2012-02-23 - 15:30
MHP GRUP BAŞKANVEKİLİ ŞANDIR'IN BASIN TOPLANTISI?
Şandır: "KCK, AKP yöneticilerinin PKK ile yaşadığı yasak aşkın meyvesidir. Büyük Ortadoğu Projesi Eşbaşkanı olmak ve çözümsüzlük çözüm değildir diyerek, başkalarının yetimine sahip çıkmak, işte böyle yol kazalarına sebep olabilir."
"Doğruları eksik ve değiştirerek konuşmak, kültür ve ahlak değerlerimize göre fitne çıkarmaktır; millet vicdanında bunun karşılığı yalancılıktır" diyen Şandır şunları söyledi: "Referansının İslam ve millet vicdanı olduğunu iddia eden ve bununla övünen AKP'nin bazı bakan ve yöneticilerinin, son günlerde, Milliyetçi Hareket Partisi'ni karalamak için ısrarla bu yola başvurduklarına şahit olmaktayız. Son hafta içinde AKP Genel Başkan Yardımcısı Sayın Ömer Çelik ve Başbakan Yardımcısı Sayın Bülent Arınç, bilerek ve planlı bir şekilde gerçekleri saklayarak Milliyetçi Hareket Partisi hakkında yalan ve yanlış iddialarda bulundular."

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik'in BDP'nin, MHP ile ilgili iddialarını sahiplendiğini belirten Şandır, Çelik'i şu sözlerle eleştirdi: "Bozacının şahidi şıracı olurmuş. Bölücü siyasetle müzakere, silahlı bölücülerle mücadele Sayın Çelik'in hezeyanıdır. Anlaşılıyor ki, on binlerce insanımızın katlederek ülkemizi ve milletimizi parçalamaya çalışan PKK terör örgütünün eli kanlı başı Öcalan'la, Başbakan'ın bilgisi altında, hatta talimatı ile müzakere yapan AKP yönetimindeki devlet görevlilerinin suçüstü yakalanması ve haklarında yargı sürecinin başlatılmış olması, Ömer Çelik'i çok telaşlandırmış. Anlaşılıyor ki, Sayın Çelik, karanlıklar aydınlandıkça, ucunun kendilerine ulaşacağını bildikleri yargı süreci başlayınca, milletimizin gerçekleri görmesinden çok telaşlandı."

"KCK, AKP yöneticilerinin PKK ile yaşadığı yasak aşkın meyvesidir" diyen Şandır, şunları söyledi: "Gizli sevişen eşkere doğururmuş. Büyük Ortadoğu Projesi Eşbaşkanı olmak ve çözümsüzlük çözüm değildir diyerek, başkalarının yetimine sahip çıkmak işte böyle yol kazalarına sebep olabilir."

Şandır, "Bir sonuç olarak bu gün hala PKK saldırıları önlenemedi, kan ve gözyaşı durmadı ise, hatta bahar aylarından itibaren PKK'nın Türkiye'ye büyük bir saldırısı bekleniyorsa ve bu tehdit TBMM kürsüsünden yapılıyorsa bunun sorumlusu AKP iktidarının yanlış politikalarıdır" diye konuştu.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik'e, "Kimdir bu görüşen MHP'li Bakanlar, nerede ve hangi tarihte Öcalan'la görüşmüştür? diye seslenen Şandır, "Bunu birileri iddia edebilir, iftira atabilir, ancak bu yalanı kullanırken Ömer Çelik, devleti yöneten bir partinin yöneticisi olarak gereken araştırmayı yapmak ve ondan sonra konuşmak mecburiyetindedir. Aksi halde yalanı sahiplenmiş olur. Görüşme tarihi olarak iddia edilen 12 Nisan 1999'da henüz MHP mecliste değil ve 57. Hükümet kurulmamıştır" dedi.

Öcalan'ın idam edilmesine ilişkin kararın, MHP'nin muhalefetine rağmen Anayasa değiştirilerek kaldırıldığını ifade eden Şandır, "Öcalan'ın idam edilmemesi protokolü diye ifade ettikleri belge, 'Anayasamızdan ve uluslararası taahhütlerimizden kaynaklanan süreç tamamlandığında, dosya gereği için ivedilikle TBMM'ye gönderilecektir' hüküm cümlesi ile tamamlanmaktadır. Yani bu protokol, iddia edildiğinin aksine, Türk mahkemelerinin verdiği Öcalan'ın idam kararının her hâlükârda uygulanacağının belgesidir. Koalisyon ortakları Sayın Mesut Yılmaz ve Sayın Bülent Ecevit ölüm cezasına karşı olmalarına rağmen Sayın Bahçeli'nin ısrarı ile bu belgeye imza koymuşlardır. Daha sonra bu iki lider, idam cezasının bütünüyle kaldırılması için muhalefetle işbirliği yaparak MHP'nin muhalefetine rağmen Anayasayı değiştirmişlerdir" dedi.

Şandır MİT yasasına ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: "AKP iktidarı, bir zulüm iktidarına dönüşmüştür. MİT Yasası bir zülüm yasasıdır. Bu yasa, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin hukuk devleti olmak iddiasını katletmiştir. MİT'in istihbarat toplama görevi aşılarak, devletin bütünlüğü ve anayasal düzene karşı PKK ile anlaşma noktasına varılmıştır. Önce, bu delillere ulaşan ve bu iddiaları soruşturma dosyası haline getiren savcılar ve operasyonları yürüten emniyet görevlileri hatta operasyonlarda görevlendirilen polisler, haber duyulur duyulmaz hızla görevlerinden alınmıştır. Sonra hızla MİT yasası Meclise sevk edilerek yargı süreci durdurulmuştur."

Türkiye'nin hızla tek adam yönetimine ve parti devleti rejimine dönüştüğünü öne süren Şandır: " Yargı denetiminde olmayan işler ve kişiler hukuk devletinde olmaz. Yasama, yürütme ve yargı yetkisinin aynı kişide toplandığı rejime demokrasi denilemez. Şimdi sıra 'Başbakan'dan Hesap Sorulamaz' ilkesini kanunlaştırmaya gelmiştir. Ama MHP olarak asla zulme teslim olmayacağız, zalime boyun eğmeyeceğiz. Aziz milletimizin hukukunu, birliğini ve kardeşliğini sonuna kadar her durumda savunacağız. MHP'ye çamur atmaya cüret gösteren gafillerden mutlaka hesap soracağız" diye konuştu.

Toplantı sonrası soruları cevaplayan Şandır, MHP'ye yöneltilen iddialarla ilgili hukuki bir girişimde bulunup bulunmayacakları sorusunu, "İddia sahibi, iddiasını ispatlamakla yükümlüdür" şeklinde yanıtladı.

Şandır, 12 yıllık eğitimle ilgili bir soruyu şu sözlerle cevapladı: "Bizim seçim beyannamemizde de benzer bir öneri vardı. Ancak biz şu anda bu önerinin satır aralarını okumaya çalışıyoruz. Cumhuriyet değerlerinin ve törenlerinin sorgulandığı bir süreçte neden sistem değişikliği yapılmak isteniyor? Neden ihtiyaç duyuldu? Bunları değerlendiriyoruz." (15:30)