2021-12-13 - 23:59
2022 YILI BÜTÇESİ TBMM GENEL KURULUNDA
TBMM Genel Kurulunda, Dışişleri Bakanlığı ve Kültür ve Turizm Bakanlığı ile bağlı ve ilgili kuruluşların 2022 yılı bütçeleri kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Nimetullah Erdoğmuş başkanlığında toplandı.

Genel Kurulda Dışişleri ile Kültür ve Turizm bakanlıklarının bütçeleriyle RTÜK, Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, Atatürk Araştırma Merkezi, Atatürk Kültür Merkezi, Türk Dil Kurumu, Türk Tarih Kurumu, Kapadokya Alan Başkanlığı, Avrupa Birliği Başkanlığı ve Türk Akreditasyon Kurumunun bütçeleri de ele alınacak.

CHP İstanbul Milletvekili Ahmet Ünal Çeviköz, Dışişleri Bakanlığının bu yılki bütçesinin genel bütçe içinde yüzde 4,27 oranıyla son yedi yılın en düşük payına sahip olduğunu söyledi.

Dışişleri Bakanlığı bünyesinde FETÖ hakkında uluslararası toplumun bilgilendirilmesi için çalışma yürütmek üzere görev yapan Araştırma ve Güvenlik İşleri Genel Müdürlüğü birimi olduğunu belirten Çeviköz, "Bu Genel Müdürlük, bu konular ile akademik, siyasi, diplomatik, kültürel ve hukuki alanlarda mücadele edilmesi için çalışmalar yürütüyor, aynı zamanda sözde soykırım iddialarıyla mücadele ediyor. Ama bütçesi 2019 yılı bütçesinden daha az. 2019 yılında 11,22 milyon lira olan bütçe, 2022 yılı için 9 milyon 570 bin lira olarak teklif edilmiş, yani 680 bin dolar. Bu parayla, sözü edilen mücadele nasıl yapılır? Bütçedeki bu kısıntının gerekçesi nedir? Söz konusu mücadeleler bitti mi?" diye konuştu.

Avrupa Konseyinin, Türkiye ile ilgili aldığı kararı da anımsatan Çeviköz, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'na yönelik olarak "Sayın Bakan, siz Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Başkanlığı yapmış biri olarak Konseyi ve oradaki uygulamaları en iyi bilen kişilerden birisiniz. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Türkiye hakkında başlattığı ihlal sürecinin de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 18'inci maddesinin ihlalinden dolayı olduğunu pekala biliyor olmalısınız. Bu vahim gelişmeyi Türkiye'de yargıya müdahale olarak nitelemek bizi hiçbir yere götürmemekte, çözüme de hiçbir yarar sağlamamaktadır." ifadelerini kullandı.

CHP Antalya Milletvekili Çetin Osman Budak, turizmin barış ve demokrasi sektörü olduğunu, insanların bir ülkeye giderken o ülkede insan haklarının ihlal edilip edilmediğine bakarak hareket ettiğini dile getirdi.

Budak, Türkiye'nin Avrupa Konseyinin yaptırımlarıyla karşı karşıya kalacağını ve bundan en çok etkilenecek sektörün turizm sektörü olacağını söyledi.

CHP Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, kürsüye getirdiği tahterevalliyi göstererek, bütçeyi tahterevalliye benzetti. Kayışoğlu, "Bu bütçe; bir yüzükle gelip milletin parmağındaki yüzükleri alan, son olarak da milletin yastığının altındakilere göz koyanlar yukarıda kalabilsinler diye hazırlanmış bir bütçedir." görüşünü savundu.

CHP İzmir Milletvekili Özcan Purçu, roman vatandaşların çok büyük sorunlar yaşadığını anlatarak, "Roman mahallelerinde devlet yok. Roman mahalleleri açlıkla karşı karşıya. 6 milyon roman vatandaşımızın yüzde 80'i kayıtsız işsiz. Süt, çocuk maması ve bezi alacak durumda değiller. Müzisyenlerimiz, müzik aletlerini satışa çıkardılar. Çoğu aç, sigortaları yok, 200'den fazla roman müzisyeni intihar etti." dedi.

CHP Muğla Milletvekili Mürsel Alban, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un, görevini, sahibi olduğu şirketlerinin çıkarları için kullandığını, bu nedenle de istifa etmesi gerektiğini öne sürdü.

CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel, RTÜK'te 771 kişinin çalıştığını belirterek "Bunların 605'i memur, 166'sı işçi durumunda. RTÜK'te 8 daire başkanı var, 8 daire başkanının 46 başkan yardımcısı var. 46 daire başkan yardımcısı 11 ila 15 bin lira arasında maaş alıyor. Bunların RTÜK bütçesine maliyeti yıllık 9 milyon 120 bin lira. 14 personele 1 daire başkan yardımcısı düşüyor, bu israf değil mi?" diye konuştu.

CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun 10 yıl önce Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Başkanlığını üstlendiğini, 2014'ten bu yana da "Onursal Başkanlık" sıfatını taşıdığını kaydetti.

Çakırözer, "Bakanlık koltuğunda oturduğunuz yedi yılın sonunda demokrasideki geri gidişiniz nedeniyle ülkemiz Avrupa Konseyinde yaptırım uygulanan ülke konumuna geldi. Bir Dışişleri Bakanı için bundan daha büyük bir başarısızlık olamaz. Sayın Bakan, neden 'Sayın Cumhurbaşkanı, orası Avrupa Birliği değil Avrupa Konseyi. Biz kurucusuyuz, bu kararlara uymak anayasamızın emri, kendi yurttaşımızın hakkına saygının gereğidir.' diye söylemiyorsunuz? Söyleyemiyorsanız çok vahim ama söylüyor da dinletemiyorsanız daha da vahim. Bu durumda istifa etmek için neyi bekliyorsunuz Sayın Bakan?" şeklinde konuştu.

Utku Çakırözer, Türkiye'nin dünyadaki itibarının her geçen gün azaldığını ve kara para aklayan bir ülke konumuna düşürüldüğünü ileri sürdü.

CHP İstanbul Milletvekili Yunus Emre, Türkiye'nin daha önce Avrupa Birliği üyeliği hedefinin olduğunu belirterek "Bugün Avrupa Birliği üyeliği hedefi ortadan kalktı, bir hayal haline geldi ve Türkiye, ne yazık ki Avrupa Birliği için göçmenleri ülkesinde tutan bir sünger ülke haline geldi." ifadelerini kullandı.

Yerinden söz Alan AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan ise muhalefet partilerinin tutumunu eleştirerek siyasette etik kurallar olduğunu söyledi.

Özkan, "Bundan altı yıl, yedi yıl evvel yine bütçe görüşmeleri sırasında Kültür Bakanlığımız bütçeleri görüşülürken kürsüye her çıkan 'AKM'yi yıktırtmayız' diyenler bugün kürsüye çıkıp da 'Ey AK Parti, Cumhur İttifakı, bu ne muhteşem AKM, bu ne muhteşem opera salonu? Sizden Allah razı olsun' dediler mi?" sorusunu sordu.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay da AKM yapımı için hükümete teşekkür ederek "Umarım ve dilerim ki Atatürk Kültür Merkezi'nin inşaatında da kamu-özel iş birliğinde; havalimanlarında, yollarda, tünellerde, hastanelerde olduğu gibi milletin cebinden paralar çaldırılmamıştır." şeklinde konuştu.

HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, Garibe Gezer'in "şüpheli ölümüyle" ilgili aradan dört gün geçmesine rağmen bir soruşturmanın başlatılmadığını ancak bu durumu protesto eden Gülten Kışanak, Gülser Yıldırım ve Figen Yüksekdağ gibi HDP'li siyasetçiler hakkında 24 saat içinde soruşturma başlatıldığını kaydetti.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Erhan Usta ise AK Parti'nin daha somut konular üzerinde konuşması gerektiğini, doların 14,50 seviyesine geldiğini belirtti.

Usta, "Döviz kuruna dördüncü müdahale geldi. Müdahalelerden sonuç alınamıyor. Bankalardan hangi firma veya yandaşa ne verildiğini bilmiyoruz. Merkez Bankası uluslararası piyasalardan getirdiği paraları içeride birilerine peşkeş çekiyor. Bu bankalardan dövizi alan hangi firmalar? Bu konuda duyumlarımız var onun için soruyorum." dedi.

AK Parti Antalya Milletvekili Tuba Vural Çokal, hükümetin, kültür ve turizm faaliyetlerini hem tarihi sorumluluk hem de ülkenin bulunduğu coğrafyanın her açıdan önemini göz önünde bulundurarak planladığını ifade etti.

Kültür ve Turizm Bakanlığının, faaliyetlerini, hem kültür hem de turizm ayağında özenle ve geleceği düşünerek yürüttüğünü belirten Çokal, "Bakanlığımız, dünyanın her yerinde hayatı durma noktasına getiren Covid-19 pandemisinde Güvenli Turizm Sertifikasyon Programı'yla ölçü ve örnek alınan ülke olmuştur. Bakanlığımız çalışmalarıyla '25 milyon turist ve 20 milyar dolar gelir' hedefi '28 milyon turist ve 22 milyar' dolar gelir olarak yukarı yönlü revize edilmiştir." diye konuştu.

Çokal, salgın sürecinde "Müzik Susmasın" destek programı kapsamında yaklaşık 40 bin müzisyen ve sektör emekçisine bakanlık tarafından toplam 280 milyon lira destek sağlandığını bildirdi.

AK Parti Balıkesir Milletvekili Mustafa Canbey, 2022 bütçesinin işçinin, emekçinin, çiftçinin, gençlerin, üreticinin ve sanayicinin bütçesi olduğunu ifade etti.

Milletin ve devletin dünyada söz sahibi olmasının önemli adımlarından birinin ekonominin güçlü olmasından geçtiğini dile getiren Canbey, "AK Parti olarak yatırım, üretim, istihdam ve ihracattan yanayız; milletimizin imkanlarını milletimizle paylaşmaktan yanayız. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan?ın yürüttüğü yatırım ve üretim odaklı politikalarla ülkemizin konumundan kaynaklı lojistik ve tedarik avantajlarımızla birlikte inşallah yeni dönemde güçlü bir şekilde yerimizi alacağız. Tüm dünyanın mücadele ettiği pandeminin getirdiği zorlukları da hep birlikte aşacağız." dedi.

Canbey, RTÜK bütçesiyle ilgili değerlendirmede bulunurken, Ocak 2021 ve 9 Kasım 2021 tarihleri arasında, yayın ilkelerini ihlal eden medya hizmet sağlayıcı kuruluşlara 1572 idari para cezası, 188 program durdurma, 658 geçici yayın durdurma ve 25 lisans iptali müeyyidesi uygulandığını kaydetti.

AK Parti İstanbul Milletvekili Ravza Kavakcı Kan, devlet tiyatrolarının, 12 yerleşik merkezinde ve 11 turne düzeninde, 23 il ve 83 sahnesinde, 30 bin 62 koltuk kapasitesiyle hizmet verdiğini söyledi.

Son bir senede devlet tiyatrolarının, salgından olumsuz etkilenen özel tiyatrolara bünyesindeki yerleşik ve turne sahnelerini ücretsiz kullanma imkanı vermesiyle 19 ilde 504 özel tiyatroya destek olduğunu anlatan Kan, "Kamyon Tiyatrosu Projesi kapsamında 4 farklı oyun, 3 farklı bölgemizde, 50 bine yakın çocuğumuzla buluşturmuştur. Açık havada yapılan etkinlikler ulusal ve uluslararası festivallerle 40 bine yakın seyirciyi yaklaşık 200 temsille buluşturmuştur. Son senede, Devlet Opera ve Balemiz 1 ulusal, 5 uluslararası opera ve bale festivali düzenleyerek 28 eserini, 32 ayrı temsilini yaklaşık 70 bin seyirciyle buluşturmuştur. 2021 senesinde 5 yeni Türk eserinin dünya prömiyeri sergilenmiştir." diye konuştu.

Bu seneki bütçe görüşmesinde, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nda açılan Atatürk Kültür Merkezi'nden bahsetmenin gururunu yaşadığını vurgulayan Kan, "Yenilenen AKM girişinde yer alan 15 bin özel seramik parçasından oluşan çelik konstrüksiyonlu dev kürenin içerisinde dev bir opera salonu bulunuyor. 2 bin 40 kişilik seyirci, 118 kişilik orkestra kapasitesine sahip salonda sahne mekaniği ve sistemleri anlamında dünyanın en önde gelen teknolojisi kullanılmış. Yeni AKM?nin salonları aynı zamanda akustik konser salonu olarak da kullanılabiliyor." ifadelerini kullandı.

AK Parti Mardin Milletvekili Şeyhmus Dinçel, vakıf müessesesinin yüzyıllar boyunca devlet geleneğinin ayrılmaz bir parçası olduğunu dile getirdi.

Vakıfların, dayanışma ve yardımlaşma duygusunun kurumsallaşmış hali oluğunu aktaran Dinçel, "Vakıflar Genel Müdürlüğü, tarihten aldığı güçle, aynı gayret ve heyecanla görevini yerine getirmeye devam etmektedir. 20 yıldır il ve bölge ayrımı yapılmaksızın yaklaşık 5 bin 600 vakıf eserinin proje ve onarımı tamamlanmıştır." dedi.

Genel Müdürlüğün, taşınmaz kültür varlıklarının yanı sıra taşınır kültür varlıklarını da koruma gayesiyle hareket ettiğini anlatan Dinçel, yıllar boyunca depolarda kaderlerine terk edilen taşınır kültür varlıklarının artık müzelerde sergilendiğini belirtti.

AK Parti Kütahya Milletvekili Ceyda Çetin Erenler, TİKA'nın, tüm sömürgeci ve ırkçı zihniyetlerin aksine dil, din, ırk ayırt etmeksizin birbirinden farklı gelişmişlik düzeyindeki ülkelere Türk insanının yüce gönüllülüğünü, merhametini, cömertliğini ve samimiyetini ulaştırdığını ifade etti.

Ecdat yadigarı eserler yeniden ayağa kaldırılırken eğitimden sağlığa, kültürel ve sosyal hayatın geliştirilmesinden tarım ve üretim sektörlerinin desteklenmesine, kadınların, kız çocuklarının toplumsal etkinliğinin artırılmasına kadar hayatın her alanına dokunan projelerle Türkiye'nin uluslararası alandaki imajının güçlendirildiğini vurgulayan Erenler, "Dünya kuruldu kurulalı her daim vakur ve mağrur olan, devletler kuran, medeniyetler inşa eden, çağ açıp çağ kapatan, dünyanın tarihine mührünü vuran bir milletin sesini ve yardım elini dünyanın en ücra köşelerine ulaştıran, çağdaş birer alperen gibi gönülleri fetheden, gittikleri her yerde ülkemizin ismini ve itibarını zirveye taşıyan TİKA'nın bugünlere gelmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum." diye konuştu.

AK Parti Manisa Milletvekili Tamer Akkal, Türk kimliğini ve değerlerini inşa eden cumhuriyet kazanımlarını kültür ve sanata yapılan yatırımlarla gelecek kuşaklara aktarma hedefinin "milli şuur üzerine inşa edildiğini" söyledi.

Yıkıcı terör eylemlerini "kültürel mirası ve çevreyi koruma" söylemleriyle meşrulaştırmaya çalışanların, milli şuur ve vatan sevgisinden yoksun olduğunu dile getiren Akkal, "Atatürk'ün emanet ettiği cumhuriyeti korumayı rozet takmak, heykel dikmek sananların Türk ulusunun geleceğini emanet edeceğimiz gençlerimize hangi tarih bilincini, hangi ulus bilincini bırakacakları kaygı verici düzeyde tartışılmalıdır." değerlendirmesinde bulundu.

AK Parti Denizli Milletvekili Ahmet Yıldız, her ne kadar döviz cinsinden mütevazı gibi görünse de Dişişleri Bakanlığında meslektaşlarının dirayetli, liyakatli, özverili ellerinde bu bütçenin, ulusal çıkarların ilerletilmesinde, devletin temsilinde, vatandaşların ve soydaşların hak ve çıkarlarının korunmasında optimal şekilde kullanılacağına inandığını ifade etti.

New York'taki Türkevi'nin sembol bir eser olduğunu belirten Yıldız, "İnşallah, adına yakışır bir şekilde hem ülkemiz için hem vatandaşlarımız, soydaşlarımız için hem diğer Türk devletlerinin New York?taki temsili, BM?deki temsili bakımından da optimal şekilde kullanılacak bir eser oldu." dedi.

En köklü ittifaklar ve uluslararası kuruluşlarda dahi baş döndürücü gelişmeler yaşandığına işaret eden Yıldız, "Çok kutupluluğun getirdiği kısa dönemli ittifaklar, iş birlikleri, gruplaşmalar hakikaten önemini artırıyor. Dışişleri Bakanlığımızın bu gelişmeleri takip ederek ulusal çıkarlarımızın tespiti ve korunması bakımından gerekli gayreti gösterdiğine şahit oluyoruz." ifadesini kullandı.

AK Parti Kayseri Milletvekili Emrah Karayel, Türkiye'nin stratejik hedefleri arasında Avrupa Birliğine tam üyeliğin de bulunduğunu söyledi.

Avrupa Birliği sürecinin hem Türkiye'nin sosyoekonomik dönüşümüne katkı sağlaması hem küresel siyaset ve ekonomide daha güçlü rol oynayabilmesi bakımından önem taşıdığını belirten Karayel, AB süreci ve bu süreçte gerçekleştirilen reformların, istikrar içinde üreterek büyüyen, küresel ölçekte rekabet gücü yüksek daha güçlü bir Türkiye olma hedefinin de önemli bir parçası olduğunu vurguladı.

Türkiye'nin, AB tam üyeliği gerekli adımları attığını belirten Karayel, şöyle devam etti:

"Bu kapsamda AB'den de adil bir yaklaşım bekliyoruz. Yeni fasılların açılmasını, Gümrük Birliğinin güncellenmesi sürecinin başlamasını ve vize serbestisinde de gerekli adımların 2022 yılı içerisinde atılmasını Avrupa Birliğinden bekliyoruz. AB'yle yürünen bu yolda özellikle stratejik çıkarlarımız ve Doğu Akdeniz'de deniz yetki alanları konusunun da gerekli hassasiyetle ele alınmasını bekliyoruz. AB'nin Kıbrıs'taki çözümsüzlükte, Kıbrıs Rum Kesimi'nin çözümden uzak, Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni yok sayan tezleri yerine 2 devletli çözümün sağlanmasını desteklemesini bekliyoruz. Kıbrıs meselesinin çözümü egemen 2 devletten geçmekte ve Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün ön yargısız bir anlayışla kabul edilmesi gerekmektedir. Doğu Akdeniz'de ve Ege Denizi'ndeki sorunlarda da Türkiye'yi yok sayan anlayıştan bir an evvel vazgeçilmelidir. Eğer çözüm isteniyorsa ve bir çözüm masası kurulmak isteniyorsa Türkiye olarak ilk günden bugüne ülke çıkarlarımıza ters düşmeyecek her türlü çözüm, diyalog ve iş birliğine açık olduğumuzu bir kez daha ifade ediyoruz."

Bütçeler üzerinde İYİ Parti Grubu adına söz alan Edirne Milletvekili Orhan Çakırlar, insanlık tarihi boyunca sosyal süreçlerin birleşimi olarak karşılarına çıkan kültürün, her millet açısından farklı değerlendirildiğini belirterek, "Bu durumun sebebi, insanoğlunun tarihsel serüveninde farklı inançlara ve ideolojilere bağlılığıyla ilgilidir. Ülkemiz farklı medeniyetlere, dolayısıyla, farklı kültürlere ev sahipliği yapmıştır; zengin topraklardır. Fakat kültüre verilen değer turizmin gölgesinde kalmaktadır. Kültür, turizm gibi sadece maddiyata odaklı değil, geleceğimiz için de değerlidir." dedi.

Bu nedenle kültür ve turizmin birbirinden ayrılarak ayrı birer bakanlık oluşturulması gerektiğini dile getiren Çakırlar, kültür ve sanatın gelişmesine de o zaman katkı sağlanabileceğini söyledi.

Çakırlar, Kapadokya Alan Başkanlığıyla ilgili bazı sorunlara değinerek, şu değerlendirmede bulundu:

"Bölgede yaşayan insanlarımız, ayrımcı yaklaşımlardan şikayet etmekte; siyasi nüfuz sahibi kişilerin aykırı yapılarına dokunulmadığı, nüfuz sahibi olmayan insanların binalarının da yıkıldığı ifade edilmekte. Verilen rakamlara göre 395 yıkım kararı alınmış; bunların tamamı yıkılmış mıdır veya yıkılmayan var mıdır? Bunların yanında, jeolojik, jeomorfolojik dokunun ve doğal kaynak değerlerinin korunması, geliştirilmesi, tanıtılması, gelecek kuşaklara aktarılması için kurulan alan başkanlığı, doğal yapıya uygun olmayan yapılara yol açmaktadır."

İYİ Parti Isparta Milletvekili Aylin Cesur, haber alma, basın ve ifade özgürlüklerinin önemine işaret ederek, "Basın aslında demokrasinin dördüncü kuvveti. Vatandaşlarımızın demokratik tercihlerini doğru yapabilmeleri için, bu dördüncü gücün bağımsız ve etkili çalışabilmesi lazım. En üzücü yanı, RTÜK bu değerleri korumak ve demokrasiyi çalışır kılmak için kurulmuş bir kurum ama kuruluş amacından bambaşka bir yere gelmiş ve demokrasinin aslında diğer parametreleri gibi, sizin iktidarınızda bu da buruşturulmuş ve çöpe atılmış." görüşünü savundu.

Cesur, RTÜK'ün muhalif medyayı baskılama aracı haline dönüştüğünü ileri sürdü.

- "Siz bu faize öderken mi karşısınız, verirken mi karşısınız"

İYİ Parti İstanbul Milletvekili Yavuz Ağıralioğlu, AK Parti'nin iktidara geldiğinde, fakirliğin olmadığı bir ülke vaadinde bulunduğunu dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Simit hesabı yaparken, kendinizden önceki iktidarları ilzam ederken 'Size simidi çok gören bir iktidar var. Biz size hak ettiğinizi verecek, alın terinizle huzur içinde yaşayacağınız bir ülke kuracağız' diyordunuz. Devriiktidarınızın 20. senesinde yarım simit satılıyor. Bugün biz konuşurken dolar kuru taksimetre gibi yükseliyor, müdahalelerimize rağmen durdurulamıyor. Kamunun borç stoku artmış; faize 240 milyar ödemişsiniz. Bizimkiler faize karşı olduklarını açıklıyorlar, Tayyip Bey faize karşı olduğunu açıklıyor, sanki bu memlekette faizi savunan varmış gibi, sanki bu memlekette 'ne kadar çok faiz verirsek o kadar iyi olur' diyen varmış gibi. 20 yıllık iktidarınızda 516 milyar dolar faiz ödemişseniz siz bu faize, öderken mi karşısınız, verirken mi karşısınız, ne zaman karşısınız?"

- "Gerçek ile sanrı arasındaki fark büyüdükçe felaket yaklaşır"

İYİ Parti Aydın Milletvekili Aydın Adnan Sezgin ise Dışişleri Bakanlığı bütçesinin bugün itibarıyla, komisyona geldiği güne göre dolar ve avro bazında yaklaşık yüzde 35 azaldığını belirterek, "Harcamalarının çok önemli bir kısmını döviz cinsinden yapan Dışişleri Bakanlığının bu açığının telafi edilmesini diliyorum." diye konuştu.

Ekonomik kriz hızla derinleşirken uluslararası ilişkilerde de durumun giderek daha vahim bir hal aldığını öne süren Sezgin, "Dış politikadan bahsedemiyorum, zira dış politika yapılandırılmış bir yaklaşım gerektirir, böyle bir yaklaşımdan maalesef yoksunuz. İktidar sözcülerinin dilinde varsa yoksa boş hamaset; gerçek ile sanrı arasındaki fark büyüdükçe felaket yaklaşır." ifadesini kullandı.

Sezgin, dünyada ve bölgede yaşanan bazı gelişmeleri anlattı.

****HABERİN DEVAMINA "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ.****