2011-01-20 - 14:28
CHP'Lİ KART'IN BASIN TOPLANTISI?
CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında ''Hükümetin, İsviçre'deki banka hesaplarından kişisel olarak ve siyaseten endişe duyduğu anlaşılmaktadır. Hükümet mensuplarının, yakınlarının ya da hükümete yakın sermaye gruplarının da İsviçre'deki muhtemel ve kayıtdışı hesapları sebebiyle mi hükümet harekete geçmemektedir?'' dedi.

CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, parlamentoda düzenlediği basın
toplantısında ''Hükümetin, İsviçre'deki banka hesaplarından kişisel olarak
ve siyaseten endişe duyduğu anlaşılmaktadır. Hükümet mensuplarının,
yakınlarının ya da hükümete yakın sermaye gruplarının da İsviçre'deki
muhtemel ve kayıtdışı hesapları sebebiyle mi hükümet harekete
geçmemektedir?'' dedi.

Kart, Türkiye ile İsviçre arasında ''Gelir Üzerinden alınan Vergilerde Çifte
Vergilendirmeyi önleme Anlaşması''na ilişkin tasarının halen TBMM Dışişleri
Komisyonu'nda bulunduğunu hatırlattı. Atilla Kart, Maliye Bakanlığından
üst düzey bir yetkilinin ''Varlık Barışı uygulamasından sonra hazırlanacak bir
listeyle biz de İsviçre'den bu ülke bankalarındaki hesaplarla ilgili bilgi talep
etmeyi düşünüyoruz'' dediğini ifade etti.

OECD ve diğer uluslararası verilere göre, İsviçre başta olmak üzere
Lüksemburg, Belçika, Avusturya ve Almanya gibi ülkelerde Türklere ait 20 bini
aşkın hesapta 100 milyar doların üzerinde para bulunduğu, bunun 60 milyar doları
aşan kısmının ise İsviçre bankalarında olduğunu kaydeden Kart, bu bilgiyi BDDK ve
TMSF Başkanlarının da doğruladığını söyledi. İsviçre'de bulunan paraların
Türkiye'ye getirilmesi yolunda yasal anlamda ciddi bir adım atıldığını belirten
Kart, şöyle konuştu:

''Gelinen aşamada bu çalışmanın sonuçlandırılmak istenmediği
görülmektedir. Bir taraftan Wikileaks belgeleriyle ileriye sürelen iddialar,
diğer taraftan da banka hesap sahiplerinin baskıları söz konusu solmalı ki
Hükümet bu konudaki tüm çalışmaları adeta askıya almış durumdadır. Hükümetin,
İsviçre'deki banka hesaplarından kişisel olarak ve siyaseten endişe duyduğu
anlaşılmaktadır. Hükümet mensuplarının, yakınlarının ya da Hükümete yakın sermaye
gruplarının da İsviçre'deki muhtemel ve kayıtdışı hesapları sebebiyle mi Hükümet
harekete geçmemektedir?''

Kart, ''Başbakan'ın İsviçre bankalarında 8 hesabı bulunduğu iddiasının
doğru olduğunu mu düşünüyorsunuz?'' sorusuna, ''Başbakan'ın şahsına, ismiyle bir
banka hesabı olduğu yönünde çok ciddi, dayanaklı bir iddia öne sürmüyorum ancak,
Başbakan'ın yakınları, aile bireyleri, yakın işadamları, yakın sermaye grupları
üzerinden hesapların olduğu yönünde ciddi kaygılarımız vardır. Hükümet ve
Başbakan kendine güveniyorsa, siyaseten samimi, dürüst, namuslu ise anlaşmanın
onaylanmasını beklemeden, bu bilgileri verebilir, kamuoyunu bilgilendirebilir,
kayıt içine alıp vergilendirebilir'' dedi.

Kart, Wikileaks belgelerine göre; ABD'nin, İsveç, Norveç, Almanya'nın da
aralarında bulunduğu bazı ülkelerde 2000 yılından itibaren ''paralel istihbarat
birimleri'' oluşturulmaya başladığını belirterek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan
ile eski ABD Başkanı George Bush'un 5 Kasım 2007'deki görüşmesinin ardından
Türkiye'de 35 ABD'li güvenlik uzmanı ve istihbaratçının gönderildiğini, bu
sayının 1 yıl içinde 500'lere ulaştığının iddia edildiğini anlattı. Kart, konuyu
11 ve 17 Şubat 2010 tarihlerinde Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı Yasa
Tasarısı'nın Genel Kurulda görüşmeleri sırasında İçişleri Bakanı Beşir Atalay'a
sorduklarını, ancak kendisinin ''ben de bilmiyorum'' dediğini aktardı.

Wikileaks belgelerinde konuyla ilgili iddia ve tespitleri 6-7 yıldan beri
ısrarla dile getirdiklerini kaydeden Kart, ancak bu konuların Türkiye'de
konuşulamadığını, tartışılamadığını söyledi. Türkiye kamuoyunun bu cesareti ve
özgüveni gösteremediğini, bu sürecin sonunda susturulan, sindirilen bir kamuoyu
fotoğrafı, sivil toplum ve medya gerçeğiyle karşı karşıya olduklarını belirten
Kart, ''Darbe girişimi iddialarının açıklık kazanmasını isteyenler, bu soruları
tespitleri ve iddiaları cevaplandırmalıdırlar. Bu olayın 'devlet sırrı ya da
güvenliği' kavramı içinde kalan boyutları varsa, Hükümet bunu da açıklasın. Biz
buna göre sorumluluğumuzun gereğini yapalım, susalım'' dedi.

Kart, Türkiye'de yabancı uzman ya da istihbaratçı olarak her ne nam
altında olursa olsun istihdam edilen kişi sayısını sordu.(14:28)