2021-04-14 - 15:57
TBMM GENEL KURULU
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı. Genel Kurulda görüşmeleri devam eden Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin birinci bölümünün tümü üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasının ardından teklifin ilk maddesi de görüşülerek kabul edildi.
İYİ Parti İstanbul Milletvekili Hayrettin Nuhoğlu, Kanal İstanbul ile ilgili gündem dışı konuşmasında, projenin siyasi ortamı karıştıran bir konu olmayı sürdürdüğünü söyledi.

Kanal İstanbul'a karşı çıkan bilim insanlarının isimleri ve makaleleri ile mühendis odalarının çalışmalarının ortada olduğunu ifade eden Nuhoğlu, İstanbul Boğazı'nı koruma gerekçesinin bilimsel verilere dayanmadığını, oluşacak zararların çok fazla olacağını ve ÇED raporunun yanlışlıklarla dolu olduğunu savundu.

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer ise patates üreticilerinin sorunları hakkındaki gündem dışı konuşmasında, çiftçilerin sorunlarının çözülmesi gerektiğini belirtti. Gürer, elindeki işe yarar patates alınıp geri kalanı bırakılan çiftçilerin, mağdur edildiğini öne sürdü.

Özellikle küçük çiftçinin elindeki patatesin çillendiğini aktaran Gürer, bu mağduriyetin de giderilmesi gerektiğini vurguladı.

Gürer, ülkenin geleceğinin, tarıma verilen destekten geçtiğine dikkati çekerek, çiftçinin desteklenmesini istedi.

AK Parti Ağrı Milletvekili Ekrem Çelebi de ilin düşman işgalinden kurtuluşunun 103. yıl dönümü dolayısıyla yaptığı gündem dışı konuşmada, 1914'te Rus ve Ermenilerin hunharca saldırısıyla işgal hareketine girişildiğini, işkence ve katliamların gerçekleştirildiğini anımsattı.

Çelebi, Kazım Karabekir yönetimindeki Türk ordusunun, düşmanı ve iş birlikçi Ermeni çetelerini sırasıyla Patnos, Diyadin, Doğubayazıt, Taşlıçay ve Tutak ilçeleri ile Ağrı ve Eleşkirt'ten çıkarttığını anlattı.

Ecdadın vatana olan sevgisini ve kahramanlıklarını asla unutmayacaklarını ve unutturmayacaklarını dile getiren Çelebi, kardeşliği bozmaya çalışanlara tek bir yumruk şeklinde cevap verileceğini ifade etti.

Meclis Başkanvekili Adan da Ağrı'nın Tutak ilçesinden olduğunu belirterek, Tutak'ın destan yazdığını ve bugünün, ilçenin gurur günü olduğunu vurguladı.

Genel Kurulda, partilerin grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, 14-20 Nisan Şehitler Haftası dolasıyla başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, aziz şehitleri rahmet ve minnetle andı, öte yandan Ağrı'nın düşman işgalinden kurtuluşunu tebrik etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın salgın nedeniyle kısmi kapanmaya gidildiğini duyurduğunu anımsatan Dervişoğlu, 5 yıldızlı otellerdeki restoran ve kafeler ile AVM'ler kapatılmazken, restoran, kafe ve kahvehaneler kapatılarak, bu esnafın cezalandırıldığını savundu.

Dervişoğlu, "Salgın sürecinde cezalandırılan bir başka kesim ise 65 yaş ve üstü vatandaşlarımızdır. Aşısızken de aşılıyken de bu vatandaşlarımız yasaklarla karşılaşmaya devam ediyor. Aşı olmalarına rağmen sokağa çıkmalarına ve ulaşım araçlarına binmelerine yasak getiriliyor. Alınan önlemler her şeye rağmen yetersizdir ve adil değildir. Vaka sayıları 60 bine dayanmışken, hatta geçmişken tam kapanmadan başka bir tedbir de yeterli olmayacaktır." ifadesini kullandı.

İktidarın, devlet kurumlarını önce işlevsizleştirip ardından özelleştirmeye çalıştığını, bunun zarar bahanesiyle Çaykur ve TCDD Genel Müdürlüğünde görüleceğini savunan Dervişoğlu, "Kamu kurum ve kuruluşları liyakatsizlik ve israfla yönetilmeye devam ediliyor. Satılan her bir devlet malı, hükümetin vebali altındadır. Tarih ve aziz milletimiz, yeri geldiğinde bu yaptıklarınızın hesabını mutlaka soracaktır." diye konuştu.

MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül ise Şehitler Haftası dolayısıyla bugüne kadar din, vatan, millet, memleket uğruna canlarını feda eden şehitleri ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü rahmetle ve minnetle andı.

Eski Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Haydar Baş'ın vefatının seneyi devriyesinin yaşandığını anımsatan ve kendisini rahmetle anan Bülbül, ailesine, sevenlerine ve BTP'lilere başsağlığı diledi.

Salgın dolasıyla alınan yeni tedbirlerin bu akşam itibarıyla hayata geçirileceğini anlatan Bülbül, "Vatandaşlarımızın ve ülkemizin yaz aylarına daha rahat şekilde girebilmesi, salgının etkilerinin bir an önce azaltılabilmesi için herkesin bu kısıtlamalara harfiyen uyması çok önemli. Ramazan ayını idrak ettiğimiz şu günlerde vatandaşlarımızın alınan tedbirler doğrultusunda biraz daha sabır göstermelerini diliyoruz." görüşünü paylaştı.

Türkiye'nin kendi aşısını üretmemiş olmasına rağmen uyguladığı 19 milyon aşıyla dünyada 6. sırada yer aldığına işaret eden Bülbül, Türkiye'nin, ülke dışından aşı temin edip uygulayan ülkeler arasında da ilk sırayı aldığını aktardı.

Aşının, Kovid-19'un ilerleme seyrini etkilediğine dikkati çeken Bülbül, şunları kaydetti:

"Sırası geldiği halde aşı olmayanların oranının yüzde 20 civarında olduğu ifade ediliyor. Bu son derece sıkıntılı bir durum. Vatandaşlarımızın sırası geldiğinde aşılarını yaptırmaları hem kendi sağlıkları hem de toplum sağlığı açısından büyük önem arz etmektedir. Ayrıca randevusu olduğu halde aşı olmaya gitmeyen vatandaşlarımız için hazırlanan aşıların kullanılamaz hale geldiği de ifade ediliyor. Bu açıdan vatandaşlarımızın aşı randevularına riayet etmesi yaşanan israfın önüne geçebilecektir."

Bülbül, Hollandalı siyasetçi Geert Wilders'in sosyal medya hesabından "İslam'ı durdurun, Ramazan'ı durdurun" diyerek, ırkçı ve nefret dolu söylemlerine bir yenisini eklediğini vurguladı.

MHP Grup Başkanvekili Bülbül, "Demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğü gibi kavramların doğduğu coğrafya olarak kendini pazarlayan Batı ülkelerinin bu tehlikeli gidişata 'dur' dememesi halinde, mesele küresel ölçekte dünyayı kasıp kavuran bir çatışmaya, düzensizliğe sebep olacaktır, mevcut durumda zaten büyük sıkıntılar içerisinde olan dünya coğrafyası çok daha büyük düşmanlıklara gebedir." değerlendirmesinde bulundu.

HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş da Irak'ta Saddam Hüseyin döneminde Kürt halkına yönelik "Enfal Katliamı" yapıldığını hatırlatarak, seneyi devriyesinde bu insanlık suçunu lanetlediğini söyledi.

Karayolları Genel Müdürlüğünün yol ve köprülü kavşak ihalesini, Rönesans Holding'in içinde yer aldığı iş ortaklığının aldığını anlatan Beştaş, "Milyonlarca liralık ihale, kullanılması tartışmalı olan pazarlık usulüyle yapıldı. Bu uygulama artık rutine dönüştü. Tanıdık isimlere ihale vermek için her yerde usulsüzlükle işlem yapılıyor." sözlerini sarf etti.

Son 5 yılda 3 bin 12 öğrencinin hak ihlaline uğradığını savunan Beştaş, rektörlerin Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından atandığını anımsatarak, rektörler tarafından 2018 yılında 10 bin öğrenci hakkında soruşturma açıldığına da dikkati çekti.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay ise Türkiye'nin, bir dünya ve bir Avrupa şampiyonluğunun bulunduğunu vurgulayarak, "Buna şükür mü edelim, dövünelim mi bilemiyorum. Enflasyonu en yüksek birinci ülke olduk. Maşallah, lebalep enflasyon, dolu dizgin gidiyor. Avrupa şampiyonluğumuz vaka sayısında. Ne hazin bir çelişki, aşı konusunda başka ülkelere göre bir tık öndeyken, vaka sayısında Avrupa birincisi olmamız herkesin, özellikle bu Meclisin kara kara düşünmesi gereken bir haldir." dedi.

"İktidarın, Kovid-19 ile mücadeleyi, milletin sağlığı ve insan hayatıyla kumar oynamaya dönüştürdüğünü" iddia eden Altay, Erdoğan'ın, muhalefetle inatlaştığını ve "inat siyaseti" izlediğini öne sürdü.

Altay, Türkiye'de bir doz aşının hayati öneminin olduğunu belirterek, "Libya'ya 150 bin doz aşı gönderip caka satmayı ben de isterim, ama kapıda alacaklı varken pencereden sadaka verilmez." diye konuştu.

CHP'li Altay, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bilime ve doğru önerilere kulaklarını tıkadığını öne sürerek, "Fatura 84 milyona çıktı. Vallahi de billahi de vaka sayılarında Avrupa birincisi olmamızın, yoğun bakımlarda yatak bulunamamasının, hastanelerde yatmak için siyasilerden torpil istenmesinin ve bunca insanın ölmesinin birinci derece sorumlusu Sayın Erdoğan'dır. İkinci derecede, Bilim Kurulu, hükümete önerilerini açıklamadığı sürece odur. Orada raf elması mısınız? Hükümete öneriyorsunuz, dörtte birini yapıyor, dörtte üçünü siyasi tasarruflarla yapmıyor, siz çalışmaya devam ediyorsunuz? Bırakın çalışmayı." ifadesini kullandı.

Merkez Bankasının 128 milyar dolarlık rezervine ilişkin çoktan seçmeli bir soru yönelteceğini söyleyen Altay, "Türkiye'ye '128 milyar dolarla ilgili Erdoğan'ın söylediklerinden hangisi doğrudur? A şıkkı 'Para yerinde duruyor.', B şıkkı 'Salgında harcadık.', C şıkkı 'TL'nin itibarını korumak için döviz işlemlerinde kullandık.' D şıkkı 'Hiçbiri.' Ben D şıkkını işaretler ve kazanırım." değerlendirmesinde bulundu.

Hz. Süleyman'ın, bir dervişin kanadını kırdığı kuşa, neden kaçmadığını sorduğunu anlatan Altay, kuşun, "Üzerinde derviş hırkası vardı. Bir derviş, garip bir kuşa zarar vermez diye düşündüm" dediğini aktardı. Altay, "Bunun üzerine Hz. Süleyman dervişin kolunun kırılmasını emreder. Kuş 'Kolunu kırmayın, hırkasını çıkarın yeter.' der. Bu millet, Erdoğan'ın hırkasını, ilk sandıkta çıkaracaktır." görüşünü dile getirdi.

AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal da Türkiye'nin maalesef sivil toplum görünümlü bir terör örgütünün yaptıklarının bedelini çok ağır ödediğine işaret etti.

Ünal, "O dervişi karıştırmayın, o derviş hırkası giyenler başkaydı, hamdolsun 15 Temmuz gecesi de bu millet o dervişlerin hırkasını çıkardı ve gereğini yaptı. Kimisi polis üniforması, kimisi asker üniforması altına saklanmış o teröristlere bu millet gereğini yaptı. Recep Tayyip Erdoğan'a gelince 18 yıldan beri bu ülkede milletin kendi eliyle, teveccühüyle kendisine giydirdiği iktidar hırkasının sorumluluğunu, gereğini yerine getiriyor. Millet giydirir o hırkayı, millet çıkarır. O hırka başka bir hırka. Derviş hırkası giyenlerin kimler olduğunu karıştırmayalım." dedi.

Türkiye'de muhalefet olmanın muhteşem bir konforunun bulunduğunu belirten Ünal, "Çünkü bu ülkede seçim kaybetmenin hiçbir bedeli yok, size yüklediği bir sorumluluk yok. 18 yıldan beri seçim kaybeden fakat kendisiyle ilgili hiçbir sorumluluk üstlenmeyen ve oturduğu yerden son derece konforlu şekilde konuşan, iddia ettiği her şeye cevap isteyen, müddeinin iddiasını ispat gerekliliğinin adeta unutulduğu bir iklimdeyiz." diye konuştu.

Muhalefetin dile getirdiği sorunların birçoğuna iktidarın cevap vermesi gerektiğini vurgulayan Ünal, "Sizleri tenzih ederim, bir söz vardır kültürümüzde, bazen zırva da tevil götürmez. Bizim hakikati konuşmamız, aramamız gerekiyor." ifadesini kullandı.

Engin Altay da yeniden söz alarak, "Erdoğan'a hırkayı millet giydirdi, sandıkta millet çıkaracak. Ama FETÖ'ye hırkayı Tayyip Erdoğan giydirdi, millet çıkardı. FETÖ'ye devletin kozmik odasını millet değil, Erdoğan teslim etti." açıklamasında bulundu.

Partisinin grup önerisi üzerinde konuşan İYİ Parti Denizli Milletvekili Yasin Öztürk, salgının çalışanlar üzerindeki olumsuz etkilerine karşı getirilen tedbirlerden birinin fesih kısıtı olduğunu söyledi.

Ancak kod 29'a göre ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hallerin fesih kısıtı istisnası olduğunu belirten Öztürk, "İyi niyet kuralına uymayan mazeretsiz işe gelmeme hali, hırsızlık ve cinsel tacizle birlikte aynı torbanın içine konulmuş ve bu hallerin tamamında işten ayrılış işlemlerinin SGK'ye bildirimleri 29 no.lu kod üzerinden yapılmıştır." dedi.

Kod 29 kapsamında iş sözleşmesi sona erdirilen işçinin, ihbar ve kıdem tazminatı alamadığını, İşsizlik Sigortası Fonu kapsamında ödenen işsizlik ödeneğinden de yararlanamadığını dile getiren Öztürk, "Asıl önemlisi ise kod 29 işverene ispat, işçiye savunma hakkı tanımayan bir uygulamadır. Kod 29, işçi için bir itibarsızlaştırma mekanizması halini almış, bu kodla işten çıkarılan bir işçinin daha sonra başka bir işte çalışabilme hakkı kodlanarak elinden alınmıştır." diye konuştu.

Öztürk, işçiyi keyfi fesihlere karşı güçlü bir şekilde koruyacak denetim mekanizmasının hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.

HDP Muş Milletvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, taciz, tecavüz veya ahlaksız durumlarda uygulanabilecek istisnai sürecin, salgın döneminde genel hale getirildiğini öne sürerek AK Parti'nin de buna hiçbir şekilde ses çıkarmadığını iddia etti.

İşçilerin çoğunun iş haklarının, ya sendikalı olduğu için ya da işveren tarafından tazminatsız çıkarılmak istendiği için feshedildiğini savunan Koçyiğit, haksız yere kod 29'dan işçiyi işten çıkaran işverene hiçbir tahkikat yapılmadığını öne sürdü.

Binlerce çalışanın, onları damgalayan bir maddeyle işten çıkarıldığını belirten Koçyiğit, "Damgalanıyorlar, arşivleniyorlar ve bütün hayatlarını, bütün çalışma yaşamlarını karartacak bir haksız muameleye maruz kalıyorlar. Gelin, bundan dönün, işçilerin hakkını yemeyin, işverenlerin sırtını sıvazlamaktan vazgeçin." dedi.

CHP Zonguldak Milletvekili Ünal Demirtaş, Türkiye'nin Kovid-19 salgını sürecinde kötü yönetildiğini savunarak kötü yönetimin en ağır faturasını işçilerin ödediğini söyledi.

İşverenin ahlak ve iyi niyet kurallarına uymadığını iddia ettiği işçiyi kod 29'a göre işten çıkartabildiğini anlatan Demirtaş, "Kod 29'a göre işten çıkarmalar Kovid-19 salgını döneminde işçilerin kabusu haline gelmiştir. Çünkü kod 29 ile işten çıkarma işverenler tarafından maalesef kötüye kullanılmıştır." diye konuştu.

Demirtaş, kod 29'un salgın döneminde işten çıkarma yasağını delmenin yöntemi haline geldiğini ifade ederek SGK verilerine göre 2018'de 233 bin 430, 2019'da 194 bin 254, 2020'de işten çıkarmalar yasak olmasına rağmen 176 bin 662 işçinin bu kodla işten çıkartıldığını söyledi. Yüz binlerce işçinin kötü niyetli işverenlere karşı savunmasız ve korumasız bırakıldığını ileri süren Demirtaş, SGK'nin 1 Nisan'da yayımladığı genelgeyle kod 29'un kaldırıldığını aktardı.

Ancak kod 42'den 50'ye kadar devam eden kodlamalarla detaylandırma yapıldığını söyleyen Demirtaş, "Yani SGK bu zor günlerde işçileri koruyacağına işten çıkarmada işverene yol gösterecek bir genelge yayımlamıştır." ifadesini kullandı.

Demirtaş, kod 42 ve devamına göre işten çıkarmaların, salgın bitinceye kadar tamamen yasaklanması gerektiğini söyledi.

AK Parti Kütahya Milletvekili İshak Gazel, yaklaşık 1,5 yıldır mücadele edilen koronavirüs salgınına karşı getirilen önlemlerin en önemlilerinden birinin hem sosyal hayatı hem de çalışma hayatını düzenleyici bir tedbir anlamında "işten çıkarma" diye bilinen fesih hakkının kısıtlanmasıyla ilgili olduğunu kaydetti.

Gazel, 16 Nisan 2020'den itibaren fesih hakkı kısıtlaması getirildiğini ancak yüzde yüz kısıtlama yapılamayacağını, bir istisna da olması gerektiğini belirtti.

Haklı nedenle fesih hakkı ile alakalı bir istisna söz konusu olduğunu anlatan Gazel, eskiden beri kod 29 adı altında iş akitlerinin feshedildiğini, salgın döneminde de bu uygulamaya devam edildiğini bildirdi.

Gazel, Sosyal Güvenlik Kurumunun bazı kötü niyetli uygulamaların önüne geçmek için kod 29'u daha detaylı şekilde, ayrı ayrı kodlanacak bir statüye getirdiğini aktardı.

Buna göre 42'den 50'ye kadar bir kodlama yapıldığını ifade eden Gazel, "Asıl hedef işçinin bazı kötü niyetli ve keyfi uygulamalarla işten çıkartılma neticesinde işçinin uğramış olduğu zararın da önüne geçmek." diye konuştu.

Gazel, işçiye, ciddi imkanlar verildiğini de vurgulayarak bunlardan birinin en kısa sürede karar verilecek şekilde düzenleme yapılan işe iade davaları olduğunu bildirdi.

İYİ Partinin grup önerisinin yanı sıra HDP'nin salgın döneminde eğitim çalışanlarının sorunları ve CHP'nin salgınla etkin mücadele konularındaki grup önerileri kabul edilmedi.

Genel Kurulda ayrıca kadına yönelik şiddetin sebeplerinin tüm yönleriyle araştırılarak alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla kurulan Meclis Araştırması Komisyonuna üye seçimi yapıldı.

TBMM Başkanvekili Celal Adan, siyasi parti gruplarınca gösterilen adayların listesinin kabul edilmesinin ardından, Meclis Araştırma Komisyonuna seçilen üyelerin, 21 Nisan 2021 Çarşamba günü toplanarak başkan, başkanvekili, sözcü ve katip üye seçimini yapacağını açıkladı.

Genel Kurulda daha sonra Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine geçildi.

TBMM Genel Kurulunda, AK Parti milletvekillerinin imzasını taşıyan ve ekonomiye ilişkin düzenlemeler içeren, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin tümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı.

Genel Kurulda, teklifin tümü üzerinde şahsı adına konuşan CHP Antalya Milletvekili Cavit Arı, düzenlemeyle yiyecek, içecek, hizmet sektöründe çalışanlara şartlar bağlamında nisan ve mayısta nakdi ücret desteği verileceğini anlattı.

Teklifle nakdi destek ücretinin 47,70 liradan 50 liraya yükseltileceğini belirten Arı, "Bu pandemi sürecinde iktidar olarak sınıfta kaldınız. Özellikle ekonomik anlamda doğru bir yönetim sergileyemediniz. İşçisi, işsizi, esnafı, çiftçisi, sayenizde hepsi perişan oldu. Ekonomik anlamda herkes büyük sıkıntı içerisinde. Şimdi, siz sadece burada 47,70'i 50 liraya artırmakla sanki bir çare bulmuş gibi destek yapmakta olduğunuzu ifade ediyorsunuz." diye konuştu.

CHP'li Arı, iktidarın politikaları nedeniyle salgında vakaların arttığını savunarak, "Özellikle turizm bölgesi olan başta Antalya olmak üzere birçok yerde otelciler kaygılı, turistin gelip gelmeyeceği belli değil. Turizm bölgelerindeki esnafın durumu perişan, görüştüğümüzde 'Hazırlıklarımızı yapıyoruz ama açacak mıyız, açmayacak mıyız, belli değil.' diyorlar. Yani herkes şu an kaygılı. Yüz binlerce turizm işçisi şu an işsiz sayenizde. Yani bu konularla ilgili tamamen sınıfta kaldınız, her kesimi mağdur ettiniz." dedi.

- "575 milyar liraya ulaştı"

AK Parti Denizli Milletvekili Nilgün Ök, kanun teklifiyle menkul malların, fiziki mekanın yanında artık elektronik ortamda da satılmasını mümkün hale getireceklerini, böylece teknolojinin imkanlarından faydalanarak uygun rekabet ortamının sağlanması ve malın gerçek değerinde satılmasının da önünü açacaklarını söyledi.

Bozulacak, çürüyecek veya beklediğinde değer kaybedecek taşınabilir malların pazarlık usulüyle satılabileceğini dile getiren Ök, öte yandan akaryakıt veya havai fişek gibi muhafazası tehlikeli ve masraflı menkul mallar için de pazarlık usulüyle satışın önünü açtıklarını kaydetti.

Ök, "Kamu alacaklarına yönelik hacizli menkul malların açık artırmayla satımına katılacaklardan yüzde 5 teminat alınmasını getiriyoruz. Böylece satışa gerçek kişilerin katılımını da sağlamış olacağız. Yine, artırma sonucunda hem menkul mallarda hem de gayrimenkul malları satın almaktan vazgeçenlerin ödemeleri gereken tahsil edilecek bedeller üzerinden hesaplanan yüzde 5 faiz oranını tecil faizi olarak düzenliyoruz. Tecil faizinin şu anki oranı yüzde 15'tir." diye konuştu.

AK Parti olarak bugüne kadar toplumun her kesiminden gelen talep ve önerileri dikkate alarak ihtiyaçların karşılanması için tüm önlemleri aldıklarını vurgulayan Ök, "Pandemiyle mücadelede alınan tedbirlerin, yapılan desteklerin, vergi ötelemelerinin ekonomik boyutuna baktığımızda, büyüklüğüne baktığımızda, ülkemizde bugün 575 milyar liraya ulaştığını görüyoruz." dedi.

*** HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ ***