2012-06-04 - 15:00
CHP GRUP BAŞKANVEKİLİ AKİF HAMZAÇEBİ'NİN BASIN TOPLANTISI?
Akif Hamzaçebi: "Laik sistem içinde hukuku, dini kurallara göre düzenleyemezsiniz. Diyanet İşleri Başkanı yaptığı açıklamalarla, kanun yapıcılara mesaj vermek istiyorsa bu doğru değildir. Bırakın kürtaj konusunu kadınlar tartışsın. Bu konu kadınlara bırakılmalıdır."
Hamzaçebi, düzenlediği basın toplantısında 2B kanunu ile uygulamada sorunlar yaşandığını öne sürdü. 2B Kanunu'nun Genel Kurul'da görüşüldüğü sırada satış fiyatının ne olacağı konusunda AK Parti ile görüş farklılıklarının bulunduğunu ifade eden Hamzaçebi, şunları söyledi: "2B Kanunu görüşülürken hükümetle uygulamaya ilişkin görüş ayrılıklarımız vardı. Hükümet yatırım amaçlı ya da değil, ayırım yapmaksızın arazilerin rayiç bedelin yüzde 70'ini esas alacak şekilde düzenleme yaptı. Bugün İstanbul'daki rakamlar, haklılığımızı ortaya koydu. İmar durumu ve konumu gelişim alanında olmayan, çıkmaz sokaktaki 138 metrekarelik bir arazi için belirlenen bedel 58 milyon lira. Bu rakamı ödeme olanağı olmayan vatandaşa bu bedelle satılmak isteniyor. Benzer örnekler artacaktır. Dolayısıyla hükümete önerim, bir an önce satış bedellerini yeniden belirlesinler ve yasada ilgili düzenlemeyi yapsınlar. Bu konuda AKP ile birlikte bir çözüm bulabiliriz."

Toplantı sonrası soruları cevaplayan Hamzaçebi, yarı başkanlık sistemi tartışmalarına ilişkin şöyle konuştu: "Önce başkanlık sistemi deniyordu şimdi ise yarı başkanlık sistemi. Yarı başkanlık sisteminde Fransa ve Rusya var. Yarı başkanlık sisteminin önerilmesinin nedeni, başkana son derece güçlü bir yetkinin tanınmasıdır. ABD'deki başkanlık sisteminde başkanın yetkileri bu denli güçlü değildir. Başbakanı başkan atamaktadır ve başkanın parlamentoyu feshetme yetkisi vardır. Başkan, parlamentoya karşı olağanüstü güçlüdür. Bir başka nokta ise başkan, başbakanı mensubu olduğu siyasi partiden atayacaktır dolayısıyla muhalefet diye bir şey kalmaz. Yarı başkanlık sisteminin konuşulması bir aldatmacadır. Her ülkenin toplumsal ihtiyaçları yönetim modelini belirler. Yapılması gereken, cumhurbaşkanının yetkilerinin belirlenmesi ve sembolik bir konum olmasını sağlamaktır. 1982 Anayasası öncesinde böyle bir tartışma yoktu. Demirel ve Özal geride bıraktıkları partilerine hakim olamamışlardır ve böyle bir tartışma gündeme gelmiştir. Başbakan da aynı nedenlerle yarı başkanlık sistemini tartışmaya açmıştır."

AK Parti'nin Başkanlık sistemi ile ilgili bir talebinin olması halinde TBMM Uzlaşma Komisyonu'na getirmesi gerektiğini ifade eden Hamzaçebi, "Bu konuyu tekrar tekrar gündemde tutmanın bir anlamı yoktur. AKP'nin önerisi varsa, Uzlaşma Komisyonu'na getirsin. Eğer 'anayasa değişikliği ve referandumla bunu gerçekleştiririz' gibi bir düşünceniz varsa, Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nda samimi değilsiniz" diye konuştu.

Diyanet İşleri Başkanı'nın kürtajla ilgili açıklamaları hakkında da görüşleri sorulan Hamzaçebi, "Başkanın açıklamasını din adamları ve ilahiyatçılar değerlendirecektir. Türkiye Cumhuriyeti laiktir ve gelişen toplumların laik olduklarını görürüz. Hukukun kaynağı toplumun ihtiyacıdır. Laik sistem içinde hukuku, dini kurallara göre düzenleyemezsiniz. Diyanet İşleri Başkanı yaptığı açıklamalarla kanun yapıcılara mesaj vermek istiyorsa bu doğru değildir. Hiçbir kadın isteyerek kürtaj yaptırmıyordur elbette nedenleri vardır. Bırakın kürtaj konusunu kadınlar tartışsın. Hiçbir kadına sorulmuyor. Bu konu kadınlara bırakılmalıdır. Bakalım onlar ne diyor?" şeklinde konuştu.

Hamzaçebi, 'Diyanet İşleri Başkanlığı'nı düzenleyen maddenin laiklik ilkesiyle bağdaşmadığını' belirten Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ'ın sözlerini ise şöyle değerlendirdi: "Söz konusu madde, Anayasa'nın 3. Maddesi olan laiklik ilkesinin uzantısı ve güçlendiren bir maddedir. Diyanet, laik toplumda kurallara göre hareket etmelidir. Dini kurallar gereği, bir erkeğin 4 kadınla evlenmesini hukukun içine koyabilir misiniz?"

Hamzaçebi, MHP'nin Toplumsal Mutabakat Komisyonu ve Akil Adamlar Topluluğu önerisinin karşısında yer almasına ilişkin ise, "MHP'nin kendi görüşüdür. Ancak ismine Kürt sorunu ya da başka isimler denilsin ortada bir sorun vardır ve görmezden gelmek, yokmuş gibi davranmayı doğru bulmuyorum. Bu sorun, tek bir etnik kimliğin sorunu olarak değerlendirilmemelidir. Muhatap olarak sınırlı bir örgüt de alınmamalıdır. Sorunu, örgütün rehinesi olmaktan çıkarmalıyız. Biz bunu konuşalım istiyoruz. Demokratik şekilde tartışma ortamı yaratılmalıdır" dedi.

AK Parti'nin özel hayatın tüm alanlarına sınır getirme anlayışı içinde olduğun savunan Hamzaçebi, "Geçtiğimiz günlerde Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından bir genelge yayınlandı. Kız ve erkek çocukların gençlik kamplarına ayrı gitmeleri konusunda. Özel hayatımızın tüm alanlarına sınır getirmek isteyen bir AKP anlayışı vardır. Özgürlükler karşısına duvar örmek isteyen bir AKP. Berlin duvarı 1989'da yıkıldı.2000'li yıllarda AKP duvar örmek istiyor. Halk, bu duvarı yıkacak, izin vermeyecektir" diye konuştu. (15:00)