2011-01-17 - 14:20
CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Teftiş Kurulu Başkanlığının, Zeytinburnu Belediyesiyle ilgili raporunu gündeme getirdi.
CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Teftiş Kurulu Başkanlığının,
Zeytinburnu Belediyesiyle ilgili raporunu gündeme getirdi.
CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında İstanbul ili, Zeytinburnu ilçesi,
Kazlıçeşme Mahallesine 751 ada 15-19 parsel sayılı yerde, Ataköy Turizm Merkezi ve imara kapalı alanda,
imar parselleri arasında tevhit işlemi olmaksızın kagir, ruhsatlı eski binaların ve kamuya ait trafo binasının
izinsiz yıkılarak yerine İskele ruhsatı verildiği; bu ruhsat sayesinde, inşaat ruhsatı olmaksızın projesiz, imar
planına aykırı, usulsüz ve eski bina ile ilgisi olmayan yeni bir inşaat yapılmasına göz yumulduğu; usulsüz
yapılan bu binaya daha sonra da Güçlendirme-Onarım Ruhsatı verilmesi suretiyle söz konusu binanın yasal
hale getirilmesine yol açıldığı konusunda iddialarını dile getirdi.
CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Teftiş Kurulu Başkanlığının, Zeytinburnu
Belediyesiyle ilgili raporunu gündeme getirdi.
CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, ''tıksırıncaya kadar içenlerin, hesabını Allah'a; tıksırıncaya kadar yiyenlerin de millete'' vereceğini ifade ederek, ''Tıksırıncaya kadar içenlerin günahı onun ile Allah arasındadır. Ama bir de milletin malını, 80-90 yıllık birikimini, tıksırıncaya kadar yiyenler var'' dedi.
Daha önce İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'a, ''Necati
Özdemir adında bir müfettiş ve bunun hazırladığı bir rapor var mı, burada ne
yazıyor?'' sorusunu yönelttiğini belirten İnce, aradan geçen 9 günde Topbaş,
İçişleri Bakanı Beşir Atalay ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'dan bir yanıt
gelmediğini ifade etti.
İnce, Zeytinburnu Belediyesi'nin yanında, 4 farklı parselde bulunan yapı
grubunun izinsiz yıkılarak, ruhsatsız, yeni tek bir yapı haline gelmesine göz
yumulmasına ilişkin iddiaların, müfettiş tarafından 9 Mart 2009'da incelenmeye
başlandığını söyledi.
Müfettiş raporlarında, ''usulsüz ve asılsız güçlendirme ruhsatı vermek,
resmi mercilere yanlış ve eksik bilgi vermek'' ifadelerinin yer aldığını öne
süren İnce, 8 ay çalışan müfettişin, raporunu gereği için İstanbul Valiliği ve
İçişleri Bakanı'na, bilgi için de İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına
gönderdiğini anlattı.
İnce, raporda, ''binanın kaçak yapıldığı, Zeytinburnu ve İstanbul
Büyükşehir Belediyesinin bunu koruduğu, Zeytinburnu Belediyesinin 8 farklı
yazışmada, 8 farklı cevap verdiğinin'' tespit edildiğini iddia ederek, raporda,
''Bu kaçak binanın, Zeytinburnu Belediyesinin hemen yanı başında yapılması
oldukça dikkat çekicidir. Bu yakınlık, 1 milyon avroluk rüşvet iddiasının
doğruluğu hakkında kanaatimiz güç kazanmaktadır'' denildiğini anlattı.
Bunların, CHP'nin iddiaları değil, Teftiş Kurulundaki bir müfettişin
iddiası olduğunu dile getiren İnce, ''Belgeleri okuduğunuzda, ahlaksızlığın,
hırsızlığın, usulsüzlüğün, yolsuzluğun boyutunu göreceksiniz'' dedi.
İnce, müfettişin raporunda, Zeytinburnu Belediye Başkanı dahil, 8 kişi
hakkında soruşturma açılmasını talep ettiğini ancak, İçişleri Bakanı Atalay'ın, 9
Nisan 2010'da soruşturma iznini vermediğini öne sürdü. İnce, sözlerini şöyle
sürdürdü:
''İçişleri Bakanı, buna izin vermeyecek de neye verecek? Kaçak yapıyı,
rüşvet iddiasının, müfettiş raporuna girdiğini görmüyorlar mı? Tıksırıncaya kadar
içenler hesabı Allah'a verirler ama tıksırıncaya kadar yiyenler, bir gün bu
millete hesap verecekler. Başbakan, bunları bilmesine rağmen 'tıksırıncaya kadar
içenler' diyor. Tıksırıncaya kadar içenler, kendilerine zarar verir. Günahı ise
onunla Allah arasındadır. Ama bir de tıksırıncaya kadar yiyenler var. Bu milletin
malını, 80-90 yıllık birikimini, tıksırıncaya kadar yiyenler var. Bunlar, bu
düzenlemeleri sağlığımız için yapıyorlar. Etin pahalı olmasının nedeni,
kolesterolümüzü düşündükleri için. Benzinin, dünyanın en pahalı benzini olması,
yine bizi düşünüp, trafiğe çıkıp, kaza yapmamızı istemiyorlar... Tıksırıncaya
kadar yiyenlere, Tevfik Fikret'in yıllar önce yazdığı şiirini armağan
ediyoruz.''
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın, CHP Genel Başkanı Kemal
Kılıçdaroğlu'na yönelik sözlerine ilişkin değerlendirmesinin sorulması üzerine de
İnce, şöyle konuştu:
''1071 Malazgirt Zaferi ve 3090 yıl önce yapılan Kadeş Anlaşması; bu
toprakların iki dönüm noktasıdır. 3090 yıl önceki Kadeş Anlaşması'ndan bu yana,
Anadolu toprakları böyle bir siyasi dönek görmedi. Bir çamurun içine batmış,
Başbakan bunu rezil etmiş, insan içine çıkacak yüzü yok. Başbakan'ın arkasından
bir de Bülent Arınç rezil etmiş. Arınç'a laf yetiştireceğine, Sayın
Kılıçdaroğlu'na laf yetiştiriyor. Bu düştüğü çamurdan çıkmak için CHP'ye çatmaya
çalışıyor; bunu yemezler. Sen önce git, Arınç'a cevap ver. Rezil oldun... Keşke
CHP'de muhalif olan Ertuğrul Günay olarak kalsaydı, keşke ben de onu destekleyen
il başkanı olsaydım. Arınç, 'Düştüğü duruma Allah kimseyi düşürmesin' dedi.
Bundan daha büyük cevap olur mu?''
İnce, Galatasaray'ın yeni stadyumunda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a
yönelik protestoyla ilgili soruyu yanıtlarken de geçmişte Fenerbahçe seyircisinin
Mesut Yılmaz'ı protesto ettiğini, Necmettin Erbakan'ın da seyirci tarafından
protesto edildiğini, bunların stadyumlarda olağan şeyler olduğunu söyledi. İnce,
şunları söyledi:
''Çakmak, bozuk para atmamış, küfür etmemiş, bir tepki göstermişler.
Stadyumlarda tepki gösterilir, bunu anlamak lazım. Bunun cevabını Sibel Can
veriyor, bir şarkısı var ya 'kimse şah değil, padişah değil' diye. Başbakan
kendisini padişah zannettiği için en son imparatorluğunun haritalarını, 'muhteşem
Recep' versiyonu olarak açıkladı. Bunlar olabilir, anlamak lazım. Asıl
anlayamadığım; 'bak görürsünüz size ne yapacağız...' Adnan Polat da yağcılık
sınırlarını zorluyor, tek tek tespit edip, stadyuma sokmayacakmış. Sen kimsin?
İnsanlar protesto ederler, bizi de edebilirler, biz protesto edilmiyor muyuz
zannediyorsunuz. Biz de zaman zaman bu tür durumlarla karşılaşıyoruz. Siyasetçi
bu tür durumlara alışık olmalı. 'Bir Allah kuruş Galatasaray'ın parası yokmuş'
deniliyor. 300 milyon dolar TOKİ'nin kasasına nereden girdi? Dolar olunca mı
Allah kuruşu diye gördü. Stadyumlarda kitlesel tepkiler her zaman olabilir, her
siyasetçinin başına gelebilir. Anlayışlı olmak, tehdit etmemek, yağcılık
sınırlarını zorlamamak lazım.''
İnce, bazı bakanların, ''Galatasaraylılıklarını askıya aldıklarına''
yönelik açıklamalarının sorulmasına, ''Ben Fenerbahçeliyim. Galatasaraylı
olsaydım çok mutlu olurdum'' karşılığını verdi.
Muharrem İnce, Cumhurbaşkanın görev süresine ilişkin tartışmaların
sorulmasına, ''Cumhurbaşkanlığına aday değilim, herhalde Erdoğan bu soruyla
yakından ilgileniyordur'' karşılığını verdi.(14:20)
Zeytinburnu Belediyesiyle ilgili raporunu gündeme getirdi.
CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında İstanbul ili, Zeytinburnu ilçesi,
Kazlıçeşme Mahallesine 751 ada 15-19 parsel sayılı yerde, Ataköy Turizm Merkezi ve imara kapalı alanda,
imar parselleri arasında tevhit işlemi olmaksızın kagir, ruhsatlı eski binaların ve kamuya ait trafo binasının
izinsiz yıkılarak yerine İskele ruhsatı verildiği; bu ruhsat sayesinde, inşaat ruhsatı olmaksızın projesiz, imar
planına aykırı, usulsüz ve eski bina ile ilgisi olmayan yeni bir inşaat yapılmasına göz yumulduğu; usulsüz
yapılan bu binaya daha sonra da Güçlendirme-Onarım Ruhsatı verilmesi suretiyle söz konusu binanın yasal
hale getirilmesine yol açıldığı konusunda iddialarını dile getirdi.
CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Teftiş Kurulu Başkanlığının, Zeytinburnu
Belediyesiyle ilgili raporunu gündeme getirdi.
CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, ''tıksırıncaya kadar içenlerin, hesabını Allah'a; tıksırıncaya kadar yiyenlerin de millete'' vereceğini ifade ederek, ''Tıksırıncaya kadar içenlerin günahı onun ile Allah arasındadır. Ama bir de milletin malını, 80-90 yıllık birikimini, tıksırıncaya kadar yiyenler var'' dedi.
Daha önce İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'a, ''Necati
Özdemir adında bir müfettiş ve bunun hazırladığı bir rapor var mı, burada ne
yazıyor?'' sorusunu yönelttiğini belirten İnce, aradan geçen 9 günde Topbaş,
İçişleri Bakanı Beşir Atalay ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'dan bir yanıt
gelmediğini ifade etti.
İnce, Zeytinburnu Belediyesi'nin yanında, 4 farklı parselde bulunan yapı
grubunun izinsiz yıkılarak, ruhsatsız, yeni tek bir yapı haline gelmesine göz
yumulmasına ilişkin iddiaların, müfettiş tarafından 9 Mart 2009'da incelenmeye
başlandığını söyledi.
Müfettiş raporlarında, ''usulsüz ve asılsız güçlendirme ruhsatı vermek,
resmi mercilere yanlış ve eksik bilgi vermek'' ifadelerinin yer aldığını öne
süren İnce, 8 ay çalışan müfettişin, raporunu gereği için İstanbul Valiliği ve
İçişleri Bakanı'na, bilgi için de İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına
gönderdiğini anlattı.
İnce, raporda, ''binanın kaçak yapıldığı, Zeytinburnu ve İstanbul
Büyükşehir Belediyesinin bunu koruduğu, Zeytinburnu Belediyesinin 8 farklı
yazışmada, 8 farklı cevap verdiğinin'' tespit edildiğini iddia ederek, raporda,
''Bu kaçak binanın, Zeytinburnu Belediyesinin hemen yanı başında yapılması
oldukça dikkat çekicidir. Bu yakınlık, 1 milyon avroluk rüşvet iddiasının
doğruluğu hakkında kanaatimiz güç kazanmaktadır'' denildiğini anlattı.
Bunların, CHP'nin iddiaları değil, Teftiş Kurulundaki bir müfettişin
iddiası olduğunu dile getiren İnce, ''Belgeleri okuduğunuzda, ahlaksızlığın,
hırsızlığın, usulsüzlüğün, yolsuzluğun boyutunu göreceksiniz'' dedi.
İnce, müfettişin raporunda, Zeytinburnu Belediye Başkanı dahil, 8 kişi
hakkında soruşturma açılmasını talep ettiğini ancak, İçişleri Bakanı Atalay'ın, 9
Nisan 2010'da soruşturma iznini vermediğini öne sürdü. İnce, sözlerini şöyle
sürdürdü:
''İçişleri Bakanı, buna izin vermeyecek de neye verecek? Kaçak yapıyı,
rüşvet iddiasının, müfettiş raporuna girdiğini görmüyorlar mı? Tıksırıncaya kadar
içenler hesabı Allah'a verirler ama tıksırıncaya kadar yiyenler, bir gün bu
millete hesap verecekler. Başbakan, bunları bilmesine rağmen 'tıksırıncaya kadar
içenler' diyor. Tıksırıncaya kadar içenler, kendilerine zarar verir. Günahı ise
onunla Allah arasındadır. Ama bir de tıksırıncaya kadar yiyenler var. Bu milletin
malını, 80-90 yıllık birikimini, tıksırıncaya kadar yiyenler var. Bunlar, bu
düzenlemeleri sağlığımız için yapıyorlar. Etin pahalı olmasının nedeni,
kolesterolümüzü düşündükleri için. Benzinin, dünyanın en pahalı benzini olması,
yine bizi düşünüp, trafiğe çıkıp, kaza yapmamızı istemiyorlar... Tıksırıncaya
kadar yiyenlere, Tevfik Fikret'in yıllar önce yazdığı şiirini armağan
ediyoruz.''
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın, CHP Genel Başkanı Kemal
Kılıçdaroğlu'na yönelik sözlerine ilişkin değerlendirmesinin sorulması üzerine de
İnce, şöyle konuştu:
''1071 Malazgirt Zaferi ve 3090 yıl önce yapılan Kadeş Anlaşması; bu
toprakların iki dönüm noktasıdır. 3090 yıl önceki Kadeş Anlaşması'ndan bu yana,
Anadolu toprakları böyle bir siyasi dönek görmedi. Bir çamurun içine batmış,
Başbakan bunu rezil etmiş, insan içine çıkacak yüzü yok. Başbakan'ın arkasından
bir de Bülent Arınç rezil etmiş. Arınç'a laf yetiştireceğine, Sayın
Kılıçdaroğlu'na laf yetiştiriyor. Bu düştüğü çamurdan çıkmak için CHP'ye çatmaya
çalışıyor; bunu yemezler. Sen önce git, Arınç'a cevap ver. Rezil oldun... Keşke
CHP'de muhalif olan Ertuğrul Günay olarak kalsaydı, keşke ben de onu destekleyen
il başkanı olsaydım. Arınç, 'Düştüğü duruma Allah kimseyi düşürmesin' dedi.
Bundan daha büyük cevap olur mu?''
İnce, Galatasaray'ın yeni stadyumunda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a
yönelik protestoyla ilgili soruyu yanıtlarken de geçmişte Fenerbahçe seyircisinin
Mesut Yılmaz'ı protesto ettiğini, Necmettin Erbakan'ın da seyirci tarafından
protesto edildiğini, bunların stadyumlarda olağan şeyler olduğunu söyledi. İnce,
şunları söyledi:
''Çakmak, bozuk para atmamış, küfür etmemiş, bir tepki göstermişler.
Stadyumlarda tepki gösterilir, bunu anlamak lazım. Bunun cevabını Sibel Can
veriyor, bir şarkısı var ya 'kimse şah değil, padişah değil' diye. Başbakan
kendisini padişah zannettiği için en son imparatorluğunun haritalarını, 'muhteşem
Recep' versiyonu olarak açıkladı. Bunlar olabilir, anlamak lazım. Asıl
anlayamadığım; 'bak görürsünüz size ne yapacağız...' Adnan Polat da yağcılık
sınırlarını zorluyor, tek tek tespit edip, stadyuma sokmayacakmış. Sen kimsin?
İnsanlar protesto ederler, bizi de edebilirler, biz protesto edilmiyor muyuz
zannediyorsunuz. Biz de zaman zaman bu tür durumlarla karşılaşıyoruz. Siyasetçi
bu tür durumlara alışık olmalı. 'Bir Allah kuruş Galatasaray'ın parası yokmuş'
deniliyor. 300 milyon dolar TOKİ'nin kasasına nereden girdi? Dolar olunca mı
Allah kuruşu diye gördü. Stadyumlarda kitlesel tepkiler her zaman olabilir, her
siyasetçinin başına gelebilir. Anlayışlı olmak, tehdit etmemek, yağcılık
sınırlarını zorlamamak lazım.''
İnce, bazı bakanların, ''Galatasaraylılıklarını askıya aldıklarına''
yönelik açıklamalarının sorulmasına, ''Ben Fenerbahçeliyim. Galatasaraylı
olsaydım çok mutlu olurdum'' karşılığını verdi.
Muharrem İnce, Cumhurbaşkanın görev süresine ilişkin tartışmaların
sorulmasına, ''Cumhurbaşkanlığına aday değilim, herhalde Erdoğan bu soruyla
yakından ilgileniyordur'' karşılığını verdi.(14:20)
