2012-05-17 - 12:10
Mehmet Siyam Kesimoğlu: "Silivri, Adalet Bakanlığı'nın 'malum tutuklulara', "elinizden gelen her türlü kötü muameleyi yapın, her türlü zorluğu çıkartın" talimatı verdiği bir toplama kampıdır."
CHP Kırklareli Milletvekili Mehmet Siyam Kesimoğlu, Silivri'de bulunan tutuklularla ilgili parlamentoda basın toplantısı düzenledi.
Kesimoğlu, konuşmasına Hatay'da şehit olan biri Binbaşı, 3 askerin ailelerine başsağlığı dileyerek başladı.
Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in 11 Mayıs'ta gazetecilerle birlikte Silivri'ye 'turistik bir gezi" düzenlediğini söyleyen Kesimoğlu, " Gazeteciler Silivri izlenimlerini köşelerinde yansıttılar. Ancak bunların içinde "keşke ben de Silivri'de yatsam" dedirten yorum ve haberler var. Silivri'de yaşananları 12 Eylül dönemindeki deneyimleriyle karşılaştırıp gerçekleri aynen yansıtan basın mensuplarına ise teşekkür ediyorum. 12 Eylül döneminin faşist anlayışını yansıtan bu turistik gezinin ayıbı AKP'nin boynunadır" diye konuştu.
Adalet Bakanı'nın düzenlediği geziye kendisinin de katıldığını ifade eden Kesimoğlu, tutuklu milletvekili Mustafa Balbay'ın kendi el yazısıyla verdiği, Silivri'de yaşananlara ilişkin notu basın mensuplarıyla paylaştı. Kesimoğlu şunları söyledi: "Dışarıdakilerin değil, içeridekilerin gözüyle Silivri gerçeği şöyle: "Cezaevi tamamen güvenlik kaygılarına göre inşa edilmiş, insan unsuru dikkate alınmamış. İnsanlar yalnızlaştırılıyor, 3 koğuşun buluşma hakkı güvenlik gerekçesiyle uygulanmıyor. Arıza olunca sular kahverengi akıyor. Bilgisayar kullanımına haftada sadece iki saat izin veriliyor. Havalandırma 5 adıma 14 adım 7 metre yüksekliğinde duvar var. Ortasında kanalizasyon ızgarası bulunuyor ve havaların ısındığını buradan gelen pis kokulardan anlıyoruz."
Silivri'de büyük bir zülüm yaşandığını öne süren Kesimoğlu, "Silivri, bahaneler yaratılarak tutuklu yargılanan sanıklara kapalı ve açık görüşlerin, hatta telefon görüşmelerinin bile yasaklandığı bir yer. Tutuklulara ailelerinin çamaşır ya da havlu bile getirmesinin yasak olduğu bir yer. Bu zulüm, turistik gezilerin cafcaflı şaşalı anlatımlarının arkasına gizlenemeyecek kadar büyük ve yalın bir gerçek. Silivri, Adalet Bakanlığı'nın 'malum tutuklulara', "elinizden gelen her türlü kötü muameleyi yapın, her türlü zorluğu çıkartın" talimatı verdiği bir toplama kampıdır. Nasıl ki bir gün adalet herkese lazım olursa AKP'ye de lazım olacaktır. Hele Silivri'de adalet yarın herkesten fazla AKP'ye lazım olacaktır" dedi. (12:10)
Kesimoğlu, konuşmasına Hatay'da şehit olan biri Binbaşı, 3 askerin ailelerine başsağlığı dileyerek başladı.
Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in 11 Mayıs'ta gazetecilerle birlikte Silivri'ye 'turistik bir gezi" düzenlediğini söyleyen Kesimoğlu, " Gazeteciler Silivri izlenimlerini köşelerinde yansıttılar. Ancak bunların içinde "keşke ben de Silivri'de yatsam" dedirten yorum ve haberler var. Silivri'de yaşananları 12 Eylül dönemindeki deneyimleriyle karşılaştırıp gerçekleri aynen yansıtan basın mensuplarına ise teşekkür ediyorum. 12 Eylül döneminin faşist anlayışını yansıtan bu turistik gezinin ayıbı AKP'nin boynunadır" diye konuştu.
Adalet Bakanı'nın düzenlediği geziye kendisinin de katıldığını ifade eden Kesimoğlu, tutuklu milletvekili Mustafa Balbay'ın kendi el yazısıyla verdiği, Silivri'de yaşananlara ilişkin notu basın mensuplarıyla paylaştı. Kesimoğlu şunları söyledi: "Dışarıdakilerin değil, içeridekilerin gözüyle Silivri gerçeği şöyle: "Cezaevi tamamen güvenlik kaygılarına göre inşa edilmiş, insan unsuru dikkate alınmamış. İnsanlar yalnızlaştırılıyor, 3 koğuşun buluşma hakkı güvenlik gerekçesiyle uygulanmıyor. Arıza olunca sular kahverengi akıyor. Bilgisayar kullanımına haftada sadece iki saat izin veriliyor. Havalandırma 5 adıma 14 adım 7 metre yüksekliğinde duvar var. Ortasında kanalizasyon ızgarası bulunuyor ve havaların ısındığını buradan gelen pis kokulardan anlıyoruz."
Silivri'de büyük bir zülüm yaşandığını öne süren Kesimoğlu, "Silivri, bahaneler yaratılarak tutuklu yargılanan sanıklara kapalı ve açık görüşlerin, hatta telefon görüşmelerinin bile yasaklandığı bir yer. Tutuklulara ailelerinin çamaşır ya da havlu bile getirmesinin yasak olduğu bir yer. Bu zulüm, turistik gezilerin cafcaflı şaşalı anlatımlarının arkasına gizlenemeyecek kadar büyük ve yalın bir gerçek. Silivri, Adalet Bakanlığı'nın 'malum tutuklulara', "elinizden gelen her türlü kötü muameleyi yapın, her türlü zorluğu çıkartın" talimatı verdiği bir toplama kampıdır. Nasıl ki bir gün adalet herkese lazım olursa AKP'ye de lazım olacaktır. Hele Silivri'de adalet yarın herkesten fazla AKP'ye lazım olacaktır" dedi. (12:10)
