2021-07-06 - 16:08
TBMM GENEL KURULU
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Haydar Akar başkanlığında toplandı. Genel Kurulda, Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin tümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı.
AK Parti Zonguldak Milletvekili Ahmet Çolakoğlu "Zonguldak Filyos Limanı Projesi", CHP Kayseri Milletvekili Çetin Arık ve HDP Şanlıurfa Milletvekili Nusrettin Maçin, illerinin çeşitli sorunlarına ilişkin gündem dışı konuştu.

AK Parti Zonguldak Milletvekili Çolakoğlu, Filyos Limanı Projesi'nin altyapı inşaatının tamamlandığını, üst yapı çalışmalarının ise 2023 yılında biteceğini bildirdi.

Filyos Endüstri Sanayi Bölgesi'ndeki tüm parsellerin faaliyete geçmesiyle yaklaşık 12 bin kişilik yeni istihdam oluşacağını belirten Çolakoğlu, "Bölgemize 1,5 milyar dolarlık yatırım çekileceği, bu yatırımlar sayesinde yıllık 2 milyar dolarlık satış gerçekleşeceği öngörülmektedir. Bölgenin tamamının faaliyete geçmesi durumunda yıllık 750 milyon dolarlık ihracat gerçekleşmesi tahmin edilmektedir." bilgisini paylaştı.

CHP Kayseri Milletvekili Arık, Kayseri'nin parsel parsel bölüşüldüğünü ileri sürerek, "Kocasinan Güneşli'de köylünün 1960 yılında Ziraat Okulu için bağışladığı 1 milyon metrekarelik alanı Cumhurbaşkanı kararnamesiyle konut alanına çevirdiler. Büyükşehir Belediyesi de köylünün elinden aldığı toprağını, 700 villa parseline dönüştürdü, zenginlere satacak." iddiasında bulundu.

HDP Şanlıurfa Milletvekili Maçin, Şanlıurfa'nın bir tarım kenti olduğunu ancak yüksek girdiler nedeniyle çiftçilerin üretim yapamaz hale geldiğini savundu.

Maçin, elektrik kesintilerinin vatandaşı mağdur ettiğini, elektrik sayaçlarının konut dışında yer aldığı için hayali faturalar geldiğini ileri sürdü.

TBMM Genel Kurulu'nda grup başkanvekilleri gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, 2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas Madımak Oteli'nde yazar ve sanatçılardan oluşan 33 kişinin yakılarak öldürüldüğünü belirterek, "Hiç kimse düşüncesi ya da fikri nedeniyle böyle bir olaya maruz bırakılamaz, hiçbir gerekçe böylesine insanlık dışı bir vahşeti haklı gösteremez." diye konuştu.

Başbağlar katliamını da anımsatan Türkkan, 33 sivil vatandaşın teröristlerce katledildiğini vurgulayarak, "Başbağlar'da sıkılan kurşunların adresi tek tek canlarımız değil, vicdanlarımızdı, insanlarımızdı, bütün milletimizdi. 28 yıl önce terör örgütü PKK'nın alçak saldırısında şehit olan vatandaşlarımızı rahmetle anıyorum." ifadesini kullandı.

Elektriğe yüzde 15, doğal gaza yüzde 12 zam yapıldığına işaret eden Türkkan, "Emeklilerin alacağı zam ne kadar, 8,45. Emeklilere yaptığınız o zam şimdiden eridi zaten." değerlendirmesinde bulundu.

MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül ise Urumçi Olaylarının 12. yılında, şehit edilenlere Allah'tan rahmet diledi.

Başbağlar Katliamı'nın yıl dönümüne ilişkin de Bülbül, "Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yaşayan insanlarımızı korku ve dehşet iklimine sokmak ve bölge insanını sindirmek maksadıyla yapılan bu saldırılar, terör örgütünün asıl düşmanının ve hedefinin bölge insanı olduğu, bu bölgenin sosyal, ekonomik ve kültürel olarak gelişmesinin kendileri açısından en büyük tehdit olarak algılandığı açıkça görülmektedir." görüşünü paylaştı.

Bugüne kadar kadın, çocuk, yaşlı demeden, acımasızca ve alçakça bu tip saldırılarda toplam 6 bin sivil vatandaşın hain terör örgütü PKK tarafından katledildiğini anlatan Bülbül, "Teröristin dini, dili, ırkı, mezhebi bulunmamaktadır. İnsanların en vazgeçilmez hakkı olan yaşam haklarını canice elinden alan, başta PKK, PYD, YPG, FETÖ, DEAŞ, DHKP-C olmak üzere, bütün terör örgütlerini şiddetle lanetlediğimizi buradan ifade ediyor, aziz şehitlerimize bir defa daha Allah'tan rahmet diliyoruz." dedi.

HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş da Aziz Nesin'i ve Kutlu Adalı'yı ölüm yıl dönümlerinde andı ve Kutlu Adalı cinayetinin aydınlanması taleplerini yinelediklerini söyledi.

Vedat Aydın'ın JİTEM tarafından öldürüldüğünü ileri süren Beştaş, "Vedat Aydın cinayeti rahatlıkla aydınlatılabilirdi ama iktidarlar bu cinayetin aydınlatılmasını istemedi ve zaman aşımına uğratılması için özel bir çaba sarf etti." görüşünü ileri sürdü.

Anayasa Mahkemesi'nin, milletvekilliği düşürülen HDP'li Ömer Faruk Gergerlioğlu için ihlal kararı verdiğini hatırlatan Beştaş, Gergerlioğlu'nun bir an önce yeniden yargılanması, beraat etmesi ve Meclis'teki yerine dönmesi gerektiğini savundu.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay ise Aziz Nesin'i ölüm yıl dönümünde anarak, "Aziz Nesin, bulunduğu Madımak Oteli'nden sağ kurtulan aydınlarımızdan biriydi. Ama o, 2 Temmuz 1993 Sivas Madımak Katliamı'nda vahşice katledilen aydınları öbür dünyada çok bekletmedi, onlara ulaştı. Nereden, kimden gelirse gelsin, hangi maksatla olursa olsun teröre karşı CHP her zaman aynı refleksi göstermiştir. Madımak Katliamı'nın failleri ve müsebbipleri de Erzincan Başbağlar Katliamı'nın failleri ve müsebbipleri de aynı merkezden emir ve komuta almışlardır. Değilse bile ikisinin yaptığı da Türkiye'nin birliğine, bütünlüğüne büyük, ağır bir kasttır." değerlendirmesinde bulundu.

"Tasarruf tedbirleri" genelgesine ilişkin Altay, "Uçan sarayımız, yüzen sarayımız, kışlık, yazlık saraylarımız yetmiyor, Sayın Cumhurbaşkanı'na. TBMM'nin uhdesinde Milli Saraylar Dairesine bağlı İstanbul'da 12 tane köşk, konak bunları da aldı. Bu saray merakını anlamak mümkün değil. İlk seçimlerden sonra TBMM, başta Milli Saraylar Dairesine bağlı İstanbul'daki sarayların tamamını, tabi Tayyip Bey o zaman Cumhurbaşkanı olmayacak, seçilen cumhurbaşkanının elinden geri alacağız." diye konuştu.

Altay, Cumhurbaşkanlığına 54 milyon liraya 3 otomobil alındığı iddiasını yineleyerek, bunun ardından "tasarruf" denilmesini eleştirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ülkede yarattığı "harami tipleri" olduğunu ileri süren Altay, "Bu kadar çok harami üreten, türeten Sayın Cumhurbaşkanımızın, şimdi milletten tasarruf istemeye hakkı yoktur. Şu haramilerin musluklarını kesse, millet bu ülkede güle oynaya geçinir." ifadesini kullandı.

Dünyanın her yerinde paranın ticaretten, Türkiye'de ise siyasetten kazanıldığını iddia eden Altay, "Bu demektir ki siyaset üzerinden millete çökülüyor." dedi.

Şişli Etfal Dayanışması Platformu'nun bugün Meclis'i ziyaret ettiğini anlatan Altay, hastane arazisine kule yapmak için Şişli Etfal Hastanesinin yerinden, yenilemek yerine taşınmasını kabul etmediklerini dile getirdi.

AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, Başbağlar Köyünde, PKK terör örgütünün kanlı yüzünü bir kez daha ortaya koyduğunu belirterek, katledilen 33 vatandaşı rahmetle andı.

Emekli maaşlarına yapılan zammı eleştirenlere Ünal, "Bu, yılın ilk 6 ayı için düzenlenen zamdı. Dolayısıyla emeklilerimizi enflasyona ezdirmedik." yanıtını verdi.

Ünal, ocak ayından bugüne toplamda 40 bin müzisyene 270 milyon lira destekte bulunduklarını hatırlattı.

CHP Grup Başkanvekili Altay'ın iddiaları üzerine ise Ünal, şunları kaydetti:

"Biz artık bunlara cevap vermekten yorulduk ama CHP, bunları tekrar etmekten yorulmadı. İnsanoğlu, dünyayı algıladığı biçimde ifade eder. Dolayısıyla bizim ifadelerimiz, gerçekliğin kendisi değil, bizim ifadelerimiz, olan biten şeyleri algılama biçimimizden ibarettir. Bunları, biz kendi gerçekliğimiz olarak değil, CHP'nin Türk siyasetini okuma biçimi olarak görüyorum. '54 milyon TL'ye alınan araçlar' gibi bir ifade kullanıldı. Biz, en az 10 defa böyle bir araç alımının olmadığını, bunun mutat 3 yılda bir yenilenen kiralamalardan ibaret olduğunu ifade ettik ama bu benzeri şeyler tekrar tekrar gündeme getiriliyor. Bu, bir iletişim stratejisi. Sistematik olarak devam ettiriliyor. Biz de bunun bilincindeyiz."

Ünal'ın "Biz burada millete ait bir zamanı kullanıyoruz. Kullandığımız bu zaman, şahsımıza, kişisel kavgalarımıza ait değil. Bu zaman, milletin kendisine aittir." ifadelerine Altay, yerinden söz alarak, "Marmaris'te yapılan yazlık sarayın, millet bu kadar fakruzaruret içindeyken, yeni bir saray yapılmasının doğru olmadığını söylemek, kişisel kavga değil, benim görevimdir." yanıtını verdi.

Ünal ise, "Bu saray muhabbeti üzerinden yürütülen tartışmalar; bunlar, Recep Tayyip Erdoğan'ın kendi kişisel, şahsi malı değil, buralar devlete ait. Mesela Marmaris diyorsunuz; burası Turgut Özal döneminde yapılmış, daha sonra da yine Cumhurbaşkanlığı makamı için yenilenmiş bir yerden bahsediyorsunuz." açıklamasında bulundu.

Genel Kurul'da partilerin grup önerileri ayrı ayrı ele alındı.

İYİ Parti'nin "Giresun'un sorunları", HDP'nin "pandemi kısıtlamalarının kalkması neticesinde işten çıkarılmanın önünün açılmasıyla oluşan işsizlik" ve CHP'nin "orman köylülerinin sorunları" ile ilgili verdikleri araştırma önergelerinin ön görüşmelerinin bugün yapılmasına ilişkin önerileri kabul edilmedi.

Daha sonra AK Parti'nin, TBMM'nin çalışma takvimine ilişkin grup önerisi görüşüldü. Kabul edilen öneriye göre, kamuoyunda 4. Yargı Paketi olarak bilinen Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi gündemin ilk sırasına alındı.

Öte yandan Kadına Yönelik Şiddetin Sebeplerinin Tüm Yönleriyle Araştırılarak Alınması Gereken Tedbirlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu'nun görev süresi, 21 Temmuz 2021 tarihinden itibaren 1 ay uzatıldı.

Genel Kurulda 4. Yargı Paketi'nin tümü üzerindeki görüşmelere başlandı.

Teklifin tümü üzerinde İYİ Parti Grubu adına söz alan Aksaray Milletvekili Ayhan Erel, hukuk reformunun, "yapıyorum" demekle gerçekleşecek basit bir şey olmadığını, en başta yargının yapısı, işleyişi, kaynakları, yetkinliği ve kapasitesinin çağdaş seviyeye getirilmesi gerektiğini ifade etti.

Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan 4. Yargı Paketi Teklifi'nde "çocuğun cinsel istismarı" suçunda tutuklama yapılabilmesi için somut delil şartı getirildiğini belirten Erel, " Somut delil konusunun tekrar ele alınacağı konusunda duyumlarımız var. Hükümet, komisyon, Meclis derhal gereğini yapmalı ve somut delil şartını tekliften çıkarmalıdır." dedi.

MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül ise Yargı Reformu Strateji Belgesi ve İnsan Hakları Eylem Planı'yla son derece önemli adımlar atıldığını vurgulayarak, "4. Yargı Paketi'yle yargı bağımsızlığı ve adil yargılanma hakkının güçlendirilmesi, hukuki öngörülebilirdik ve şeffaflığın geliştirilmesi, kişinin maddi ve manevi bütünlüğü, özgürlük ve güvenliğiyle özel hayatının korunmasında daha etkin adımlar atılması ve insan hakları konusunda üst düzey idari ve toplumsal farkındalığın artırılması amaçlarına yönelik olarak belirlenmiş olan faaliyetler hayata geçirilmektedir." diye konuştu.

İnsan Hakları Eylem Planı'nın iki yıl içerisinde hayata geçirilmiş olacağını kaydeden Bülbül, "Yapılan bu çalışmaların reform olarak kabul edilmemesi, küçümsenmesi, karalanması veya hükümsüzleştirilmeye çalışılması hiçbir şekilde iyi niyetli ve samimi olarak görülmemelidir." değerlendirmesinde bulundu.

HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç da HDP'nin kapatılması istemli davaya ilişkin, "Bu kapatma davası da diğer davalarda olduğu gibi siyasi bir davadır, hukuki değildir kesinlikle. Tehdit ve şantaja dayalı bir kampanya sonucunda açılmıştır bu dava. Vatan Partisi Genel Başkanı Perinçek'in başlattığı kampanyayı iktidar ortakları büyük bir heyecanla devam ettirmiştir." görüşünü paylaştı.

CHP Antalya Milletvekili Rafet Zeybek ise teklifte olumlu karşıladıkları düzenlemeler olduğunu, ama bu düzenlemelerin, yargının sorunlarını çözmediğini ve esaslı değişiklikler içermediğini iddia etti.

Bu tekliflerin "reform" olmadığını söyleyen Zeybek, "Yargının sorununu çözecek düzenlemeler getirin, biz de destek olalım, bu yargının sorunlarını hep birlikte çözelim." ifadesini kullandı.

Hakimler ve Savcılar Kurulu Kanunu'nun değiştirilmesi gerektiğini savunan Zeybek, "Gerçekten adil yargılama için Hakimler ve Savcılar Kurulunu ayırmak zorundayız. Yani iddia makamı ile karar makamını ayıramazsak, biz asla adil yargılamayı gerçekleştiremeyiz, bu ayrılmak zorundadır." dedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu da Yargı Reformu Strateji Belgesi'nin, "Güven veren ve erişilebilir bir adalet sistemi", İnsan Hakları Eylem Planı'nın ise "Özgür birey, güçlü toplum ve daha demokratik bir Türkiye" vizyonunu ortaya koyduğunu belirterek, "Hem strateji belgesi hem de eylem planının hazırlanması süreçlerinde, gerçekten katılımcı bir anlayış benimsenmiş; bu kapsamda uygulama, yüksek yargı, hakim, savcılarımız, avukatlarımız, akademisyenlerimiz, sivil toplum kuruluşlarımız ve birçok paydaşla bu hususlarda görüş alışverişinde bulunulmak suretiyle bu düzenlemelere yer verilmiştir." diye konuştu.

Türk milleti adına karar veren tarafsız ve bağımsız yargı mercilerinin, değerlendirmelerini yaptığını ve Anayasa, ilgili kanunlar, ilgili mevzuatlar çerçevesinde ve vicdani kanaatleri doğrultusunda kararlarını verdiğini kaydeden Akbaşoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Dolayısıyla, bu manada en ufak bir tereddüt söz konusu değildir ve olamaz. İlk derece mahkemesinden istinafa, istinaftan Yargıtay'a kadar bütün hak arama yolları, usulleri net bir şekilde ilgili mevzuatta belirlenmiştir. Bu noktada gerçekten Türk yargı sistemi kendi içinde, kendi denetimini de yapmak suretiyle ilgili mevzuat ve vicdani kanaatleri doğrultusunda, hiçbir kişiden veya kurumdan emir almaksızın, hiçbir yerden talimat almaksızın doğrudan milletten, doğrudan Anayasa ve kanunlardan ve vicdani kanaatleri doğrultusunda kendi kararlarını oluşturmaktadır. Bunun dışındaki ithamların gerçeklikle hiçbir ilgi ve alakası yoktur."

CHP Ankara Milletvekili Tekin Bingöl ise Yargı Reformu Strateji Belgesi ve İnsan Hakları Eylem Planı'nın kamuoyuyla paylaşıldığını anımsatarak, "19 yıldır siz neredeydiniz? 19 yıldır adaleti öldürdüğünüzde, hukuk devleti yerine parti hukukunu, tek adam hukukunu inşa ederken siz neredeydiniz? 19 yıldır insan haklarıyla ilgili olağanüstü ihlaller yaşanırken siz neredeydiniz? Bütün bu olumsuzlukları bu ülkeye yaşatan Adalet ve Kalkınma Partisi, şimdi bu tür güzelliklerle halkın karşısına çıkmaya çalışıyor." değerlendirmesinde bulundu.

AK Parti Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt da teklifte yer alan düzenlemelerle ilgili bilgi vererek, "Yargı Reformu Strateji Belgesi'nde vizyon olarak 'Güven veren ve erişilebilir bir adalet sistemi' vurgulanmıştı. İnsan Hakları Eylem Planı'nda 'Özgür birey, güçlü toplum ve daha demokratik bir Türkiye' vizyonu ön plana çıkarılmıştı. Kuşkusuz bundan sonraki süreçte de Yargı Reformu Strateji Belgesi'nde gösterilen amaç ve hedefler doğrultusunda, İnsan Hakları Eylem Planı'nda belirtilen amaç ve hedefleri gerçekleştirme noktasında çalışmalarımız devam edecektir." dedi.

Teklifin tümü üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasının ardından CHP milletvekilleri teklifin tümü üzerinde görüşmelerin devamı için önerge verdi. Önergenin oylanmasından önce CHP milletvekilleri yoklama talep etti.

Yapılan ilk yoklamada toplantı yeter sayısının bulunamaması üzerine, Meclis Başkanvekili Haydar Akar, birleşime ara verdi. Aranın ardından yapılan ikinci yoklamada da toplantı yeter sayısının bulunamaması üzerine Akar, birleşimi, yarın saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.