2023-07-14 - 15:24
TBMM GENEL KURULU TOPLANDI
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Sırrı Süreyya Önder başkanlığında toplandı. Önder, üç milletvekiline gündem dışı söz verdi.

DSP Genel Başkanı Önder Aksakal "Kıbrıs Barıs¸ Harekatı’nın 49. Yıl Dönümü" konusundaki gündem dışı konuşmasında, Türkiye'nin 20 Temmuz 1974'te sadece Türklere değil, Enosis hayaliyle yanıp tutuşan Rumlara da barış içinde insanca ve hakça bir yaşam imkanı sağladığını söyledi.

Kıbrıs'ın milli bir dava olduğunu dile getiren Aksakal, "Başta, Güney Kıbrıs’taki Rumlar ve Yunanistan olmak üzere, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği, artık kuzeyde diliyle, kültürüyle ve o toprakların esasen gerçek sahibi bir milletin var olduğunu; bütün kurumlarıyla 40 yıldan bu yana bir Türk devleti bulunduğunu kabul etmek ve tanımak zorundadır." diye konuştu.

Türkiye'nin farklı stratejiler kurgulamak durumunda olduğunu belirten Aksakal, "Kıbrıs'ın tümü üzerindeki garantörlük hakkımız ve yetkimiz kapsamında Güney Kıbrıs Rum Kesimi'nin sözde Kıbrıs Cumhuriyeti olarak dayatılan mevcut statüsünün yeniden değerlendirmeye alınması sürecini başlatmalıyız. Kıbrıs'ta adil ve kalıcı bir çözüm sağlamak için Rumların kendilerini adanın tek sahibi olarak görmekten vazgeçmeleri, Kıbrıs Türkü'nün self determinasyon yani kendi kaderini belirleme ve kendi kendini yönetme hakkına saygı duymaları gerekmektedir." ifadesini kullandı.

CHP Mersin Milletvekili Hasan Ufuk Çakır, Mersin'in sorunlarına değindiği gündem dışı konuşmasında, seçim bölgesindeki yatırımların bitirilemediğini, vatandaşların sorunlarının çözülmediğini iddia etti.

AK Parti Sinop Milletvekili Nazım Maviş ise "15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü" başlıklı gündem dışı konuşmasında, Türkiye demokrasisinin sürekli darbelerle kesintiye uğratıldığını, son olarak bu sürecin 15 Temmuz hain darbe girişimiyle sürdürülmek istendiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın darbecilere izin vermediğini vurgulayan Maviş, "Cumhurbaşkanımız, milletimizin birliğine karşı girişilen saldırıyı halkımızla birlikte püskürttü. Darbeye ve darbecilere geçit vermedik. Kimden gelirse gelsin darbelere karşı olmalıyız. 15 Temmuz'a 'kontrollü darbe' diyerek itibarsızlaştırmak, FETÖ'nün amaçlarına hizmet etmek anlamına gelir." dedi.

Öte yandan Aksakal, konuşmak için kürsüye çıkarken CHP milletvekilleri Genel Kuruldan ayrıldı. CHP'li milletvekilleri, Aksakal'ın konuşmasının ardından tekrar Genel Kurul salonuna döndü.

TBMM Başkanvekili Sırrı Süreyya Önder, Genel Kurulunda grup başkanvekilleri ve bazı milletvekillerine yerinden söz verdi.

TİP Genel Başkanı Erkan Baş, Yargıtay'ın, Atalay hakkındaki kararını anımsatarak, "Bu karar Anayasa'ya, Anayasa Mahkemesinin ve Yargıtay'ın daha önce burada grubu bulunan neredeyse bütün partilerin milletvekillerine dair verdiği kararlara, içtihatlara aykırıdır." dedi.

Yürütmenin ve yasamanın yargı üzerinde vesayet kurması hakkı olmadığı gibi yargının da yasama organı üzerinde vesayet kurma hakkı olmadığını belirten Baş, TBMM'yi ve siyasi partilerin grup başkanvekillerini Can Atalay hakkında verilen karara ilişkin ortak bir tutum göstermeye çağırdı.

Saadet Partisi Grup Başkanvekili Bülent Kaya, Yargıtay'ın Anayasa Mahkemesi kararlarına ve Anayasa'ya aykırı bir karar verdiğini savunarak, "Bugün Sayın Can Atalay'a yapılan davranışın, yarın AK Parti, İYİ Parti, MHP, CHP, Yeşil Sol Parti veya diğer partilere yapılamayacağına dair hiçbir güvence yok. Onun için Yargıtay'ın hem Anayasa'yı ihlal eden hem Anayasa Mahkemesi kararını hiçe sayan bu tutumuna karşı TBMM olarak bir tutum belirlememiz gerektiğini düşünüyoruz." diye konuştu.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu da Erkan Baş'ın çağrısına değinerek, konuyla ilgili partisinin yetkili organlarıyla istişarede bulunmadığını ancak kişisel görüşlerini açıklayabileceğini ifade etti.

Demokrasiye, hukuka, adalete inanan biri olduğunu dile getiren Dervişoğlu, Atalay'ın milletvekili sıfatı kazandığının altını çizdi. Dervişoğlu, "O zaman hukukun işletilmesinin dışında başka bir şey yapılamaz, adaletin tecellisine katkı sağlamaktan başka da herhangi bir adım atılamaz. Bütün milletvekillerimizin kendi başlarına gelmeden 'hukuk ve adalet hepimize lazımdır' diyerek adaletin temin ve tesisi yolunda kararlı bir tutum sergilemelerinin yerinde olacağı kanaatini taşıyorum." değerlendirmesinde bulundu.

HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, Yargıtay'ın bu kararla Anayasa Mahkemesine meydan okuduğunu öne sürerek, "Can Atalay'ın Meclise gelip, yemin edip milletvekili faaliyetlerine başlaması ve seçme seçilme hakkının ihlal edilmemesi gerektiği konusundaki her türlü girişimin destekçisi olacağız." dedi.

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın da Can Atalay'ın milletvekili seçildiğini anımsattı.

Günaydın, "Can Atalay'ın TBMM çatısı altında bir odası, danışmanları var, eksik olan sadece kendisi. Yargının yasamanın saygınlığını zedeleyici bu tutumuna karşı TBMM'deki siyasi parti grupları sessiz mi kalacak? Meclis, Srebrenitsa katliamı konusunda altı siyasi parti grubunun ortak imzasıyla bir deklarasyon yayınladı. Bu deklarasyonun Can Atalay için de hazırlanması gerektiğini düşünüyorum. Bu, yalnızca Can Atalay'ın fiziki varlığını TBMM'ye getirme meselesi değil, aynı zamanda da yasamanın diğer tüm erklere karşı Meclis'in onurunu koruma çabası olarak tarihe geçecektir." ifadelerini kullandı.

AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişiminin 7'nci yılı olduğunu dile getirerek, "15 Temmuz milletimizin demokrasi nişanesidir, sonsuza kadar büyük bir gururla Türkiye'nin istiklali ve istikbali adına o gece milletimizin nasıl büyük bir destan yazdığının şanlı bir tarihidir. Dünya demokrasi tarihlerine Türkiye'nin geçilemeyeceğini, boyun eğmeyeceğini, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunu ve milletin iradesinden başka hiçbir gücün egemen olamayacağını bütün dünyaya göstermiş şanlı gündür." diye konuştu.

Gül, TİP Hatay Milletvekili Can Atalay hakkında Yargıtay'ın verdiği karara da değinerek, TBMM'nin Can Atalay'ın komisyona seçilmesi, oda tahsisi gibi konularda iradesini ortaya koyduğunu söyledi.

Atalay'ın tutukluluğu konusunda Meclisin değil yargı organlarının yetkili olduğunu belirten Gül, "Bu sürecin bir an önce sonuçlanması bizim beklentimizdir. Anayasa'ya göre görülmekte olan bir dava hakkında yasamada bir görüşme yapılamayacağı, beyanda bulunulamayacağı yönünde hepimizi sınırlandıran bir konu var." dedi.

DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin ise Yargıtay'ın kararının Anayasa'ya ve Anayasa Mahkemesinin içtihatlarına aykırı olduğunu belirtti.

Yargıtay'ın verdiği kararla Atalay’ın dokunulmazlığını ve Atalay'a oy verenlerin seçme haklarını yok saydığını ifade eden Şahin, "Milletvekili seçilen Atalay, milletvekili dokunulmazlığı kazanıldığında derhal tahliye edilmelidir." görüşünü dile getirdi.

Genel Kurulda daha sonra, 2023 yılı ek bütçesine ilişkin kanun teklifinin görüşmelerinin ardından TBMM Genel Kurulunun 1 Ekim 2023 tarihine kadar tatile girmesine ilişkin AK Parti'nin grup önerisi kabul edildi.