2010-12-10 - 18:01
TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu, ziyaretinde bulunan Mülkiyet Sosyal Araştırma Topluluğu üyesi öğrenciler ile birlikte parlamentoda basın toplantısı düzenledi. Kuzu, fakültede meydana gelen olayda ifade özgürlüğünü kullanamadığını söyledi.
TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu,
Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'ndeki öğrenci protestosu ve
yumurta atılmasıyla ilgili olarak, ''Tahtaya iki resim yaparsın, onun yanına
'Burhan Kuzu' yazarsın. Adamın morali bozulur ona bakar. Arkanı dönersin, konuşma
düzenini bozarsın. Tüm bunlar yöntemdir ama kaba kuvvet bunun en son olacak
halidir'' dedi.
Ziyaretin ardından öğrencilerle birlikte basın toplantısı düzenleyen
Kuzu, fakültede meydana gelen olayda ifade özgürlüğünü kullanamadığını söyledi.
Olaya karışmayan öğrencilerin dinleme veya haber alma özgürlüğünün
kısıtlandığını vurgulayan Kuzu, o anda fakültede sağlıklı iletişim kurulabilmesi
için gerekli ortamın bulunmadığını belirtti.
''Ne oldu? Hepimiz, Türkiye kaybetti'' diyen Kuzu, İstanbul'daki öğrenci
protestosundan yola çıkarak, tepki gösterip, insanların bilgi edinme hakkının
engellenmesinin nelere mal olduğunun herkes tarafından görüldüğünü ifade etti.
''Haklı olmak yetmez, hep haklı kalmak'' sözünü anımsatan Kuzu, ''O günkü
olaydan hakikatten üzüntü duydum. Panel davetini seve seve kabul ettim.
Öğrencilerden gelen hiçbir talebi bugüne kadar hiç reddetmedim. O günkü olayda 15
dakika bekledim. Bir hesaba göre 100, bir hesaba göre 120 yumurta. Çift sarılılar
eklenince sayı daha artıyor'' diye konuştu.
Kendisinin öğrencilere yönelik direkt olarak, ''beyinsizler'' şeklinde
bir ifadesi olmadığını belirten Kuzu, fakülte ve üniversite yönetimlerinin kusuru
bulunduğunu bir kez daha yinelemek istediğini söyledi.
Yeterli tedbir alınmadığı için öğrencilerin yumurtalarıyla baş başa
kaldığını anlatan Kuzu, ''Hedef tahtası olduk. Ondan sonra yumurta atma yarışması
başladı. Mesela, fakülteye girişte madem içerideki durum biliniyor bir arama
yapılsaydı'' dedi.
Protestonun, ''sivil itaatsizlik'' adı verilen 200'den fazla yöntemi
olduğuna dikkati çeken Kuzu, şöyle devam etti:
''Tahtaya iki resim yaparsın, onun yanına, 'Burhan Kuzu' yazarsın. Adamın
morali bozulur ona bakar. Arkanı dönersin, konuşma düzenini bozarsın. Tüm bunlar
yöntemdir ama kaba kuvvet bunun en son olacak halidir. Öğrenciliğe yakışmıyor.
Burada yanlışı, doğruyu değerlendirirken, 1968'den kalma eski tüfek, eski kuşak,
-akıllanmamış çoğu da maalesef- bu öğrencilere gaz veriyorlar. Birisinin
özgürlüğünün hududu başkasının özgürlüğünün başladığı yerde biter. Bu dengeyi
korumak lazım.
12 Eylül döneminde hükümeti bitirmek için kullanılan bu yöntemlerin artık
miadı dolmuş, süresi bitmiştir. Onlar da bir sonuç alamadılar. 68 kuşağı
hedefledikleri hükümet modeli neyse ona kavuştular mı? Hayır. Bu gençleri sokağa
dökmenin, bunlara gaz vermenin anlamı yok.''
Öğrencilere ziyaretlerinden ötürü teşekkür eden Kuzu, hükümetin
öğrencilerin sorunlarına ilişkin önemli adımlar attığını söyledi.
Kuzu, üniversite öğrencilerinin taleplerini kendisine ilettiklerinde
ilgili yerlere ileteceğini ve sonuna kadar takipçisi olacağını ifade etti.
Öğrencilere her zaman kapısının açık olduğunu, öğretim üyeliği yaptığı dönemlerde
öğrenciler için masasında mutlaka ''bonbon şekeri'' bulundurduğunu belirten Kuzu,
ders verdiği okulda 10 yıl boyunca ''en çok sevilen hoca'' seçildiğini anlattı.
Soruları da yanıtlayan Kuzu, protestoya ilişkin savcılık tarafından
soruşturma açıldığının anımsatılması üzerine, ''Mutlak suretle belli kesimler bu
işin arkasında olmadan bu hareketler organize olamaz. Benim bildiğim bu
hareketlerden sonuç çıkmaz. YÖK'ün, dekan hakkında soruşturma başlatması olayını
basından öğrendim. YÖK doğru yapmıştır. Orada bunların ne olacağını bal gibi
bildiği halde orada olmamasını yadırgadım'' diye konuştu.
Kimseyle ilgili bir şikayet başvurusunda bulunmadığını söyleyen Kuzu,
''Saçımız biraz daha çabuk çıktı. Başka da birşey yok'' dedi.
Kuzu, bir başka soru üzerine, insan hakları ihlallerinin nerede olursa
takip edilmesi gerektiğini söyledi. Yaşadığı protesto olayını, insan hakkı ihlali
bakımından örnek olması için anlattığını ifade eden Kuzu, ''Mesela, ben isterdim
ki öğrencilerimiz bizi dinlesinler. Sorularıyla bizi terletsinler'' dedi.
Öğrencilik yıllarında hiç eyleme katılmadığını belirten Kuzu, ancak olayların çok
yakınında yaşandığını anlattı.
Kuzu, bir başka soruyu yanıtlarken, 1980 sonrası gençliğinin sorgulama
konusunda biraz geri kaldığını söyledi. ''Günümüz gençliği daha az okuyor'' diyen
Kuzu, gençlerin olaylara geniş açıdan bakması için farklı kaynakları
değerlendirmeleri gerektiğini ifade etti.
Mülkiye Sosyal Araştırmalar Topluluğu Yönetim Kurulu Üyesi Oğuzhan Kılıç
da sorular üzerine, Kuzu'nun ortamın durumunu bildiği halde kendilerini kırmamak
adına fakülteye geldiğini söyledi. Kılıç, ''Gelip kendisine teşekkür etmek
istedik. Geliş nedenimiz budur'' dedi.
Protestoyu gerçekleştiren öğrencilerin, yaptıklarının yanlış olduğunu
kendilerinin de bildiğini savunan Kılıç, ''Yumurta atarak, minimal boyutta bir
şiddet oluşturmak karşıdakini fiziki bir şekilde yıpratıcı şiddet uygulamak
yanlıştı'' dedi.
İstanbul'daki öğrenci protestosu sırasında polisin tutumunun da yanlış
olduğunu dile getiren Kılıç, ''Burada yaşananlardan dolayı tüm ülke üzüntü
duymalı. Bu Burhan Hocamızın ya da Süheyl Hocamızın meselesi değildir. Burhan
Hocamızdan özür dileyecek olanlar, etkinliği düzenleyecek olan öğrenciler
değildir. Bu yüzden özür dilemeyeceğiz, üzüldük. Biz Burhan Hoca'yı oraya
çağırarak iyi birşey yaptığımızı düşünüyoruz. Özür dileyecek olanlar kendilerini
bilirler'' diye konuştu.
Kılıç, bir başka soru üzerine, ''Salonda öğrenci olmayanlar vardı. 100
davetiye bastırdık. Dışarıdan misafirlerimiz de geldi. Salonda öğrencilerin
olmaması değil, protesto edenlerin arasında öğrencilerin olmamasına belki dikkat
edilebilir'' dedi.
Öğrenciler, daha sonra Kuzu'ya kalem hediye etti. Kalemi alan Kuzu,
''Hocaya da kalem hediye edilir'' diye espri yaptı. (18.01)
Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'ndeki öğrenci protestosu ve
yumurta atılmasıyla ilgili olarak, ''Tahtaya iki resim yaparsın, onun yanına
'Burhan Kuzu' yazarsın. Adamın morali bozulur ona bakar. Arkanı dönersin, konuşma
düzenini bozarsın. Tüm bunlar yöntemdir ama kaba kuvvet bunun en son olacak
halidir'' dedi.
Ziyaretin ardından öğrencilerle birlikte basın toplantısı düzenleyen
Kuzu, fakültede meydana gelen olayda ifade özgürlüğünü kullanamadığını söyledi.
Olaya karışmayan öğrencilerin dinleme veya haber alma özgürlüğünün
kısıtlandığını vurgulayan Kuzu, o anda fakültede sağlıklı iletişim kurulabilmesi
için gerekli ortamın bulunmadığını belirtti.
''Ne oldu? Hepimiz, Türkiye kaybetti'' diyen Kuzu, İstanbul'daki öğrenci
protestosundan yola çıkarak, tepki gösterip, insanların bilgi edinme hakkının
engellenmesinin nelere mal olduğunun herkes tarafından görüldüğünü ifade etti.
''Haklı olmak yetmez, hep haklı kalmak'' sözünü anımsatan Kuzu, ''O günkü
olaydan hakikatten üzüntü duydum. Panel davetini seve seve kabul ettim.
Öğrencilerden gelen hiçbir talebi bugüne kadar hiç reddetmedim. O günkü olayda 15
dakika bekledim. Bir hesaba göre 100, bir hesaba göre 120 yumurta. Çift sarılılar
eklenince sayı daha artıyor'' diye konuştu.
Kendisinin öğrencilere yönelik direkt olarak, ''beyinsizler'' şeklinde
bir ifadesi olmadığını belirten Kuzu, fakülte ve üniversite yönetimlerinin kusuru
bulunduğunu bir kez daha yinelemek istediğini söyledi.
Yeterli tedbir alınmadığı için öğrencilerin yumurtalarıyla baş başa
kaldığını anlatan Kuzu, ''Hedef tahtası olduk. Ondan sonra yumurta atma yarışması
başladı. Mesela, fakülteye girişte madem içerideki durum biliniyor bir arama
yapılsaydı'' dedi.
Protestonun, ''sivil itaatsizlik'' adı verilen 200'den fazla yöntemi
olduğuna dikkati çeken Kuzu, şöyle devam etti:
''Tahtaya iki resim yaparsın, onun yanına, 'Burhan Kuzu' yazarsın. Adamın
morali bozulur ona bakar. Arkanı dönersin, konuşma düzenini bozarsın. Tüm bunlar
yöntemdir ama kaba kuvvet bunun en son olacak halidir. Öğrenciliğe yakışmıyor.
Burada yanlışı, doğruyu değerlendirirken, 1968'den kalma eski tüfek, eski kuşak,
-akıllanmamış çoğu da maalesef- bu öğrencilere gaz veriyorlar. Birisinin
özgürlüğünün hududu başkasının özgürlüğünün başladığı yerde biter. Bu dengeyi
korumak lazım.
12 Eylül döneminde hükümeti bitirmek için kullanılan bu yöntemlerin artık
miadı dolmuş, süresi bitmiştir. Onlar da bir sonuç alamadılar. 68 kuşağı
hedefledikleri hükümet modeli neyse ona kavuştular mı? Hayır. Bu gençleri sokağa
dökmenin, bunlara gaz vermenin anlamı yok.''
Öğrencilere ziyaretlerinden ötürü teşekkür eden Kuzu, hükümetin
öğrencilerin sorunlarına ilişkin önemli adımlar attığını söyledi.
Kuzu, üniversite öğrencilerinin taleplerini kendisine ilettiklerinde
ilgili yerlere ileteceğini ve sonuna kadar takipçisi olacağını ifade etti.
Öğrencilere her zaman kapısının açık olduğunu, öğretim üyeliği yaptığı dönemlerde
öğrenciler için masasında mutlaka ''bonbon şekeri'' bulundurduğunu belirten Kuzu,
ders verdiği okulda 10 yıl boyunca ''en çok sevilen hoca'' seçildiğini anlattı.
Soruları da yanıtlayan Kuzu, protestoya ilişkin savcılık tarafından
soruşturma açıldığının anımsatılması üzerine, ''Mutlak suretle belli kesimler bu
işin arkasında olmadan bu hareketler organize olamaz. Benim bildiğim bu
hareketlerden sonuç çıkmaz. YÖK'ün, dekan hakkında soruşturma başlatması olayını
basından öğrendim. YÖK doğru yapmıştır. Orada bunların ne olacağını bal gibi
bildiği halde orada olmamasını yadırgadım'' diye konuştu.
Kimseyle ilgili bir şikayet başvurusunda bulunmadığını söyleyen Kuzu,
''Saçımız biraz daha çabuk çıktı. Başka da birşey yok'' dedi.
Kuzu, bir başka soru üzerine, insan hakları ihlallerinin nerede olursa
takip edilmesi gerektiğini söyledi. Yaşadığı protesto olayını, insan hakkı ihlali
bakımından örnek olması için anlattığını ifade eden Kuzu, ''Mesela, ben isterdim
ki öğrencilerimiz bizi dinlesinler. Sorularıyla bizi terletsinler'' dedi.
Öğrencilik yıllarında hiç eyleme katılmadığını belirten Kuzu, ancak olayların çok
yakınında yaşandığını anlattı.
Kuzu, bir başka soruyu yanıtlarken, 1980 sonrası gençliğinin sorgulama
konusunda biraz geri kaldığını söyledi. ''Günümüz gençliği daha az okuyor'' diyen
Kuzu, gençlerin olaylara geniş açıdan bakması için farklı kaynakları
değerlendirmeleri gerektiğini ifade etti.
Mülkiye Sosyal Araştırmalar Topluluğu Yönetim Kurulu Üyesi Oğuzhan Kılıç
da sorular üzerine, Kuzu'nun ortamın durumunu bildiği halde kendilerini kırmamak
adına fakülteye geldiğini söyledi. Kılıç, ''Gelip kendisine teşekkür etmek
istedik. Geliş nedenimiz budur'' dedi.
Protestoyu gerçekleştiren öğrencilerin, yaptıklarının yanlış olduğunu
kendilerinin de bildiğini savunan Kılıç, ''Yumurta atarak, minimal boyutta bir
şiddet oluşturmak karşıdakini fiziki bir şekilde yıpratıcı şiddet uygulamak
yanlıştı'' dedi.
İstanbul'daki öğrenci protestosu sırasında polisin tutumunun da yanlış
olduğunu dile getiren Kılıç, ''Burada yaşananlardan dolayı tüm ülke üzüntü
duymalı. Bu Burhan Hocamızın ya da Süheyl Hocamızın meselesi değildir. Burhan
Hocamızdan özür dileyecek olanlar, etkinliği düzenleyecek olan öğrenciler
değildir. Bu yüzden özür dilemeyeceğiz, üzüldük. Biz Burhan Hoca'yı oraya
çağırarak iyi birşey yaptığımızı düşünüyoruz. Özür dileyecek olanlar kendilerini
bilirler'' diye konuştu.
Kılıç, bir başka soru üzerine, ''Salonda öğrenci olmayanlar vardı. 100
davetiye bastırdık. Dışarıdan misafirlerimiz de geldi. Salonda öğrencilerin
olmaması değil, protesto edenlerin arasında öğrencilerin olmamasına belki dikkat
edilebilir'' dedi.
Öğrenciler, daha sonra Kuzu'ya kalem hediye etti. Kalemi alan Kuzu,
''Hocaya da kalem hediye edilir'' diye espri yaptı. (18.01)
