kolay kolay reddedemem. Yapım öyle. İstanbul'daki olaylarla belki ortalık
gerildiği için bu olaylar olmuş olabilir. Onun ne kadar bağı var bilmiyorum.
Bize öğrencilerden, emniyetten, fakülteden gelen son haber, biraz sıkıntı
olacağı yönündeydi. Ben de dedim ki o zaman 'Programı iptal edelim'. 'Yalnız bir
şartım var' dedim, 'Süheyl Batum ile biz aynı programdayız, programın tamamı
iptal ediliyorsa, o zaman iptal edelim'. Yoksa o da ben de siyasetçiyiz. O
konuşur, ben konuşamazsam bu doğru olmaz. O zaman giderim, konuşturmadıklarını
kamuoyuna gösteririm. Dekanlığın yaptığı girişimle Süheyl Bey, 'ben giderim'
deyince tabii ki 'ben de gelirim' dedim. Gidişimiz bu şekilde oldu. O kısmen
konuşturulmadı, biz hiç konuşturulmadık, belki böyle bir farkımız oldu.''
Rektörü ve dekanı istifaya davet etmesinin bir kızgınlık sonucu
olmadığını, bilerek bunu istediğini, bugün de aynı kanaatte olduğunu belirten
Kuzu, ''Çünkü, iki gün önceden emniyet kendilerine durumu bildiriyor. Bizlerle
konuşuyorlar, hiçbir tedbir almıyorlar. Kendi öğrencileri bize bu şekilde
saldırırken ve protestonun dozunu artırırken ortada dekan yok, rektör yok'' diye
konuştu.
Üniversitede 30 sene çalıştığını bir süre de kaymakamlık yaptığını
anlatan Burhan Kuzu, idareciliği bildiğini söyledi. Salondan çıktıktan sonra
dekanla görüşmek isteğini, emniyetin de kendisini bir odaya aldığını ifade eden
Kuzu, şöyle devam etti:
''Dekanı aradım. 'Sayın dekanım, neredesiniz siz?' 'Odamdayım yani 4.
katta...' Peki dedim, ''Aşağıda kıyamet kopuyor, bu nasıl idarecilik söyler
misiniz?' 'Ben Anayasa Komisyonu Başkanıyım. Bunu protokol anlamında, beni
karşılayın anlamında söylemiyorum. Davetli olarak geliyorum, burada isyan var.
Belki sizi görse çocuklar sakinleşir' dedim. Bana aynen dediği, 'Öğrenci
olmayanlar da çok içinde. Benim fakültemden de değil önemli bir bölümü.' O zaman
dedim ki 'Senin fakülte yol geçen hanı mı? Hemen istifa et, derhal. Bu senin
dekanlığını benim babam da yapar.' Bugün de aynı şeyi söylüyorum. Dolayısıyla
kızgınlıkla ben ağzımdan kolay kolay bir şey kaçırmam. Tabii sayın rektöre de
aynı şekilde söyledim. Çünkü, polisi içeri almada, aramada yetkili olan o.
Öğrencinin içeri yumurta sokması, belki içeride başka şeyler olabilir. Yumurta
dışında başka malzeme olabilir.
Bu öğrenciler için 'bırak yapsınlar' diyen insanların, benim oraya gelip
bir akademisyen olarak öğrencilere bir şeyler verme hakkımı keza yüzde 85'in
dinleme hakkını nasıl sağlayacağız? Ben üniversiteye yıllarımı verdim.''
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun kendisine yönelik ''Burhan
Kuzu'nun öğrenciliği sorgulanır'' şeklindeki sözlerine de cevap veren Kuzu,
şunları kaydetti:
''Ben okul birincisiyim. Her gün derse gelen öğrenciydim ve lise
birincisi olarak girdim oralara. Dolayısıyla bunları bana söylettiler sonunda.
Belki bir şeye sebep oldu, eski günlerimi hatırlattı benim. Kendisinin
öğrenciliğini bilmiyorum, ne kadar çalışkandı ama ben çok çalışkandım. İpe sapa
gelmez böyle lafları doğru bulmuyorum. Çok şık da değil bunlar. Hangi hak ve
yetkiyle sen benim öğrenciliğimi sorgulayacaksın? Bu işe tamam mı diyorsun devam
mı? Buna karar vermesi lazım.''
TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu,
Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde, CHP Genel Sekreteri Süheyl Batum konuşurken
öndeki iki sırada öğretim üyelerinin bulunduğunu ifade ederek, ''Ben geldim
hiçbirisi yok orada. Bunu da belirtmek istiyorum. Demek ki iç içe bunların belli
bir bölümü öğrencilerle. Bu da ağır itham ama kamuoyunun araştırmasına özellikle
arz ediyorum'' dedi.
Kuzu, dün Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde yaşadığı yumurtalı protesto
konusunda TBMM'de gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Haberler konusunda köşe yazarları ve gazetecileri uyaran Kuzu, ''1968
kuşağı heba oldu bu memlekette ve o dönemde görev alanlar 5 bin gencimizin
ölmesine sebep oldu. Bu memlekete yazık oldu. Dunun için bu yola gençliği
sürüklemeyelim. Sizlerden bizim ricamız; öğrencilere bu yapılanın yöntem olarak
yanlış olduğunu anlatmanızdır'' diye konuştu.
Sivil itaatsizliğin binlerce yolu bulunduğunu anlatan Kuzu, bu konuda
kitaplar ve doktora tezleri yazıldığını hatırlattı. Kitaplarda yöneteme ilişkin
200-300 örnek sayıldığını anlatan Kuzu, şunları söyledi:
''Git onlardan hangisini beğeniyorsan bir tanesini yap. Arkanı mı
döneceksin, önünü mü döneceksin ne yapacaksan bir tarafını dön bize. Gelip de
oraya yumurtaydı başka bir şeydi... Yazık yumurtaya da acıdım. 4-5 tane çift
sarılı gördüm. Onlara üzüldüm doğrusu. Biz öğrenciliğimizde onu da bulamazdık.
Ben oradaki yumurtaları görünce acıdım. Dedim ki 'bari bunları yemiş olsaydınız
protein sayesinde kafanız daha iyi çalışırdı belki bunu yapmazdınız'. Bunu tekrar
söylüyorum, kızgınlık meselesi falan değil.''
Kuzu, bir soru üzerine, öğrenciler kendisini alkışladığı için onlara
alkışlarla karşılık verdiğini söyledi. Yumurtanın kafasına isabet etmediğini,
omuza değip yüzüne sıçradığını anlatan Kuzu, ''Konu yumurta meselesi değil.
Burada bizim konuşma hakkımız, yetkimiz ve öğrencilerin dinleme hakkı ne olacak?
Süheyl Batum konuşurken ön sırada iki sıra öğretim üyesi vardı. Ben geldim
hiçbirisi yok orada. Bunu da belirtmek istiyorum. Demek ki iç içe bunların belli
bir bölümü öğrencilerle. Bu da ağır itham ama kamuoyunun araştırmasına özellikle
arz ediyorum'' dedi.
Batum ile aynı kürsüde görev yaptıklarını ve aynı odada çalıştıklarını
anlatan Kuzu, ''Kaderimiz demek ki berabermiş'' diye konuştu.
''Olayların arkasında Ergenekon var...'' şeklindeki sözlerinin
hatırlatılması üzerine de Kuzu, şöyle konuştu:
''Evet var. Gelen öğrenciler içerisinde -ki bazı kanallar bunu verdi-
aynı öğrencinin 3-4 yerde aynı toplantılara protesto için katıldığını
görüyorsunuz. Tamamı bunların hemen hemen aynı öğrenciler. Dolayısıyla belli
merkezlerden idare ediliyorlar. Şahsi kanaatim; özellikle Ergenekon süreciyle
bağlantılı olarak eskiden 1968 kuşağı olarak tecrübeli olan kesim bugün öğrenciyi
sokağa indirmek istiyor. Eskiden öğrenciyi sokağa indirmenin arkasında darbe
beklentileri olurdu. 1971 muhtırası, 12 Eylül darbesi böyle olmuştur. Türkiye'de
5 bin gencin ölümüne yol açmıştır. Türkiye'ye çoğa patlamıştır. O yüzden kalem
oynatanlar bunlara dikkat etsinler. Eğer bununla askere 'tekrar harekete geç'
falan diyorlarsa yazık olur. Asker kendi alanına çekilmiştir. Böyle bir imkan da
yoktur. Herkes bugüne göre konuşsun. 68'den bu yana çok zaman geçti aradan.''
Kuzu, bir başka soru üzerine, ''İstanbul'daki olaylardan sonra
püskürtülen polis, dün benim hakkımı koruyamadı bunu mu istiyorsunuz?'' sorusunu
yöneltti.
Eylemci gençlerin tutumuna destek olanların ''kesinlikle iyilik
yapmadıkları'' uyarısında bulunan Kuzu, bunun da Türkiye'ye iyilik olmayacağını
söyledi. ''10 dakika yumurtanı atarsın biter, sonra ben konuşmaya başlarım.
Yumurtan bitince ne yapacaksın?'' diyen Kuzu, ''(Efendim konuşturmayız)
Konuşmadık işte. Bundan Türkiye mi kazandı söyler misiniz? Bu gençlik doğruyu
kimden öğrenecek?'' dedi.
Türkiye'nin, geçmişte ''Üniversiteye polis giremez, orası özerk alandır''
yaklaşımını pahalı ödediğini anlatan Kuzu, 12 Eylül'de sınıflara jandarmanın
girdiğini ve öğrencilere dipçik gösterdiğini anlattı.
Burhan Kuzu, ''Öğrenciler randevu isterse verir misiniz?'' sorusunu da
''Elbette her zaman benim kapım açık. Üniversiteden gelen öğrencilere şeker ikram
etmişimdir. Kovalarla şeker ikram ettim, yumurta yoktu yanımızda...'' diye
yanıtladı.
Kuzu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın olaydan hemen sonra aradığını,
rektör ve dekanın tutumunu kendisine aktardığını söyledi. Kuzu, muhalefetten de
''geçmiş olsun'' telefonları geldiğini bildirdi.(14.50)
