2010-07-13 - 12:23
CHP Grup Başkanvekilleri Kemal Anadol, M. Akif Hamzaçebi ve Muharrem İnce, parlamentoda düzenledikleri ortak basın toplantısında TBMM'nin çalışma düzeni ile ilgili değerlendirmelerde bulundular.
CHP Grup Başkanvekilleri Kemal Anadol, M. Akif Hamzaçebi ve Muharrem İnce, parlamentoda düzenledikleri ortak basın toplantısında TBMM'nin çalışma düzeni ile ilgili değerlendirmelerde bulundular.
CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol, yaptığı açıklamada "Türkiye'de parlamento, yürütmenin daha doğrusu Recep Tayyip Erdoğan'ın tahakkümü altına girmiş bulunmaktadır." dedi
CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol, sözlerinde şunları kaydetti:
"Cumhuriyet tarihinde, demokrasi tarihinde görülmemiş biçimde tek adam yönetimi... Yürütmeyi istediği biçimde yönetmekle kalmayıp, yasama organı üzerinde tahakküm yaratmıştır ve giderek bu baskı artmaktadır.
1950'yi çok partili yaşamın başlangıcı olarak kabul edersek, 1950'den bu tarafa uygulanmayan bir parlamento çalışma düzeni ile karşı karşıyayız. Demokrasi tarihinde görülmemiş bir uygulama ile karşı karşıyayız. Parlamentonun nasıl çalışacağını TBMM'nin içtüzüğü belirler. Bu içtüzük parlamentonun çalışma düzeninin anayasasıdır.
Meclis bu içtüzüğe göre haftanın belli günlerinde toplanır, belirli saatlerinde çalışır. Parlamento 1 Temmuz'da tatile girer parlamento aksine karar alınmadıkça, 1 Ekimde de çağrısız kendiliğinden toplanır. Bu hem anayasada hem de içtüzükte vardır.
AK Parti lideri Recep Tayip Erdoğan bunları yok farz ederek kendi grubuna, kendi milletvekillerine çocuk kandırır gibi, elma şekeri uzatır gibi "Şu kanunları çıkartın. Nasıl çıkartırsanız çıkartın tatile ancak öyle girersiniz" diye tatili kendi milletvekillerine bir lütufmuş gibi sunmakta, milletvekillerini maraba yerine koymakta ve ona göre davranmaktadır.
Hatırlarsınız referanduma sunulacak olan anayasa değişiklikleri nedeniyle Meclis 1. gün 18 saat çalıştı. İkinci gün 15.5 saat çalıştı.Daha sonraki günler 14 saat , 13 saat gibi mesailer yaptı. Daha sonra müzakereler bitince Meclisi 10 gün tatile soktular.Bbu akılla, nizamla ve mantıkla bağdaşır bir iş değildir. Meclisi 10 gün tatile sokacağınıza insani usullerle çalışsa, o tatilde olmasa o 10 günlük tatil süresince bu değişiklikleri müzakere etsek daha sağlıklı sonuç alınmazmıydı?" diye sordu
Parlamentonun Salı, Çarşamba ve Perşembe günleri toplanarak, saat 19.00'a kadar çalıştığına işaret eden Anadol, çok olağanüstü bir durumda, yılda 3-5 kez Meclisin gerekirse sabahlara kadar da çalışabileceğini söyledi.
Anadol, Trafik Kanununun bile aralıksız 5 saatten fazla, molalı ise 8 saatten fazla araç kullanımını yasakladığına işaret etti.
Saat 13.00'de başlayan Meclisin, sabah saat 04.00'e kadar çalışmaya devam ettiğini dile getiren Anadol, ''kuliste uyuklayan iktidar milletvekillerinin, nereye oy vereceklerini bilmeden, elleri havaya kalkmış şekilde, gözlerini ovuşturarak, içeride oy kullandığını'' söyledi. Anadol, cumhuriyet ve demokrasi tarihinde böyle bir çalışma usulünün görülmediğini, bunun; parlamentoya, halka, demokrasiye saygısızlık olduğunu belirtti.
Anadol, ''Saat 03.00'te, 04.00'te iki kurum çalışıyor; biri TBMM, diğeri bar ve pavyonlar. Biz milletvekiliyiz, Recep Tayyip Erdoğan'ın marabası, pavyon fedaisi, gece kuşu değiliz. Sayın Başbakan ortadan kayboldu, yurt içinde mi, yurt dışında mı, mavi yolculukta mı, inzivaya mı çekildi, bilen yok. Ondan sonra da 'bitinceye kadar çalışacaksınız...' Sen demokratik bir ülkenin Başbakanı mısın yoksa piramitlerde işçi çalıştıran firavun musun?'' diye konuştu.
Anadol, her gün şehit haberleriyle yüreklerinin yandığı, işsizliğin kol gezdiği, çocukların yatağa aç girdiği, yolsuzlukların çoğaldığı bir ülkede, TBMM'nin tatile girme hakkının olmadığını belirtti.
Danışma Kurulunu çağırdıklarını, içtüzük gereği normal mesai saatleri içerisinde Meclisin tatile girmeden çalışmasını istediklerini kaydeden Anadol, ülke güç koşullardayken, parlamentonun tatile girme hakkının bulunmadığını dile getirdi. Anadol, çok önemli yasalar varsa, Cumartesi ve Pazar günleri de çalışmaya hazır olduklarını bildirdi.
Anadol, gayri insani koşullarda, insan haklarına aykırı biçimde, milletvekillerini maraba gören, sırf Meclisi tatile sokmak için belirsiz saatlere kadar çalışmanın, antidemokratik, gayri insani olduğunu ifade etti.
Çıkarılacak yasalar arasında ilk sırada yenilenebilir enerjiyle ilgili yasal düzenlemenin yer alması gerektiğini kaydeden Anadol, ancak bunu yerine Akkuyu'da nükleer enerjiyle ilgili uluslararası antlaşmanın konulduğunu kaydetti. Anadol, uluslararası sözleşmenin tercih edilmesinin nedenini ise uluslararası sözleşmelerle ilgili Anayasa Mahkemesine gidilmemesini gösterdi.
Anadol, ''Nerede yalan, talan, rantla ilgili bir takım yasa önerileri, tasarıları geldiyse onları çıkartmak için uğraşıyorlar. Eğer bitinceye kadar, rant yasalarının çıkması için ısrar ederlerse, Anayasa ve içtüzüğün bize verdiği bütün hakları kullanacağız. 'Niye yoklama istiyorsunuz' deme cesaretini kendilerinde buluyorlar. Madem Meclisi çalıştırıyorsunuz, AKP milletvekilleri içeri tıpış tıpış, kuzu kuzu geleceksiniz''diye konuştu.
CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, hiçbir demokratik ülkede anamuhalefet partisine, ''Neden yoklama istiyorsunuz, neden Anayasa Mahkemesine gidiyorsunuz'' diye eleştiri olmadığını, bunu sadece AK Parti'nin yaptığını savundu. Çalışmaktan kaçmadıklarını, ancak insanca, içtüzüğe uygun şekilde çalışmak istediklerini, tatil istemediklerini belirten İnce, ''Meclis çalışıyor ama boşa çalışıyor'' dedi.
''TBMM Genel Kurul Salonu, Recep Tayyip Erdoğan'ın egolarını gerçekleştirme yeri değildir'' diyen İnce, bu yerin, Türkiye'nin en saygın salonu olduğunu, şanına uygun bir şekilde çalışma yapılması gerektiğini dile getirdi.
İnce, ''Biz bütün yaz çalışmaya hazırız. Başbakan, tatiline devam etsin. TBMM, tatil yaptığı otelin sahibine de Üstün Hizmet Ödülü verecek. Oradan başka otele geçsin, onlara da bu ödülü versinler. Başbakan'ın yokluğunda, Türkiye rahatlasın. Biz insanca tatil yapmadan 1 Ekime kadar çalışmaya hazırız'' diye konuştu. (12:23)
