2011-07-06 - 12:49
CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, CHP İstanbul Milletvekili İhsan Özkes ile parlamentoda düzenlediği basın
toplantısında, medyanın olayları doğru yansıtmadığını, Meclis'i ''boykot ya da
protesto etmediklerini'' belirtti.
CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, tutuklu
milletvekili arkadaşları için af değil, millet iradesinin Meclis'e yansımasını
istediklerini söyledi. İnce, ''Yürekleri varsa milletvekilliğimizi düşürsünler''
dedi.
İnce, CHP İstanbul Milletvekili İhsan Özkes ile parlamentoda düzenlediği basın
toplantısında, medyanın olayları doğru yansıtmadığını, Meclis'i ''boykot ya da
protesto etmediklerini'' belirtti. ''Savaş yönetmiş bir Meclis'i boykot etmeyiz,
edemeyiz'' diyen İnce, ülkenin kuruluşunda var olan partinin, Kurtuluş Savaşı'nı
yönetmiş Meclis'i boykot etmesinin söz konusu olmadığını ifade etti.
''Meclise gelsinler'' çağrısını eleştiren İnce, ''Biz zaten
Meclis'teyiz'' dedi.
İnce, kimseden himmet beklemediklerini, herkesin görevini yapmasını
istediklerini belirterek, şöyle devam etti:
''Anayasa'nın 95. maddesi ortada, içtüzüğün 21. maddesi ortada. Bunların
gereğini yapacak yetkililer. Başbakan'dan yargıya talimat verip akkadaşlarımızı
serbest bırakması beklentimiz yok. Arkadaşlarımıza af, dokunulmazlık, özel bir
ayrıcalık istemiyoruz. Millet iradesinin Meclis'e yansımasını istiyoruz. Derdimiz
milletin oylarıdır. Sonu nereye gider? Geldiğimiz yer neresi ise oraya gider.
Nereye giderse gider. Haklı olduğumuz bir davayı savunuyoruz. Haklıyız, milletin
oylarının peşindeyiz. Kendi geleceğimizin peşinde değiliz.''
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ''yemin etmeden maaş alıyorlar''
dediğini belirten İnce, yemin töreninden önce sağlık harcaması yapan iktidar
partisi milletvekili olduğunu söyledi.
''Bunu mu açıklayalım? Bunlar ufak işler'' diyen İnce, ''3. sınıf kasaba
politikacısı konumundan bütün siyaset kurumunun kurtulması gerektiğini'' ifade
etti. İnce, ''Sen başbakansın, dedikodu yapma. Başbakansan başbakan gibi davran.
Kasaba politikacısı gibi davranma. 'Yemin etmeden maaşlarını alıyorlar,
tükürdüklerini yalayacaklar...' Bunlar yakışmıyor. Seçim kampanyası boyunca
herkese tükürdü Başbakan, sonra balkona çıktı tükürdüğünü yaladı. Onun
geleneğinde var, bizim geleneğimizde yok'' diye konuştu.
Ortada bir sorunun olduğunu, bunu çözmek gerektiğini kaydeden İnce,
milletin tutuklu arkadaşlarına oy verdiğini, bunların yemin etmesini
istediklerini vurguladı.
Muharrem İnce, Başbakan Erdoğan'ın 20 Eylül 2002 tarihinde ''Yargı
kararları millet iradesi ile uyumlu olmalı'' dediğini belirterek, ''Bugün niye
tornistan yapıyor? Biz 20 Eylül 2002'deki Recep Tayyip Erdoğan'ı arıyoruz''
dedi.
Ülkede ''cadı avı'' başlatıldığını, ''hak arayanların haklandığını'' öne
süren İnce, kin ve nefretle ülke yönetildiğini iddia etti. İnce, ''Başbakan
tahrik, yardımcıları tehdit siyaseti yapıyor. Bundan vazgeçmelilerdir'' ifadesini
kullandı.
RTÜK Üyesi Zahid Akman'ın gözaltına alınmasının, ''Akman'ı aklama ya da
gündemi dağıtma'' projeleri olabileceğini ileri süren İnce, ''Şimdiye kadar
neredeydiniz?'' diye sordu.
AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş'ın ''CHP'li milletvekillerine
yemin etmeleri için 15 Temmuz'a kadar süre verdiğini'' belirten İnce, Elitaş'ın
bakan olamadığı için ''kıskançlık ve telaş içinde olduğunu ve sağlıklı
düşünemediğini'' ifade etti.
İnce, şöyle konuştu:
''Diyorlar ki yemin etmediğiniz için milletvekilliğiniz başlamaz. Yemin
etmediğimiz zaman milletvekilliğimiz başlamıyorsa devamsızlığımız da başlamaz. 1
sene Meclis'e uğramayan Kemal Unakıtan'a devamsızlığı niye uygulamadılar? Recep
Bey düşsün deyince düşüyor mu. Başkanlık Divanı'na gitmeyecek mi, divan savunma
istemeyecek mi? Yani bugün-yarın 276 parmak kalkacak milletvekilliğimizi mi
düşürecekler? Yürekleri varsa düşürsünler. Burası İstanbul Belediye Meclisi
değil. TBMM, Sayın Başbakan'ın emir komuta zinciri içinde çalışan bir yer
değildir. Bu tehditlere pabuç bırakmayız. Kimseyi tehdit etmiyoruz ama hiçbir
tehdide de boyun eğmeyiz.''
Erdoğan'ın Kılıçdaroğlu'nun yabancı misyona gönderdiği mektup nedeniyle
''Bizi Yunana şikayet ettiler'' dediğini belirten İnce, Başbakan'ın ABD'de CNN
televizyonuna ''Türkiye özgür değil, kızlarımı onun için ABD'da okutuyorum''
dediğini, kendi milletvekilinin Sosyalist Enternasyonal'e CHP'yi şikayet eden
mektup yazdığını kaydetti. İnce, ''Biz ülkemizi şikayet etmedik, yapılan bir
hukuksuzluğu anlattık'' dedi.
Soruları da cevaplayan İnce, CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi'nin
TBMM Başkanı Cemil Çiçek'i ziyaretinde ''uzlaşma formülünün ortaya çıktığına''
ilişkin haberlerin anımsatılması üzerine, ''Benim bildiğim böyle bir uzlaşma
formülü yoktur. Sayın Hamzaçebi ile konuuşursanız, daha ayrıntılı bilgi
alabilirsiniz'' diye konuştu.
İnce, TBMM Başkanı Çiçek'in ''bu işi çözerim'' sözünün CHP için yeterli
olup olmayacağının sorulması üzerine ise ''Yasama Meclis'nin sorunudur bu. Bu
Meclis'in üyeleri kesinleşmiş cezaları olmamasına rağmen içerde tutuluyor. Bu
yasama meclisinin başkanının da sorunudur, onun da namusudur. Bu konudaki bir
iradesi tabii ki bizim için önemlidir. Ancak ortada böyle bir irade yoktur. Ama
daha çok yeni tabii ki. Bu iradeyi görmeden bir şey söylemem doğru olmaz. Ama
birincil derecede Meclis Başkanı'nın sorunudur. Çünkü, arkadaşlarımız bu
Meclis'in üyesidir'' dedi.
İhsan Özkes ise AK Parti Genel Başkan Yardımıcısı ve Ankara Milletvekili
Salih Kapusuz'un Meclis berberinde ''3 milletvekili daha tutuklanacak'' dediğine
ilişkin iddiasını yineledi. Olayın gelişimini anlatan Özkes, dedikodu
yapmadığını, eski bir müftü olarak yalan ve iftiranın sorumluluğunu çok iyi
bildiğini kaydetti.
Özkes, ''Bu bilgi ve sorumlulukla olayı anlatmaya çalıştım. Ancak aynı
sorumluluğu Sayın Kapusuz'da göremedim. Sözlerinin arkasında duramıyor ve bir
anlamda tükürdüğünü yalıyor. Söylediği sözleri yalanlayarak aklanmaya çalışıyor.
Yalanla imanı bir arada tutmaya çalışanların yani olduğu gibi görünmeyen ve
göründüğü gibi olmayanların şerrinden Allah'a sığınırım'' dedi. (12.49)
milletvekili arkadaşları için af değil, millet iradesinin Meclis'e yansımasını
istediklerini söyledi. İnce, ''Yürekleri varsa milletvekilliğimizi düşürsünler''
dedi.
İnce, CHP İstanbul Milletvekili İhsan Özkes ile parlamentoda düzenlediği basın
toplantısında, medyanın olayları doğru yansıtmadığını, Meclis'i ''boykot ya da
protesto etmediklerini'' belirtti. ''Savaş yönetmiş bir Meclis'i boykot etmeyiz,
edemeyiz'' diyen İnce, ülkenin kuruluşunda var olan partinin, Kurtuluş Savaşı'nı
yönetmiş Meclis'i boykot etmesinin söz konusu olmadığını ifade etti.
''Meclise gelsinler'' çağrısını eleştiren İnce, ''Biz zaten
Meclis'teyiz'' dedi.
İnce, kimseden himmet beklemediklerini, herkesin görevini yapmasını
istediklerini belirterek, şöyle devam etti:
''Anayasa'nın 95. maddesi ortada, içtüzüğün 21. maddesi ortada. Bunların
gereğini yapacak yetkililer. Başbakan'dan yargıya talimat verip akkadaşlarımızı
serbest bırakması beklentimiz yok. Arkadaşlarımıza af, dokunulmazlık, özel bir
ayrıcalık istemiyoruz. Millet iradesinin Meclis'e yansımasını istiyoruz. Derdimiz
milletin oylarıdır. Sonu nereye gider? Geldiğimiz yer neresi ise oraya gider.
Nereye giderse gider. Haklı olduğumuz bir davayı savunuyoruz. Haklıyız, milletin
oylarının peşindeyiz. Kendi geleceğimizin peşinde değiliz.''
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ''yemin etmeden maaş alıyorlar''
dediğini belirten İnce, yemin töreninden önce sağlık harcaması yapan iktidar
partisi milletvekili olduğunu söyledi.
''Bunu mu açıklayalım? Bunlar ufak işler'' diyen İnce, ''3. sınıf kasaba
politikacısı konumundan bütün siyaset kurumunun kurtulması gerektiğini'' ifade
etti. İnce, ''Sen başbakansın, dedikodu yapma. Başbakansan başbakan gibi davran.
Kasaba politikacısı gibi davranma. 'Yemin etmeden maaşlarını alıyorlar,
tükürdüklerini yalayacaklar...' Bunlar yakışmıyor. Seçim kampanyası boyunca
herkese tükürdü Başbakan, sonra balkona çıktı tükürdüğünü yaladı. Onun
geleneğinde var, bizim geleneğimizde yok'' diye konuştu.
Ortada bir sorunun olduğunu, bunu çözmek gerektiğini kaydeden İnce,
milletin tutuklu arkadaşlarına oy verdiğini, bunların yemin etmesini
istediklerini vurguladı.
Muharrem İnce, Başbakan Erdoğan'ın 20 Eylül 2002 tarihinde ''Yargı
kararları millet iradesi ile uyumlu olmalı'' dediğini belirterek, ''Bugün niye
tornistan yapıyor? Biz 20 Eylül 2002'deki Recep Tayyip Erdoğan'ı arıyoruz''
dedi.
Ülkede ''cadı avı'' başlatıldığını, ''hak arayanların haklandığını'' öne
süren İnce, kin ve nefretle ülke yönetildiğini iddia etti. İnce, ''Başbakan
tahrik, yardımcıları tehdit siyaseti yapıyor. Bundan vazgeçmelilerdir'' ifadesini
kullandı.
RTÜK Üyesi Zahid Akman'ın gözaltına alınmasının, ''Akman'ı aklama ya da
gündemi dağıtma'' projeleri olabileceğini ileri süren İnce, ''Şimdiye kadar
neredeydiniz?'' diye sordu.
AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş'ın ''CHP'li milletvekillerine
yemin etmeleri için 15 Temmuz'a kadar süre verdiğini'' belirten İnce, Elitaş'ın
bakan olamadığı için ''kıskançlık ve telaş içinde olduğunu ve sağlıklı
düşünemediğini'' ifade etti.
İnce, şöyle konuştu:
''Diyorlar ki yemin etmediğiniz için milletvekilliğiniz başlamaz. Yemin
etmediğimiz zaman milletvekilliğimiz başlamıyorsa devamsızlığımız da başlamaz. 1
sene Meclis'e uğramayan Kemal Unakıtan'a devamsızlığı niye uygulamadılar? Recep
Bey düşsün deyince düşüyor mu. Başkanlık Divanı'na gitmeyecek mi, divan savunma
istemeyecek mi? Yani bugün-yarın 276 parmak kalkacak milletvekilliğimizi mi
düşürecekler? Yürekleri varsa düşürsünler. Burası İstanbul Belediye Meclisi
değil. TBMM, Sayın Başbakan'ın emir komuta zinciri içinde çalışan bir yer
değildir. Bu tehditlere pabuç bırakmayız. Kimseyi tehdit etmiyoruz ama hiçbir
tehdide de boyun eğmeyiz.''
Erdoğan'ın Kılıçdaroğlu'nun yabancı misyona gönderdiği mektup nedeniyle
''Bizi Yunana şikayet ettiler'' dediğini belirten İnce, Başbakan'ın ABD'de CNN
televizyonuna ''Türkiye özgür değil, kızlarımı onun için ABD'da okutuyorum''
dediğini, kendi milletvekilinin Sosyalist Enternasyonal'e CHP'yi şikayet eden
mektup yazdığını kaydetti. İnce, ''Biz ülkemizi şikayet etmedik, yapılan bir
hukuksuzluğu anlattık'' dedi.
Soruları da cevaplayan İnce, CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi'nin
TBMM Başkanı Cemil Çiçek'i ziyaretinde ''uzlaşma formülünün ortaya çıktığına''
ilişkin haberlerin anımsatılması üzerine, ''Benim bildiğim böyle bir uzlaşma
formülü yoktur. Sayın Hamzaçebi ile konuuşursanız, daha ayrıntılı bilgi
alabilirsiniz'' diye konuştu.
İnce, TBMM Başkanı Çiçek'in ''bu işi çözerim'' sözünün CHP için yeterli
olup olmayacağının sorulması üzerine ise ''Yasama Meclis'nin sorunudur bu. Bu
Meclis'in üyeleri kesinleşmiş cezaları olmamasına rağmen içerde tutuluyor. Bu
yasama meclisinin başkanının da sorunudur, onun da namusudur. Bu konudaki bir
iradesi tabii ki bizim için önemlidir. Ancak ortada böyle bir irade yoktur. Ama
daha çok yeni tabii ki. Bu iradeyi görmeden bir şey söylemem doğru olmaz. Ama
birincil derecede Meclis Başkanı'nın sorunudur. Çünkü, arkadaşlarımız bu
Meclis'in üyesidir'' dedi.
İhsan Özkes ise AK Parti Genel Başkan Yardımıcısı ve Ankara Milletvekili
Salih Kapusuz'un Meclis berberinde ''3 milletvekili daha tutuklanacak'' dediğine
ilişkin iddiasını yineledi. Olayın gelişimini anlatan Özkes, dedikodu
yapmadığını, eski bir müftü olarak yalan ve iftiranın sorumluluğunu çok iyi
bildiğini kaydetti.
Özkes, ''Bu bilgi ve sorumlulukla olayı anlatmaya çalıştım. Ancak aynı
sorumluluğu Sayın Kapusuz'da göremedim. Sözlerinin arkasında duramıyor ve bir
anlamda tükürdüğünü yalıyor. Söylediği sözleri yalanlayarak aklanmaya çalışıyor.
Yalanla imanı bir arada tutmaya çalışanların yani olduğu gibi görünmeyen ve
göründüğü gibi olmayanların şerrinden Allah'a sığınırım'' dedi. (12.49)
