2020-07-01 - 14:40
Tarım arazilerinin hobi bahçeleri gibi uygulamalarla bölünmelerinin engellenmesi, sahipli arazilerde izinsiz ağaç kesimiyle ilgili cezaların artırılması, makaron, yaprak sigara kağıdı, sigara filtresi ve alkol üretimi, satışının Tarım ve Orman Bakanlığının denetimine alınması, taklit ve tağşiş ürünleri üreten ve piyasaya arz edenlere yönelik yaptırımların ağırlaştırılmasını da içeren kanun teklifi, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonunda kabul edildi.
TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu, AK Parti Kars Milletvekili Yunus Kılıç başkanlığında toplandı.
Komisyonda, AK Parti milletvekillerinin imzasını taşıyan Gıda, Tarım ve Orman Alanında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'nin görüşmeleri sürüyor.
Milletvekilleri, imar planlarında tarımsal niteliği korunacak alan olarak ayrılan yerler ile kamu yararı kararı alınarak tarım dışı amaçla kullanım izni verilen yerlerin, yeniden izin alınmaksızın bu amaç dışında kullanılamaması, planlanamaması ancak yerleşim alanlarının gelişim alanı ihtiyaçlarını karşılamak için izin verilerek planlanan alanlarda yeniden izin şartı aranmamasına ilişkin madde üzerinde değerlendirmelerde bulundu.
CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, kamu yararının, kamulaştırma ile aynı anlamı taşıdığını savunarak, kamunun bu konuda net bir tutum sergilemesi gerektiğini söyledi.
"Kamu yararı" adı altında doğanın, tarım alanlarının tahrip edildiğini öne süren Sarıbal, "Cehenneme giden yollar iyilik taşlarıyla döşenir misali, kamu yararı iyilik taşlarıyla bizi cehenneme gönderiyor. Tarım alanları, ormanlar oradan yağmalanıyor. Kamu yararı meselesini gerçekten kamucu bir yaklaşımla değerlendirmek gerekir." diye konuştu.
Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Fatih Metin, tarım alanları ile özellikle sanayileşmenin, konut noktasında sıkışma ortaya koyduğunu belirtti.
Türkiye'de 2002'ye kadar yıllık 120 bin hektar tarım arazisinin, tarım dışına çıkarıldığını, bu rakamın 18 yılda 60 bin hektara düştüğünü vurgulayan Metin, bunun, son 3 yılda "büyük ova" kararından sonra da 20 bin hektara indiğini bildirdi.
Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli'nin hassasiyeti, bu konudaki sıkı duruşuyla, tarım dışına çıkarılan tarım arazisinin şu anda 10 bin hektarın altına düşürüldüğünü söyleyen Metin, "120 bin hektardan 10 bin hektarın altına düşürmüş vaziyetteyiz. Bakanlık olarak sayın milletvekillerimizin hassasiyeti noktasında aynı kaygıyla hareket ediyor olmamız bizim açımızdan büyük bir mutluluk. Amacımız şu; belediyeler bizden rekreasyon alanı diye izin alıyor ama daha sonra orayı ticaretle, konuta dönüştürüyor. Bu noktada alınan iznin, izne uygun şekilde değerlendirilmesi noktasında bir farklılık olursa bu farklılığa engel olmak için yeniden izin müessesesi getirdik." dedi.
Teklifin görüşmeleri, 23. madde üzerinden devam ediyor.
TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonunda, Gıda, Tarım ve Orman Alanında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'nin görüşmeleri sürüyor.
Milletvekilleri, teklifin tarım arazilerinin hobi bahçeleri gibi amacı dışında kullanılmasına ve toprak koruma projelerine uyulmamasına ilişkin cezalar ve yükümlülükleri düzenleyen maddesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, getirilen para cezalarının caydırıcılıktan uzak olduğunu, bozulan arazinin her metrekaresi için öngörülen 10 liralık cezanın en az 100 lira olacak şekilde değiştirilmesini istedi.
Yerleşim alanları veya imarda yerleşim alanlarının genişleme alanı olarak kabul edilen yerler dışındaki alanlara hobi bahçeleri kurulmasının yanlış olduğunu belirten Sarıbal, "Ülkenin tarım toprağını devlet korur, katı kurallar koyar. TÜİK verilerine göre 35 milyon dönüm alan tarım toprağı sistemden çıkmış. Nereye gitti bu? Mesele sistem. Toprağa rant gözüyle baktığınız sürece hiçbir şey düzelmez." dedi.
CHP Tekirdağ Milletvekili İlhami Özcan Aygun, 18 yıldan bu yana bu soruna göz yumulduğunu savundu.
Tarım arazilerine, ovalara amacı dışında enerji, maden, jeotermal yatırımları yapıldığını söyleyen Aygun, bunlara da çözüm bulunmasını istedi.
Hobi bahçelerine işaret ederek Çevre ve Şehircilik Bakanlığından yapı kullanım belgesi alanlar olduğunu hatırlatan Aygun, "Böyle bir sorunumuz da var. Diğer bakanlık adama yetki vermiş, eline belge vermiş. Parayı aldınız, Hazineye gelir kaydettiniz. Adamın elinde belge var. Gel bakalım yık yıkabilirsen." diye konuştu.
Bu konuda, "Kardeşim yıkarım, parayı belediyelerden tahsil ederim" anlayışı olduğunu dile getiren Aygun, "Belediyelerin gelirleri zaten düştü. Sizin belediyeleriniz de olabilir. Bu insanlar oradaki belediye başkanlarıyla karşı karşıya gelecekler. Yıkım tahsilatının belediyenin elinden alınması yanlış. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yıkacaksa gelsin yıksın. Parayı da bir şekilde alacaksa alsın." ifadelerini kullandı.
TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanı Yunus Kılıç, "Belediye işini yaptığı zaman hiçbir kaybı olmayacağı gibi hatta buradan gelir bile elde edebilir." dedi.
Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Fatih Metin, yıkılması gereken bir yerin yıkılması noktasında hiç boşluk bırakılmadan uygulanmasına ilişkin düzenleme yaptıklarını belirtti.
Metin, "Vatandaşa, 'Sana süre yık.' diyoruz. Yıkmadı mı? Üç katı daha ceza getiriyoruz. Ardından belediyeye 'Burayı yık.' diyoruz. Belediye yıkmazsa biz yıkıyoruz." dedi.
Belediyelerin mevcut düzenlemede görevlerini yapmadıkları için bu düzenlemeyi getirdiklerine dikkati çeken Metin, "Belediyeler vatandaşla karşı karşıya geliyorlar, siyasi mülahazalarla yapmıyorlar. Gerek belediyeler gerekse il özel idareleri gerekeni yapacak. Yapmazsa Bakanlık olarak biz devreye giriyoruz. Vatandaşın da yıkma zorunluluğu var. Caydırıcı düzenleme." açıklamasında bulundu.
MHP İzmir Milletvekili Hasan Kalyoncu ise Silivri Belediyesinin 4 gün önce hobi bahçesi şeklinde yapılan tarım arazisi işgallerini yıktığını söyledi.
Tarım topraklarının korunmasının önemine dikkati çeken Kalyoncu, belediyelerin bu konuda üzerine düşeni yapması gerektiğini belirtti.
Birçok yerde belediyelerin düzenlediği hobi bahçeleri olduğunu, bunları bir standarda göre oluşturduğunu söyleyen Kalyoncu, "İzmir'de hobi bahçesi adı altında havuzlu siteler var. Bunların hepsinde belediyelerin sorumluluk alarak toprağı koruması gerekir." dedi.
İYİ Parti Ankara Milletvekili Ayhan Altıntaş da kamu menfaati açısından yıkmanın doğru olmadığını söyledi.
Yıkım alanının tarım arazisine dönüşmesinin pek mümkün olmadığını dile getiren Altıntaş, "Vatandaşın da hatası var ama daha çok devletin göz yumması var. Orta yol bulunması doğru olur. Bundan sonra bu tür şeylere sıfır toleransla bakmamız lazım aksi halde yine bugünkü duruma dönebilir." diye konuştu.
Müzakerelerin ardından söz konusu düzenlemeyi içeren madde kabul edildi.
***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
Komisyonda, AK Parti milletvekillerinin imzasını taşıyan Gıda, Tarım ve Orman Alanında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'nin görüşmeleri sürüyor.
Milletvekilleri, imar planlarında tarımsal niteliği korunacak alan olarak ayrılan yerler ile kamu yararı kararı alınarak tarım dışı amaçla kullanım izni verilen yerlerin, yeniden izin alınmaksızın bu amaç dışında kullanılamaması, planlanamaması ancak yerleşim alanlarının gelişim alanı ihtiyaçlarını karşılamak için izin verilerek planlanan alanlarda yeniden izin şartı aranmamasına ilişkin madde üzerinde değerlendirmelerde bulundu.
CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, kamu yararının, kamulaştırma ile aynı anlamı taşıdığını savunarak, kamunun bu konuda net bir tutum sergilemesi gerektiğini söyledi.
"Kamu yararı" adı altında doğanın, tarım alanlarının tahrip edildiğini öne süren Sarıbal, "Cehenneme giden yollar iyilik taşlarıyla döşenir misali, kamu yararı iyilik taşlarıyla bizi cehenneme gönderiyor. Tarım alanları, ormanlar oradan yağmalanıyor. Kamu yararı meselesini gerçekten kamucu bir yaklaşımla değerlendirmek gerekir." diye konuştu.
Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Fatih Metin, tarım alanları ile özellikle sanayileşmenin, konut noktasında sıkışma ortaya koyduğunu belirtti.
Türkiye'de 2002'ye kadar yıllık 120 bin hektar tarım arazisinin, tarım dışına çıkarıldığını, bu rakamın 18 yılda 60 bin hektara düştüğünü vurgulayan Metin, bunun, son 3 yılda "büyük ova" kararından sonra da 20 bin hektara indiğini bildirdi.
Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli'nin hassasiyeti, bu konudaki sıkı duruşuyla, tarım dışına çıkarılan tarım arazisinin şu anda 10 bin hektarın altına düşürüldüğünü söyleyen Metin, "120 bin hektardan 10 bin hektarın altına düşürmüş vaziyetteyiz. Bakanlık olarak sayın milletvekillerimizin hassasiyeti noktasında aynı kaygıyla hareket ediyor olmamız bizim açımızdan büyük bir mutluluk. Amacımız şu; belediyeler bizden rekreasyon alanı diye izin alıyor ama daha sonra orayı ticaretle, konuta dönüştürüyor. Bu noktada alınan iznin, izne uygun şekilde değerlendirilmesi noktasında bir farklılık olursa bu farklılığa engel olmak için yeniden izin müessesesi getirdik." dedi.
Teklifin görüşmeleri, 23. madde üzerinden devam ediyor.
TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonunda, Gıda, Tarım ve Orman Alanında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'nin görüşmeleri sürüyor.
Milletvekilleri, teklifin tarım arazilerinin hobi bahçeleri gibi amacı dışında kullanılmasına ve toprak koruma projelerine uyulmamasına ilişkin cezalar ve yükümlülükleri düzenleyen maddesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, getirilen para cezalarının caydırıcılıktan uzak olduğunu, bozulan arazinin her metrekaresi için öngörülen 10 liralık cezanın en az 100 lira olacak şekilde değiştirilmesini istedi.
Yerleşim alanları veya imarda yerleşim alanlarının genişleme alanı olarak kabul edilen yerler dışındaki alanlara hobi bahçeleri kurulmasının yanlış olduğunu belirten Sarıbal, "Ülkenin tarım toprağını devlet korur, katı kurallar koyar. TÜİK verilerine göre 35 milyon dönüm alan tarım toprağı sistemden çıkmış. Nereye gitti bu? Mesele sistem. Toprağa rant gözüyle baktığınız sürece hiçbir şey düzelmez." dedi.
CHP Tekirdağ Milletvekili İlhami Özcan Aygun, 18 yıldan bu yana bu soruna göz yumulduğunu savundu.
Tarım arazilerine, ovalara amacı dışında enerji, maden, jeotermal yatırımları yapıldığını söyleyen Aygun, bunlara da çözüm bulunmasını istedi.
Hobi bahçelerine işaret ederek Çevre ve Şehircilik Bakanlığından yapı kullanım belgesi alanlar olduğunu hatırlatan Aygun, "Böyle bir sorunumuz da var. Diğer bakanlık adama yetki vermiş, eline belge vermiş. Parayı aldınız, Hazineye gelir kaydettiniz. Adamın elinde belge var. Gel bakalım yık yıkabilirsen." diye konuştu.
Bu konuda, "Kardeşim yıkarım, parayı belediyelerden tahsil ederim" anlayışı olduğunu dile getiren Aygun, "Belediyelerin gelirleri zaten düştü. Sizin belediyeleriniz de olabilir. Bu insanlar oradaki belediye başkanlarıyla karşı karşıya gelecekler. Yıkım tahsilatının belediyenin elinden alınması yanlış. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yıkacaksa gelsin yıksın. Parayı da bir şekilde alacaksa alsın." ifadelerini kullandı.
TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanı Yunus Kılıç, "Belediye işini yaptığı zaman hiçbir kaybı olmayacağı gibi hatta buradan gelir bile elde edebilir." dedi.
Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Fatih Metin, yıkılması gereken bir yerin yıkılması noktasında hiç boşluk bırakılmadan uygulanmasına ilişkin düzenleme yaptıklarını belirtti.
Metin, "Vatandaşa, 'Sana süre yık.' diyoruz. Yıkmadı mı? Üç katı daha ceza getiriyoruz. Ardından belediyeye 'Burayı yık.' diyoruz. Belediye yıkmazsa biz yıkıyoruz." dedi.
Belediyelerin mevcut düzenlemede görevlerini yapmadıkları için bu düzenlemeyi getirdiklerine dikkati çeken Metin, "Belediyeler vatandaşla karşı karşıya geliyorlar, siyasi mülahazalarla yapmıyorlar. Gerek belediyeler gerekse il özel idareleri gerekeni yapacak. Yapmazsa Bakanlık olarak biz devreye giriyoruz. Vatandaşın da yıkma zorunluluğu var. Caydırıcı düzenleme." açıklamasında bulundu.
MHP İzmir Milletvekili Hasan Kalyoncu ise Silivri Belediyesinin 4 gün önce hobi bahçesi şeklinde yapılan tarım arazisi işgallerini yıktığını söyledi.
Tarım topraklarının korunmasının önemine dikkati çeken Kalyoncu, belediyelerin bu konuda üzerine düşeni yapması gerektiğini belirtti.
Birçok yerde belediyelerin düzenlediği hobi bahçeleri olduğunu, bunları bir standarda göre oluşturduğunu söyleyen Kalyoncu, "İzmir'de hobi bahçesi adı altında havuzlu siteler var. Bunların hepsinde belediyelerin sorumluluk alarak toprağı koruması gerekir." dedi.
İYİ Parti Ankara Milletvekili Ayhan Altıntaş da kamu menfaati açısından yıkmanın doğru olmadığını söyledi.
Yıkım alanının tarım arazisine dönüşmesinin pek mümkün olmadığını dile getiren Altıntaş, "Vatandaşın da hatası var ama daha çok devletin göz yumması var. Orta yol bulunması doğru olur. Bundan sonra bu tür şeylere sıfır toleransla bakmamız lazım aksi halde yine bugünkü duruma dönebilir." diye konuştu.
Müzakerelerin ardından söz konusu düzenlemeyi içeren madde kabul edildi.
***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
