2022-12-13 - 14:10
CUMHURBAŞKANLIĞININ 2023 YILI BÜTÇESİ TBMM GENEL KURULUNDA
TBMM Genel Kurulunda, Cumhurbaşkanlığı ile bağlı kurum ve kuruluşların 2023 yılı bütçelerinin görüşmelerine başlandı.

TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı.

Genel Kurulda, Cumhurbaşkanlığının yanı sıra Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği, Diyanet İşleri Başkanlığı, Devlet Arşivleri Başkanlığı, Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı, Strateji ve Bütçe Başkanlığı, İletişim Başkanlığı ile Savunma Sanayi Başkanlığının bütçeleri de ele alınacak.

Gruplar adına konuşmaların tamamlanmasından sonra Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay da bütçenin sunumunu yapacak.

Genel Kurulda ardından, 2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı'nın 1. ve 2. maddesi oylanacak, 3. ve 4. maddesi ise görüşülüp oylamaya sunulacak.

TBMM Genel Kurulunda, Cumhurbaşkanlığı ile bağlı ve ilgili kuruluşların 2023 yılı bütçeleri üzerinde HDP milletvekilleri söz aldı.

HDP Muş Milletvekili Şevin Coşkun, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile birlikte şeffaflık ve hesap verebilirliğin hiçe sayıldığını öne sürerek, "İktidarın talepleri bürokrasinin öncelikleri haline getirilmiştir. Bu kurumlardan biri de Erdoğan'ın zamanında 'sır küpüm' dediği Hakan Fidan'ın başkanlığını yaptığı MİT'tir. Durum böyle olunca MİT'in temel sorumluluk ve faaliyet alanlarından biri de iktidarın hedef seçtiği kesimler olmuştur. Bunu, özellikle Kürtler, muhalifler söz konusu olunca görmek mümkün." diye konuştu.

HDP Van Milletvekili Sezai Temelli, AK Parti'nin nasıl 20 yıl iktidarda kaldığının yanıtının zor olmadığını ifade ederek, "Yanıtı Kürt sorununda saklıdır. Bu sorunun çözümsüzlüğü, maalesef, iktidarınızın ömrünü uzattı. Siz de bu çözümsüzlükten beslenmeyi tercih ettiğiniz için ortaya işte bu yıkım çıktı. Bu meseleyi çözmeyen çözülür, sonunda siz de çözüldünüz." değerlendirmesinde bulundu.

"Kürt sorunu"nun, Türkiye'nin demokratikleşmesinin kapısında duran zebani olduğunu savunan Temelli, "Bu zebaniyle baş etmeksizin o demokrasi kapısını açmanız mümkün değil." diye konuştu.

HDP Adana Milletvekili Kemal Peköz, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçişle birlikte "Kürt sorunu"nun tamamen güvenlikçi bir anlayışla şiddet yanlısı tutuma teslim edildiğini ileri sürdü.

Antidemokratik siyasi anlayışlardan bir an önce vazgeçilmesi gerektiğini savunan Peköz, "Milli Güvenlik Kurulunun 1990'lardan bu yana çatışmacı stratejisinin yarattığı toplumsal tahribatın tamiri için bir an önce barış süreci başlatılmalı." dedi.

HDP İstanbul Milletvekili Hüda Kaya, Diyanet İşleri Başkanlığının 2023 yılı bütçesinin 35 milyar 910 milyon TL'ye çıkarıldığını belirterek, "Bu ne demek oluyor; 4 kişilik bir aileden cebren yaklaşık 1700 lira para alınıyor demek. Tüm Türkiye vatandaşlarından hangi inançtan olursa olsun bu haksız ödemenin alınması bir zorbalıktır." ifadelerini kullandı.

Devletin dini olamayacağını vurgulayan Kaya, yönetimde esas olanın ortak akıl ve istişare olduğunu dile getirdi. Kaya, "Devletin dini de imanı da yasası da kutsalı da sadece ve sadece adalettir." diye konuştu.

HDP İstanbul Milletvekili Erol Katırcıoğlu, "Kürt sorunu", "Alevi sorunu" olduğunu, siyasi elitin bu sorunları çözmesi gerektiğini ancak bu konuların konuşulup geçildiğini söyledi.

CHP milletvekilleri, TBMM Genel Kurulunda görüşülen Cumhurbaşkanlığı ile bağlı ve ilgili kurumların 2023 yılı bütçeleri üzerinde söz aldı.

CHP Konya Milletvekili Şener, 2023 bütçesinden faize 566 milyar lira ayrıldığını söyledi.

Hükümetin, ihracatı değil ithalatı patlattığını, dış ticaret açığının ve cari açığın rekor kırdığını savunan Şener, "İhracata bakıyorsunuz, 2022'de 255 milyar dolar, 2023'te 265 milyar dolar yani patinaj yapmış, yerinde sayıyor. 10 milyar dolarlık fark var. 271 milyar dolar olan 2021 ithalatı, 2022'de 360 milyar dolar olmuş yani 90 milyar dolar artmış. Hükümetin, 'İthalatı patlattık, ihracata patinaj yaptırdık' demesi lazım, gerçekçi olmak bunu gerektirir." diye konuştu.

Şener, 2021 yılında 13 milyar dolar olan cari açığın, 2022 yılında 47 milyar dolara çıktığına işaret ederek, "Hani cari açığı kapatacaktınız bu politikayla? Bırakın kapatmayı, tarihi rekor kırmışsınız. Ekonomik modeliniz iflas etmiş, bunun peşine takılıp gitmeniz yanlış." ifadesini kullandı.

OECD ve G7 ülkeleri arasında en yüksek gıda enflasyonunun Türkiye'de olduğunu belirten Şener, "Yüzde 100'ün üzerinde gıda enflasyonuna sahip Türkiye, bu konuda şampiyon. Türkiye'den sonra ikinci ülke Macaristan, oradaki gıda enflasyonu yüzde 42. İkinci ülkenin bile 2,5 katı neredeyse. Nerede başarınız?" değerlendirmesinde bulundu.

CHP Hatay Milletvekili Serkan Topal, "Siz HDP ile Oslo'da, Dolmabahçe'de görüştüğünüzde milliyetçi oluyorsunuz ama İYİ Parti ve CHP görüştüğünde terörist ilan ediyorsunuz." sözlerini sarf etti.

"FETÖ'nün siyasi ayağı kim" diye soran Topal, bu konuda araştırma komisyonu kurulmasını talep ederek, "Milliyetçiyseniz hodri meydan, gelin, terörü araştıralım; kim yardım yataklık yaptı, onlara devletin bütün kurumlarını kim teslim etti? Gelin araştıralım." görüşünü paylaştı.

CHP İstanbul Milletvekili Cihangir İslam, AK Parti'li bazı isimlerin "dünyanın en zenginleri arasında geçtiğini" öne sürerek, "Sizin bu zenginliğiniz, eğitim çökerken kumarın yaygınlaşmasına, PISA sınavlarında artık ilk 40'a bile giremememize, halkın en az üçte birinin sosyal yardımlarla ancak geçinebilecek, ancak karnını doyurabilecek duruma gelmesine mal oldu." dedi.

CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır, 20 yıllık süreçte milletin, varlığı görmediğini ancak milletvekilinin rüşvet sözleşmesi yaptığını gördüğünü dile getirdi.

Mafya liderine özel af çıkarıldığını savunan Başarır, "Kader mahkumuna sırt çevirdiniz, ensesi kalınlarla iş çevirdiniz. Kanundan korkanın sırtına bindiniz, Sezgin Baran Korkmaz'a yol verdiniz. Bu ülkenin gençlerini yıldırdınız; doktorunu, mühendisini yurt dışına kaçırdınız." eleştirisini yöneltti.

CHP Muğla Milletvekili Burak Erbay, Meclis Başkanlığına sunulan ekonomiye ilişkin kanun teklifiyle maden şirketlerinin önünün açılarak, zeytinlik alanların peşkeş çekileceğini iddia etti.

Yanında getirdiği zeytin ve zeytinyağını gösteren Erbay, "AK Parti'nin bizim zeytinimizle zeytinyağımızla derdi ne? Artık yeter. Mahkemeler defalarca iptal etti. Niye bir daha bu yasayı getiriyorsunuz? Bu yasayı lütfen geri çekin. Ailelerimiz bu zeytinden geçiniyor, 50 yıldır geçinmişler, 50 yıl daha bu zeytinden geçinecekler." diye konuştu.

CHP Tekirdağ Milletvekili İlhami Özcan Aygun ise konuşması sırasında manda yoğurdunu göstererek, manda yoğurdunun kilosunun 50 ila 80 lira arasında olduğunu belirtti.

Kürsüye getirdiği bayat ekmeği de milletvekillerine gösteren Aygun, "Çocuklar yatağa aç giriyor. Anneler bayat ekmek, bayat simitleri çocuklarımızın beslenme çantasına koyuyor, bunun farkında mısınız?" diye sordu.

Yanında getirdiği siyah kutunun içinde beyaz çay olduğunu aktaran Aygun, "ÇAYKUR'dan aldım, 20 gramı 226 lira yani kilosu 11 bin 300 lira. Bir asgari ücretlinin bunu alması için en az iki ay çalışması gerekiyor." ifadesini kullandı.

CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu, İletişim Başkanlığının çıkardığı Dezenformasyon Bülteni'nin nüshalarını göstererek, eleştirilerde bulundu.

Dezenformasyon Bülteni'nde mantık hatası olduğunu savunan Berberoğlu, şunları kaydetti:

"Bu ülkede hükümeti destekleyen gazetelerin sayısı ve bu gazetelerin sayfaları muhalif medyanın katbekat üstünde, dolayısıyla çok daha fazla haber veriyorlar. Ekranlar da böyle. Bültene bakıyorum, bu medyalarda bir tane yalan yanlış haber var mı diye bakıyorum, bulamıyorum varsa Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısı bu konuda bana yardımcı olsun. Akıl var, mantık var, hükümeti destekleyen medya hiç yalan yanlış, hatalı bir iş yapmamış mı?"

AK Parti milletvekilleri, TBMM Genel Kurulunda, Cumhurbaşkanlığı ile bağlı ve ilgili kuruluşların 2023 yılı bütçeleri üzerinde söz aldı.

AK Parti Osmaniye Milletvekili Mücahit Durmuşoğlu, bütçenin, milletin ihtiyaçlarına odaklanan, yatırım, üretim, istihdam, ihracat ve büyüme odaklı olduğunu vurguladı.

Türkiye'nin kararlarını artık kendi iradesiyle verdiğini, atılımlarını kendi gücüyle gerçekleştirdiğini belirten Durmuşoğlu, milletin iradesiyle hayata geçirilen devrim niteliğindeki tek yönetim reformunun Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin, siyasi kavgalara ve gereksiz polemiklere heba edilecek bir konu olmadığını belirten Durmuşoğlu, "Eski sistemin savunucuları, istikrarı, güveni değil, istikrarsızlığı ve kaosu vadetmektedirler. Eksiklikler olabilir, aksaklıklar yaşanabilir ama yine, yeni sistemin verdiği imkanlar sayesinde eksikleri hızla tamamlıyor, aksaklıkları süratle düzeltebiliyoruz. Bizler, yıkıma, vesayete hasret, eski Türkiye'ye özlem duyanlara inat, inşa ve ihya siyasetimizi sürdürüp milletimizle birlikte Türkiye Yüzyılı'nı hep birlikte inşa edeceğiz." diye konuştu.

AK Parti İstanbul Milletvekili Halis Dalkılıç, kürsüye çıkan bazı milletvekillerinin nezaketten, samimiyetten ve doğrudan uzak sunum yaptıklarını dile getirdi.

Bu milletvekillerinin karamsarlıklarını, umutsuzluklarını Meclisin, milletin gündemine taşımaya çalıştıklarını söyleyen Dalkılıç, şunları kaydetti:

"Yaşadığımız bütün seçimlerde biz yüzde 50'yi gördük, 55'i gördük ama 34,5'i görmedik. Oylarını 2 puan artırdıklarında bunu başarı olarak sayıp sevinebiliyorlar. Biz milletin ne dediğine bakıyoruz çünkü patronumuzu sadece millet olarak belirliyoruz. Milletimiz dışında hiçbir yerden ne talimat alıyoruz ne de patron olarak görüyoruz. Türkiye'de 2002'den bugüne kadar hamdolsun verdiğimiz sözün hiçbirinde mahcup olmadık, mahcubiyet yaşamadık. Sizler gelip buradan, kürsüden, her platformdan 'geldik, geliyoruz' diyorsunuz. Milletimiz sizi duymadı, duymuyor. Daha yapacak çok işimiz var, millete verdiğimiz çok söz var, yürüyecek yolumuz var."

Muhalefetin dünya algısının gerçeklikten kopuk olduğunu ileri süren Dalkılıç, "Doğu Akdeniz'de ne oluyor biliyor musunuz? Ege'de hangi tehditle karşı karşıyayız biliyor musunuz? Terörle mücadelede, sınır ötesinde, yurt içindeki mücadelemizi biliyor musunuz? Küresel operasyonlarla karşı karşıya kalan ekonomimizde aldığımız tedbirleri ve milletimize en az yansısın diye yaptığımız hizmetleri biliyor musunuz? Bunlar yok, milletin gündemi yok; gece gündüz, her platformda, burada milletin umudunu ufkunu karartmak üzere açıklamalar yapıyorsunuz." değerlendirmesini yaptı.

AK Parti Uşak Milletvekili Mehmet Altay, Türkiye'nin jeopolitik ve jeostratejik konumu itibarıyla çok boyutlu birçok tehditle karşı karşıya kaldığını belirtti.

Bu süreçte Milli İstihbarat Teşkilatının (MİT) istihbari, teknik, fiziksel ve personel kapasitesini sürekli geliştirerek ve kurumlar arası koordinasyonu artırarak küresel konjonktürün gerektirdiği rekabet gücünü en üst düzeyde korumaya çalıştığını aktaran Altay, "Son yıllarda MİT, çatışma bölgelerinde ve dünyanın hemen hemen her ucunda haber ağlarıyla bilgi akışı sağlanabilir bir kapasiteye ulaşmıştır." dedi.

Altay, dünya genelinde sürekli artan ve değişen tehditler karşısında MİT'in önemli devlet görevlilerine ve kritik kurumlara yönelik birçok siber saldırıyı tespit ettiğini ve karşı önlem alınmasını sağladığını aktardı.

AK Parti Çorum Milletvekili Erol Kavuncu, kadın ve erkeğin kendi biyolojik kimliklerinden koparılmasına yönelik küresel ölçekli bir saldırı olduğunu belirtti.

Kavuncu, "Bütün insani ve ahlaki değerler hiçe sayılarak toplumsal cinsiyet, cinsel yönelim, cinsiyet özgürlüğü gibi kavramlarla topluma servis edilen sapkın ve sapık ilişkiler gerçek beka meselemiz olan aile ve nesil güvenliğimizi tehdit etmektedir." dedi.

Kadının ve erkeğin en güvenli limanının aile olduğunu vurgulayan Kavuncu, şu ifadeleri kullandı:

"Bu sebepten, tarih boyunca kadını ana olmaktan, erkeği baba olmaktan uzaklaştıracak sapkınlıklar fıtrata, yaratılışa aykırı bir sapıklık olarak kabul edilmiş, bütün inançlar tarafından hem reddedilmiş hem de lanetlenmiştir. Dolayısıyla her türlü hastalıklı yapılardan ailemizi ve neslimizi korumak en başta devletimiz, ilgili kurum ve kuruluşlarımız başta olmak üzere biz milletvekillerinin asli ve öncelikli görevidir. Bütün bu sebeplerden dolayı başörtüsü ve gerçek beka meselemiz olan ailenin korunması, anayasal güvenceye kavuşturulması için hazırlanan ve Meclise sunulan Anayasa Değişikliği Kanun Teklifi'nin Gazi Meclisimizde kabul ederek yasalaşması, biz milletvekillerinin, hepimizin tarihi bir sorumluluğudur."

AK Parti Ankara Milletvekili Hacı Turan, AK Parti hükümetleri döneminde özellikle sağlıkta, eğitimde, ticarette, sanayide, savunma sanayisinde, ulaşımda, organize sanayi bölgelerinde çok ciddi atılımlar ve yatırımlar yapıldığını söyledi.

AK Parti iktidara geldiğinde organize sanayi bölgeleri sayısı 138 iken bugün 378'e yükseldiğini aktaran Turan, "2002'de fabrika sayısı 12 bin 800 iken bugün 74 bin 200'e ulaştı. Bu organize sanayi bölgelerinde çalışan işçi sayısı 500 bin iken bugün 3 milyon kişiye ulaştı. İnşallah, hedefimiz 100 bin fabrikaya ulaşmak." dedi.

AK Parti Balıkesir Milletvekili Mustafa Canbey, İletişim Başkanlığının son 3 yılda Anadolu Ajansına aktardığı kaynakla ilgili eleştiriler yapıldığını anımsatarak, şöyle konuştu:

"102 yıldır yapılan uygulamayı sanki bugün yapılıyormuş gibi, sadece iletişim Başkanlığı yapıyormuş gibi eleştiri yapan bir muhalefet milletvekili var. Daha önce Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü tarafından aktarılan bu bütçe 2019'da İletişim Başkanlığına geçti şu anda İletişim Başkanlığı tarafından bu aktarım gerçekleştiriliyor. Dolayısıyla bu uygulama yeni değil ve resmi haber ajansına sahip ülkelerde de dünyada birçok yerde uygulanıyor.

Yüzyıllık bir uygulamadan, dünya örneklerinden bihaber olmanın ötesinde burada kötü bir niyet aramak lazım. Dezenformasyonlarla siyaset sahnesini, toplumsal hayatımızı, medya mecralarını yalana boğuyorlar. Bu güzel ülkeye, bu aziz millete bu kötülüğü yapmayın. Her gün ürettiğiniz ipe sapa gelmez çarpıtmalarınızla yalan terörünü besliyorsunuz. Ne diyelim, Allah muhalefetin de hayırlısını, yerlisini ve millisini versin."

İYİ Parti milletvekilleri, TBMM Genel Kurulunda görüşülen Cumhurbaşkanlığı ile bağlı ve ilgili kurumların 2023 yılı bütçeleri üzerinde söz aldı.

İYİ Parti Erzurum Milletvekili Muhammet Naci Cinisli, partisinin Trabzon Milletvekili Hüseyin Örs'ün TBMM'deki bütçe görüşmelerinde çıkan kavgada yaralandığını anımsattı.

Cinisli, "Biz partili cumhurbaşkanı makamından şikayet ederken, Meclisin itibarından bahsederken, meğerse başımızda kendini bir parti grup başkanı gibi hisseden Meclis Başkanı varmış. Emir almadan hareket edememesinden dolayı kendisini kınıyorum. Anlaşılıyor ki sistemin parti merkezli ana fikri, AK Parti'lilerin özüne işlemiş." diye konuştu.

2018 seçimleri öncesinde 2023 hedeflerinin konuşulduğunu hatırlatan Cinisli, "Neydi bu 2023 hedefleri? Toplam milli gelirimiz 2 trilyon olacaktı, 692 milyarda kaldık. Kişi başına düşen milli gelirimiz 25 bin dolar olacaktı, 8 bin dolar civarındayız. 500 milyar dolarlık bir ihracat hedefi vardı, bugün 265 milyar doları ancak konuşabiliyoruz. Yüzde 4,6 olarak hedeflenen işsizlik oranı sipariş TÜİK rakamlarında bile yüzde 20,9. 2023 geldi, çattı, maalesef 2023 hedefleri çöp oldu, yırtabiliriz." değerlendirmesinde bulundu.

İYİ Parti Mersin Milletvekili Behiç Çelik, birçok kurumun işlev, yetki ve yeterlilik bakımından asgarinin bile altında performans gösterdiğini iddia etti.

Çelik, "Devletin yönetme motivasyonu olarak, daha fazla güç ve daha fazla keyfi idari yetkisini hedefleyen bu anlayış, bütün kurumlarda olduğu gibi devlet arşivlerinde ve Milli Saraylarda da büyük çözülmelere ve zafiyetlere yol açmıştır." dedi.

İYİ Parti Aydın Milletvekili Aydın Adnan Sezgin, dünyanın bir değişim yaşadığını anlatarak, "Türkiye, elbette bu sürece intibak etmelidir. Bu koşullara uygun olarak konumunu güçlendirmeli, çıkarlarını azamileştirmeye çalışmalı, milli güvenliğini tahkim etmelidir ama maalesef bu değişime çok kötü bir dönemde yakalandık. İktidar yeni döneme Türkiye'nin yükselen ülke olduğu iddiasıyla, yanlış vizyonuyla ve beceriksizliğiyle, 'sil baştan' tutkusuyla uyum sağlamaya çalışıyor." yorumunu yaptı.

Suriye ile normalleşmeyi istediklerini ama bunun çok zor olacağını savunan Sezgin, iktidarın tek amacının Suriye'de savaş öncesi koşullara dönmek olduğunu ancak bunu gerçekleşmeyecek bir hedef olarak gördüklerini dile getirdi.

Sezgin, el sıkıştıktan sonra karşılaşılacak büyük güçlüklerin bir envanterinin çıkarılması gerektiğinin altını çizdi.

Sezgin, "Savunma sanayisinde iftihar ettiğimiz gelişmeler yaşanıyor. SİHA'larda varılan aşama, insansız savaş uçağı Kızıl Elma'nın test safhasına gelmiş olması, TCG Anadolu'nun devreye girecek olması övündüğümüz adımlardır. Biz bunu nasıl takdir ediyorsak, AK Parti de Türk savunma sanayinin kendinden önceki tarihsel birikimini takdir edip dile getirebilmelidir." dedi.

İYİ Parti Ankara Milletvekili İbrahim Halil Oral, TBMM'ye ve Diyanet İşleri Başkanlığına çağrıda bulunarak, "Sivil toplum temsilcileri, ilahiyat fakülteleri, diğer bilimsel kuruluşlar ve Meclis, toplumdaki olumsuz dini değişim ve dönüşümlerin sosyolojik araştırmasını bütün siyasi mülahazalardan uzak olarak yapmalıdır." diye konuştu.

Oral, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş'a "6 yaşındaki bir evladımızın evlendirildiğini duyduğunuzda neden hemen olaya müdahale etmediniz? Neden hemen amasız, fakatsız, lakinsiz bir açıklama yapmadınız? Yoksa Diyanet Akademisinden tutun pek çok daire başkanlığına kadar parsellettiğiniz cemaatin hışmından mı korktunuz?" sorularını yöneltti.

Diyanet İşleri Başkanlığının bugün "boğazına kadar siyasete bulaştığını" ileri süren Oral, "Diyanet İşleri Başkanı ve Din İşleri Yüksek Kurulu üyeleri, ilahiyat fakültelerinin, Diyanet kadrolarının içinde olabileceği bir seçimle göreve getirilmesi tartışılmalıdır. Diyanet, siyasetin tesirinden kurtulmalı, gazi Meclisin denetiminde, laiklik ilkesine tam uyacak şekilde bağımsız ve özerk hale dönüştürülmelidir." değerlendirmesinde bulundu.

MHP milletvekilleri, TBMM Genel Kurulunda görüşülen Cumhurbaşkanlığı ile bağlı ve ilgili kurumların 2023 yılı bütçeleri üzerinde söz aldı.

MHP İstanbul Milletvekili İsmail Faruk Aksu, Cumhurbaşkanlığının, yeni yapısına uygun olarak kurumsal kapasitesini süratle artırdığını söyledi.

Cumhurbaşkanlığı çatısı altında oluşturulan İdari İşler Başkanlığı ile 4 ofis, 9 politika kurulu ve 10 bağlı kuruluşun, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin etkin politika tasarlama ve uygulama mekanizmaları için önemli hizmetlere imza attığını dile getiren Aksu, bugüne kadar kamu hizmetlerinin elektronik ortamda sunulması ve kullanımının artırılmasına yönelik çalışmalarda önemli mesafenin alındığını, kamu hizmetlerinin birçoğunun e-devlet kapısına dahil edilerek dijital erişime açıldığını ifade etti. Aksu, bu süreçte Dijital Dönüşüm Ofisinin kurulmasının, çağı doğru okumanın ve vizyoner bir bakışın sonucu olduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisinin, Türkiye'ye yönelen uluslararası yatırımların artırılması, ekonomik büyüme ve kalkınma hedeflerine yönelik yatırımların özendirilmesi çalışmalarını ve aktif tanıtım faaliyetlerini kararlılıkla sürdürdüğünü anlatan Aksu, "Türkiye, oluşturduğu öngörülebilir ve güven duyulan yatırım iklimi sayesinde doğrudan yabancı yatırımlar için cazip bir ülke durumunda." diye konuştu.

Aksu, yenilikçi, kapsayıcı ve dinamik bir Türk finans ekosistemi için çalışan Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisinin, İstanbul Finans Merkezi Projesi başta olmak üzere Türkiye'nin, dünyada önemli bir finans merkezi haline gelmesi ve finansal ihracatının artırılması hedefiyle önemli adımlar attığını söyledi.

Devlete ve millete yönelik dezenformasyon faaliyetlerinin, haksız itham ve iftiralar karşısında iç ve dış kamuoyunu zamanında ve doğru şekilde bilgilendirmenin, milli menfaatler açısından hayati önem taşıdığına dikkati çeken Aksu, "Bu durum, İletişim Başkanlığı teşkilatının teşekkülünün önemini ortaya koyarken, Türkiye'nin tanıtımında, hak ve menfaatlerinin takibinde önemli sorumluluklar da yüklüyor. İletişim Başkanlığı, Türkiye'nin haklarının ve politikalarının doğru anlatılmasına, yürütülen dezenformasyon ve kara propagandayla mücadele edilmesine, devlet-vatandaş ilişkisinin daha da güçlendirilmesine yönelik önemli katkı sağlıyor." diye konuştu.

MHP Ankara Milletvekili Yaşar Yıldırım, 6 yaşındaki kız çocuğuna cinsel istismar iddiasını hatırlatarak, zaman zaman bazı hadiselerin İslam'a mal edildiğini söyledi.

"Çocuk evliliklerinin" son günlerde yaşanan olumsuz bir durum olduğunu belirten Yıldırım, "Her hafta sonu polis, çocuk evliliği nedeniyle bir düğün salonunu basar. Bu, maalesef toplumumuzun kanayan bir yarası. Şimdi bu hadiseden olarak görüyoruz ki herkes Diyanete saldırıyor. Maksat Diyanet değil İslam'ı karalama, kötüleme, itibarsızlaştırma." diye konuştu.

Yıldırım, Diyanet İşleri Başkanlığının, "çocuk evlilikleri" ve "çocuk istismarı" konusunda çalışmalar yürüttüğünü, bu kapsamda çocuk evliliklerine karşı çıktığını açıkladığını aktardı.

Diyanetin bu konuda tavrının açık ve net olduğunu ancak bu durumun önüne geçilemediğini dile getiren Yıldırım, "Bunu İslam'a yansıtmak isteyenler, İslam'ı karalamak, itibarsızlaştırmak için fırsat yakaladığında dünyayı ayağa kaldırıyor. Diyanetin ve İslam'ın bu konudaki açık ve net tavrı ortada ama eline bir fırsat geçirenler ilk fırsatta İslam'a saldırıyor." değerlendirmesini yaptı. Cami yapılmasını eleştirenlere de tepki gösteren Yıldırım, şöyle devam etti:

"Cami bir beldenin ruhu, kimliği. Cami bizim için her şeydir; ibadethane, okul ve medresedir. Camiyi Diyanet İşleri Başkanlığı yaptırmaz, Diyanet İşleri Başkanlığının bütçesinin yüzde 93'ü personel gideridir. Camiyi cemaat, vatandaş, hayır hasenat sahibi yaptırır. Bütün camilerde cuma günleri birer, beşer lira toplanır. Onlar o kadar kıymetli, bereketlidir ki her yerde minareler dikilmeye başlar. Bu dikilen minareler birilerini rahatsız ediyor mu? Ediyor, etmeye devam edecek. Biz yeni yeni minareler dikecek, yeni yeni camiler yapacağız; şehirlerimizi, beldelerimizi süsleyeceğiz. Bundan hiç kimsenin endişesi olmasın."

MHP Bursa Milletvekili Mustafa Hidayet Vahapoğlu, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığının, sağlam gerekçelere dayalı değişikliklerle daha güçlü hale getirildiğini belirtti.

MİT Başkanlığının, diğer ülkelerin istihbarat servisleriyle yarışabilen yeterlilik ve donanımda olduğunu ifade eden Vahapoğlu, "Yurt içi ve yurt dışında ülkemizin ihtiyaç duyduğu tüm konularda bilgi temin edebilen ve bu bilgiyi işleyerek yöneticilerin karar mekanizmasına sunan bir teşkilatımız bulunuyor." dedi.

Kurum ve kuruluşların kendilerini günün şartlarına uygun yenilemesi gerektiğini kaydeden Vahapoğlu, "Küresel ve bölgesel politikaları etkileyebilecek şekilde güç ve söz sahibi olmak zorundayız. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçilmesiyle birlikte MİT Başkanlığı ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinin etkinliği daha da arttı." değerlendirmelerinde bulundu.