2010-12-06 - 13:52
CHP'Lİ İNCE'NİN BASIN TOPLANTISI?
CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında gündeme dair konularda değerlendirmelerde bulundu. İnce, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu arasında geçen Wikileaks belgeleriyle ilgili karşılıklı açıklamaları hatırlattı.

CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında gündeme dair konularda değerlendirmelerde bulundu. İnce, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu arasında geçen Wikileaks belgeleriyle ilgili karşılıklı açıklamaları hatırlattı.

CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, Wikileaks belgelerinde ortaya çıkan Başbakan'ın İsviçre bankalarında 8 ayrı hesabı olduğuna dair iddialarla ilgili çıkan haberlere CHP Genel Başkanı'nın "git hesabım yoktur diye belge al" dediğini ancak Başbakan'ın, " Olmayan hesabın belgesi mi olur." şeklindeki cevabının komik bir açıklama olduğunu ve tatmin edici bulmadığını belirterek Türkiye'de insanların bütün yaşamının olmayan şeyin belgesini bulmakla geçtiğini söyledi.

CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, milletvekili adayı olurken sabıka kaydı belgesi aldığı gibi İsviçre bankalarından da ''burada parası yoktur'' şeklinde bir belge alabileceğini ifade ederek, ''Hatta Sayın Başbakan'ın alması yetmez, bütün AKP milletvekillerinin alması lazım.'' dedi.

İnce, Türkiye'de 9.5 milyon yeşil kartlı olduğunu ve yeşil kartlıların Defderdarlık ve Mal Müdürlüğü'nden, Tapu Sicil Müdürlüğü'nden veya Belediyeden üzerlerine mal olmadığına dair belge istendiğini, tapusu yoktur belgesi istendiğini söyledi.

CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, sözlerine şöyle devam etti:

"Yine bir özel şirket bir iş yapmak istediğinde vergi dairesine borcu yoktur belgesi istenir. İhaleye girmek isterseniz SSK'ya borcu yoktur belgesi istenir. Evlenmek isterseniz sağlık sorunu yoktur belgesi istenir. Bir işe girmek istediğinizde askerlikle ilişiği yoktur belgesi istenir.

Bütün bunlar ortada iken, 9.5 milyon fakir fukara, garip guraba yeşil kart almak isteyen birisinden yeşil kart yönetmeliğinin 7.inci maddesi gereğince üzerlerine mal olmadığına dair belge istenir. Yani bu milletin ömrü olmayan şeyin belgesini bulmakla geçer.

Milletvekilliğine aday olursunuz sizden sabıka kaydı yoktur belgesi istenir. Demek ki olmayan şeyin belgesi olabiliyormuş. Eğer bu millet 72 milyon sabıka kaydı yoktur, sağlık sorunu yoktur, askerlekle ilişiği yoktur, vergi dairesine borcu yoktur, SSK borcu yoktur, Tapu kaydı yoktur ve bankada hesabı yoktur belgelerini bulabiliyor ise; Sayın Başbakan da İsviçre bankalarında hesabı yoktur belgesini bulabilir. Milletvekili olurken nasıl sabıka kaydı yoktur belgesini alabilmişse bu belgeyi de Sayın Başbakan pekala alabilir. Hatta Sayın Başbakanın alması yetmez bütün AK Parti Milletvekillerinin de alması lazım. Hepsinin alması lazım. Eğer buna kızanlar var ise, bundan gocunanlar varsa kimler gocunuyorlar ise gidip bu belgeyi almalıdırlar." dedi

Bir başka konu olarak, Erdoğan'ın rektörlerle yaptığı toplantıya kızının da katıldığını dile getiren İnce, ''Oraya hangi sıfatla katıldı? Geçmişte hocası, 'rektörler selam duracak' demişti, acaba rektörler selam dursun diye mi getirdi? Toplantıya katılmasının ideolojik nedeni mi var?'' diye sordu. İnce, rektörlerin toplantısının, aile içi toplantı olmadığını dile getirerek, Erdoğan'ı ''ciddiyete davet ettiğini'' söyledi.

Medya aracılığıyla Başbakan'dan iki saatliğine prompter de isteyen İnce, şöyle dedi:

"2003'te Başbakan'dı, henüz sultan olmamıştı. 2003'te kendisinden istek de bulunmuştum. Sağolsun o zaman yerine getirmişti. Şimdi istesem yapmaz biliyorum. O nedenle basın aracılığıyla istiyorum. Papua Yeni Gine'nin dış ticaretine merak saldım. Bunlarla ilgili bir araştırma yaptım. Bunu basına anlatmak istiyorum. Yarın Başbakan prompter kullanacak. Çarşamba işi yoktur. Bana iki saatliğine prompter ödünç verir mi? Dünyanın parası şimdi. Bunu verirse çok sevineceğim."

Sağlık sorunları nedeniyle 30 günden fazla rapor aldığı için sözleşmesi feshedilen öğretmenin tedavisinin yarım kaldığını ve geçtiğimiz cumartesi günü vefat ettiğini de belirten İnce, "Başbakan'ın acaba hiç vicdanı sızladı mı? Hani sürekli ağlıyor ya" dedi.

30 bin öğretmenin atamasının soruların çalınması nedeniyle ertelendiğini ve Başbakan'ın konuyla ilgili MİT'i görevlendirdiğini hatırlatan İnce, "Ne oldu bu iş? MİT görevini yapamadı mı? Buldu da Başbakan'a verdi de, Başbakan'ın açıklamaya cesareti mi yok? Başbakan neden korkuyor? MİT kendisine bir rapor verdi de ucu acaba Başbakan'ın çevresine dokunuyor da bunu açıklayamıyor" diye konuştu.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın, WikiLeaks belgeleri nedeniyle konuşmadığını ifade eden Arınç, "Sayın Arınç, askere kükrüyor. Çiftçiye kükrüyor. CHP'ye kükrüyor" dedi. Belgelerde Arınç ile kötü tanımların yer aldığına işaret eden İnce, şöyle dedi:

"Bu ülkenin Başbakan yardımcısının o şekilde tanımlanması beni rahatsız ediyor. Benim içimi acıtıyor. Onu rahatsız etmiyor mu, niye konuşmuyor? Bu ülkenin Başbakan yardımcısının o şekilde aşağılık sözlerle tanımlanmasını içime sindiremiyorum. Onun yüzde birini bile ben söyleyemem. Amerikalılar söyleyince kabadayı Bülent Arınç, o kantarın topuzunu kaçırmakla meşhur Bülent Arınç niye susuyor? Niye konuşmuyor? Yine bir kabadayılık yapmış. "Biz tanktan tüfekten korkmayız' demiş. Tanktan, tüfekten kimse korkmaz. Allah'tan kork yeter. Ortada Başbakan yardımcısına çok ağır sözlerle tanımlamalar yapılmış ama gıkını çıkaramamışsın. O kabadayılığı git sizin için bunları yazanlara konuş."

Bir basın mensubunun Demokratik Toplum Kongresi'nde, "öz savunma birliği" için karar alındığını hatırlatması üzerine İnce, "Muhatap almıyorum" dedi. İnce, şöyle devam etti:

"Bütün siyasi partilerin amacı iktidar olmaktır. Ama Türkiye'de Barış ve Demokrasi Partisi kendisini çözüm merkezi olarak görmez. Muhatap ben değilim der. Bu siyaset tarihinde bir ilktir. Bütün siyasi partiler terörü kınar. Bir siyasi parti, topluluk, dernek, vakıf eğer terörü kınıyorsa, çözüm olarak öneri ortaya koyuyorsa bunları ciddiye almak lazım, konuşmak lazım. Bunun haricindeki görüşü olan parti, vakıf, dernek hiçbirini muhatap almamak lazım. Önemli olan bu noktadır."

İnce, kurultay ile ilgili soruya ise, "Parti içi sorunlarla ilgili konuşmayacağım" diyerek yanıt vermedi.

Bir basın mensubunun Türkiye Partisi Genel Başkanı Abdüllatif Şener'in, "Benim bakanlığı niye bıraktığımın yanıtı WikiLeaks belgelerinde çıktı" dediğini hatırlatması üzerine İnce, şöyle dedi:

"Sayın Şener ne biliyorsa açıklaması lazım. Susmasının anlamı yok. Geçmişte istifayı gerektirecek kadar büyük bir şey olmuş, bu nedir? Ben Sayın Şener'e rahmetli İsmet İnönü'nün sözünü hatırlatıyorum. Namuslular da namussuzlar kadar cesur olmak zorundadır. Ne biliyorsa açıklamalıdır."

Başbakan'ın, imam hatiplilerin toplumda aşağılandığını, kendilerine ölü yıkayıcısı dendiğini söylediğini hatırlatan İnce, şöyle dedi

"Benimle ilgili de "Tornacı Muharrem' diye başlık atıldı. Ben hiç rahatsız olmadım. Çünkü benim mesleğimin bir parçası bu. Ölü yıkamak önemli bir iştir, küçültücü bir iş değildir. İslam dininin gereklerinden birisidir. Utanılacak bir iş değildir. Eğer imam hatip lisesi mezunu kardeşlerimizin görevlerinin arasında bu varsa utanılacak bir şey değildir. Asıl sorun Başbakan'ın yaklaşımındadır." (13:52)