2013-04-24 - 13:01
İSTANBUL BAĞIMSIZ MİLLETVEKİLİ TÜZEL'İN BASIN TOPLANTISI?
İstanbul Bağımsız Milletvekili Levent Tüzel, CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba ve tutuklu bulunan KESK'li sendikacıların aileleri ile birlikte parlamentoda basın toplantısı düzenledi.
İstanbul Bağımsız Milletvekili Levent Tüzel, CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba ve tutuklu bulunan KESK'li sendikacıların aileleri ile birlikte parlamentoda basın toplantısı düzenledi.

İstanbul Bağımsız Milletvekili Levent Tüzel, operasyonların kurmaca senaryolarla yapıldığını, ortada bir iddianame olmadan, yüzlerce insanın tutuklandığını ve uzun süre tutuklu kaldıklarını iddia etti.

Tüzel, "Siyasi iktidarın hukuk tanımaz politikaları sonucu, gözaltılar ve uzun tutukluluk süreleri, insan hak ve özgürlüklerinin başında gelen, örgütlenme ve ifade özgürlüğünün ihlaline dönüşmüş durumdadır. "Hürriyetin kısıtlanması", insan hakları ihlallerinin başında gelir. Ne yazık ki, AKP Hükümeti döneminde maddi kanıt olmadığı halde, hürriyetin kısıtlanması cezasına dönüşen tutuklu yargılamalara sık sık başvurulmaktadır." dedi

Tutuklu bulunan kişilerin haklarında bir iddianame bulunmadığına dikkat çeken Levent Tüzel, "Tüm kamuoyu gibi kendilerinin de ne ile suçlandıklarını basında çıkan haberlerinden öğrenmektedirler." diye konuştu.

İstanbul Bağımsız Milletvekili Levent Tüzel, sözlerinde şunları kaydetti:

"Son dönemde, kurmaca senaryolarla yapılan operasyonlarda, ortada bir iddianame olmadan, yüzlerce insan tutuklanmakta ve uzun süre tutuklu kalmaktadır. Siyasi iktidarın hukuk tanımaz politikaları sonucu, gözaltılar ve uzun tutukluluk süreleri, insan hak ve özgürlüklerinin başında gelen, örgütlenme ve ifade özgürlüğünün ihlaline dönüşmüş durumdadır. "Hürriyetin kısıtlanması", insan hakları ihlallerinin başında gelir. Ne yazık ki, AKP Hükümeti döneminde maddi kanıt olmadığı halde, hürriyetin kısıtlanması cezasına dönüşen tutuklu yargılamalara sık sık başvurulmaktadır.

19 Şubat 2013 tarihinde KESK Genel Örgütlenme Sekreteri Akman Şimşek ve KESK'e bağlı sendikalarda üye ve yönetici olan, 169 kamu emekçisi "DHKP-C operasyonu" adı altında gözaltına alınmış ve ardından 69'u tutuklanmıştır. Ankara'da gözaltına alınan 33 kişiden 22 Şubat tarihinde 9'u tutuklanmış, 22'si serbest bırakılmıştır. Ancak, 8 Mart 'ta denetimli serbestlik kararları postaya verildiği halde, çoğu kadın olmak üzere 8 kişi tekrar tutuklanmıştır.

Tutuklananlar, yıllardır Okullarda Öğretmen, Hastanelerde Hemşire, Maliye'de Uzman, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığında ve Belediyelerde memur olarak çalışmaktadır. Adresleri, işyerleri belli, devlet memurlarıdır. Bu kişiler, gizlilik kararı nedeniyle henüz ne ile suçlandıklarını bilmemektedir.
Haklarında bir iddianame yoktur. Tüm kamuoyu gibi kendilerinin de ne ile suçlandıklarını basında çıkan haberlerinden öğrenmektedir. Sorgu hâkimliğinde ve emniyette kendilerine sorulan soruların tamamı, sendikal organların aldığı kararlar doğrultusunda yapılan eylem ve toplantılar ile telefon görüşmelerine yöneliktir.

Kamu emekçilerine sorulan sorulardan bazıları şöyle;· KESK MYK üyesi 'ne, 1 Mayıs tertip komitesine "örgüt" talimatıyla girip girmediği, Şube yöneticilerini toplantıya örgüt adına yapıp yapmadığı, Kanser tedavisi gördüğü için sendikaya bir süredir gitmeyen eski bir şube başkanına, sendikaya örgüt talimatıyla mı gitmediği, Merkez Yönetim Kurulu üyesine, sendikaya neden gittiği, örgüt talimatıyla mı girdiği, toplantılara kimlerin katıldığı; Şube Kadın Sekreterine KESK'li tutuklu kadınlara neden kart attığı, örgüt talimatıyla mı basın açıklaması okuduğu, "Herkese eşit, nitelikli, parasız, ulaşılabilir eğitim" dövizini örgütün talebi olduğu için mi taşıdığı, Hatay'da şube yöneticisine, Suriye'ye Emperyalist Müdahaleye Hayır" mitingine örgüt talimatıyla mı katıldığı; Alevi bir öğretmene, Alevilerin Eşit Yurttaşlık Mitingine örgütün talimatıyla mı katıldığı; sorulmaktadır.

Görüldüğü üzere, yıllardır kamu görevi yapan, eğitim, sağlık, büro ve yerel yönetim emekçilerine, üyesi olduğu sendikaya neden gittiği, yönetimde neden görev aldığı, toplantıya, mitinge, tatile neden, kimin talimatıyla katıldığı gibi kişi hak ve özgürlükleri sorgulanmaktadır.

Bu yöntemle, sendikaların ve demokratik platformların yasal, meşru eylem ve etkinlikleri illegal hale getirilmek istenmektedir. Bu türden operasyonlarla kamu emekçilerinin, sendikaların ve KESK'in itibarsızlaştırılması kabul edilemez. Evlerinde yapılan aramalarda yasa dışı doküman, silah ve patlayıcı madde bulunmamıştır, evlerde ne kadar düğün, sendika, film CD'leri ve kitap, dergi varsa alınmıştır.

Bunların hiç birinin yasa dışı örgüt bağlantısı kurulacak unsurlar olmadığı açıktır. Hiç biri, silahlı eylemle sorgulanmamaktadır. O halde suç unsuru somut hiçbir delilin olmadığı yerde, bu insanların en temel hakkı olan özgürlükleri nasıl kısıtlanabilir? İnsan hak ve özgürlükleri ihlaline dönüşen haksız gözaltı ve tutuklamalar ile savunma özgürlüğünün ihlaline yol açan gizlilik kararı ve gizli tanık uygulamasına son verilmelidir.

Hasta tutuklular serbest bırakılsın. Tutuklu KESK'lilerden, ikisinin ciddi hastalıkları vardır ve tedavileri devam etmektedir. Bu kişiler önce serbest bırakılmışlar ve denetimli serbestlik yazısı yazıldığı halde tekrar tutuklanmışlardır. BES eski MYK Üyesi, Fatma Bora Koçaş MS hastalığı teşhis ve tanı aşamasında tedavisi devam etmektedir.

Kendisi cezaevinden 27 Mart 2013 tarihinde Ankara Numune Hastanesi sevk edilmiş, ancak tedavi, kendi deyimiyle "işkenceye" dönüşmüş, 8 saat boyunca havasız ringte elleri kelepçeli bekletildikten sonra, MR ve VEB taraması dahi yapılmadan, düzgün bir muayene bile yapılmadan geri cezaevine getirilmiştir. Bu tür hastaların cezaevlerinde tedavi edilmesi pek olanak dâhilinde değildir.

Eğitim Sen Ankara Şube üyesi Sakine Erenler Öztürk, kronik hipertansiyon, kalp ritim bozukluğu, iki dizde 3. Evre menüsküs, demir eksikliği anemisi gibi kompleks hasta ve %46 maluliyet raporu var. Eşi de tutuklandığı için, çocuğuna bakacak kimsesi yok. Şimdilik Almanya'dan gelen dayısı ilgilenmektedir. Ülkedeki konjonktürel duruma göre KESK ve bağlı sendikalara operasyonlar yapılmaktadır. 2009, 2012 yıllarında KCK operasyonu, 2013 yılında ise DHKP-C operasyonu kapsamında onlarca KESK yöneticisi tutuklanmıştır. Ülkedeki barış sürecindeki gelişmelere bağlı olarak, geçtiğimiz günlerde 74 KESK'li 10 ay tutuklu kaldıktan sonra serbest bırakılmıştır.

Yargı ve hukuk sistemindeki adaletsizlikler, uzun tutukluluk her yerde devam ediyor. Kamu emekçilerinin ailelerinden, çocuklarından, sendikal ve kamusal görevlerinden haksız yere uzakta bırakılması kabul edilemez. Çocukların ebeveyn şefkatinden mahrum bırakılması kabul edilemez. Ailelerin ve çocukların mağduriyeti giderilmeli, tutuklu kamu çalışanları serbest bırakılmalıdır." şeklinde konuştu.

CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba ise yaptığı kısa konuşmada tutuklu bulunan kişilerin haklarında bir iddianame bulunmadığına vurgu yaparak tutuklu kişilerin ne ile suçlandıklarını bilmediklerini söyledi. Tutuklanarak mağdur olan insanların biran önce ne ile suçlandıklarını öğrenmeleri gerektiğini söyleyen Ağbaba, mağduriyetlerinin giderilmesini istedi.

Tutuklu bulunan KESK'li sendikacıların aile yakınları ise tutuklu yakınlarının suçsuz olduklarını belirterek adalet istediklerini ifade ettiler.

H. Alper Durmaz