MHP Kahramanmaraş Milletvekili Sefer Aycan, 6 Şubat'ta meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremler hakkında yaptığı gündem dışı konuşmada, depremin yaşandığı yerlerde "devlet yoktu" demenin hiçbir faydası ve anlamı bulunmadığını belirterek, "Devlet de millet de oradaydı, herkes elinden geleni yapmaya çalıştı." diye konuştu.
CHP Hatay Milletvekili Serkan Topal, kürsüye geldiğinde hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet dileyerek, saygı duruşunda bulundu.
Topal, 23 gündür Hatay'da bulunduğunu ve bugün Meclis'e Hatay'ın taleplerini iletmek için geldiğini dile getirerek, ilk 24 saat içinde enkaz altındaki insanların sesini duyduğunu ancak kurtarma ekibi olmadığını ileri sürdü. AFAD'ın Hatay'a yetişemediğini iddia eden Topal, gelen bütün belediyelere, valilere, kaymakamlara, bakanlara, her partiden milletvekillerine, ekiplere, vatandaşlara teşekkür etti.
Topal, hala enkaz altında çıkarılamayan cenazeler olduğunu ifade ederek, kendisinden talep edilmesine rağmen bir kepçe gönderemediği için kahrolduğunu söyledi.
Hatay'a döneceğini ifade eden Topal, ilde sırasıyla en çok çadır, seyyar tuvaletle duş ve gıdaya ihtiyaç bulunduğunu kaydetti.
Topal, kırsal kesimdeki vatandaşların mağdur olmamasını, kredi borçlarının devlet tarafından ödenmesini ya da yarısının silinmesini veya faizsiz 5 yıl ertelenmesini, elektrik, su, iletişim ücretlerinin en az 1 yıl alınmamasını istedi.
AK Parti Konya Milletvekili Hacı Ahmet Özdemir, "Bu felaket karşısında biraz daha sorumluluk duygusuyla, metanetimizi koruyarak, gözyaşlarımızı içimize akıtarak daha serinkanlı değerlendirmeler yapmamız gerekiyor." dedi. Özdemir, herkesi sorumluluğa davet etti.
Sataşmadan söz alan Serkan Topal, bütün belediyelere, valilere ve desteği bulunan herkese teşekkür ettiğini hatırlattı.
Topal, kurtarma ekibi gelmediğini söylediğine dikkati çekerek, Hatay'da hala enkaz altında cenazeleri bulunduğu için ağlayanlar olduğunu belirtti. Bunda bir yalan ya da yanlış olmadığını ifade eden Topal, "Hatay halkının taleplerini lütfen yerine getirin. Bunu söylüyoruz." diye konuştu.
Genel Kurulda, gündem dışı konuşmalardan sonra grup başkanvekilleri yerlerinden söz aldı.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Erhan Usta, Kahramanmaraş merkezli depremlerin sonrasında afet bölgelerinden sürekli olarak çocukların bulunamadığına, kayıp olduğuna ilişkin ihbar ve kayıp ilanları geldiğini öne sürdü.
Hükümetin, çocukların akıbetine ilişkin tatmin edici bir açıklama henüz yapmadığını iddia eden Usta, "Hatta ne acıdır ki Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık, dün Meclis'te yaptığı bir açıklamada, kayıp çocuklar hakkında konuşurken çocukların önemli bir kısmının sağlık kuruluşlarında olduğunu varsaydıklarını ifade etmiştir. Ben buradan Sayın Bakan'a seslenmek istiyorum: Hem aileler hem de kamuoyu vicdanı, sizden varsayım değil, net bilgileri öğrenmek istiyor. Böylesi vicdanları yaralayan önemli bir konuda bilgi sahibi olmaması bakanın ve varsayımlar üzerinden konuşması bizim açımızdan endişe verici bir durum olarak değerlendirilmektedir." ifadelerini kullandı.
Kayseri'nin de yaşanan depremlerden etkilendiğini dile getiren Usta, Sarız ilçesinin de afet bölgesi kapsamına alınmasını talep etti.
"Hükümet istifa" sloganı atan bazı taraftarlara, spor müsabakaları ve antrenmanları seyirden men cezası verildiğini dile getiren Usta, bunu kabul etmenin de mümkün olmadığını belirtti.
Usta, TBMM Anayasa ve Adalet Karma Komisyonu'nun, İYİ Parti Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan ve CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başar'ın dokunulmazlığının kaldırılması yönünde karar verdiğini dile getirerek, şöyle konuştu:
"Yani bunun zaten çok antidemokratik bir şey olduğunu, haksız, hukuksuz bir uygulama olduğunu defalarca gündeme getirmiştik. Hakikaten 1760 tane dosya var, yani adam öldürmeden tutun dolandırıcılığa, devleti soymaya, sahteciliğe, hırsızlığa, ihaleye fesat karıştırmaya, devleti hortumlamaya gibi dosyalar dururken cımbızla 2 tane dosyanın çekilmesi... Bu zaten yanlıştı, hele hele bu kadar büyük bir acıyı yaşadığımız dönemde dahi bu haksız siyasi tutumundan iktidar tarafının vazgeçmemesini yadırgadığımı, bir kez daha buradan ifade etmek istiyorum. Bunları kabul etmek hiçbir şekilde mümkün değildir."
HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, 29 yıl önce Leyla Zana, Ahmet Türk, Orhan Doğan, Hatip Dicle, Sırrı Sakık ve Mahmut Alinak'ın dokunulmazlığının kaldırıldığını ve tutuklandıklarını ifade ederek, "29 yıl geçti, hala bu Meclis'te siyasi darbe devam ettiriliyor. İktidarlar değişiyor, partilerin adı değişiyor ama özellikle Kürt milletvekillerine, muhalif milletvekillerine, partimizin aynı gelenekten geldiği partilere yönelik yaklaşıma devam ediliyor." diye konuştu. Beştaş, tutuklamaların kendilerini korkutmayacağını söyledi.
Deprem nedeniyle Diyarbakır Galeria'da 110 ev ve 89 iş yerinin tahliye edilmeyi beklediğini belirten Beştaş, orada yaşayanların günlerdir dışarıda beklediğini dile getirdi. Beştaş, bölgedeki vatandaşların kontrollü bir tahliyenin sağlanmasını talep ettiklerini ifade etti.
Depremzedelere gelen kıyafetlerin, Yemenli bir şirkete satıldığını öne süren Beştaş, "İhtiyaç fazlası olduğunu iddia ediyorlar ama deprem bölgesinde 20 gündür depremzedelerin aynı kıyafetleri giydiğini biliyoruz, izliyoruz. Büyük bir mağduriyeti var milyonlarca insanın, ve dayanışmanın bir göstergesi olarak tırlara yüklenen bu giysiler satılmış. Yardım duygusunu ve dayanışma hissiyatını bitirme niyetleri var, bunu başaramayacaklar." diye konuştu.
Beştaş, yüz yüze eğitimin başlatılmasını da talep etti.
CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, Genel Kurul'da deprem bölgesinden gelen milletvekillerinin yaptığı konuşmaları bir hamaset olarak görmenin, iftirada bulunmanın, onların acılarını küçültmenin doğru bir yaklaşım olmadığını ifade etti.
Türk Kızılayın, dünya tarafından takdirle karşılanan bir yardım kuruluşuyken bir holdinge çevrildiğini iddia eden Özkoç, çadırı zamanında deprem bölgesine götüremeyen kurumun, başka kişilere çadır sattığını söyledi.
Özkoç, depremde mağdur olan insanlara Kızılay ve bağlı şirketlerinin elinin ulaşamadığını iddia ederek, "Ben sadece bir şey söylüyorum: Bir kaza nedeniyle, hemen komşumuzda ilgili bakan derhal istifa etti, derhal. İstifa edecek kimse yok mu ya? Vicdan sahibi bir kimse yok mu ya?" dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, Meclis'te grubu bulunan partilerin verdiği önergelerin birleştirilerek Kahramanmaraş merkezli depremin sonuçlarının tüm yönleriyle araştırılması, depreme dirençli yapılar ve stokların oluşturulması ve kentsel dönüşüm uygulamalarının etkinliğinin artırılması için alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması komisyonu kurulmasını planladıklarını dile getirdi.
Turan, depremin Türkiye'nin bir gerçeği olduğuna işaret ederek, "Depreme karşı hazırlıklarımızı ortak akılla yapmak, birlikte hareket etmek ve ne yapılması gerekiyorsa adımlarımızı atmak hepimizin boynunun borcu." diye konuştu.
Genel Kurulda, Kahramanmaraş merkezli depremlerin sonuçlarının tüm yönleriyle araştırılması, depreme dirençli yapı stokunun oluşturulması ve kentsel dönüşüm uygulamalarının etkinliğinin artırılması için alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Meclis'te grubu bulunan partilerce TBMM Başkanlığına sunulan önergeler birleştirilerek görüşüldü.
Önergeler üzerine söz alan HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, deprem komisyonu kurulmasına "hayır" diyemeyeceklerini belirterek, "Deprem komisyonunu laf olsun diye kurmamamız gerekiyor; hakikaten etkili bir iş yapması ve bu yapılan işin de takip edilmesi gerekiyor." diye konuştu.
Depremle ilgili siyasi, hukuki, idari sorumluluğun iktidarda olduğunu söyleyen Oluç, AFAD'ın alandaki çalışanlarının fedakarca çalıştığını ancak kurumun yönetiminin bütçesinin, ekipmanının, personel sayısının konuşulması gerektiğini söyledi.
HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş ise Kahramanmaraş merkezli depremde hiçbir önlemin alınmadığını iddia etti.
Fay hatları üzerine yönetmeliklere aykırı denetimsiz binaların yapıldığını ileri süren Beştaş, "Gözünü beton bürümüş bu iktidar inşaat ya da Resulullah şiarıyla yandaşlarının ceplerini doldururken yüz binlerce insana memleketlerini mezar etti." dedi.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Erhan Usta, depremin bir felaket haline gelmesinin zamanında alınacak tedbirlerle önlenebileceğini dile getirdi.
İktidarın deprem sonrası arama kurtarma ekiplerini koordine edemediğini, enkaz altında kurtarılmayı bekleyen vatandaşlara ulaşmada eksik kaldığını savunan Usta, "Hükümet, afetin felakete dönüşmesinin tek sorumlusu olarak karşımızdadır. On binlerce vatandaşımızın hayatını kaybettiği, yüz binlerce vatandaşımızın yaralandığı, şehirlerimizin yıkıldığı, canlarımızın böylesine yandığı bir felaketin sorumluluğundan helallik isteyerek kurtulamazsınız." değerlendirmesini yaptı.
Bu depremi felaket haline getiren tüm sebep ve sonuçların siyasetle ilgili olduğunu söyleyen Usta, "Çok katlı binalara izin vermek ve dikey yapılaşma siyasetle ilgilidir; imar yönetmeliğini uygulamamak ve oy kaygısıyla imar affı çıkarmak siyasetle ilgilidir; bölgede oluşacak deprem açıkça öngörülmesine rağmen AFAD ve ilgili bürokratik kurumların yetersiz bırakılması siyasetle ilgilidir; enkaz altındaki vatandaşlarımız sosyal medya üzerinden yardım çağrısında bulunurken sosyal medyayı kapatmak siyasetle ilgilidir." diye konuştu.
MHP Kahramanmaraş Milletvekili Sefer Aycan, deprem senaryolarının, afet planlarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini belirterek, "Neyi eksik yapıyoruz? Neyi yapamıyoruz? Doğru yaptıklarımız neler? Bunları gözden geçirmemiz gerekir." dedi.
Depremlerdeki hizmeti deprem öncesi ve sonrası yapılacaklar diye ikiye ayırmak gerektiğini belirten Aycan, şunları kaydetti:
"Depreme hazırlıklı olmak bina kalitesiyle, güvenli bina yapmakla alakalı, yoksa zamanını bilmiyoruz. Evet, deprem Türkiye'de olacak ama zamanını, ne büyüklükte olacak bilmiyoruz ama deprem olduğunda, elbette, koordineli olarak afete müdahale edeceğiz. İyi şeyler de yapıldı benim gördüğüm kadarıyla. Hasta nakli konusunda, acil müdahale konusunda ve enkazdan çıkarılanların cerrahi müdahalesi konusunda hiçbir sorun yaşanmadı. Bütün hastalar nakledildi, bütün yaralılar nakledildi ve operasyonları yapıldı. Yüz binden fazla insanın nakli yapıldı ve bu insanların cerrahi müdahaleleri yapıldı. Tabii, ilk zamanlar bunlar lazım. Sonra kalan insanları da yaşatmamız lazım."
Türkiye'nin deprem bölgesi olduğunu ve mutlaka yeniden planların yapılması gerektiğini vurgulayan Aycan, "Bütün varımızı, gücümüzü kentsel dönüşüme vermemiz lazım. Kahramanmaraş deprem bölgesi, en büyük sorunu kentsel dönüşüm ama burada hem gerekli bütçeyi oluşturmak, desteği oluşturmak zorundayız hem de herkesin aklını başına alması lazım. Uygun zemine yapılaşmamız gerekiyor, uygun zemine uygun bina yapmamız lazım." ifadelerini kullandı.
CHP Adana Milletvekili Müzeyyen Şevkin, deprem sonrası sahra hastanesi kurulmamasını eleştirdi.
Diri fay hatlarının kısa zamanda belirlenmesi gerektiğini söyleyen Şevkin, "İmar planlarına bu fay hatları işlenerek bir an önce kentler taşınmalı, deprem vergisi kentleri iyileştirmek için, sağlıklı hale getirmek için kullanılmalı. Türkiye'de bir an önce Afet Bakanlığı kurulmalı, imar afları Türkiye'nin gündeminden çıkarılmalı. Kentsel dönüşüm ranta dayalı olmayacak. Yapı denetimini, adam gibi bir yapı denetimini sigorta firmaları yapacak. Doğru düzgün bir DASK sistemi getirmek zorundayız. Sorumluluğu sadece 3 müteahhide vererek altından sıyrılamazsınız." değerlendirmesinde bulundu.
CHP İstanbul Milletvekili Fethi Açıkel ise şu ifadeleri kullandı:
"Depremin olduğu ilk gün akşam saatlerinde aynı zamanda memleketim olan Hatay'a vardığımızda, maalesef sarayın 20 yıldır çok ama çok övündüğü ulaşım, haberleşme ve sağlık altyapısının her anlamıyla çöktüğünü, iflas ettiğini ve AK Parti'nin yaklaşık çeyrek yüz yıllık şuursuzluk ve ihmaller zincirlerinin büyük sıkıntılara yol açtığını gördük. Bu rant rejiminden vazgeçmediğimiz sürece, önce vatan, önce vatandaş, önce vatandaşlarımızın can güvenliği demediğimiz sürece, kurumlarımızın üstüne kene gibi, sülük gibi yapışan oligarklar, liyakatsiz kadrolar ve rantiye rejimi kaldırılmadığı sürece bu tür acıları yaşamaya devam edeceğiz."
AK Parti Gaziantep Milletvekili Ali Şahin, bugüne kadar depremle ilgili bilinenlerin yaşanan felaketin sonuçlarını tanımlayabilecek, açıklayabilecek türden olmadığını söyledi.
Depremde sadece son yüz yıl içerisinde inşa edilen değil, asırlardır ayakta duran mabetlerin ve kalelerin de yerle bir olduğuna dikkati çeken Şahin, "Tabii, mutlaka bu süreçten çıkartmamız gereken dersler olacak, çıkartmak da zorundayız. Eksikliklerimiz var mıdır? Muhakkak ki olmuştur ama bunları bir vicdan ölçeği içerisinde, gerçekten de doğruları ortaya koymak adına ölçümleyerek yapmamız gerekir." dedi.
Depremin 11 ilde ve 62 ilçede aynı anda meydana gelmesinin müdahale etmeyi, yönetmeyi zorlaştırdığını belirten Şahin, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Diğer önemli bir husus, şehir merkezlerinin yıkılmış olması ve şehir merkezlerindeki depreme müdahale edecek olan itfaiye, belediye, emniyet, sağlık ekiplerinin de depremzede durumuna düşmüş olması. Bugün görüşerek formüle edeceğimiz Meclis araştırması da ilerleyen süreçte bu felaket sürecini muhakkak ki tüm boyutlarıyla ortaya koyacaktır. Elimizi taşın altına koyarak, bütün gerçeklerimizi ortaya koyarak, bu işten bir siyasi menfaat ve çıkar elde etme çabası içerisine girmeden önümüzdeki yüz yıllarımızı müemmen hale getirmek adına bu çalışmaları yapmak hepimizin borcu."
AK Parti Sakarya Milletvekili Recep Uncuoğlu da art arda meydana gelen ve jeofiziksel açıdan ender görülen ikili deprem özelliğindeki depremlerin Türkiye tarihinin en büyük deprem afeti olarak asrın felaketini yaşattığını belirtti.
Deprem bölgesinde 271 bin personelin görev aldığını aktaran Uncuoğlu, şunları söyledi:
"Afet bölgesinde başta iş makineleri olmak üzere, toplam 15 bin araç çalışmalarını devam ettirmektedir. Türk Silahlı Kuvvetlerimize, Sahil Güvenlik Komutanlığına, Jandarma Genel Komutanlığına, Emniyet Genel Müdürlüğüne, Sağlık Bakanlığına ve Orman Genel Müdürlüğüne bağlı 115 helikopter, 78 uçak ve 38 gemi bölgede görev almıştır. Afet, barınma, beslenme, psikososyal destek grupları oluşturulmuştur. Ayrıca, deprem bölgesinin ihtiyacı olan birçok alanda, aziz milletimizin yardım seferberlikleriyle bölgeye herkes elindekini ulaştırmaya çalışmıştır."
Konuşmaların ardından yapılan oylamayla Kahramanmaraş merkezli depremlerin sonuçlarının araştırılması için Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasına oy birliğiyle karar verildi.
