2026-02-05 - 16:41
TBMM GENEL KURULU TOPLANDI
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Tekin Bingöl başkanlığında toplandı.

Bingöl, gündeme geçmeden önce 3 milletvekiline gündem dışı söz verdi.

AK Parti Elazığ Milletvekili Ejder Açıkkapı, deprem kuşağında bulunulduğuna işaret etti.

Türkiye genelinde bugüne kadar meydana gelen depremleri hatırlatan Açıkkapı, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023'teki depremlerin ardından milletin yarasına merhem olmak için mücadele ettiklerini belirtti.

Açıkkapı, deprem bölgesinde çok sayıda konutun yapıldığını ve inşa sürecinin sürdüğünü ifade ederek, "Bir saatte bir mahalle, bir günde bir ilçe inşa edilmektedir. Bu lafla değil, alın teriyle, mühendislikle, sürekli yanan şantiye ışıklarıyla ortaya konulmuştur. Bu, bir devlet iradesidir." dedi.

CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, "ilaç yokluğu" hakkındaki konuşmasında, çok sayıda firmanın ilaçlarını Türkiye'den çektiğini savundu.

İlaç yokluğu dolayısıyla hastaların tedaviden yararlanamadığını söyleyen Gezmiş, bu durumun hastayı, doktoru ve eczacıyı mağdur ettiğini dile getirdi.

Gezmiş, yerli ilaç sanayisinin desteklenmesini, ilaçlara yönelik bütçe kalemlerinin artırılmasını istedi.

Yeni Yol Partisi İstanbul Milletvekili Mustafa Kaya, Türkiye'nin bulunduğu bölgedeki gelişmelere ilişkin konuşmasında, dünyada paylaşım sorunu yaşandığını belirtti.

Dünyanın savaşa doğru ilerlediğini öne süren Kaya, "Koşar adım dünya savaşına gidiyorsak, iktidarın başını iki elinin arasına alıp düşünmesi gerektiği zamandır." ifadesini kullandı.

Genel Kurul'da, siyasi partilerin grup başkanvekilleri Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023'teki depremlere ve gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili Bülent Kaya, depremlerin ardından bazı sorunların çözülemediğini, deprem bölgesinde konuta erişim probleminin yaşandığını, depremlerin göçlere neden olduğunu belirtti.

Deprem bölgesinde gelecek kaygısının ortadan kaldırılması için adımlar atılması gerektiğini dile getiren Kaya, sanayi kuruluşlarına destek verilmesini istedi, bölgede sanayi altyapısının güçlendirilemediğini öne sürdü.

Bülent Kaya, Türkiye'nin deprem kuşağında yer aldığını, bazı kentlerin deprem riskiyle karşı karşıya kaldığını söyledi.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz, Kahramanmaraş merkezli depremlerin büyük hüzün yaşattığını vurguladı.

Deprem bölgesinde çok sayıda vatandaşın konteyner kentlerde yaşadığını dile getiren Poyraz, bu vatandaşların umuda ihtiyacı olduğunu belirtti.

Poyraz, "terörist başı Abdullah Öcalan'a umut hakkı" üzerinde tartışmalar yapıldığını ifade ederek, şunları kaydetti:

"Devletin umut olması gereken 20 bin memurdur, 85 milyon vatandaştır, 1,5 milyon öğrencidir, konteynerde yaşayan vatandaşlardır. Parlamentonun, devletin umut olması gereken kendi yurttaşıdır, vatandaşıdır. Türkiye'yi bölmeye çalışan mahkuma umut olmak ne parlamentonun ne Türkiye Cumhuriyeti devletinin ne de bu ülkenin yurttaşlarının oy verdiği parlamenterlerin önceliği gerçeği olamaz."

- "Afet bilincini broşürlerle değil, süreklilikle birleştirmeliyiz"

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, depremlerin sadece tarihe yazılmadığını, ailelerin hayatına ve şehirlerin hafızasına kazındığını vurguladı.

Depremle mücadelenin devlet politikası ve millet kararlılığı haline getirilmesi gerektiğini belirten Akçay, depremle mücadelenin önemli başlıkları arasında kentsel dönüşümün de yer aldığını aktardı.

Kentsel dönüşümün şeffaf ve adil yürütülmesi gerektiğinin altını çizen Akçay, "'Rantsal dönüşüm' diyerek projeleri durduranlar, baltalayanlar, süreci tıkayanlar aslında neye engel olduklarını 6 Şubat 2023'te iyi anlamışlardır." dedi.

Depreme hazırlık sürecinin önemine dikkati çeken Akçay, okullarda ve kamu kurumlarındaki tatbikatların düzenli hale getirilmesini önerdi.

Akçay, ailelerin acil durum planı ve iletişim stratejisinin her evin rutini haline getirilmesi gerektiğini belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Afet bilincini broşürlerle değil süreklilikle birleştirmeliyiz. Afet anında saniyeler ömür demektir. 6 Şubat 2023'te de gördük ki devletin refleks hızı vatandaşın nefesidir. 6 Şubat'ı anarken bir yandan da şu gerçeği ifade etmek zorundayız, Türkiye deprem ülkesidir. Bizim de görevimiz günü kurtaran değil, yarını planlayan anlayışı hakim kılmaktır."

DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, depremlerin acısının hala yüreklerde yaşandığını vurguladı.

Depremler sonrasında yardımların bazı bölgelere geç ulaştığını savunan Koçyiğit, sorumlu olanların sorumluluğunu yerine getirmediğini öne sürdü.

Koçyiğit, "Üç yıl sonra hala konteyner kentler, yoksulluk devam ediyor. Deprem bölgesindeki esnaf hiçbir şekilde yardıma ulaşamıyor, siftah yapamıyor. Okuldan barınma sorununa kadar her sorun yerli yerinde duruyor." diye konuştu.

- "Belediye başkanlarımızı serbest bırakın"

CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, 5 Şubat 1937'de Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün laiklik ilkesini dünyaya armağan ettiğini söyledi.

"Laiklik"in sadece hukuk ve anayasa maddesi olmadığını ifade eden Başarır, "Bu ilkeye sıkı sıkıya sarılmalıyız." dedi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca "casusluk" suçundan yürütülen soruşturma kapsamında, Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 4 şüpheli hakkında 15 yıldan 20'şer yıla kadar hapis istemiyle iddianame hazırladığını hatırlatan Başarır, iddianameyi ve iktidarı eleştirdi.

Başarır, "Türkiye'de fiilen demokrasi rafa kaldırılmıştır. Sorun yargıda, suçta falan değil. Sorun, seçim kazanmamız. Belediye başkanlarımızı bir an önce serbest bırakın." şeklinde konuştu.

- "Yıkmak çok kolay ama yapmak gerçekten zor"

AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, Kahramanmaraş merkezli depremlerde hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet diledi.

Depremin ilk saatlerinden itibaren bölgedeki vatandaşların yanında olduklarını ifade eden Akbaşoğlu, yıkıcı tablo karşısında hiçbir zaman umutsuzluğa kapılmadığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde asrın dayanışmasının gösterildiğini vurgulayan Akbaşoğlu, devletin tüm imkanlarının seferber edildiğini belirtti.

Akbaşoğlu, "Depremin 45'inci gününü depremzede vatandaşlarımıza anahtarlarını teslim ederek andık, 60'ıncı gününde Defne'de hastanemizi inşa ederek insanlarımızın hizmetine sunduk. Yıkmak çok kolay ama yapmak gerçekten zor." ifadelerini kullandı.

Grup başkanvekillerinin değerlendirmelerinin ardından Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023'teki depremlere ilişkin özel oturuma geçildi.

MHP Adana Milletvekili Ayşe Sibel Ersoy, "Afetlere hazırlık bir tercih değil, zorunluluktur. Güvenli şehirler, güçlü toplumlar ve sürdürülebilir kalkınma için deprem riskini azaltmak zorundayız. Bu sorumluluk yalnızca bugünün değil, geleceğin Türkiye'sini de şekillendirecektir." dedi.

Ersoy, TBMM Genel Kurulunda 6 Şubat depremlerinin 3. yılı için yapılan özel görüşmede, MHP Grubu adına konuştu.

Kahramanmaraş merkezli 11 ili etkileyen depremlerin sadece binaları, yolları, köprüleri sarsmadığıını belirten Ersoy, depremin ayrıca insanların gönüllerini, hayallerini, geleceğini de sarstığını belirtti.

Deprem sonrası milletin "asrın birlikteliği"ni gösterdiğini ifade eden Ersoy, bu birlikteliği daha da pekiştireceklerini söyledi.

Depremin ilk gününden itibaren MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin talimatıyla kendisinin de deprem bölgesinde görevlendirilen heyette yer aldığını hatırlatan Ersoy, Adana başta olmak üzere 11 ili içeren deprem bölgesinde gördüklerini anlattı.

Afetlerin yalnızca fiziksel yıkıma neden olmayacağına, aynı zamanda ekonomik, sosyal ve psikolojik etkiler de yaratacağına işaret eden Ersoy, şöyle konuştu:

"Afet sonrası milyonlarca vatandaşımız evsiz kalmakta, işini kaybetmekte ve sosyal yaşamdan kopmaktadır. Bu nedenle afet sonrası süreç, yalnızca konut inşasıyla sınırlı kalmamalıdır. Sosyal destek programları, istihdam projeleri ve psikolojik destek hizmetleri, toplumun yeniden ayağa kalkması için hayati öneme sahiptir. Afet sonrası psikososyal destek hizmetlerinin yaygınlaştırılması gerekmektedir. Travma yaşayan bireylerin uzun vadeli destek programlarına erişimi sağlanmalıdır. Çünkü toplumun iyileşmesi, bireylerin iyileşmesiyle mümkündür. Afetlerin ekonomik etkileri son derece büyüktür. Konut, sanayi, ticaret, eğitim, sağlık ve altyapı sektörlerinde oluşan zararlar, yalnızca bölgesel değil, ulusal ekonomik dengeleri de etkilemektedir. Afetlere hazırlık için yapılan yatırımlar, aslında geleceğe yapılan en önemli yatırımlardır. Güçlü altyapı sistemleri, dayanıklı ulaşım ağları ve güvenli enerji hatları, afet riskini azaltmanın temel unsurlarıdır."

- "Belediyelerin risk azaltma çalışmalarına aktif katılımı sağlanmalı"

MHP Adana Milletvekili Ersoy, afet yönetiminin çok paydaşlı bir süreç olduğunu belirterek, merkezi yönetim, yerel yönetimler, akademi, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşların, bu sürecin ayrılmaz parçaları olduğunu vurguladı. Kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesinin, afet yönetiminde başarıyı artıracağına dikkati çeken Ersoy, "Yerel yönetimlerin afet yönetim kapasitesi artırılmalı, belediyelerin risk azaltma çalışmalarına aktif katılımı sağlanmalıdır. Çünkü afetlere ilk müdahale çoğu zaman yerel yönetimler tarafından gerçekleştirilmektedir." dedi.

Afetlere hazırlığın toplumsal bilinçle başlayacağını dile getiren Ersoy, afet bilincinin küçük yaşlardan itibaren eğitim sistemine entegre edilmesini, okullarda afet eğitimlerinin yaygınlaştırılmasını ve öğrencilerin acil durum seneryolarına hazırlıklı hale getirilmesini istedi.

Vatandaşların bireysel afet planları oluşturmasının teşvik edilmesi gerektiğine işaret eden Ersoy, şunları kaydetti:

"Ailelerin acil durum çantaları hazırlaması, toplanma alanlarını bilmesi ve afet anında doğru davranışları öğrenmesi, can kayıplarını önemli ölçüde azaltacaktır. Teknolojik gelişmeler, afet yönetiminde önemli fırsatlar sunmaktadır. Erken uyarı sistemleri, yapı sağlığı izleme teknolojileri ve afet bilgi sistemleri, risklerin önceden tespit edilmesini sağlamaktadır. Bu sistemlerin yaygınlaştırılması, afetlere müdahale sürecini hızlandıracaktır. Afet yönetiminde veri temelli karar alma süreçleri geliştirilmelidir. Büyük veri analizi, yapay zeka ve coğrafi bilgi sistemleri, afet risklerinin doğru şekilde analiz edilmesini sağlayacaktır. Deprem gerçeği karşısında milletimiz güçlü bir dayanışma örneği sergilemiştir. Bu dayanışma ruhu, afet sonrası sürecin en büyük gücü olmuştur. Bu dayanışma kültürünü kurumsal politikalarla desteklemek zorundayız.

Afet gönüllülüğü sisteminin güçlendirilmesi, sivil toplum kuruluşlarının afet yönetiminde aktif rol alması ve vatandaşların bu süreçlere katılımının artırılması, afetlere karşı toplumsal direnci güçlendirecektir. Deprem güvenliği yalnızca teknik bir konu değildir. Aynı zamanda bir insan hakkıdır. Vatandaşlarımızın güvenli konutlarda yaşaması, güvenli okullarda eğitim alması ve güvenli hastanelerde sağlık hizmeti görmesi devletin sorumlulukları arasındadır. Gelecek nesillere güvenli şehirler bırakmak, tarih önünde taşıdığımız en büyük sorumluluktur. Bugün alınacak kararlar, yarının şehirlerini şekillendirecektir."

- "Güvenli şehirler inşa etmek, vatandaşlarımızın hayatını korumanın en önemli yolu"

MHP'li Ersoy, depremlerin her zaman aynı gerçeği hatırlattığını kaydederek, doğa ile mücadele edilemeyeceğini ancak doğaya karşı hazırlıklı olunabileceğini söyledi.

Bilimsel veriler ışığında hareket eden, riskleri önceden tespit eden ve güçlü şehirler inşa eden toplumların afetleri felakete dönüşmeden yönetebildiğini vurgulayan Ersoy, "Afetlere hazırlık bir tercih değil, zorunluluktur. Güvenli şehirler, güçlü toplumlar ve sürdürülebilir kalkınma için deprem riskini azaltmak zorundayız. Bu sorumluluk yalnızca bugünün değil, geleceğin Türkiye'sini de şekillendirecektir. Unutulmamalıdır ki depremler değil, ihmal öldürür. Güvenli şehirler inşa etmek, vatandaşlarımızın hayatını korumanın en önemli yoludur. Bu doğrultuda atılacak her adım, milletimizin geleceğini güvence altına alacaktır." diye konuştu.

Devletin, bu büyük acıyı yaşayan vatandaşların bir an önce normal yaşama dönmesi için harekete geçtiğini ifade eden Ersoy, bu kapsamda 11 ilde yapılan çalışmaları anlattı.

Bu zor sürecin tüm dünyaya örnek olacak şekilde milli birlik ve beraberlik bilinciyle aşılmaya çalışıldığını ifade eden Ersoy, depremde hayatını kaybeden tüm vatandaşları rahmetle anarak, yakınlarına sabır diledi.

Yeni Yol Partisi Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, "Depremlere ve afetlere hazırlığı risk planları belirler. Omurga risk planıdır." dedi.

Kısacık, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023'teki depremlerin 3. yılına ilişkin TBMM Genel Kurulunda yapılan özel görüşmedeki konuşmasında, depremlerden ders çıkarılması gerektiğini söyledi.

İktidarın, Kahramanmaraş merkezli depremlere hazır olmadığını savunan Kısacık, depremlere yönelik senaryonun hiçbir zaman konuşulmadığını dile getirdi.

Deprem üzerinden siyaset yapılmayacağının altını çizen Kısacık, gerçekler konuşulduğunda aynı acıların yaşanmayacağını ifade etti.

Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanlığının internet sitesinde 2020'de yapılan planların bulunduğunu öne süren Kısacık, "Depremlere ve afetlere hazırlığı risk planları belirler. Omurga risk planıdır. Şu anda yaşanan asrın felaketinden ders almış bile değiliz." diye konuştu.

Yeni Yol Partisi Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, depremin bir dünya gerçeği olduğunu belirtti.

Depreme hazırlık yapmanın herkesin görevleri arasında yer aldığını söyleyen Çalışkan, "Depremlerde vatandaşların iletişim alanında cep telefonu operatörlerinin insafına bırakıldığını" savundu.

Çalışkan, iletişimde ve ulaşımdaki gecikmeler nedeniyle geç müdahalede bulunulduğunu iddia ederek, "Her şeyden önce bir koordinasyon merkezi kurulmalı, planlama ve görev dağılımı yapılmalıdır. Resmi afet politikası belirlenmeli, vakıflar ve sivil toplum örgütleriyle ilgili hususlar resmiyet kazanmalıdır." değerlendirmesinde bulundu.

Deprem bölgesinin memurlar açısından cazip hale getirilmesi gerektiğini kaydeden Çalışkan, Hatay'da yeniden fay hattının üzerine binalar yapıldığını ileri sürdü.

"TOKİ ve Emlak Konut tarafından yapılan evler ülkemizin aile yapısına uygun evler değil, otel tipi evler yapılıyor." ifadelerini kullanan Çalışkan, vatandaşların konteyner kentlerde yaşamaya devam ettiğini ve konut ihtiyacının sürdüğünü kaydetti.

İYİ Parti Balıkesir Milletvekili Burak Dalgın, "Afet, doğal olabilir ama sonucu doğal değildir. Nitekim 6 Şubat'ta karşılaştığımız tablo, aslında iktidarın tercihlerinin, yaptıklarının, yapamadıklarının ve ihmallerinin bir neticesidir." dedi.

TBMM Genel Kurulunda 6 Şubat depremlerinin 3. yılı dolayısıyla yapılan özel görüşmede İYİ Parti Grubu adına söz alan Dalgın, üç yıl önce cumhuriyet tarihinin en ağır felaketlerinden birini yaşadıklarını, 53 binden fazla vatandaşın yaşamını yitirdiğini, yüz binlerce kişinin yaralandığını söyledi.

Depremlerden 11 ilin ve 14 milyon kişinin etkilendiğini anlatan Dalgın, "Bu tip olaylarda üç gün üzülüyoruz, dördüncü gün unutuyoruz ve normal hayata dönüyoruz. Yer isimleri, seneler ve Richter ölçekleri değişiyor ama netice değişmiyor. Bilanço, genel olarak çok acı bir şekilde karşımıza geliyor. Çok açık söyleyeyim, afet doğal olabilir ama sonucu doğal değildir. Nitekim 6 Şubat'ta karşılaştığımız tablo, aslında iktidarın tercihlerinin, yaptıklarının, yapamadıklarının ve ihmallerinin bir neticesidir." ifadelerini kullandı.

Depremin milli güvenlik meselesi olduğunu vurgulayan Dalgın, devletin elinde Ulusal Deprem Stratejisi'nin bulunmasına rağmen planın uygulanmadığını öne sürdü.

Türkiye'nin ekonomik güvenliğinin de önemli olduğunun altını çizen Dalgın, şöyle devam etti:

"Türkiye açısından bu ekonomik güvenliğin tam ortasında da deprem var çünkü biz, bütün yumurtaları tek bir sepete koymuş bir memleketiz. Nüfusumuz birkaç büyük şehirde, ekonomimiz birkaç büyük şehirde, vergi gelirimiz, üretim, ihracat, finans öyle. Mesela nüfusumuzun üçte biri dört büyük vilayette yaşıyor. Allah korusun, Marmara Bölgesi çevresinde bir şey olduğu takdirde işin insani tarafı bir yana, insani açıdan Türkiye'nin her tarafı bizim için aynı ama iktisadi açıdan çok büyük bir afetle karşı karşıya kalmış oluruz."

Dalgın, "Eğer gerekli önlemler alınmıyorsa ve risk analizleri rafta kalıyorsa vatandaşa karşı sorumluluk ihmal edilmiş demektir. Gelin, bu defa bu işi şansa, talihe, kadere ihale etmeyelim. Gelin, deprem acılarını anan son Meclis biz olalım." dedi.

- Arslan'dan "ihmal" eleştirisi

İYİ Parti Ankara Milletvekili Yüksel Arslan da "asrın felaketi" olarak nitelendirilen 6 Şubat depremlerinin aslında "asrın tedbirsizliği" olduğunu öne sürdü.

"İmar barışı" ve "imar affı" adıyla yapılan düzenlemeleri eleştiren Arslan, iktidarın, seçim vaadi için zaman zaman bu tür düzenlemeleri yaptığını iddia etti.

Arslan, "Eğer bilimsel veriler ışığında imar düzenlemeleri yapılsaydı, inşaat izinleri deprem yönetmeliklerine uygun verilseydi, felaketlerin boyutu bu kadar büyük olmazdı." diye konuştu.

Türkiye'nin deprem ülkesi olduğunun altını çizen Arslan, binaların bu gerçeğe göre inşa edilmesinin hayati önem taşıdığını vurguladı.

DEM Parti Grubu adına söz alan Doğan, TBMM Genel Kurulu'nda 6 Şubat 2023'teki Kahramanmaraş merkezli depremlerin 3. yılı için yapılan özel görüşmede, depremlerin üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen depremzedelerin barınma sorununun derinleşerek devam ettiğini ileri sürdü.

Deprem bölgesinde bir halk sağlığı kriziyle karşı karşıya kalındığını iddia eden Doğan, "Hemen hemen bütün deprem bölgelerinde deprem yıkımı, enkaz, asbest, asbestin yaratmış olduğu kirlilik ve bunun yanında da santrallerle boğuşan depremzede halk gerçekliği söz konusu." dedi.

Doğan, deprem bölgesinde eğitimin konteynerlerde ya da vardiyalı olarak çeşitli konutlarda sürdürüldüğünü dile getirerek, "Bunun ötesinde çok ciddi bir eğitimden kopuş oranı var. Sadece Hatay üzerinden alırsak bile her ilçede yüz binlerce eğitim dışında kalma oranından bahsediyoruz. Bu, gerçekten bir vahşet." ifadelerini kullandı.

- "Barış ve demokrasi zemini oluşmadan hiçbir felakete hazırlıklı olamayız"

Diyarbakır Milletvekili Sevilay Çelenk Özen de depremlerde hayatını kaybedenleri andı, ailelerine sabır diledi.

Türkiye'nin olası bir İstanbul depremine veya başka felaketlere hazır olmadığını savunan Özen, "Bir barış ve demokrasi zemini oluşmadan da zaten hiçbir felakete, depreme hazırlıklı olamayız. Soruyorum, olası bir depreme gözü kapalı feda etmiş göründüğünüz gelecek nesiller, gelecek on binler bir güvenlik meselesi değil mi?" dedi.

Özen, dünyada depremle yaşamayı öğrenen ve tedbirler alan ülkeleri örneklerle anlatarak, "Ülkeler, yaşadıkları görece az kayıplardan bile büyük dersler çıkarıyor. Buna uygun yapılaşma, denetlemeler söz konusu. Örneğin, Meksika'da 2017'de yaşanan 7,1 şiddetindeki depremde 370 kişi ölmüştü, 2022'de ise 7,6 şiddetindeki bir depremde sadece bir kişi hayatını kaybetti." diye konuştu.

CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023'teki depremlerin 3. yılına ilişkin TBMM Genel Kurulunda yapılan özel görüşmedeki konuşmasında, depremin hemen ardından kara yoluyla bölgeye hareket ettiğini ifade ederek, yaşadıklarını aktardı.

CHP'li belediyelerin deprem bölgesinde canla başla çalıştığını ifade eden Başarır, bazı iktidar temsilcilerinin CHP'lilere yönelik "deprem turisti" söylemlerine tepki gösterdi.

"1999 Marmara Depremi'nin ardından 41 milyar dolar deprem vergisi toplandığını" öne süren Başarır, "Bugüne kadar toplanan deprem vergileriyle 1 milyon daire yapabiliyoruz yani o bölgenin tüm konut sorunlarını çözmüştük, insanlar ölmemişti. 26 milyar dolar da imar affından toplamışsınız. O imar affı verdiğiniz binalardan bir tanesinin sağlam raporunu aldınız mı? İnternetten maketlere imar affı verdiniz." diye konuştu.

Büyük depremlerin ardından Meclis'te araştırma komisyonları kurulduğunu ve raporlar hazırlandığını anımsatan Başarır, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Komisyonlarda rapor hazırlanır, tespitler yapılır, sonra unutulur. Tüm deprem raporları Meclis arşivlerinde var. Bakın o raporlar ne diyor? 'Kentsel dönüşüm, sağlam beton, sağlam bina, statik' diyor ama hiçbirini yapmıyoruz, unutuyoruz. Aklımızı başımıza alalım. Kapımızda maalesef ki bir İstanbul depremi tehlikesi var. Allah korusun, 20 yıl bu ülke kendine gelemez. Belki 1 milyon insanımız ölür. Gerçekleri konuşun artık. İstanbul yıkılacak belki. Bırakın o yaptı, bu yaptı demeyi. Biz yapalım, biz çözelim."

Başarır, 6 Şubat depremlerinde askerin sahaya çıkmadığını iddia ederek, eleştirilerde bulundu.

CHP İstanbul Milletvekili Ayşe Sibel Yanıkömeroğlu da 6 Şubat depremlerinin üzerinden 3 yıl geçtiğini belirterek, "Bu süreçte sadece binaların değil, iktidarın, sosyal devlet olma iddiasının da çöktüğüne şahit olduk." dedi.

Gezi Parkı davası hükümlüsü olan ve milletvekilliği düşürülen Can Atalay'ın cezaevinde deprem bölgesinin sorunlarına ilişkin bir rapor hazırladığını aktaran Yanıkömeroğlu, elindeki raporu göstererek, "Can Atalay'ın titizlikle hazırladığı bu deprem raporu sadece Hatay'ın değil, tüm deprem bölgesinin ortak sorunları. İktidar temsilcileri bu raporun tamamını okumalı." diye konuştu.

AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023'teki depremlerin 3. yılına ilişkin TBMM Genel Kurulundaki özel görüşmede AK Parti Grubu adına yaptığı konuşmada, Kahramanmaraş merkezli depremlerde insanlık tarihinin en büyük felaketinin yaşandığını söyledi.

Depremlerden 11 ilin etkilendiğini anımsatan Akbaşoğlu, ilk andan itibaren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde depremden etkilenen illere intikal edildiğini anlattı.

Akbaşoğlu, Kahramanmaraş merkezli depremlerde devlet ile milletin el ele vererek her şeyi yaptığını ifade etti.

"Ordu zamanında kışladan çıkmadı" iddialarının dile getirildiğini aktaran Akbaşoğlu, Mehmetçiğin ilk andan itibaren vatandaşın yanında olduğunu, bu konuda görüntülerin de paylaşıldığını söyledi.

Akbaşoğlu, gerçeğin ortaya konulması, ahlak ve hakikat temelli siyaset yapılması gerektiğinin altını çizdi.

Umutların tazelenmesi için adımlar atıldığını kaydeden Akbaşoğlu, devletin bütün kurum ve kuruluşlarıyla vatandaşın yanında yer aldığını belirtti.

Verdikleri sözleri tuttuklarına işaret eden Akbaşoğlu, deprem bölgesinde altyapı çalışmalarının, konut inşalarının gerçekleştirildiğini dile getirdi.

Akbaşoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"455 bin konut ne demek? Milyonlarca insanın sıcak yuvasını hazırlamak, kendilerine kısa zaman diliminde teslim etmektir. Akıl alacak gibi olmayan, Guinness Rekorlar Kitabı'na girecek bir başarı. Avrupa'da bir ülkeyi ayağa kaldırır gibi 11 vilayette 15 milyon insanı ilgilendiren destansı başarıya imza attık. Dışarıdan bilim adamları, gazeteciler şaşkın ve tanıklıklarını ifade ediyorlar. Bunun Türkiye örneği olarak kendileriyle paylaşılmasını istiyor."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin giderek yeni konutları vatandaşlara teslim ettiğini hatırlatan Akbaşoğlu, muhalefetin ise depremin ilk anından sonra bölgeyi unuttuğunu söyledi.

CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır'ın konuşmasında bazı iddialarda bulunduğunu aktaran Akbaşoğlu, "Ekrem İmamoğlu, '2019-2024 arasında yılda 20 bin konut olmak üzere 100 bin konut üreteceğim' dedi. 6 bin konut bile yapamadı. İşte boş vaat bu." diye konuştu.

Akbaşoğlu, CHP'nin, İzmir'de de kooperatifler kurularak "halk konutu" vaadinde bulunduğunu, bunun da gerçekleştirilemediğini kaydetti.

AK Parti'nin ise verdiği her sözü yerine getirdiğini ifade eden Akbaşoğlu, milletin bütçesini millete harcadıklarını vurguladı.

TBMM Başkanvekili Tekin Bingöl, Kahramanmaraş merkezli depremlere ilişkin, "Umut ediyoruz ki dersler çıkarılır, tedbirler alınır ve bir daha bu büyük acılara bu ülke gark olmaz." dedi.

Bingöl, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023'teki depremlerin 3. yılına ilişkin TBMM Genel Kurulu'nda yapılan özel görüşmede, bu toprakların çok büyük acılar yaşadığını, 6 Şubat depremlerinin de bu acılardan biri olduğunu söyledi.

Depremzedelerin yaşadığı acıyı hiçbir zaman unutamayacağını belirten Bingöl, "Şimdi hiç olmazsa bir nebze olsun acılarını hafifletmek için o bölgede ne tür sorun varsa, 'Yapıldı yapılmadı, eksik vardı, yoktu.' demeden ilgililerin o sorunları dert edinip bir an önce çözüme kavuşması gibi büyük bir zorunlulukla karşı karşıyayız." diye konuştu.

Başkanlık Divanı olarak depremlerde hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet dileyen Bingöl, "Umut ediyoruz ki dersler çıkarılır, tedbirler alınır ve bir daha bu büyük acılara bu ülke gark olmaz çünkü bu ülke toprakları hassas bir bölgede. Sadece afetler değil, çığların, depremin yoğun şekilde yaşandığı bir coğrafyada yaşıyoruz. Onun için bu tedbirlerin süratle alınmasında çok ama çok büyük yarar var." ifadelerini kullandı.

- DSP'li Aksakal: "Devletimiz ilk andan itibaren olumsuzlukları aşabilmenin gayretinde oldu"

DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, depremlerin üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen acılarının ilk günkü kadar derin ve büyük olduğunu dile getirdi.

Böyle bir felaketin siyasi mülahazalara konu edilmesinin hiçbir haklı gerekçesi ve kayda değer karşılığı olamayacağını vurgulayan Aksakal, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Devletimizin ilk günden ve ilk andan itibaren tüm kurumlarıyla, milletimizle el ele vererek bu badirenin yarattığı olumsuzlukları aşabilmenin gayreti içinde olduğunu gördük. Aslına bakarsanız herkes de çok iyi biliyor. Bugün toplumsal olarak yaşadığımız her türlü ekonomik sıkıntımızın altında yatan en önemli sebeplerden bir tanesi de bu büyük deprem felaketidir. O kış gününde, insanlarımızın en kısa zamanda, çadırlarda, konteynerlerde, öğrenci yurtlarında, spor salonlarında, boş apartmanlarda ve hatta birçok insanımızın depremzedelere kendi yuvalarının kapısını açmasıyla sıcak yaşama elverişli her türlü imkanı kullanıp sahiplenerek bugünlere kadar gelebildik."

Aksakal, depremlerin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın büyük özveri, dirayet ve cesaretle aldığı kararları taviz vermeden uyguladığını dile getirdi.

Türkiye'yi bekleyen büyük depremler olduğunu savunan Aksakal, "İstanbul, Ege, Marmara gibi bölgelerimizde yaşanması olası büyük depremlerin öncesinde yapılması gerekenleri zaman geçirmeden iktidarıyla, muhalefetiyle, merkezi yönetimiyle, yerel yönetimiyle parti farkı gözetmeksizin el ele, kafa kafaya vererek çözümler yaratıp uygulamaya geçirmek zorundayız. Başka seçeneğimiz yok." dedi.

- EMEP'li Bayhan: "Riskli yapıların yalnızca yüzde 10'unun dönüşümü sağlandı"

EMEP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, depremlerde yaşamını yitirenlerin acısını yürekten paylaştığını söyledi.

Deprem sonrasında büyük dayanışmayla seferber olan emekçilere teşekkür eden Bayhan, "6 Şubat depremlerinin üzerinden 3 yıl geçti. Yaşanan yıkımın üzerinden geçen yıllara rağmen yaraların sarılması adına yapılanların ve ülke genelinde alınması gereken tedbirlerin yetersizliği apaçık ortada duruyor." diye konuştu.

Hatay, Adıyaman, Kahramanmaraş ve Malatya başta olmak üzere bölge illerindeki okul inşaatlarının tamamlanmadığını öne süren Bayhan, bilimsel çalışmalara ve meslek odalarının verilerine göre ülke genelinde riskli yapıların yalnızca yüzde 10'unun dönüşümünün sağlandığını aktardı.

- Yeniden Refah'lı Bekin: "Bölgedeki vatandaşlarımıza istihdam yaratacak yatırımlar yapılmalı"

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Doğan Bekin, vatandaşların güven içinde yaşayabileceği, geleceğe umutla bakabileceği güçlü bir şehir yapısının kalıcı hale getirilmesi için yoğun çaba sarf edilmesi gerektiğini vurguladı.

Deprem bölgesinin sadece konut değil, ekonomik anlamda da desteklenmesi gerektiğini ifade eden Bekin, şunları kaydetti:

"Vatandaşlarımızı sağlıklı konutlara yerleştirmek elbette önemlidir ancak yeterli değildir. Aynı zamanda bölgedeki vatandaşlarımıza istihdam yaratacak yatırımlar yapılmalı. Belli başlı sanayi tesisleri deprem bölgemize yerleştirilmelidir. Deprem bölgesi teşviklerle desteklenerek kalkındırılmalıdır. Hükümetin üzerine düşen en büyük sorumluluk, deprem bölgesini yeniden inşa ederken bölgenin sadece beton yapılara kavuşmasından ibaret olmadığını, insan hayatını devam ettirecek istihdam imkanlarının da sağlanması bu süreçte öncelik taşımaktadır."

Demokrat Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Haydar Altıntaş, depremin Türkiye'nin içerisinde yer aldığı coğrafyanın bir kaderi olduğunu belirterek, "Bugünün şartlarında bu hadiseyi kaderle, tevekkülle geçiştiremeyiz. Bugün deprem için yapılacak olan iş, akıl ve bilimden geçmektedir. Süratle bütün ülkenin eksiksiz ve noksansız bir şekilde deprem haritaları yapılmalı ve bu deprem haritalarına riayet edilmeli." ifadelerini kullandı.

Meclis Başkanvekili Tekin Bingöl, konuşmaların tamamlanmasının ardından birleşimi 10 Şubat Salı günü saat 15.00'te toplanmak üzere kapattı.