2008-11-19 - 15:30
Oktay Vural, Bakan Yıldırım'ın, 6 bin 500 grostonun altındaki gemilere muafiyet belgesi verilmesi gerekirken, 8 bin 500 grostonluk Hayat N gemisine bu belgenin verilmesini sağladığını iddia etti.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında,
MHP İstanbul Milletvekili Gündüz Suphi Aktan'ın vefatından duyduğu üzüntüyü dile getirdi.
Oktay Vural, Ulaştırma Bakanı Yıldırım'ın, ''Hayat N Gemisine
muafiyetler, Oktay Vural'ın bakanlığı sırasında verildi'' açıklamasını
değerlendirdi.
Balıkesir'in Bandırma ilçesi açıklarında 14 Eylül gecesi alabora olan
''Hayat N'' adlı RO-RO gemisiyle ilgili iddialarına, Bakan Yıldırım'ın cevap
vermediğini ifade eden Vural, iddialarını tekrarlayarak, ''Sayın Bakan, Hayat N
gemisine özel bir imtiyaz tanımak suretiyle kılavuz kaptan ve römorkör muafiyet
tanıdınız mı, tanımadınız mı?'' diye sordu.
Vural, kendisinin 3 Ağustos 2002'de bakanlıktan ayrıldığını, geminin ise
2007'de alındığını ifade ederek, şöyle konuştu:
''O dönemde Denizcilik Müsteşarlığı bana bağlı değildi. Sayın Bakan,
karda yürüyüp izini belli etmeyeceğini zannediyor. Beraber yürüdüğü yol
arkadaşlarıyla, Atlas-1 Gemisi, Hayat N gemisindeki beraberliği ve oğlunun ticari
ilişkileri konusunda hafızasını yoklasın. Bakan hafıza kaybına uğramıştır. Batan
gemiyle ilgili, Mehmet Koç'un, oğlu Erkan Yıldırım'dan 200 bin avro borç aldığına
ilişkin haber çıktığında bakan; 'Hayat N gemisinin sahipleriyle hiç bir zaman
ticari ortaklık olmamıştır' demiştir.''
-''BAKANIN ÖZEL KORUMASI VE KOLLAMASIYLA...''-
Oktay Vural, Bakan Yıldırım'ın, 6 bin 500 grostonun altındaki gemilere
muafiyet belgesi verilmesi gerekirken, 8 bin 500 grostonluk Hayat N gemisine bu
belgenin verilmesini sağladığını iddia etti.
Vural, ''Hayat N gemisine, bakanın özel koruması ve kollamasıyla özel
imtiyaz tanınmıştır. Sayın Bakanın iddiaları doğru değildir. MHP olarak, Hayat N
Gemisine 2002'de verilmiş bir herhangi bir muafiyet yoktur. Sayın Bakan, 6 bin
500 grostonun altındaki gemilere tanınan bu muafiyeti, söz konusu gemiye 5 Mart
2008'te özel bir imtiyazla tanımıştır. Neden? 1 milyon 453 bin dolar kar
edecekler diye'' diye konuştu.
-CHP'NİN ÇARŞAFLI BAYANLARA YÖNELİK AÇILIMI-
MHP Grup Başkanvekili Vural, bir gazetecinin, ''CHP'nin çarşaflı
bayanlara yönelik açılımı ile partinizin Alevilere yönelik açılımını nasıl
değerlendiriyorsunuz?'' sorusu üzerine, MHP'nin bugüne kadar, Alevilerle ilgili
hep samimi düşüncelerini ortaya koyduğunu söyledi.
''Bu milletin değerler ekseninde buluşmasını hedefliyoruz. Bu değerler
ekseninde buluşmanın bir yönü de üniversitelerde başörtüsü sorununun çözülmesine
yöneliktir'' diyen Vural, başörtüsü sorununun çözülmemesi için konuyu mahkemeye
götürenlerin, şimdi başörtüsü üzerinden siyaset yaptığını öne sürdü.
Oktay Vural, şunları kaydetti:
''AKP ve CHP, ikiz kardeşler gibi bu meseleyi siyasi rant haline
dönüştürmeyi, belli bir siyasal duruş olarak benimsemiştir. Biri 'meyvenin
olgunlaşmasını bekleriz' diyerek YÖK Ek 17. maddedeki değişikliği gündeme
getirmiyor, diğeri de bu meseleyi mahkemeye götürüyor. Ama iş oy almaya gelince,
istismar iki partide de var. Ama meseleyi üniversite bazında çözmede yoklar.
Başörtüsü siyasallaştırılmıştır, bunun bir örneği AKP, diğeri de CHP'dir.
Alevi sorununun siyasallaştırılmadan çözümlenmesi gerektiğini söylüyoruz.
AKP, Anayasa Mahkemesinin başörtüsü kararını iptal etmesini istedi, mahkemeye de
CHP gönderdi. Tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş. Bunların siyaseti böyle.''
MHP İstanbul Milletvekili Gündüz Suphi Aktan'ın vefatından duyduğu üzüntüyü dile getirdi.
Oktay Vural, Ulaştırma Bakanı Yıldırım'ın, ''Hayat N Gemisine
muafiyetler, Oktay Vural'ın bakanlığı sırasında verildi'' açıklamasını
değerlendirdi.
Balıkesir'in Bandırma ilçesi açıklarında 14 Eylül gecesi alabora olan
''Hayat N'' adlı RO-RO gemisiyle ilgili iddialarına, Bakan Yıldırım'ın cevap
vermediğini ifade eden Vural, iddialarını tekrarlayarak, ''Sayın Bakan, Hayat N
gemisine özel bir imtiyaz tanımak suretiyle kılavuz kaptan ve römorkör muafiyet
tanıdınız mı, tanımadınız mı?'' diye sordu.
Vural, kendisinin 3 Ağustos 2002'de bakanlıktan ayrıldığını, geminin ise
2007'de alındığını ifade ederek, şöyle konuştu:
''O dönemde Denizcilik Müsteşarlığı bana bağlı değildi. Sayın Bakan,
karda yürüyüp izini belli etmeyeceğini zannediyor. Beraber yürüdüğü yol
arkadaşlarıyla, Atlas-1 Gemisi, Hayat N gemisindeki beraberliği ve oğlunun ticari
ilişkileri konusunda hafızasını yoklasın. Bakan hafıza kaybına uğramıştır. Batan
gemiyle ilgili, Mehmet Koç'un, oğlu Erkan Yıldırım'dan 200 bin avro borç aldığına
ilişkin haber çıktığında bakan; 'Hayat N gemisinin sahipleriyle hiç bir zaman
ticari ortaklık olmamıştır' demiştir.''
-''BAKANIN ÖZEL KORUMASI VE KOLLAMASIYLA...''-
Oktay Vural, Bakan Yıldırım'ın, 6 bin 500 grostonun altındaki gemilere
muafiyet belgesi verilmesi gerekirken, 8 bin 500 grostonluk Hayat N gemisine bu
belgenin verilmesini sağladığını iddia etti.
Vural, ''Hayat N gemisine, bakanın özel koruması ve kollamasıyla özel
imtiyaz tanınmıştır. Sayın Bakanın iddiaları doğru değildir. MHP olarak, Hayat N
Gemisine 2002'de verilmiş bir herhangi bir muafiyet yoktur. Sayın Bakan, 6 bin
500 grostonun altındaki gemilere tanınan bu muafiyeti, söz konusu gemiye 5 Mart
2008'te özel bir imtiyazla tanımıştır. Neden? 1 milyon 453 bin dolar kar
edecekler diye'' diye konuştu.
-CHP'NİN ÇARŞAFLI BAYANLARA YÖNELİK AÇILIMI-
MHP Grup Başkanvekili Vural, bir gazetecinin, ''CHP'nin çarşaflı
bayanlara yönelik açılımı ile partinizin Alevilere yönelik açılımını nasıl
değerlendiriyorsunuz?'' sorusu üzerine, MHP'nin bugüne kadar, Alevilerle ilgili
hep samimi düşüncelerini ortaya koyduğunu söyledi.
''Bu milletin değerler ekseninde buluşmasını hedefliyoruz. Bu değerler
ekseninde buluşmanın bir yönü de üniversitelerde başörtüsü sorununun çözülmesine
yöneliktir'' diyen Vural, başörtüsü sorununun çözülmemesi için konuyu mahkemeye
götürenlerin, şimdi başörtüsü üzerinden siyaset yaptığını öne sürdü.
Oktay Vural, şunları kaydetti:
''AKP ve CHP, ikiz kardeşler gibi bu meseleyi siyasi rant haline
dönüştürmeyi, belli bir siyasal duruş olarak benimsemiştir. Biri 'meyvenin
olgunlaşmasını bekleriz' diyerek YÖK Ek 17. maddedeki değişikliği gündeme
getirmiyor, diğeri de bu meseleyi mahkemeye götürüyor. Ama iş oy almaya gelince,
istismar iki partide de var. Ama meseleyi üniversite bazında çözmede yoklar.
Başörtüsü siyasallaştırılmıştır, bunun bir örneği AKP, diğeri de CHP'dir.
Alevi sorununun siyasallaştırılmadan çözümlenmesi gerektiğini söylüyoruz.
AKP, Anayasa Mahkemesinin başörtüsü kararını iptal etmesini istedi, mahkemeye de
CHP gönderdi. Tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş. Bunların siyaseti böyle.''
