2018-02-15 - 16:00
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı başkanlığında toplandı. Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısı kabul edilerek kanunlaştı.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı başkanlığında toplandı.
Başkanvekili Bahçekapılı, memleketi Trabzon'un Maçka ilçesinin düşman işgalinden kurtuluşunun 100. yılının kutlandığını belirterek, milletin, bağımsızlığına olan büyük tutkusunun, yurdun her köşesinde olduğu gibi 100 yıl önce de Maçka'da kendini gösterdiğini ifade etti.
Bahçekapılı, "Vatan topraklarımızın her bir karışı için göğsünü siper eden tüm hemşehrilerime, atalarıma rahmet diliyorum. Gazilerimizi minnetle anıyorum ve tüm Maçkalı hemşehrilerimin kurtuluş gününü kutluyorum." diye konuştu.
Genel Kurulda gündem dışı söz alan HDP Ağrı Milletvekili Dirayet Taşdemir, hasta tutuklu Celal Şeker'in ölümüne ilişkin konuşmasında, 16 yıldır diyaliz makinasına bağlı olarak yaşayan Şeker'in, böbrek yetmezliği sorunu yaşadığını, daha sonra da kanser hastalığına yakalandığını anlattı.
Adli Tıpın bu rahatsızlıkları görmezden geldiğini ve tahliye talebini kabul etmediğini savunan Taşdemir, kurumun siyasi bir karar verdiğini iddia etti.
CHP Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer, ilde kurulması planlanan termik santrallerin tüm Tekirdağlılar'ı rahatsız ettiğini ileri sürerek, Çerkezköy'de kurulması düşünülen termik santralden ise 1 milyon kişinin olumsuz etkileneceğini belirtti.
AK Parti Gümüşhane Milletvekili Cihan Pektaş, Gümüşhane'nin düşman işgalinden kurtuluşunun 100. yıl dönümünün kutlandığını anımsatarak, ilde son yıllarda yapılan yatırımlarla ekonomin geliştiğini ifade etti.
Başkanvekili Bahçekapılı, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, bir ameliyat geçirdiğini aktararak, "Kendisine acil şifalar diliyorum. Ailesine ve CHP Grubu'na geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum. Sayın Kılıçdaroğlu'nun bir an evvel çalışmalarına başlamasını diliyorum." dedi.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Genel Başkan Kılıçdaroğlu'nun, küçük bir operasyon geçirdiğini vurgulayarak, siyasi parti grupları ve Hükümet tarafından gösterilen ilgiye teşekkür etti. Altay, "Genel Başkanımız, yaklaşık 15-20 dakika içinde taburcu olacak. Bir iki gün belki istirahat edecek. Sağlık durumu gayet iyidir." açıklamasını yaptı.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Zeytin Dalı Harekatı'nın uluslararası kamuoyunu hareketlendirmekle birlikte bölge dinamiklerini de etkilediğine işaret ederek, "Türkiye'ye karşı emperyalist ülkeler ve onların taşeronları aracılığıyla topyekun bir kuşatma ve saldırı stratejisi uygulanmaktadır. İstiklal ve istikbalimizden taviz veremeyiz. Irak'ın kuzeyi ile Suriye'nin kuzeyi arasındaki terör koridoru mutlaka kesilmelidir." diye konuştu.
HDP Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş, halen gözaltında bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay'a yapılanın, partilerine yönelik siyasi darbenin devamı olduğunu savundu.
10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği'nin kapatılmasını da eleştiren Beştaş, "Cumhuriyet tarihinin en kanlı bombalı katliamının mağdurlarına bir araya gelme, yas tutma hakkı tanınmıyor." dedi.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Türkiye'nin kritik günlerden geçtiğini ve ABD ile yoğun diplomatik görüşmelerin gerçekleştirildiğini anımsatarak, Türkiye'nin, Afrin konusunda tutarlı politikalarla birlikte tutarlı söylemlerin ortaya konulması gerektiğini kaydetti.
Türk askerinin İdlib'de de görev aldığını anımsatan Altay, "Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, İdlib'deki cihatçı unsurları temizleyecek mi, koruyacak mı? Bu konuda somut, kamuoyunu tatmin edecek bir açıklama bekliyorum." ifadesini kullandı.
Adalar konusunda da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Başbakan Binali Yıldırım'ı dil birliğine davet eden Altay, "Böyle hassas bir konuda Cumhurbaşkanı başka bir perdeden, Başbakan başka bir perdeden konuşursa bu da doğru değil." diye konuştu.
AK Parti Grup Başkanvekili İlknur İnceöz, Zeytin Dalı Harekatı'nın memleket ve beka meselesi olduğunu belirterek, buna destek verenlere teşekkür etti.
İnceöz, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ama bir taraftan harekata destek verip bir taraftan 'Afrin'e girilmesin' açıklaması yapılması, Mehmetçiklerimizle birlikte sınır ötesinde bölücü terör ve teröristlerle omuz omuza mücadele eden ÖSO'ya terör örgütü ithamında bulunanların, sivil kayıp kaygısına kapılanların, insan hakları, barış kavramlarını kendilerine kabul olarak terör sözcülüğü yapanların, ABD Kongresine sunulan Suriye İstihbarat Raporunda YPG'nin, PKK'nın Suriye'deki milis gücü olarak yer almasına çıt çıkarmamış olmaları da dikkat çekicidir."
İnceöz, harekatın, bölgede yaşayanların güvenliğini sağlamak adına yapıldığını, bölgesel barışa ve huzura hizmet ettiğini vurguladı.
Söz alan grup başkanvekilleri CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na geçmiş olsun dileğinde bulundu.
TBMM Genel Kurulunda HDP ve CHP gruplarının önerileri kabul edilmedi.
HDP Grubu, Danışma Kurulu toplanamadığından "toplumsal kutuplaşma" konusundaki araştırma önergesinin bugün görüşülmesini Genel Kurulun gündemine getirdi.
HDP Ağrı Milletvekili Dirayet Dilan Taşdemir, Türkiye'de toplumunun her konuda kutuplaşmanın zirve noktasına geldiğini ileri sürdü.
Bu kutuplaşmanın duygusal kopuşa da neden olduğunu savunan Taşdemir, siyaset kurumunun devreye girmesi ve toplumsal barış sürecini başlatması gerektiğini ifade etti.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay ise önergede bir yandan kutuplaşmadan söz edildiğini, diğer yandan terörle mücadeleye son verilmesi, teröristlerle müzakere edilmesinin istendiğini dile getirerek, bu yaklaşımı eleştirdi.
Akçay, önergenin başlı başına kutuplaşmaya yol açacak nitelikte olduğunu kaydetti.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay da partisinin sorunların çözümü için her zaman TBMM'yi adres gösterdiğinin altını çizdi. Altay, ülkenin sahibinin millet, yetkiyi millet adına kullananın ise Meclis olduğunu vurguladı.
Türkiye'nin birlik ve beraberlik içinde hareket etmesi halinde bölgenin en güçlü ülkesi olacağına işaret eden Altay, "Emperyal güçlerin bu bölgedeki kovanlara soktuğu çomaklara niye alet oluyoruz? Bizim birliğimiz bizi bölgenin en güçlüsü yapacak tek unsurdur. 'Ben milliyim, sen değilsin' polemiklerinin bu ülkeye hiçbir karı olmaz. İçerideki zenginliğimizin, çok renkliliğimizin kaşınmasına duyarsız kalmazsak, çanak tutmazsak Türkiye bu hale gelmez." değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye'nin Afrin'de savaşmadığını, terör örgütlerine yönelik sınır ötesi operasyon yaptığına dikkati çeken Altay, ulusal konuların hiç kimsenin tekelinde olmadığını vurguladı.
AK Parti Adıyaman Milletvekili İbrahim Halil Fırat ise AK Parti siyasetinin milletin birlik ve beraberliğine dayandığını, bu doğrultuda ilerlediğini söyledi.
Fitne tohumları ekmeye çalışanlara asla müsade etmeyeceklerinin altını çizen Fırat, "Biz Türkiye'de 80 milyon vatandaşımızı aynı çatı altında birleştiriyoruz. Ülkemizin huzuru ve kardeşliği için sürdürülen mücadelemizi istismar eden, kan ve gözyaşından beslenenler asla başarıya ulaşamayacaklardır." diye konuştu.
Görüşmelerin ardından HDP Grubunun önerisi reddedildi.
CHP Grubu da Danışma Kurulu toplanamadığından sınır bölgesindeki yerleşim yerlerine düşen roketlerle ilgili araştırma önergesinin bugün görüşülmesini Genel Kurulun gündemine getirdi.
CHP Hatay Milletvekili Serkan Topal, Hatay halkının Türk askerlerinin ve teröre karşı yürüttükleri mücadelenin yanında olduğunu, onların ayağına taş değmemesi için dua ettiğini söyledi.
Topal, ancak bölgenin güvenlik sorunları nedeniyle büyük sıkıntılar yaşadığını, ekonominin durma noktasına geldiğini savunarak, iktidarın bu duruma duyarsız kaldığını ileri sürdü.
CHP Grubunun önerisi de Genel Kurulda kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulunda, Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın ikinci bölümü üzerinde görüşülüyor.
MHP adına söz alan Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, tasarı ile yapılan düzenlemelerin, olumlu olmakla birlikte yatırım ortamının iyileştirilmesi noktasında çok yetersiz olduklarını söyledi.
Türkiye ekonomisi üzerinde tartışılmaz bir etkiye sahip olduğunu dile getirdiği KOBİ'lerin, sorunlarının üstesinden kendi başlarına gelemeyeceğini vurgulayan Kalaycı, "Esnafımız ve KOBİ'ler borç ve yüksek faiz sarmalından kurtarılmalıdır." ifadesini kullandı.
Ekonomiyi büyütmek için yatırıma, yatırım için de kaynağa ihtiyaç olduğuna dikkati çeken Kalaycı, sabit sermaye yatırımları ile verimliliğin artırılmasının önemine işaret etti.
Türkiye'nin, ekonomideki yapısal sorunlarının artarak devam ettiğinin altını çizen Kalaycı, ülkenin yeni bir sanayi politikasına ihtiyacının bulunduğunu belirtti.
HDP Grubu adına konuşan Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş, yatırım teşvik kanunlarıyla ekonominin düzelmediğini savunarak, ekonomik gelişmenin, hukukun üstünlüğü gerçekleşebileceğini söyledi.
Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın, Ankara'da yargılandığı davada verdiği ifadeyi kürsüden okuyan Beştaş, Demirtaş'ın, ifadesiyle bir döneme ışık tuttuğunu savundu.
CHP Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu, tasarıyı desteklediklerini ancak yeterli bulmadıklarını dile getirerek, ülkenin içinde bulunduğu bu dönemde, ekonominin çok sağlam temellerinin olması gerektiğini vurguladı.
"Ekonomide yapısal reformlara ihtiyaç var. Aspirin tedbirlerle sorunlar çözülemez." diyen Kuşoğlu, esnaf sayısında azalma olduğuna dikkati çekti. Kuşoğlu, 2017'de 112 milyar lira gelir vergisi toplandığını ancak serbest meslek sahipleri ile beyannameli mükelleflerin sadece 5 milyar lira vergi verdiğini, gelir vergisinin geri kalan kısmının ise çalışanlardan tahsil edildiğini hatırlattı.
Şahsı adına söz alan AK Parti Eskişehir Milletvekili Emine Nur Günay, yatırım ortamının uygunluğunun yatırımcıların tercihini kolaylaştırdığına işaret ederek, gelişmekte olan ülkelerdeki ekonomik gelişmede yabancı sermayenin önemli bir rol oynadığını söyledi.
Türkiye'nin, 15 Temmuz'daki darbe girişimine rağmen, 12,9 milyar dolar doğrudan yatırım çektiğini kaydeden Günay, rekabet gücünün artırılmasının, yatırım ortamının iyileştirilmesiyle ilişkili olduğunu dile getirdi.
Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ, TBMM Genel Kurulunda Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısı'nın görüşmeleri sırasında milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
TOKİ'nin AK Parti iktidarları döneminde vatandaşları ev sahibi yapma konusundaki çalışmalarının takdire değer olduğunu, tüm çalışmalarını da vatandaşın yararını gözeterek yaptığını bildirdi.
Akdağ, şöyle konuştu:
"TOKİ elbette bazı arazileri değerlendirerek kullanmak, bu değerlendirmeden elde ettiği gelirleri de yine vatandaşlarımıza konut yapmak üzere bir politika izliyor. 'TOKİ arazileri rant için kullanıyor' dediğimiz zaman şöyle bir haksızlık yapmış oluruz; buradaki bütün kazançlar neticede vatandaşa bir kısmı sosyal konut şeklinde, bir kısmı buna benzer orta gelirli vatandaşlara konut olarak dönüyor. Dolayısıyla TOKİ'nin mevcut mevzuat, düzenlemeler ve kanundan ileri gelen yetkilerini kullanarak belli arsaları daha değerli biçimde kullanması aslında vatandaşın yararınadır. TOKİ'yle de yaptığı işlerle de biz hükümet olarak iftihar ediyoruz. Geçmiş hükümetlerimiz döneminde vatandaşımızın AK Parti'nin arkasında duruşunun en önemli sebeplerinden biri de kendisine yapılan konutlardır."
TOKİ'den konut alan vatandaşların dar ve orta gelirliler olduğunu belirten Akdağ, "TOKİ bu memleketin yüz akı bir kurumdur." ifadesini kullandı.
Akdağ, şeker fabrikalarının özelleştirilmesine ilişkin bir soruyu da yanıtladı.
Özelleştirme yoluyla ülkede çok önemli işler yapıldığına değinen Akdağ, "Şeker fabrikalarının özelleştirilmesi öteden beri gündemde olan bir konudur. Şu anda kesin karar verilmiş, uygulamaya geçmiş bir durum yok. Ama herkes şundan emin olmalıdır; herhangi bir özelleştirme yapılacağı zaman o özelleştirilecek kurumda çalışan ya da ilişkisi olanlar mutlaka korunur. Hükümetimizin bu konudaki hassasiyetini bundan sonra da devam ettireceğiz." diye konuştu.
Akdağ, Gölcük Milli Parkı'na yönelik soruya, "Orman ve Su İşleri Bakanımız Sayın Veysel Eroğlu'nun bu konulardaki çok yüksek hassasiyetini biliyorum. Bu hassasiyetinin devamından hiç endişe etmemeliyiz." yanıtını verdi.
Akdağ, bir milletvekilinin bazı ilçelerde yeterli ambulans olmadığı yönündeki sözleri ve sorusu üzerine ise şunları kaydetti:
"Türkiye'de kurduğumuz acil ambulans sistemi bütün gelişmiş ülkelerde son derece takdirle karşılanan bir sistemdir. Gerek kara gerek hava ambulanslarıyla Türkiye acil hasta taşıma işinde harikalar yaratmaktadır. Uluslararası standartlara göre şehirlerde bir ambulansın gelmesi için 10 dakika çok başarılı bir süre olarak sayılır. Kırsalda da biz bunu 30 dakika olarak öngörüyoruz. Türkiye'de ambulanslarımızın vakalara ilk 10 dakika içinde ulaşma oranı şehirlerimizde yüzde 90'ları aşmış durumdadır. Dolayısıyla bu sistemle de milletçe iftihar etmeliyiz."
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, "Yap-işlet-devret modeli Türkiye'de çok başarılı bir şekilde uygulanmıştır, ülkemizin menfaatinedir. Bugün yapılan bir çok proje çok kısa bir süre sonra başa baş, daha sonra da ülkemiz hazinesi açısından bir gelire dönüşmüştür." dedi.
TBMM Genel Kurulunda, Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın ikinci bölümünün maddeleri üzerinde görüşülüyor.
Görüşmelerde, değişiklik önergesi üzerine konuşan CHP Kocaeli Milletvekili Haydar Akar, yap-işlet-devret projeleri kapsamında şirketlere garanti yolcu parası verildiğini belirterek, bu paraların vatandaşın cebinden çıktığını bildirdi.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, bu tabloya göre devletin soyulduğunu ileri sürerek, konuyla ilgili olarak hükümetten açıklama beklediklerini söyledi.
Başbakan Yardımcısı Şimşek, bunun üzerine yaptığı açıklamada, bu iddialara muhatabın Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı olduğunu ve Bakan Ahmet Arslan'ın bunlara en iyi şekilde cevap vereceğini ifade etti.
Şimşek, "Yap-işlet-devret modeli Türkiye'de çok başarılı bir şekilde uygulanmıştır, ülkemizin menfaatinedir. Bugün yapılan bir çok proje çok kısa bir süre sonra başa baş, daha sonra da ülkemiz hazinesi açısından bir gelire dönüşmüştür." diye konuştu.
Başbakan Yardımcısı Şimşek, şunları kaydetti:
"İstanbul Atatürk Havalimanı bir kuruş ödenmeden yapıldı, işletildi, devlete geri geldi, devlet tekrar bunu 3 milyar dolara kiraya verdi ve bu vatandaşın lehinedir. O bahsettiğiniz projelerin tamamı zaman içerisinde, hepsi ilk yılda, iki yılda, üç yılda olmaz tabii. Bakın geçen sene aynı söylemleri Avrasya Tüneli için söylüyorduk. Bu sene başa baş gelecek. Şimdi Ulaştırma Bakanlığımız zaman zaman bütün bu projelerin yıllık faaliyetlerine ilişkin raporlar hazırlıyor, açıklamalarda bulunuyor. Bugüne kadar yapılan belli başlı projelerin tamamı zaman içerisinde, bırakın başa baş, kara dönüşmüştür, milletimize ilave gelir ve hizmet olarak gelmiştir. Dolayısıyla bu yatırımların bir maliyeti var. Bu maliyetin karşılanması için de tabii ki devlet birtakım garantiler vermektedir."
***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
Başkanvekili Bahçekapılı, memleketi Trabzon'un Maçka ilçesinin düşman işgalinden kurtuluşunun 100. yılının kutlandığını belirterek, milletin, bağımsızlığına olan büyük tutkusunun, yurdun her köşesinde olduğu gibi 100 yıl önce de Maçka'da kendini gösterdiğini ifade etti.
Bahçekapılı, "Vatan topraklarımızın her bir karışı için göğsünü siper eden tüm hemşehrilerime, atalarıma rahmet diliyorum. Gazilerimizi minnetle anıyorum ve tüm Maçkalı hemşehrilerimin kurtuluş gününü kutluyorum." diye konuştu.
Genel Kurulda gündem dışı söz alan HDP Ağrı Milletvekili Dirayet Taşdemir, hasta tutuklu Celal Şeker'in ölümüne ilişkin konuşmasında, 16 yıldır diyaliz makinasına bağlı olarak yaşayan Şeker'in, böbrek yetmezliği sorunu yaşadığını, daha sonra da kanser hastalığına yakalandığını anlattı.
Adli Tıpın bu rahatsızlıkları görmezden geldiğini ve tahliye talebini kabul etmediğini savunan Taşdemir, kurumun siyasi bir karar verdiğini iddia etti.
CHP Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer, ilde kurulması planlanan termik santrallerin tüm Tekirdağlılar'ı rahatsız ettiğini ileri sürerek, Çerkezköy'de kurulması düşünülen termik santralden ise 1 milyon kişinin olumsuz etkileneceğini belirtti.
AK Parti Gümüşhane Milletvekili Cihan Pektaş, Gümüşhane'nin düşman işgalinden kurtuluşunun 100. yıl dönümünün kutlandığını anımsatarak, ilde son yıllarda yapılan yatırımlarla ekonomin geliştiğini ifade etti.
Başkanvekili Bahçekapılı, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, bir ameliyat geçirdiğini aktararak, "Kendisine acil şifalar diliyorum. Ailesine ve CHP Grubu'na geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum. Sayın Kılıçdaroğlu'nun bir an evvel çalışmalarına başlamasını diliyorum." dedi.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Genel Başkan Kılıçdaroğlu'nun, küçük bir operasyon geçirdiğini vurgulayarak, siyasi parti grupları ve Hükümet tarafından gösterilen ilgiye teşekkür etti. Altay, "Genel Başkanımız, yaklaşık 15-20 dakika içinde taburcu olacak. Bir iki gün belki istirahat edecek. Sağlık durumu gayet iyidir." açıklamasını yaptı.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Zeytin Dalı Harekatı'nın uluslararası kamuoyunu hareketlendirmekle birlikte bölge dinamiklerini de etkilediğine işaret ederek, "Türkiye'ye karşı emperyalist ülkeler ve onların taşeronları aracılığıyla topyekun bir kuşatma ve saldırı stratejisi uygulanmaktadır. İstiklal ve istikbalimizden taviz veremeyiz. Irak'ın kuzeyi ile Suriye'nin kuzeyi arasındaki terör koridoru mutlaka kesilmelidir." diye konuştu.
HDP Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş, halen gözaltında bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay'a yapılanın, partilerine yönelik siyasi darbenin devamı olduğunu savundu.
10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği'nin kapatılmasını da eleştiren Beştaş, "Cumhuriyet tarihinin en kanlı bombalı katliamının mağdurlarına bir araya gelme, yas tutma hakkı tanınmıyor." dedi.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Türkiye'nin kritik günlerden geçtiğini ve ABD ile yoğun diplomatik görüşmelerin gerçekleştirildiğini anımsatarak, Türkiye'nin, Afrin konusunda tutarlı politikalarla birlikte tutarlı söylemlerin ortaya konulması gerektiğini kaydetti.
Türk askerinin İdlib'de de görev aldığını anımsatan Altay, "Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, İdlib'deki cihatçı unsurları temizleyecek mi, koruyacak mı? Bu konuda somut, kamuoyunu tatmin edecek bir açıklama bekliyorum." ifadesini kullandı.
Adalar konusunda da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Başbakan Binali Yıldırım'ı dil birliğine davet eden Altay, "Böyle hassas bir konuda Cumhurbaşkanı başka bir perdeden, Başbakan başka bir perdeden konuşursa bu da doğru değil." diye konuştu.
AK Parti Grup Başkanvekili İlknur İnceöz, Zeytin Dalı Harekatı'nın memleket ve beka meselesi olduğunu belirterek, buna destek verenlere teşekkür etti.
İnceöz, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ama bir taraftan harekata destek verip bir taraftan 'Afrin'e girilmesin' açıklaması yapılması, Mehmetçiklerimizle birlikte sınır ötesinde bölücü terör ve teröristlerle omuz omuza mücadele eden ÖSO'ya terör örgütü ithamında bulunanların, sivil kayıp kaygısına kapılanların, insan hakları, barış kavramlarını kendilerine kabul olarak terör sözcülüğü yapanların, ABD Kongresine sunulan Suriye İstihbarat Raporunda YPG'nin, PKK'nın Suriye'deki milis gücü olarak yer almasına çıt çıkarmamış olmaları da dikkat çekicidir."
İnceöz, harekatın, bölgede yaşayanların güvenliğini sağlamak adına yapıldığını, bölgesel barışa ve huzura hizmet ettiğini vurguladı.
Söz alan grup başkanvekilleri CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na geçmiş olsun dileğinde bulundu.
TBMM Genel Kurulunda HDP ve CHP gruplarının önerileri kabul edilmedi.
HDP Grubu, Danışma Kurulu toplanamadığından "toplumsal kutuplaşma" konusundaki araştırma önergesinin bugün görüşülmesini Genel Kurulun gündemine getirdi.
HDP Ağrı Milletvekili Dirayet Dilan Taşdemir, Türkiye'de toplumunun her konuda kutuplaşmanın zirve noktasına geldiğini ileri sürdü.
Bu kutuplaşmanın duygusal kopuşa da neden olduğunu savunan Taşdemir, siyaset kurumunun devreye girmesi ve toplumsal barış sürecini başlatması gerektiğini ifade etti.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay ise önergede bir yandan kutuplaşmadan söz edildiğini, diğer yandan terörle mücadeleye son verilmesi, teröristlerle müzakere edilmesinin istendiğini dile getirerek, bu yaklaşımı eleştirdi.
Akçay, önergenin başlı başına kutuplaşmaya yol açacak nitelikte olduğunu kaydetti.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay da partisinin sorunların çözümü için her zaman TBMM'yi adres gösterdiğinin altını çizdi. Altay, ülkenin sahibinin millet, yetkiyi millet adına kullananın ise Meclis olduğunu vurguladı.
Türkiye'nin birlik ve beraberlik içinde hareket etmesi halinde bölgenin en güçlü ülkesi olacağına işaret eden Altay, "Emperyal güçlerin bu bölgedeki kovanlara soktuğu çomaklara niye alet oluyoruz? Bizim birliğimiz bizi bölgenin en güçlüsü yapacak tek unsurdur. 'Ben milliyim, sen değilsin' polemiklerinin bu ülkeye hiçbir karı olmaz. İçerideki zenginliğimizin, çok renkliliğimizin kaşınmasına duyarsız kalmazsak, çanak tutmazsak Türkiye bu hale gelmez." değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye'nin Afrin'de savaşmadığını, terör örgütlerine yönelik sınır ötesi operasyon yaptığına dikkati çeken Altay, ulusal konuların hiç kimsenin tekelinde olmadığını vurguladı.
AK Parti Adıyaman Milletvekili İbrahim Halil Fırat ise AK Parti siyasetinin milletin birlik ve beraberliğine dayandığını, bu doğrultuda ilerlediğini söyledi.
Fitne tohumları ekmeye çalışanlara asla müsade etmeyeceklerinin altını çizen Fırat, "Biz Türkiye'de 80 milyon vatandaşımızı aynı çatı altında birleştiriyoruz. Ülkemizin huzuru ve kardeşliği için sürdürülen mücadelemizi istismar eden, kan ve gözyaşından beslenenler asla başarıya ulaşamayacaklardır." diye konuştu.
Görüşmelerin ardından HDP Grubunun önerisi reddedildi.
CHP Grubu da Danışma Kurulu toplanamadığından sınır bölgesindeki yerleşim yerlerine düşen roketlerle ilgili araştırma önergesinin bugün görüşülmesini Genel Kurulun gündemine getirdi.
CHP Hatay Milletvekili Serkan Topal, Hatay halkının Türk askerlerinin ve teröre karşı yürüttükleri mücadelenin yanında olduğunu, onların ayağına taş değmemesi için dua ettiğini söyledi.
Topal, ancak bölgenin güvenlik sorunları nedeniyle büyük sıkıntılar yaşadığını, ekonominin durma noktasına geldiğini savunarak, iktidarın bu duruma duyarsız kaldığını ileri sürdü.
CHP Grubunun önerisi de Genel Kurulda kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulunda, Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın ikinci bölümü üzerinde görüşülüyor.
MHP adına söz alan Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, tasarı ile yapılan düzenlemelerin, olumlu olmakla birlikte yatırım ortamının iyileştirilmesi noktasında çok yetersiz olduklarını söyledi.
Türkiye ekonomisi üzerinde tartışılmaz bir etkiye sahip olduğunu dile getirdiği KOBİ'lerin, sorunlarının üstesinden kendi başlarına gelemeyeceğini vurgulayan Kalaycı, "Esnafımız ve KOBİ'ler borç ve yüksek faiz sarmalından kurtarılmalıdır." ifadesini kullandı.
Ekonomiyi büyütmek için yatırıma, yatırım için de kaynağa ihtiyaç olduğuna dikkati çeken Kalaycı, sabit sermaye yatırımları ile verimliliğin artırılmasının önemine işaret etti.
Türkiye'nin, ekonomideki yapısal sorunlarının artarak devam ettiğinin altını çizen Kalaycı, ülkenin yeni bir sanayi politikasına ihtiyacının bulunduğunu belirtti.
HDP Grubu adına konuşan Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş, yatırım teşvik kanunlarıyla ekonominin düzelmediğini savunarak, ekonomik gelişmenin, hukukun üstünlüğü gerçekleşebileceğini söyledi.
Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın, Ankara'da yargılandığı davada verdiği ifadeyi kürsüden okuyan Beştaş, Demirtaş'ın, ifadesiyle bir döneme ışık tuttuğunu savundu.
CHP Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu, tasarıyı desteklediklerini ancak yeterli bulmadıklarını dile getirerek, ülkenin içinde bulunduğu bu dönemde, ekonominin çok sağlam temellerinin olması gerektiğini vurguladı.
"Ekonomide yapısal reformlara ihtiyaç var. Aspirin tedbirlerle sorunlar çözülemez." diyen Kuşoğlu, esnaf sayısında azalma olduğuna dikkati çekti. Kuşoğlu, 2017'de 112 milyar lira gelir vergisi toplandığını ancak serbest meslek sahipleri ile beyannameli mükelleflerin sadece 5 milyar lira vergi verdiğini, gelir vergisinin geri kalan kısmının ise çalışanlardan tahsil edildiğini hatırlattı.
Şahsı adına söz alan AK Parti Eskişehir Milletvekili Emine Nur Günay, yatırım ortamının uygunluğunun yatırımcıların tercihini kolaylaştırdığına işaret ederek, gelişmekte olan ülkelerdeki ekonomik gelişmede yabancı sermayenin önemli bir rol oynadığını söyledi.
Türkiye'nin, 15 Temmuz'daki darbe girişimine rağmen, 12,9 milyar dolar doğrudan yatırım çektiğini kaydeden Günay, rekabet gücünün artırılmasının, yatırım ortamının iyileştirilmesiyle ilişkili olduğunu dile getirdi.
Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ, TBMM Genel Kurulunda Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısı'nın görüşmeleri sırasında milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
TOKİ'nin AK Parti iktidarları döneminde vatandaşları ev sahibi yapma konusundaki çalışmalarının takdire değer olduğunu, tüm çalışmalarını da vatandaşın yararını gözeterek yaptığını bildirdi.
Akdağ, şöyle konuştu:
"TOKİ elbette bazı arazileri değerlendirerek kullanmak, bu değerlendirmeden elde ettiği gelirleri de yine vatandaşlarımıza konut yapmak üzere bir politika izliyor. 'TOKİ arazileri rant için kullanıyor' dediğimiz zaman şöyle bir haksızlık yapmış oluruz; buradaki bütün kazançlar neticede vatandaşa bir kısmı sosyal konut şeklinde, bir kısmı buna benzer orta gelirli vatandaşlara konut olarak dönüyor. Dolayısıyla TOKİ'nin mevcut mevzuat, düzenlemeler ve kanundan ileri gelen yetkilerini kullanarak belli arsaları daha değerli biçimde kullanması aslında vatandaşın yararınadır. TOKİ'yle de yaptığı işlerle de biz hükümet olarak iftihar ediyoruz. Geçmiş hükümetlerimiz döneminde vatandaşımızın AK Parti'nin arkasında duruşunun en önemli sebeplerinden biri de kendisine yapılan konutlardır."
TOKİ'den konut alan vatandaşların dar ve orta gelirliler olduğunu belirten Akdağ, "TOKİ bu memleketin yüz akı bir kurumdur." ifadesini kullandı.
Akdağ, şeker fabrikalarının özelleştirilmesine ilişkin bir soruyu da yanıtladı.
Özelleştirme yoluyla ülkede çok önemli işler yapıldığına değinen Akdağ, "Şeker fabrikalarının özelleştirilmesi öteden beri gündemde olan bir konudur. Şu anda kesin karar verilmiş, uygulamaya geçmiş bir durum yok. Ama herkes şundan emin olmalıdır; herhangi bir özelleştirme yapılacağı zaman o özelleştirilecek kurumda çalışan ya da ilişkisi olanlar mutlaka korunur. Hükümetimizin bu konudaki hassasiyetini bundan sonra da devam ettireceğiz." diye konuştu.
Akdağ, Gölcük Milli Parkı'na yönelik soruya, "Orman ve Su İşleri Bakanımız Sayın Veysel Eroğlu'nun bu konulardaki çok yüksek hassasiyetini biliyorum. Bu hassasiyetinin devamından hiç endişe etmemeliyiz." yanıtını verdi.
Akdağ, bir milletvekilinin bazı ilçelerde yeterli ambulans olmadığı yönündeki sözleri ve sorusu üzerine ise şunları kaydetti:
"Türkiye'de kurduğumuz acil ambulans sistemi bütün gelişmiş ülkelerde son derece takdirle karşılanan bir sistemdir. Gerek kara gerek hava ambulanslarıyla Türkiye acil hasta taşıma işinde harikalar yaratmaktadır. Uluslararası standartlara göre şehirlerde bir ambulansın gelmesi için 10 dakika çok başarılı bir süre olarak sayılır. Kırsalda da biz bunu 30 dakika olarak öngörüyoruz. Türkiye'de ambulanslarımızın vakalara ilk 10 dakika içinde ulaşma oranı şehirlerimizde yüzde 90'ları aşmış durumdadır. Dolayısıyla bu sistemle de milletçe iftihar etmeliyiz."
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, "Yap-işlet-devret modeli Türkiye'de çok başarılı bir şekilde uygulanmıştır, ülkemizin menfaatinedir. Bugün yapılan bir çok proje çok kısa bir süre sonra başa baş, daha sonra da ülkemiz hazinesi açısından bir gelire dönüşmüştür." dedi.
TBMM Genel Kurulunda, Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın ikinci bölümünün maddeleri üzerinde görüşülüyor.
Görüşmelerde, değişiklik önergesi üzerine konuşan CHP Kocaeli Milletvekili Haydar Akar, yap-işlet-devret projeleri kapsamında şirketlere garanti yolcu parası verildiğini belirterek, bu paraların vatandaşın cebinden çıktığını bildirdi.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, bu tabloya göre devletin soyulduğunu ileri sürerek, konuyla ilgili olarak hükümetten açıklama beklediklerini söyledi.
Başbakan Yardımcısı Şimşek, bunun üzerine yaptığı açıklamada, bu iddialara muhatabın Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı olduğunu ve Bakan Ahmet Arslan'ın bunlara en iyi şekilde cevap vereceğini ifade etti.
Şimşek, "Yap-işlet-devret modeli Türkiye'de çok başarılı bir şekilde uygulanmıştır, ülkemizin menfaatinedir. Bugün yapılan bir çok proje çok kısa bir süre sonra başa baş, daha sonra da ülkemiz hazinesi açısından bir gelire dönüşmüştür." diye konuştu.
Başbakan Yardımcısı Şimşek, şunları kaydetti:
"İstanbul Atatürk Havalimanı bir kuruş ödenmeden yapıldı, işletildi, devlete geri geldi, devlet tekrar bunu 3 milyar dolara kiraya verdi ve bu vatandaşın lehinedir. O bahsettiğiniz projelerin tamamı zaman içerisinde, hepsi ilk yılda, iki yılda, üç yılda olmaz tabii. Bakın geçen sene aynı söylemleri Avrasya Tüneli için söylüyorduk. Bu sene başa baş gelecek. Şimdi Ulaştırma Bakanlığımız zaman zaman bütün bu projelerin yıllık faaliyetlerine ilişkin raporlar hazırlıyor, açıklamalarda bulunuyor. Bugüne kadar yapılan belli başlı projelerin tamamı zaman içerisinde, bırakın başa baş, kara dönüşmüştür, milletimize ilave gelir ve hizmet olarak gelmiştir. Dolayısıyla bu yatırımların bir maliyeti var. Bu maliyetin karşılanması için de tabii ki devlet birtakım garantiler vermektedir."
***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
