2013-03-25 - 12:31
MHP ANKARA MİLLETVEKİLİ ÖZCAN YENİÇERİ'NİN BASIN TOPLANTISI...
Özcan Yeniçeri: "PKK'nın taleplerini yerine getirmenin adı AKP sözlüğünde barıştır." "Demokratik hukuk devletinde ya da anayasal sistemde suç işlemek için örgütlenip dağa çıkarak kan dökmüş olan bir örgütün elini kolunu sallayarak çıkıp gitmesi için izin verilebilir mi?"
MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri parlamentoda düzenlediği basın toplantısında Diyarbakır'daki nevruz kutlamaları ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.

PKK terör örgütünün amacının "barışçıl bir ortamda hergün bir ulus olarak eriyip yok olmaktansa, savaşla savaş içinde dirilmek" olduğunu kaydeden Yeniçeri, PKK'nın saldırı ve cinayetlerinin üzerinden yirmi yıldan fazla zaman geçtikten sonra Öcalan'ın KCK adlı dört parçalı bir paralel devlet yapısının temel esaslarını belirlediğini ve stratejisini şöyle belirlediğini söyledi: "kürt halkının demokratik konfederasyon temelinde birliğini esas almak, bölge halklarıyla eşitlik ve kardeşlik temelinde demokratik toplumcu ortadoğu konfederasyonunu gerçekleştirmek"

21 Mart'ta Diyarbakır'da kutlanan nevruzun kazasız belasız geçtiği için şükredildiğini ve İmralı canisi Öcalan'ın "barış" içeren mesajı ile birlikte "tarihi" bir dönem olarak nitelendirilmesini eleştiren Yeniçeri, Diyarbakır'daki nevruz gününü şöyle tanımladı:

"Meydanda yüz binlerce insan, PKK bezleri, öcalan afişleri var ancak Türk bayrağı ve Atatürk gibi Türkiye'ye ait simgelerden eser yoktu. Mehmetçik ile girdiği çatışmada ölen PKK'lıların portreleri alanı dolduran kalabalıkların ellerindeydi. Öcalan'a özgürlük naraları atılmıştı. Güvenlik güçleri PKK'nın zafer kazanmış kahraman gibi dağdan indirdiği bir kısım militanların halkın arasına karışmasına izin vermişti. Alandan güvenlik güçleri uzak bir mesafeye çekilmiş, alanı dolduran halkın güvenliğini BDP'nin 5 bin milisi sağlamıştı. İşin doğrusu alanda BDP var, devlet yoktu."

Diyarbakır'da Öcalan'ın "barış" mesajı okunurken atılan " savaşa da barışa da hazırız" sloganının aslında barıştan çok bir meydan okumayı içerdiği görüşünü savunan Yeniçeri, PKK'nın Kandil'deki elebaşısı Murat Karayılan'ın "egemen devletler hazır ise biz de barışçıl yollarla kürdistanı özgürleştirmeye hazırız. Herkes bilmeli ki PKK savaşa da barışa da hazırdır. 2013 yılı savaş ya da barışla çözüm yılı olacak" sözlerinden yola çıkarak İmralı ve Kandil'in barıştan silahla değil, siyasetle "kürdistanın özgürleştirilmesini" anladıklarını söyledi.

"40 bini aşkın insanın ölmesine, binlerce insanın sakat kalmasına ve kaynakların heba olmasına sebep olan cani, eylemlerini hala kutsuyor. Pişmanlık belirtisi yok" şeklinde konuşan Yeniçeri, Öcalan'ın "silahlı unsurlarımızın sınır ötesine çekilmesi aşamasına gelinmiştir" sözleriyle sadece kan döken çetelerinin yerini değiştirdiğini, yeni bir emre kadar kamufle olun demek istediğini belirtti.

"Demokratik hukuk devletinde ya da anayasal sistemde suç işlemek için örgütlenip dağa çıkarak kan dökmüş olan bir örgütün elini kolunu sallayarak çıkıp gitmesi için izin verilebilir mi" diye soran MHP'li Yeniçeri, buna izin verenlerin de suç işlemiş olacağını söyledi.

"BDP'li ve diğer bölücülerin nihai hedefinin bağımsız birleşik kürdistan" olduğunu ancak bu, "şimdilik zor ve riskli" olduğu için "demokratik Türkiye özerk kürdistan" söylemini kullandıklarını belirten Yeniçeri, "özünde kitle katliamcısı Öcalan'ın görüşlerinde ve hedeflerinde yeni ve değişen bir şey yoktur" dedi.

Öcalan'ın dini içerikli mesajlar verdiğini ancak 2001'de "İslamiyet Türk şovenizmidir" , "Kürtler İslamlaştıkça kürtlüklerini unutuyorlar" , "Bizim din ile ilişkimiz yok. Halkımız tanrıdan ideolojiden kopmalıdır" , "Ben çok uğraştım, sonunda tanrıdan koptum. Tanrıyı aştım. Böylede Abdullah Öcalan olabildim" benzeri sözler sarf ettiğini ifade eden Yeniçeri, "Bu söylemlerin ve görüşlerin sahibi olan birisinin bir anda semavi dinlerin hakikati ve İslam'ın ürettiği ortak paydadan söz etmesi, ancak olanın bitenin farkında olmayanları ikna edebilir. Kitle katliamcısı Öcalan'a ait olarak kitlelere okunan mesajın iktidarla yapılan görüşme, anlaşma, helalleşme bağlamında kaleme alındığı anlaşılıyor" şeklinde konuştu.

Büyükşehir Yasası'nın hükümet tarafından "demokratik özerklik talebinin karşılanması için" çıkarıldığı görüşünü savunan Yeniçeri, bir süre önce CHP tarafından dile getirilen "akil adam" tartışmasının da gündeme geldiğini hatırlattı. Yeniçeri şunları kaydetti:

"PKK'nın taleplerini yerine getirmenin adı AKP sözlüğünde barıştır. Başbakan 'sorun çözülüyor diye kuduruyorlar' diyor. Şu ifadeye bakın. 'Hiçbir söz vermeden, taahhütte bulunmadan sorun çözülmeye başlıyor' diyor. Hiç söz vermeden bunlar yapılıyorsa, bir de söz verirseniz neler yapılır onu da kamuoyuna açıklamanız gerekir. Her söylediğinin tersini yapan bir iktidar anlayışıyla karşı karşıyayız. Bir zamanlar 'kim ki Öcalan ile görüşüyor diyorsa şerefsizdir' diyen bu zihniyetti. Şimdi alenen İmralı ile görüşmelerini tarifeye bağlamış bulunmaktadır. Öcalan ne diyordu: 'çekilme parlamento kararı ile olacak, TBMM onaylayacak, hakikatler komisyonu kurulacak, akil adamlar komisyonu kurulacak' diyor. Bugün gazetelerin başlıkları bu konularla ağzına kadar doludur."

Akil adamlarla ilgili sorulan bir soru üzerine Yeniçeri, "ne kadar olmaması gereken adam varsa hepsi listede. Mesela İlber Ortaylı neden kimsenin aklına gelmez" şeklinde cevap verdi.

F. Banu Doğan