2010-03-30 - 17:42
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Güldal Mumcu başkanlığında toplandı. MHP'nin, denizcilik sektörünün sorunlarıyla ilgili Meclis araştırması önergesinin bugün gündeme alınmasına ilişkin önergesi reddedildi. Ardından AK Parti'nin, Genel Kurulun, Nisan ayı boyunca salı günleri 15.00-20.00, çarşamba ve perşembe günleri ise 13.00-20.00 saatleri arasında çalışmasına ilişkin grup önerisi kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu'nda, çiftçilerin sorunlarıyla ilgili gündemdışı söz alan
CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt, kredi borcunu ödeyemeyen çiftçiler için
yarın son gün olduğunu belirterek, Ziraat Bankasının bu ödemeler için süreyi
uzatmasını istedi.
Öğüt, borç faizlerinin silinerek ana paranın da dörde bölünmesini ve
çiftçilere kolaylık getirilmesi gerektiğini dile getirdi.
MHP Manisa Milletvekili Ahmet Orhan, Tarım Satış Kooperatifleri ve Pamuk
Tarımının sorunlarıyla ilgili yaptığı konuşmada, Hükümetin tarım politikalarını
eleştirdi.
Gündemdışı konuşmaların ardından, bugün toplanan Danışma Kurulu'nda
anlaşma sağlanamaması üzerine, MHP, denizcilik sektörünün sorunlarıyla ilgili
Meclis Araştırması önergesinin bugün gündeme alınmasına grup önerisi verdi.
Öneri lehinde söz alan MHP İstanbul Milletvekili Durmuş Ali Torlak, uygun
finansman modelleri oluşmadan bir ülkenin denizciğinin büyüyemeyeceğini
söyledi.
Torlak, dünya ticaretindeki artıştan, büyümeden Türkiye'nin pay alması
için sektörde ihtiyaç olan yapısal ve finansal tedbirlerin hayata geçirilmesi
gerektiğini kaydetti.
CHP Antalya Milletvekili Hüsnü Çöllü de Türkiye'nin denizlerinden
yeterince faydalanamadığını, AK Parti iktidarı döneminde sektörün sorunlarının
çözülemediğini ifade etti.
Ekonomik krizden denizcilik sektörünün de ciddi şekilde etkilendiğini ve
yaklaşık 5 milyar dolarlık kaybın söz konusu olduğunu ifade eden Çöllü, ''Sektör
kaderine terk edilmiştir. Türkiye'nin yüzünü biraz daha denizlere dönmesi
gerekmektedir'' dedi.
BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, öneriyle ilgili bütün parti
gruplarının ortak hareket etmesi gerektiğini söyledi.
Kaplan, Türkiye'de balıkçılıkla ilgili ulusal bir politika olmadığını
savunarak, ''denizcilik bakanlığı'' kurulmasını önerdiklerini dile getirdi.
Öneri üzerinde söz alan Eskişehir Bağımsız Milletvekili Tayfun İçli ise
Anayasa tartışmalarına değinerek, Anayasa değişiklik teklifinin ''söylendiği gibi
demokrasi taslağı olmadığını'' savundu.
İçli, teklifin, ''AK Parti'nin hukuk devleti ilkesini ortadan kaldırmayı
amaçladığını'' ileri sürdü.
Konuşmalardan sonra yapılan oylamada MHP'nin grup önerisi kabul
edilmedi.
AK Parti'nin, Genel Kurulun, Nisan ayı boyunca
salı günleri 15.00-20.00, çarşamba ve perşembe günleri ise 13.00-20.00 saatleri
arasında çalışmasına ilişkin grup önerisi kabul edildi.
TBMM Danışma Kurulunda uzlaşma sağlanamaması üzerine, AK Parti, Genel
Kurulun nisan ayına ilişkin çalışma takvimini içeren grup önerisini Genel Kurula
taşıdı.
Öneri üzerinde konuşan AK Parti Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın, seçim
kanunlarında yapılacak değişikliğin yapılacak ilk seçimde uygulanabilmesi için
seçimlerden 1 yıl önce çıkarılması gerektiğini belirterek, düzenlemenin eşit,
özgür, adil seçim için önlemler içerdiğini söyledi.
Teklifin, gün batımından sonra yapılan propagandalarla ilgili de
düzenleme içerdiğini hatırlatan Aydın, halen bu hükmün ihlal edildiği
gerekçesiyle Mecliste 60'dan fazla dokunulmazlık dosyası bulunduğunu ifade
etti.
Öneri aleyhinde konuşan MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, 181 kanun
teklifi ve tasarısının gündemde bulunduğunu, ancak iktidarın her hafta bu
sıralamayı değiştirdiğini belirterek, sağlanan uzlaşmanın siyasi iktidar
tarafından bozulduğunu savundu.
Toplum açasından ihtiyaç duyulan ve öncelikli konuların görüşülmesini
önemsediklerini anlatan Şandır, yaşanan ekonomik kriz nedeniyle iş dünyası
açasından önem taşıyan Ticaret ve Borçlar Kanunu tasarılarının yasalaşamadığını
söyledi. Şandır, ''Sizi milletime şikayet ediyorum. Getirin bu tasarıları, Nisan
ayı sonuna kadar çıkaralım. Haydi buyurun...'' dedi.
AK Parti milletvekillerinin kendisine laf atması üzerine, Şandır,
''Anayasa karın doyurmuyor. 7 yıllık iktidarınız bu Anayasa ile gerçekleşti.
Açlığın, yoksulluğun, işsizliğin sebebi ve sonucu Anayasa değil. Siz, TOBB'a,
TÜSİAD'a 'Anayasayı değiştirelim' diye gittiniz ama onlar ülkedeki temel sorunun
işsizlik olduğunu söylüyor. İş hayatı sizden bunu bekliyor'' diye konuştu.
Seçim kanunlarıyla oynamanın her iktidarın zaafı olduğunu ileri süren
Şandır, bu yasaların bir bütünlük içinde ve mutabakatla değiştirilmesi
gerektiğini ifade etti.
Şandır'ın hafta sonunda Şanlıurfa sokaklarında gezdiğini belirterek,
''Orada çok sayıda tefeci büro açmış'' demesine AK Parti Şanlıurfa Milletvekili
Zülfikar İzol tepki gösterdi. İzol, ''Şanlıurfa mukaddestir, peygamberler
kentidir. Yapılan Şanlıurfa'ya hakarettir, Sayın Şandır sözünü geri alsın'' dedi.
Bunun üzerine yeniden söz alan Şandır, Şanlıurfa'ya hakaret etme kastının
olmadığını belirterek, Türkiye'de tefecilik suçlarının arttığını söyledi.
Tunceli Bağımsız Milletvekili Kamer Genç de öneri aleyhinde yaptığı
konuşmada, AK Parti milletvekilleri tarafından Meclis Başkanlığına sunulan
Anayasa değişikliği teklifini eleştirdi. Teklifin Anayasanın ikinci maddesine
aykırı olduğunu savunan Genç, bu nedenle TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin tarafından
iade edilmesi gerektiğini söyledi.
Adalet Bakanının HSYK'yı çalıştırmadığını, iktidarın yargıyı kendisine
göre yönlendirmeye çalıştığını ileri süren Genç, ''Tayyip Bey, 'bir tablet
çıkaracağız' diyor. Senin hazırladığın tableti ya millet yutamazsa ya aşağıdan
çıkaramazsa? Tayyip Bey, 'yargıyı da elime alayım, nasıl olsa Yüce Divan'a
gideceğim, kendime göre Anayasa Mahkemesi ve yargı oluşturayım' diyor'' şeklinde
konuştu.
Konuşmaların ardından AK Parti'nin grup önerisi kabul edildi. Buna göre,
Seçim kanunlarında değişiklik öngören yasa teklifi gündemin ön sıralarına
alınırken, ''temel kanun'' olarak iki bölüm halinde görüşülmesi de benimsendi.
Genel Kurul, Nisan ayı boyunca salı günleri 15.00-20.00, çarşamba ve perşembe
günleri ise 13.00-20.00 saatleri arasında çalışacak.
Genel Kurulda, daha sonra sözlü soruların yanıtlanmasına geçildi.
ÇEVRE VE ORMAN BAKANI EROĞLU, SULAMA BİRLİKLERİ
KANUN TASARISININ BAKANLAR KURULUNDA İMZAYA AÇILDIĞINI,
GELECEK HAFTA MECLİSE GELECEĞİNİ BİLDİRDİ
Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, Sulama
Birlikleri Kanun Tasarısının Bakanlar Kurulunda imzaya açıldığını, gelecek hafta
Meclise geleceğini söyledi.
Genel kurulda milletvekillerinin sözlü sorularını yanıtlayan Eroğlu,
orman yangınlarıyla mücadelede helikopter ve uçak kiralanmasının, orman
yangınlarının yoğunluk kazandığı 1 Mayıs-31 Ekim tarihleri arasında yapıldığı,
sezon dışında çıkabilecek yangınlara müdahale edebilecek şekilde gerekli
tedbirlerin de alındığını ifade etti.
Eroğlu, yangınla mücadele amacıyla Bakanlığa alınacak 20 adet
helikopterin, Türk Silahlı Kuvvetlerine alınacak genel maksatlı helikopter
projesine dahil edildiğini kaydetti.
Bir soruya karşılık olarak, yangın söndürmede kullanılacak 4 adet amfibik
yangın uçağı için 7 yılda 53 milyon 418 bin 750 dolar ödeneceğini dile getiren
Eroğlu, kiralanan 13 helikoptere de 5 yıl sonunda toplam 125 milyon 168 bin 963
dolar ödeme yapılacağını kaydetti.
Eroğlu, 2004-2008 yıllarını kapsayan 5 yıl içerisinde kiralanan
helikopterler için Bakanlığın 71 milyon 403 bin 246 dolar ödediğini bildirdi.
Kiralanan helikopterlerin standart bir fiyatı olmamakla birlikte adetinin
18-20 milyon dolar olduğunun tahmin edildiğini dile getiren Eroğlu, kiralanan
helikopterlerin orman yangınları hariç ülke genelinde oluşabilecek felaket
niteliğindeki olağanüstü durumlarda da kullanıldığını belirtti.
Sulama Birlikleri Kanunu Tasarısının bütün grupların mutabakatıyla
hazırlandığını, Bakanlar Kurulunda imzaya açıldığını, gelecek hafta Meclise
geleceğini kaydeden Eroğlu, bu kanunun önemli olduğunu, Meclis'te bir an önce
yasalaşması gerektiğini dile getirdi.
-''HASANKEYF CAZİBE MERKEZİ OLACAK''-
Eroğlu, Ilısu Barajı projesinin yapım zarureti bulunduğu ve bu projeyle;
bölge halkının hayat standartlarının yükseltilmesi ve binlerce insana iş
sağlanmasının kaynağının temin edileceğini söyledi.
''Hasankeyf kültürel mirasının korunması için Ilısu projesi bir
fırsattır'' diyen Eroğlu, şunları kaydetti:
''Projeye karşı çıkanların Hasankeyf'in tamamının sular altında kalacağı
yönündeki görüşleri gerçekle bağdaşmamaktadır. Bununla birlikte Hasankeyf'te en
mühim tarihi ve kültür varlıklarına sahip olan yukarı şehir sular altında
kalmayacaktır. Sular altında sadece bir takım tahrip olmuş yapıların bulunduğu
aşağı şehir kalacaktır. Ilısu Projesiyle, alt yapısı dahi olmayan bu yapılar
yerine yine o civardaki bir alana geçmişin değerleri günümüze çok daha iyi
aktarılacak, tarihi eserler ve kültür varlıkları korunacaktır.''
Eroğlu, Hasankeyf'in bölgenin en önemli cazibe merkezi olacağını
söyledi.
-TÜRK-ALMAN ÜNİVERSİTESİ KURULMASI-
Genel Kurulda, sözlü soruların ardından, İstanbul'da Türk-Alman
Üniversitesi kurulmasına ilişkin yasa tasarısına geçildi. Görüşmelerine geçen
hafta başlanan ve tümü üzerindeki görüşmeleri tamamlanan tasarının maddelerine
geçilmesi kabul edildi.
Tasarının birinci maddesi üzerinde konuşan MHP Mersin Milletvekili Akif
Akkuş, ''Almanya bize bir liseyi bile çok görürken, biz Türkiye'deki Alman
liseleri yetmiyormuş gibi bir de Alman Üniversitesi kuruyoruz'' dedi.
Osmanlı İmparatorluğunun son döneminde açılan yabancı okul sayısının
600'ü bulduğunu belirten Akkuş, ''Denetimi sağlanamayan bu okulların ülkenin
başına bela olduğunu'' söyledi. Türkiye'de Alman Üniversitesi kurulmasına karşı
olunamayacağını, ancak bu konuda ülkeler arasında karşılıklık ilkesine uygun
hareket edilmesi gerektiğini kaydeden Akkuş, ''Türkiye'de üniversite kurulması
için imtiyaz verilmesine gerek yok'' görüşünü dile getirdi.
CHP İstanbul Milletvekili Necla Arat da Türk-Alman Üniversitesinin devlet
üniversitesi olarak kurulduğuna işaret ederek, Türkiye'nin üstlendiği
yükümlülüklerin fazla olduğunu söyledi. Arat, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın
kurulacak üniversite için Beykoz'da 120 dönümlük bir fidanlığın tahsis
edileceğini söylediğini belirterek, bunun arka planını bilmediklerini kaydetti.
Arat, tasarının ''Türkiye'yi ziyaret eden Almanya Başbakanı Merkel'e jest
yapılması'' amacıyla gündeme alındığı izlenimi edindiklerini ifade ederek,
''Merkel ziyareti sırasında sadece bu üniversitenin bir an önce kurulmasını
istemekle kalmamış, Kıbrıs'tan imtiyazlı ortaklığa kadar bir dizi istekte
bulunmuştur. Kendisini izlerken Atatürk'ün 'Bağımsızlık benim en büyük
karakterimdir' özdeyişini, içim burkularak hatırladım'' diye konuştu.
Başkanvekili Güldal Mumcu, tasarının birinci maddesi üzerinde görüşmeler
sürerken, çalışma süresinin dolduğunu belirterek birleşimi yarın saat 13.00'te
toplanmak üzere kapattı.
