2009-01-21 - 18:27
HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU DEĞİŞİYOR...
TBMM Adalet Komisyonu'nda, yargılamanın doğru, hızlı ve etkin yürütülmesini sağlamak için hazırlanan 455 maddelik Hukuk Muhakemeleri Kanunu Tasarısının 26 maddesi kabul edildi.
TBMM Adalet Komisyonu'nda, yargılamanın doğru,
hızlı ve etkin yürütülmesini sağlamak için hazırlanan 455 maddelik Hukuk
Muhakemeleri Kanunu Tasarısının 26 maddesi kabul edildi.
Komisyonda, görüşülmesine bugün başlanılan tasarının, ele alınan 28
maddesinin 26 maddesi kabul edilirken, 2 maddesi de tasarının tümünün kabul
edilmesinden sonra görüşülmek üzere bırakıldı.
Kabul edilen 26 maddedeki düzenlemelere göre, mal varlığı haklarına
ilişkin davalarda görevli mahkeme, davanın açıldığı tarihteki değerine veya
tutarına göre belirlenecek. Para alacaklarına ilişkin davalarda dava konusunun
değerinin belirlenmesinde, dava dilekçesinde gösterilen tutar esas alınacak.

-YETKİLİ MAHKEME, KİŞİNİN YERLEŞİM YERİ OLACAK-

Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek ya da tüzel kişinin davanın açıldığı
tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olacak. Birden fazla davalı olması halinde,
dava, bunlardan birinin yerleşim yerindeki mahkemede açılabilecek.
Memur, işçi, öğrenci, asker gibi bir yerde geçici oturanlara karşı
açılacak alacak veya taşınır mal davalarında, bu kişilerin orada bulunmaları
uzunca bir süre devam edebilecekse, bulundukları yerin mahkemesi yetkili
olacak.
Türkiye'de yerleşim yeri bulunmayanlar hakkında genel yetkili mahkeme,
davalının Türkiye'deki mutad meskeninin bulunduğu yerdeki mahkeme olacak.
Terekenin (mirasçıya geçen hak) paylaşılmasına, yapılan paylaşma
sözleşmesinin geçersizliğine, ölüme bağlı tasarrufların iptali ve tenkisine
(eksiltme-azaltma), miras sebebiyle istihkaka ilişkin davalar ile mirasçılar
arasında terekenin yönetiminden kaynaklanan davalarda, ölen kimsenin son yerleşim
yeri mahkemesi kesin yetkili olacak.
Taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde
değişikliğe yol açabilecek dava ve işler ile taşınmazın zilyetliğine ya da
alıkoyma hakkına ilişkin dava ve işlerde, taşınmazın bulunduğu yerdeki mahkeme
kesin yetkili olacak.
İrtifak haklarına ilişkin davalar ise üzerinde irtifak hakkı kurulan
taşınmazın bulunduğu yerin mahkemesinde açılacak.
Zarar sigortalarından doğan davalar; sigorta, bir taşınmaza veya niteliği
gereği bir yerde sabit bulunması gereken veya şart kılınan taşınıra ilişkinse,
malın bulunduğu yerde; bir yerde sabit bulunması gerekmeyen veya şart kılınmayan
bir taşınıra ilişkinse, rizikonun gerçekleştiği yerdeki mahkemede görülecek.
Can sigortasına ilişkin dava, sigorta ettirenin, sigortalının veya
lehdarın leh veya aleyhine açılıyorsa, bu kişilerin yerleşim yerinde açılacak.
Ancak bu hüküm, deniz sigortalarından doğan davalarda uygulanmayacak.

-YETKİ SÖZLEŞMELERİ-

Tasarıda, tacir veya kamu tüzel kişilerine karşı hukuken daha zayıf
durumda olan tüketicilerin korunmasını amaçlayan düzenleme de yer alıyor.
Buna göre, tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğan veya
doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle
yetkili kılabilecek. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle
belirlenen mahkemelerde açılacak.
Bu düzenlemeyle bankalar, tüketiciler ile yapacakları her türlü
sözleşmelerde, yetkisiz bir mahkemeyi yetkili hale getiremeyecek, yani yetki
sözleşmesi yapamayacak. Yapılan sözleşmelerdeki yetki kuralı da geçersiz
sayılacak.
Yetki sözleşmesi, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf
edebilecekleri konularda yapılabilecek. Ayrılık, boşanma gibi kesin yetki
hallerinde ise yetki sözleşmesi yapılamayacak.
Yetki sözleşmesinin geçerliliği; yazılı yapılmasına, uyuşmazlığın
kaynaklandığı hukuki ilişkinin belirli veya belirlenebilir olmasına ve yetkili
kılınan mahkemenin gösterilmesine bağlı olacak.

-TALEP SÜRESİ, 10 GÜNDEN 15 GÜNE ÇIKARILIYOR-

Davada görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi durumunda;
taraflardan birinin, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye
gönderilmesini talep etmesi için gerekli süre, 10 günden 15 güne çıkarılıyor.
Buna göre, taraflardan birinin, 15 gün içinde, kararı veren mahkemeye
başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep
etmesi gerekecek. Aksi halde, mahkeme davayı açılmamış sayacak.
Yetkili mahkemenin bir davaya bakmasına herhangi bir engel bulunduğu, ya
da iki mahkeme arasında, yargı çevrelerinin sınırlarının belirlenmesinde tereddüt
ortaya çıkması halinde; yetkili mahkemenin belirlenmesi için, ilk derece
mahkemeleri için bölge adliye mahkemelerine, bölge adliye mahkemeleri için ise
Yargıtaya başvurulacak.

-''KREDİ KARTI SÖZLEŞMESİ, (KELEPÇELEME SÖZLEŞMESİDİR)''-

Tasarının, Adalet Bakanlığındaki hazırlık çalışmalarına da katılan
Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesinden Prof. Dr. Hakan Pekcanıtez,
tasarının, bankaların, tüketiciler ile yetki sözleşmesi yapamayacaklarına ilişkin
maddesine açıklık getirdi.
Bankaların, tüketiciyle imzaladığı kredi kartı sözleşmesine,
''uyuşmazlıkta, bankanın genel merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeler
yetkilidir'' hükmünü koyduğunu ifade eden Pekcanıtez, ''Bankaların bu
sözleşmeleri, 'kelepçeleme sözleşmesidir.' Biz, o sözleşmeyi imzalarken, bunun
farkında bile olmayız. Olsak bile, o sözleşme önümüze getirildiği için imzalamak
zorunda bırakılırız. Biz, bu düzenlemeyle birden çok mahkemeyi yetkili kılarak
bunu engelliyoruz ve tüketicinin bulunduğu yerde de dava açılabilmesine imkan
tanıyoruz'' diye konuştu.