Rızvanoğlu, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, TBMM Çevre Komisyonunda görüşülen İklim Kanunu Teklifi'nde eksikliklerin olduğunu savundu.
İklim değişikliğinin etkilerinin her gün daha yakından hissedildiğini belirten Rızvanoğlu, küresel ısınmanın hayatı her geçen gün daha fazla şekillendirdiğini, ekonomik, toplumsal ve çevresel krizleri tetiklediğini ifade etti.
Etkili bir iklim kanununun bilimsel verilere dayanması gerektiğine işaret eden Rızvanoğlu, Ulusal Katkı Beyanı'nda belirtilen emisyon azaltım hedeflerinin, ara tarihlerin, niceliksel olarak belirtilmesi gerektiğini vurguladı.
Avrupa Birliği, Almanya, Finlandiya ve İngiltere başta olmak üzere ülkelerin iklim kanunlarını mutlaka rakam koyarak hazırladığına dikkati çeken Rızvanoğlu, bu rakamları koyacak, politika haline getirecek ve denetleyecek bağımsız bir bilimsel kurul oluşturulmasının da bu süreçte kritik bir adım olduğunun altını çizdi.
Yasa teklifini detaylı olarak incelediklerini, dünyadaki örnekleriyle karşılaştırdıklarını aktaran Rızvanoğlu, "Eğer bu yasa eksiklikleriyle kabul edilirse, Türkiye'yi iklim krizine karşı maalesef koruyamayacak. Bu teklif, ne ülkemizi iklim krizine karşı dirençli hale getirme potansiyeli taşımakta, ne de ülkemizi küresel iklim yönetimiyle uyumlu hale getirmekte." diye konuştu.
Türkiye için suyun hayati bir konu olduğunu vurgulayan Rızvanoğlu, Türkiye'nin su stresi altında, topraklarının yarısından fazlası çölleşme riskiyle karşı karşıya bir ülke olduğunu söyledi.
Rızvanoğlu, kanun teklifinde su ile ilgili bazı başlıkların olduğunu ancak bu sorunlarla nasıl mücadele edileceği, suyun nasıl korunacağı, kuraklık ve su krizine karşı nasıl önlem alınacağı konusunda yeterince detaylı bir çerçeve çizilmediğini savundu.
