2008-04-14 - 10:03
TBMM Küresel Isınma ve Su Kaynakları Komisyonu Başkanı, Hatay Milletvekili Mustafa Öztürk, Türkiye'nin yurt dışından satın aldığı enerjiye yılda 33 milyar dolar ödediğini söyledi.
TBMM Küresel Isınma ve Su
Kaynakları Komisyonu Başkanı, Hatay Milletvekili Mustafa Öztürk,
Türkiye'nin yurt dışından satın aldığı enerjiye yılda 33 milyar dolar
ödediğini söyledi.
Mustafa Öztürk, AA muhabirine, komisyon tarafından hazırlanan tarımdan
ulaşıma, sanayiden ormana, meteorolojiden su kaynaklarına ve enerjiye
kadar Türkiye'nin irdelendiği 520 sayfalık raporla ilgili bilgi verdi.
Raporun, ''enerji'' ile ilgili bölümünde, AB ülkeleri ile diğer
ülkelerin kıyaslandığını anlatan Öztürk, kişi başına yılda Avustralya'da
10 bin, Kanada'da 17 bin, Fransa'da 7 bin 500, Almanya 6 bin 900, ABD'de
13 bin 244 Türkiye'de bin 656 kilowatt/saat elektrik enerjisi
tüketildiğini ifade etti.
Türkiye'nin, kişi başına enerji kullanımı bakımından fakir ülkeler
arasında yer aldığını vurgulayan Öztürk, önümüzdeki dönemlerde enerji
ihtiyacının artarak devam edeceğini söyledi.
Türkiye'de yılda 190 milyar kilowatt/saat elektrik tüketildiğini
belirten Öztürk, bu miktarın yüzde 48.3'ünün doğalgaz çevrim
santrallerinden karşılandığını anlattı.
Enerji üretiminde, doğalgazın payının çok yüksek olduğuna dikkati çeken
Öztürk, ''Türkiye yurt dışından satın aldığı enerjiye yılda 33 milyar
dolar ödeme yapıyor. Enerji kaynaklarının yüzde 73'ünün yurt dışından
temin edildiğini görüyoruz. Türkiye, enerji kaynakları bakımından dışa
bağımlı yaşıyor'' diye konuştu.
Güçlü bir yenilenebilir enerji potansiyeli bulunduğunu belirten
Öztürk, bu kaynakların toplam enerji üretimindeki payının binde 2'yi
geçmediğini söyledi.
-2020 YILINDA NE OLACAK?-
Rapora ilişkin çalışmalar çerçevesinde, Türkiye'nin 2020 yılına ait
enerji projeksiyonunu da oluşturduklarını belirten Öztürk, bu dönemde
hidroelektrik santrallerinin payının yüzde 23'e yükseleceğini
öngördüklerini ifade etti.
Doğalgazın enerji üretimindeki payının yüzde 34'lere ineceğini, petrolün
yüzde 1'e düşeceğini, kömürün payının ise yüzde 33'lere çıkacağını
tahmin ettiklerini ifade eden Öztürk, bu enerji kaynakları arasında en
fazla kömürün sera gazı salınımına neden olduğunu söyledi.
Türkiye'nin, gelecek dönemde kömüre geçiş yapması durumunda sera gazı
salınımında bir miktar artış olacağını ifade eden Öztürk, şöyle devam
etti:
''Yeryüzündeki sıcaklık artışının artı 2 dereceden fazla olmasının önüne
geçilmek isteniyor. Bundan dolayı AB ülkelerinde enerjide, teknolojide,
sistemde, enerji kaynağında yenilenme noktasına doğru ciddi çalışmalar
yapılıyor. AB ülkelerinde bioetanolun ve biodizelin çalışmalarının önü
ciddi şekilde açılarak bölgedeki boş tarım arazileri yoğun bir şekilde
biokütlenin kaynağı olan ürünlerin ekimine açılıyor.
Bizim ülkemizde ise enerji yoğun ve karbon yoğun enerjide ham madde
kullanıldığını görüyoruz. Bizim ülkemiz karbon içeriği yüksek enerji
yoğun sanayi sektöründen enerji üretmektedir. Batılı ülkeler ise az
karbon salınımı olan saniyeyi doğru geçmeye çabalıyor.''
-KAÇAK-KAYIP ORANI 1.1 MİLYAR YTL-
''İthal edilen doğalgazın yüzde 53'ü elektrik üretiminde kullanılıyor.
Bu da maliyetlerin artmasına neden oluyor. Kayıp, kaçak ve
faturalandırılmayan elektrik enerjisinin ülkeye maliyeti yılda 1.1
milyar YTL civarında'' diyen Öztürk, kayıt altına alınan elektrik
enerjisi tüketiminin yüzde 9'unun faturalandırılmadığını anlattı.
Türkiye'nin bir an önce enerji yoğun sanayiden enerji az yoğun sanayiye
doğru geçmesi gerektiğini vurgulayan Öztürk, çimento, demir-çelik sanayi
gibi enerji yoğun sanayi kollarının tekrar değerlendirmeye alınması
Kaynakları Komisyonu Başkanı, Hatay Milletvekili Mustafa Öztürk,
Türkiye'nin yurt dışından satın aldığı enerjiye yılda 33 milyar dolar
ödediğini söyledi.
Mustafa Öztürk, AA muhabirine, komisyon tarafından hazırlanan tarımdan
ulaşıma, sanayiden ormana, meteorolojiden su kaynaklarına ve enerjiye
kadar Türkiye'nin irdelendiği 520 sayfalık raporla ilgili bilgi verdi.
Raporun, ''enerji'' ile ilgili bölümünde, AB ülkeleri ile diğer
ülkelerin kıyaslandığını anlatan Öztürk, kişi başına yılda Avustralya'da
10 bin, Kanada'da 17 bin, Fransa'da 7 bin 500, Almanya 6 bin 900, ABD'de
13 bin 244 Türkiye'de bin 656 kilowatt/saat elektrik enerjisi
tüketildiğini ifade etti.
Türkiye'nin, kişi başına enerji kullanımı bakımından fakir ülkeler
arasında yer aldığını vurgulayan Öztürk, önümüzdeki dönemlerde enerji
ihtiyacının artarak devam edeceğini söyledi.
Türkiye'de yılda 190 milyar kilowatt/saat elektrik tüketildiğini
belirten Öztürk, bu miktarın yüzde 48.3'ünün doğalgaz çevrim
santrallerinden karşılandığını anlattı.
Enerji üretiminde, doğalgazın payının çok yüksek olduğuna dikkati çeken
Öztürk, ''Türkiye yurt dışından satın aldığı enerjiye yılda 33 milyar
dolar ödeme yapıyor. Enerji kaynaklarının yüzde 73'ünün yurt dışından
temin edildiğini görüyoruz. Türkiye, enerji kaynakları bakımından dışa
bağımlı yaşıyor'' diye konuştu.
Güçlü bir yenilenebilir enerji potansiyeli bulunduğunu belirten
Öztürk, bu kaynakların toplam enerji üretimindeki payının binde 2'yi
geçmediğini söyledi.
-2020 YILINDA NE OLACAK?-
Rapora ilişkin çalışmalar çerçevesinde, Türkiye'nin 2020 yılına ait
enerji projeksiyonunu da oluşturduklarını belirten Öztürk, bu dönemde
hidroelektrik santrallerinin payının yüzde 23'e yükseleceğini
öngördüklerini ifade etti.
Doğalgazın enerji üretimindeki payının yüzde 34'lere ineceğini, petrolün
yüzde 1'e düşeceğini, kömürün payının ise yüzde 33'lere çıkacağını
tahmin ettiklerini ifade eden Öztürk, bu enerji kaynakları arasında en
fazla kömürün sera gazı salınımına neden olduğunu söyledi.
Türkiye'nin, gelecek dönemde kömüre geçiş yapması durumunda sera gazı
salınımında bir miktar artış olacağını ifade eden Öztürk, şöyle devam
etti:
''Yeryüzündeki sıcaklık artışının artı 2 dereceden fazla olmasının önüne
geçilmek isteniyor. Bundan dolayı AB ülkelerinde enerjide, teknolojide,
sistemde, enerji kaynağında yenilenme noktasına doğru ciddi çalışmalar
yapılıyor. AB ülkelerinde bioetanolun ve biodizelin çalışmalarının önü
ciddi şekilde açılarak bölgedeki boş tarım arazileri yoğun bir şekilde
biokütlenin kaynağı olan ürünlerin ekimine açılıyor.
Bizim ülkemizde ise enerji yoğun ve karbon yoğun enerjide ham madde
kullanıldığını görüyoruz. Bizim ülkemiz karbon içeriği yüksek enerji
yoğun sanayi sektöründen enerji üretmektedir. Batılı ülkeler ise az
karbon salınımı olan saniyeyi doğru geçmeye çabalıyor.''
-KAÇAK-KAYIP ORANI 1.1 MİLYAR YTL-
''İthal edilen doğalgazın yüzde 53'ü elektrik üretiminde kullanılıyor.
Bu da maliyetlerin artmasına neden oluyor. Kayıp, kaçak ve
faturalandırılmayan elektrik enerjisinin ülkeye maliyeti yılda 1.1
milyar YTL civarında'' diyen Öztürk, kayıt altına alınan elektrik
enerjisi tüketiminin yüzde 9'unun faturalandırılmadığını anlattı.
Türkiye'nin bir an önce enerji yoğun sanayiden enerji az yoğun sanayiye
doğru geçmesi gerektiğini vurgulayan Öztürk, çimento, demir-çelik sanayi
gibi enerji yoğun sanayi kollarının tekrar değerlendirmeye alınması
